Çek sınırının hemen yanı başında Almanya’da bulunan bu müze kent Dresden, kadim geçmişi ve onun getirdiği zenginlik ile mücevher kutusu olarak da anılıyor. Her yüzyıldan taşıdığı mimari miras ile bir zamanların Almanya’sının göz bebeği olan bu kentin tarihi, 1945’te dramatik bir şekilde değişmiş.

İkinci dünya Savaşının en çok zarar verdiği kent yıllar sonra yeniden yaralarını sarıp, geçmişten gelen mirasını aslına uygun olarak tamamen restore etmiş. Barok mimarideki şehir bir açık hava müzesi gibi sanki.

Dresden, Almanya
Dresden, Almanya

Elbe Nehri, Orta Avrupa’nın en büyük nehirlerinden biri. Çek Cumhuriyeti’nin kuzeyinde Polonya sınırına yakın 1400 metre yüksekliğindeki Krkonoše (Giant) Dağı’nın zirveye yakın bir noktasından doğan nehir Almanya topraklarından geçtikten sonra Kuzey Denizi’ne dökülüyor.

1.094 kilometre uzunluğundaki Elbe, kıyısındaki boyunca uzanan kentlere refah getirmiş, Wittenburg Üniversitesi’nde din bilgini olan Martin Luther tarafında başlatılan reform hareketini tüm dünyaya taşımış, taşkınlığıyla belki bir genel seçimi bile etkilemiş bir nehir. Ancak belki de en önemlisi Elbe Nehri, uzun yıllar boyunca Doğu ve Batı Almanya arasındaki sınırın bir bölümünü oluşturmasıydı.

Elbe Nehri
Elbe Nehri

2002 yılının yazında kenti sular altında bırakan sel, az kalsın yıllar yılı özenle korunan ve geliştirilen sanatsal, kültürel ve tarihi mirası yok ediyordu. Müzelerden ve galerilerden eserler son anda çıkarıldı, kütüphanelerde görevliler, dizlerine kadar suların içinde oldukları halde, kitapları kurtarmak için büyük mücadele verdi. Binalar büyük oranda zarar gördüyse de onarımı imkansız eserler zarar görmedi ve herkes rahat bir nefes aldı.x

Elbe Nehri’nin kıyısı boyunca uzanan 19,5 km uzunluğundaki Elbe Vadisi, resmen Dünya Kültür Mirası’na alınmıştı. Ancak Dresden merkezde nehrin üzerine yapılan Waldschlößchen Köprüsü, 2009’da UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası unvanını geri çekmesine yol açmıştı. Böylece kültür kategorisinde ilk kez bir UNESCO unvanı geri çekilmiş oldu. UNESCO, köprü yoluyla benzersiz nehir yatağının geri döndürülemez şekilde zarar gördüğü tespitinde bulunmuşlardı.

Elbe Vadisi
Elbe Vadisi

Mesire yeri olarak Elbe kıyıları düşüncesi, uzun bir süre akla hayale gelmeyecek bir düşünceydi. Doksanlı yılların öncesinde Avrupa’nın en kirli nehirlerden biri olan Elbe’deki kurşun ve azot miktarı, diğer nehirlerdekinden 4 kat daha fazlaydı.

Balıklar ölüyor, nehrin ekosistemi çöküyordu ve Elbe nehri ölmek üzereydi. O zamandan bu yana çok şey değişti. Doğu Almanya’nın çevreyi katliamına yol açan işletmelerin çoğu kapandı ya da daha modern teknolojilere geçtiler. Çevreyle ilgili yasalar yürürlüğe girdi ve artıma tesisleri çok daha verimli çalışmaya başladı.

Elbe-Nehri-Almanya

Almanya-Elbe-Nehri

Buharlı gemilerin turladığı Elbe, Kuzey Denizi’ne ağır ağır ilerliyor, ziyaretçilerini başka zamanlara taşıyor. Dresdenliler nehri duvarlar içine almamış, doğal yatağını elden geldiğince korumuş. Özellikle nehrin kuzey kıyısı boyunca Dresdenlilerin vakit geçirmeyi sevdiği yeşil alanlar uzanıyor.

Kimisi piknik yapıyor, kimi Elbe’yi seyre dalmış. Suyun üzerinde Dresden’in yansımaları oynaşıyor. Nehir ve zaman akıp gidiyor ama bu kez Dresden‘i geleceğe değil, kendi geçmişine geri götürüyor sanki…

2 YORUMLAR

  1. Kışın karanlık ve gridir genelde, ama en güzel keyfini yazın çıkarırsınız. Şehrin savaşta nerdeyse yok olduğunu hissetmiyorsunuz. İnsanı kendisine hayran bıraktırıyorlar.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!