Macaristan‘ın başkenti Budapeşte‘de eşsiz Tuna Nehri ve panoramik şehir manzarasıyla şehrin turistik cazibe merkezlerinden biri olan Gellert Tepesi (Gellért-hegy), eşsiz manzarasının yanı sıra şehrin tarihi geçmişi ve kent hafızasında önemli bir yere sahip.

Göz alıcı yeşillikler içerisinde Elizabeth Köprüsü’nün karşısında bulunan tepe, Macaristan’da Hristiyanlığın yayılmasında büyük emeği olan ve Hristiyanlığa karşı çıkanların piskopos Aziz Gellert’i varilin içine koyup tepeden aşağıya atıp öldürdüğü yer olarak biliniyor. Tepenin eteklerinde Gellért’in bir anıtı bulunuyor. Anıtın kaidesinden aşağı kat kat yapılmış yapay bir şelale var.

gellert tepesi

Gellert Tepesi, Budapeşte

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’nin en popüler gezi rotalarından biri olan Gellert Tepesi, deniz seviyesinden 235 metre yükseklikte, Tuna Nehri’ne bakan panoramik manzarası ve tarihi yapılarıyla şehirde mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında. Adını Macaristan’da Hristiyanlığın yayılmasında büyük emeği olan ve din karşıtları tarafından tepeden bir varil içerisinde aşağıya atılarak öldürülen Psikopos St. Gellert Sagredo (Aziz Gerard) alan tepede 2 dev anıt ve bir mağara kilisesi bulunuyor.

Orta çağda Kelen-hegy, Pesti-hegy ve Blocksberg gibi isimlerle anılan tepe, 15. yüzyıldan itibaren St. Gellert’in ölümü ile ilgili efsaneye atıfta bulunularak St. Gellert olarak adlandırılmış. Budapeşte’de görevli bir piskoposken 1046’da büyük pagan isyanı sırasında paganlar tarafından öldürülen St. Gellert’e ithafen yamaçtaki mağaraya da piskoposun ismi verilmiş.

Osmanlının Budapeşte’ye hakim olduğu dönemde Osmanlı Türkleri tepeye Gürz İlyas Bayırı ismini vermiş. Gürz Elyas Bektaşi geleneğinden, tepenin üzerindeki türbesi olan ve 17. yüzyılda Müslümanlar tarafından sıklıkla ziyaret edilen bir isimdi.

1987 yılından bu yana Tuna Nehri’nin Zenginlikleri adıyla UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesinde yer alan Gellert Tepesi’nde son heyecan verici keşif Ocak 2007’de yaşandı. Devam eden inşaat sırasında tepenin altında keşfedilen 3 odalı, 60 metre uzunluk ve 18 metre derinlikteki mağaranın içi alçı, kalsit ve aragonitten oluşan göz kamaştırıcı beyaz kristallerle kaplı.

Gellert Tepesinde bir kaya kilisesi, Gellért Oteli ve Gellért Kaplıcası, Sokullu Mustafa Paşa tarafından genişletilmiş Rudas Kaplıcası ve yine Osmanlı döneminden kalma Rac Hamamı bulunuyor. Yine tepenin en zirve noktasında, Budapeşte’nin 1945’te Rus ordusu tarafından kurtarılışının anısına yapılan ve Tuna Nehri boyunca hemen her yerden görülen devasa Özgürlük Anıtı bulunuyor.

Gellert Tepesinde Gezilecek Yerler

1. Gellert Sagredo Anıtı

gellert hill
gellert hill
Gellert Sagredo

Gellert Sagredo, 11. yüzyılda Macarları Hristiyanlığa yönelten piskopos ve ülkenin en önemli dini figürlerinden biri. 11. yüzyılda Filistin’e hacca giderken dönemin kralı Stephen tarafından himaye altına alınan Gellert, kralın oğlu Imre’nin eğitmenliği ve Pagan olan Macar halkına Hristiyanlığa yöneltmekle görevlendirilmiş. Bu misyonu ile kralın koruması altında Budapeşte’de yıllarca yaşayan Gellert, Kral Stephen’in ölümünden yıllar sonra Paganizme dönmek isteyen asilerin hedefi olmuş.

Efsaneye göre paganlar tarafından çivili bir varilin içine koyularak günümüzdeki Gellert Tepesi’nden aşağıya yuvarlanarak ölüme gönderilen Gellert’in tepenin eteğinde düştüğü kabul edilen yere 1904’te Gellert Anıtı dikilmiş. Burası Erszebet Köprüsünün aşağı yukarı tam da karşısına gelen bir yamaç. Heykelinin tasarımı Gyula Jankovits tarafından yapılmış ve yarım daire şeklinde neoklasik demir kolonlarla çevrelenmiş.

20 metre yüksekliktek heykelde Gellert’in elinde bir haçı zaferle yukarıda tutuyor, ayaklarında ise vahşi görünümlü Macarlar korkuyla piskoposa bakıyor. Hemen heykelin dibinde ise çok güzel bir yapay şelale bulunuyor. Gellert Anıtı, Budapeşte’nin neredeyse her yerinden görülebiliyor. Heykeli en güzel şekilde görebileceğiniz yer ise Elizabeth Köprüsü. Özellikle gece olduğunda, aydınlatmaları açılınca oldukça etkileyici görünüyor.

2. Özgürlük Anıtı

budapeste gellert tepesi
budapest gellert tepesi

Macar heykeltıraş Kisfaludi Strobl tarafından 1947’de yapılan Özgürlük Anıtı, aslında Sovyet güçlerinin şehri Nazi işgalinden kurtarmasının simgesi olarak biliniyor. 14 metrelik anıt eliyle zafer işareti yapan bir kadını tasvir ediyor. Heykelin sağ tarafı ilerlemeyi mecazi olarak ifade ederken, sol tarafı da şeytanı simgeliyor.

Komünizmin yok olmasından sonra normalde tam heykelin önünde duran bir Sovyet askeri heykeli şehrin dışında bulunan Memento Park’a taşınmış. Tepenin diğer tarafındaki Elisabeth Köprüsü’nün yanında ise piskopos Gellert’ın dev bronz bir heykeli bulunuyor. Anıt 1904 yılında Gellert’ın 11. yüzyıldan öldürüldüğü düşünülen yere dikilmiş.

3. Kale (Citadella)

Gellert Tepesi’nde bulunan kale Avusturyalı Habsburg Hanedanlığı tarafından 1850-1854 yılları arasında Macar Kurtuluş Savaşından sonra şehri daha iyi kontrol edebilmek için yapılmış. Tepeye konuşlandırılmış bu kale orijinalinde 200 metre uzunluğunda, 6 metre yüksekliğinde surlara sahipti ve bu surlar 3 metre kalınlığındaydı.

Habsburg Hanedanının Avusturya-Macaristan anlaşmasının ardından Budapeşte’yi terk etmesiyle kalenin mülkiyeti de şehre geçti. Kalenin duvarlarının bir kısmı Avusturya’ya karşı kazanılan zaferin sembolü olarak yıkıldı, bir bölümü ise güvenlik amacıyla kullanılmaya devam edildi.

Kale, II. Dünya savaşında da önemli bir yere sahip. Nazi güçlerinin Budapeşte’yi işgal ettiği dönemde Alman askerleri tarafından garnizon olarak kullanılan kale, günümüzde turistik otellerle çevrili. Tuna Nehri’nin muhteşem manzarası karşısında zamanda yolculuk hissi yaşatan kale günün her saati ücretsiz bir şekilde ziyaret edilebiliyor.

Gellert Tepesine nasıl gidilir

gellert tepesi budapeste

Gellert Tepesi, Budapeşte’nin Tuna Nehri tarafından ikiye ayrılan Buda ve Peşte kentlerinden Buda (Budin) kesiminde yer alıyor. Elizabeth Köprüsü’nün yanı başındaki tepeye merdivenlerle yürüyerek çıkmak mümkün. Tepeye en yakın metro istasyonu ise Szent Gellért tér.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’nin en gözde cazibe merkezlerinden olan Gellert Tepesi, enfes manzarası ve dramatik öyküsüyle kentin belleğinde önemli bir yere sahip.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın