Amalfi için Napoli’nin güneyinin en güzel yerlerinden biri desem hiç de yanlış olmaz. Positano ve Amalfi Kıyılarındaki diğer kasabalarla birlikte İtalya’nların gözdesi. Bizdeki Kaş size ne hissettiriyorsa Amalfi de biraz o İtalyanlar için. Yamaçlara inci gibi dizilmiş nefis manzaralı evleri, dar sokakları, mis gibi kokan limon bahçeleri, zeytinlikler ve üzüm bağları ile doyumsuz bir güzelliğe sahip.

Bir zamanlar İtalya şehir devletleri arasında en güçlü 4 deniz kuvvetinden biri olan Amalfi, İtalya’nın Amalfi kıyılarına adını veren bir kasaba. Ilıman iklime sahip şehrin her köşesi inanılmaz hoş ve baş döndürücü güzellikte. Bu İtalyan cenneti, hayal edilebilecek en ilahi manzaralardan bazılarını sunuyor.

Amalfi Sahili, Güney İtalya’nın Campania bölgesinde, Napoli’nin 60 km güneyinde ve Sorrento’dan 20 km uzaklıkta, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bir sahil şeridi. Süslü villaları, kubbeli kiliseleri, limon bahçeleri ve teraslı üzüm bağları, Romalılardan beri ziyaretçilerin ilgisini çekmiş.

Sahil boyunca uzanan Amalfi Kıyları, batıda Positano’dan başlayıp doğuya doğru Praiano, Conca dei Marini, Amalfi, Atrani, Minori, Maiori, Cetara ve Vietri sul Mare’ye gidiyor. Sahilin arka tepelerinde yer alan Ravello, Tramonti, Furore ve Agerola da bu enfes coğrafya içerisinde yer alıyor.

Turkuaz renkte parıldayan Tiren Denizine bakan dağ, tepe ve vadilerin yamaçlarına dizili köyler Avrupa’nın ünlü tatil rotaları arasında. Her kasaba kendine münhasır bir karaktere sahip. Bu göz kamaştıran sahil şeridinin en nefes kesici yerlerinden biri de kıyılara adını veren Amalfi şehri.

Amalfi Şehri Gezi Rehberi

Amalfi, 1997’den beri UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan muhteşem Amalfi Sahiline adını veren, İtalya’da Salerno yakınlarında küçük şirin bir şehir. Ancak şehrin sizinle paylaşmak istediğim uzun ve ilginç bir tarihi de var. Amalfi Dükalığı, Venedik, Cenova ve Pisa ile birlikte dört İtalyan deniz cumhuriyetinden biriydi.

Ancak, 9. yüzyılda ilk gelişen ve aynı zamanda 12. yüzyılda ilk yıkılan Amalfi oldu. 9. yüzyılda Araplar ve Bizanslılarla yapılan mübadeleler sayesinde gerçek bir ticari güce dönüşmüştü. Akdeniz’in ticaret yollarına hakim olduğu dönemde ihtişamlı bir zenginliğe sahipti. Zenginlik göze batınca, bir Lombard prensi olan Sicardo tarafında fethedildi.

Amalfi tarihi için önemli bir gün olan 1 Eylül 839’de Sicardo öldürülünce, Amalfi halkı isyan ederek Lombardları topraklarından sürdüler. Sonunda bağımsız olan kasaba, kendi kendini yöneten bir devlet olan Amalfi Dükalığına dönüştü. Akdeniz’de önemli bir ticaret gücü olan bilinecek Amalfi Dükalığının başkenti olmuştu artık.

Devlet olmak entrikalara dahil olmak demek. Amalfi Dükalığı da rahat durmayıp İtalyan yarımadasının siyasi entrikalarına katıldı. Napoli Dükü ile işbirliği yaparak, Tiber nehrinin ağzında bir deniz savaşında Sarazenleri yendiler. Diğer yandan da Araplar ve Bizans ile ticaret yapmaya devam ettiler.

Zenginleştiler, zenginleşmesine ama bu sonsuza dek süremezdi. Normanların kontrolüne geçtiği 1073 yılına kadar zengin ve güçlü bir Cumhuriyet olarak kaldılar. Akdeniz’de güç, Pisa ve Cenova Cumhuriyetlerine kayıyordu. Amalfi, 1135’te ve iki yıl sonra Pisalılar tarafından iki yıkıcı saldırıya uğradı.

Bu aksiliklere rağmen Amalfi, 12. ve 13. yüzyıllarda entelektüel ve yaratıcı bir şekilde gelişti. Bu dönemde, Amalfi denizcileri pusulayı navigasyon amacıyla ilk kullananlar arasındaydı. Sakin Cennet Manastırı (1268) ve Romanesk-Mağribi tarzı Çan Kulesi (1180-1276) dahil olmak üzere kasabanın etkileyici Duomo’su bu dönemde inşa edildi.

Doğu ile yaptıkları ticaret sayesinde, 1230’larda Amalfi, Avrupa’da kağıt üreten ilk yerlerden biri haline geldi. Valle dei Mulini’den (Değirmenler Vadisi) aşağı akan tatlı su kaynağına sahip bir vadinin dibinde oturan Amalfi, kağıt yapımı için ideal bir ortamdı. Amalfi’nin kağıdı kısa sürede tüm Akdeniz’de satıldı.

Makedonya
Flyista

Kağıt yapımı, Orta Çağ ve Rönesans boyunca önemli bir yerel ticaret olarak devam etti. Bugün Museo della Carta’da (Kağıt Müzesi) orijinal değirmenlerin kalıntılarını ziyaret edebilir ve Amalfi’deki kağıt yapımının tarihi hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Amalfi’nin refah dönemi, 14. yüzyılda kasaba 1306 ve 1348’de vebaya yenik düştüğünde büyük ölçüde değişti. Ticaret ekonomisi, limanı, yelkenli gemileri ve şehrin büyük bir kısmını yok eden 1343’teki yıkıcı bir deniz fırtınası sırasında neredeyse tamamen mahvoldu. Amalfi’nin büyük bir denizcilik Cumhuriyeti olduğu günleri sona ermişti.

Kasaba, 14. yüzyılın sonlarında yakındaki Napoli Krallığı’nın yönetimi altına girdi. Askeri ve ticari nüfuzdan yoksun olan kasaba, yavaş yavaş uyuklayan, kendi halinde bir balıkçı köyüne döndü. 19. yüzyılda Avrupa’nın dört bir yanından gelen gezginler, Napoli bölgesinin tarihini ve güzelliğini yeniden keşfetmeye başladı.

Amalfi Sahilinin vahşi ve bakir görünen güzelliği, ilhamını günlük yaşam sahnelerinden, mimariden ve manzarada bulan bu gezginlerin romantik ruhuna hitap ediyordu. Amalfi Sahili’ne gelen yazarlar, şairler, müzisyenler ve ressamlar, coğrafyanın doğal güzelliği karşısında şaşkına döndü.

Amerikalı şair Henry Longfellow’un 1869’da yolu Amalfi’ye düştü. Daha sonra bu küçük balıkçı köyünde geçirdiği zamandan esinlenerek “Amalfi” (1875) adlı bir şiir yazdı. Amalfi Sahili, 19. yüzyıla kadar coğrafi olarak izole kaldı. Ta ki Napoli’nin Bourbon Kralı II. Ferdinand‘ın kıyı şeridindeki köyleri birbirine bağlayan bir yolun inşasını emredinceye kadar.

Amalfi Sahili yolu, ancak yüzyılın ortalarında Amalfi’ye ulaştı. Bugün dahi her yıl sayısız turistin Amalfi Sahili’nin güzelliğini deneyimlemesine olanak tanıyan erişimi böylece sağlamış oldu.

AMALFİ ŞEHRİNE NASIL GİDİLİR
Amalfi Bölgesine Napoli’nin 8 km dışında bulunan Aeroporto Capodichino (NAP), hizmet veriyor. Ben İstanbul’dan Napoli’ye direkt Türk Hava Yolları seferiyle uçtum. Haftanın her günü karşılıklı tarifeli seferler düzenleniyor.

Roma’dan Amalfi’ye ulaşım: Roma’da dilerseniz havalimanından tren ile Termini istasyonuna gidip oradan da Napoli trenine binebilirsiniz. Havalimanından istasyona geçiş yaklaşık 1 saat kadar sürüyor ve Roma’dan Napoli’ye giden trenlerin en hızlısı da 70 dakika civarında.

Napoli’den Sorrento’ya ulaşım: Napoli’den Sorrento’ya giden trenler ana istasyon Piazza Garibaldi’deki Stazione Napoli Centrale’den her sabah 6 ile akşam 11 arasında her yarım saatte bir kalkıyor. Her gün için geçerli olan bu seferler yaklaşık 45 dakika veya 1,5 saat kadar sürüyor.

Daha hızlı bir şekilde gitmek isteyenler ‘direttisimo’ yazan trenlerlere binebilirler. Bunlar Circumvesuviana’ya ayrılmış Napoli Centrale’nin alt katından kalkıyor ve daha az durakta duruyor.

Amalfi Gezilecek Yerler

Amalfi, deniz ile yüksek dağlar arasında kalan bir bölgede kurulmuş. Yüksek kayalıklara sıralanmış rengarenk evleri, turkuaz denizi ve bakımlı bahçeleri ile bölgenin en popüler yeri.



Küçük bir kasaba olan Amalfi’nin hemen her yerine yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Kasabanın en eski tarihi yapılarından biri olan 9. yüzyıla ait Cattedrale di Sant’Andrea ve Chiostro del Paradiso kasabada görülmesi gereken tarihi yapılar.

Şehrin en yüksek bölgesine inşa edilen ve kağıt yapım tekniklerine ait bilgilerin anlatıldığı Kağıt Müzesi ve bu müzenin yanı başında yer alan Değirmenler Vadisi de görülecek yerler arasında. Belediye Müzesi, Piazza dei Dogi, Piazza dello Spirito Santo meydanları yerel yaşamı deneyimlemek için görülmeli.

Capri Adası, Ravello ve Sorrento da çevrede görülmesi gereken kasabalar arasında. Hotel Santa Caterina, Akdeniz güneşinin tadını çıkarmak için mükemmel bir yer.

1. Piazza Duomo

Piazza Duomo (Duomo Meydanı), nefis kafeleri, rengarenk hediyelik eşyalar satan dükkanları ve şekerlemecileriyle tüm gün boyunca kasabanın kalbinin attığı yer. Buradan çevredeki birçok noktaya ulaşım kolay.

Belediye Müzesinin bulunduğu Palazzo Morelli’de Akdeniz Bölgesinde kullanılan, Amalfi’de 10. yüzyılda yazılan deniz hukuku kitabı Tavola Amalfitana’yı görebilirsiniz. Göz alıcı Cattedrale di Sant’Andrea de bu meydanda yer alıyor.



Duomo di Amalfi (Amalfi Katedrali-Duomo di Sant’Andrea), geçmişi 9. yüzyıla kadar uzanan bir Orta çağ Roma Katolik kilisesi. Amalfi’nin Koruyucusu St. Andrea’nın mezarına ev sahipliği yapıyor. Haçlı Seferleri sırasında Konstantinopolis’ten Amalfi’ye getirilen Havari St. Andrea‘nın kalıntılarının olduğu iddia ediliyor.

Kalıntıların kökenine inansanız da inanmasanız da katedral mutlaka görülmesi gereken bir yer. 11. yüzyılda Konstantinopolis’te yapılan ayrıntılı bronz kapılarını veya bitişikteki 9. yüzyıldan kalma Haç Bazilikasını kaçırmayın. Çoğu gün 10.00 – 17.00 saatleri arasında ziyarete açık.

Pasticceria Pansa Amalfi (Andrea Pansa Çikolata Pastanesi), Piazza Duomo’da yer alan şehrin en ünlü pastanesi. Şekelerleme ve el yapımı çikolatalarıyla ünlü pastanede farklı tatlıları da keşfedebilirsiniz. Mağazadaki tatlılar harika! Yerel hediyelik düşünenler için de iyi bir alternatif.

Meşhur limonlu lokumları ve imon kreması ile doldurularak limonla kaplanmış bir çörek olan Delizia al Limone’u mutlaka deneyin. Kapuçino ve çikolatalı kruvasanları ve tiramisu da harika. Duomo Meydanında iyi bir konuma sahip olduğundan fiyatlar ucuz değil. Akşamları bir aperol spritzinin tadını çıkararak insanları izlemek için harika bir yer ama.

2. Chiostro del Paradiso

Chiostro del Paradiso (Cennet Manastırı), Amalfi Sant’ Andrea Katedralinin arkasındaki bahçe içerisinde yer alan, güzel bir iç bahçeye sahip eski bir manastır. Amalfi’nin önde gelen vatandaşlarının mezarlarını barındırmak için 1266’da inşa edilmiş. 13. yüzyıl freskleriyle süslenmiş manastır muhteşem Mağribi tarzda revaklarıyla göz alıcı.

Nefis bir bahçenin etrafında içiçe geçmiş 120 mermer sütun, ince Arap tarzı beyaz kemerlerle birbirine bağlı. Basilica del Crocefisso, 13. yüzyıldan kalma gümüş kabartmalı rölyef başları da dahil olmak üzere dini eserler barındıran bir müze işlevi görüyor. Aşağıda ise mahzen ve Havari Aziz Andrew’un kalıntılarını içeren bir mezar yer alıyor.

Chiostro del Paradiso ziyaret saatleri 10.00-16.30. Katedral, haftanın 7 günü ziyarete açık. Chiostro del Paradiso giriş ücreti 3€. 18 yaş altı ziyaretçilerden giriş ücreti alınmıyor.

3. Museo della Carta

Museo della Carta (Kağıt Müzesi-Paper Museum), 13. yüzyıldan kalma, Avrupa’nın en eski kağıt üretim yeri. Mağara benzeri kağıt fabrikasına yapılan 30 dakikalık rehberli turda, Amalfi’de kağıt üretiminin eşsiz tarihini öğreniyorsunuz. Asırlık makineleri çalışır halde görmek gerçekten hoş bir deneyim.

Makineler halen bölgede akan suyu kullanarak çalışıyor. Hala tam olarak çalışır durumda olan tesis gezisinde eski zanaatkar yöntemlerle pamuk bazlı kağıt yapımı ve Amalfi tarihindeki rolü hakkında bilgiler öğreniyorsunuz. Daha sonra kaligrafi setleri ve çiçeklerle preslenmiş kağıtların satıldığı hediyelik eşya dükkanına geçiyorsunuz.

Müzenin hemen yanında bulunan ve kağıt yapımında kullanılan değirmen millerinin yer aldığı Valley of the Mills (Değirmenler Vadisi), Amalfi’de şehre hakim bir tepe üzerinde yer alıyor. Tepeler arasında bir nehir yatağına da sahip olan vadiden ilerledikçe orman ve şelalelerle karşılaşılıyor.

Tur yarım saat sürüyor. Kağıt Müzesi ziyaret saatleri 10.00-16.30. Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Giriş ücreti az değil 15€. 18 yaş altı ziyaretçilerden giriş ücreti alınmıyor.

Amatruda, Avrupa’daki en eski kağıt üreticisi, Amalfi Kağıt müzesine çok yakın. Müze, kağıt yapım tarihine dair bilgilerin yer aldığı sergisi ve atölyesi ile keyifli bir durak. Hediyelik eşya olarak düşünülebilecek el yapımı kağıtlar, Amalfi’nin yüzyıllardır sürdürdüğü bir gelenek ve Vatikan’da bile kullanılıyor.

4. Piazza Flavio Gioia

Piazza Flavio Gioia, Amalfi sahilini çevreleyen küçük kasabalar arasındaki iletişim kavşağında küçük bir meydan. Adını, pusulanın mucidi olduğu iddia edilen denizci Flavio Gioia’ya adanmış anıtın varlığından alıyor. İşaret parmağıyla denizcilere kuzeyi işaret eden heykeli ise merak uyandıran bir detay. Biz pusulayı Çinli denizciler icad etti sanıyorduk ama?

Amalfi’den diğer kıyı bölgelere ve plajlara giden taksi, otobüs ve botların kalktığı deniz limanı olan Piazza Flavio Giola, günün her saati hareketli. Büyük döner kavşaklı meydan büyük ölçüde, otobüslerin ve feribotların varış noktası olduğunda boğucu bir trafiğe sahip. Ancak buradan plajı ve denizi iyi görebilirsiniz.

5. Atrani

Atrani, Amalfi Sahilinde konumlanmış mücevher gibi bir kasaba. Genelde sahilde gözden kaçırılan kasabada sadece 915 kişi yaşıyor. Öyle uzak ve erişimi zor da değil. Amalfi merkeze 10 dakikalık yürüme mesafesinde. Kasabanın meydanda oturun ve yerel barlardan birinde ünlü ‘Lemon Spritz’i sipariş edin.

6. Villa Hotel Cappuccini Convento

Hotel Cappuccini Amalfi, San Pietro della Canonica manastırı olarak 13. yüzyılda yapılan bir binada yer alıyor. Denize bakan Convento dei Cappuccini – bugün NH Collection Grand Hotel Convento di Amalfi’nin prestijli genel merkezi ve Amalfi Sahilinin sembollerinden biri. Kompleksin inşası 13. yüzyılın başlarına kadar uzanıyor.

Amalfi’nin asil bir vatandaşı olan Pietro Capuano’nun Falconcello tepesinde kurulmuş. Manastır 1583’te, içinde 2 yüzyılı aşkın bir süre kalan Capuchin Rahiplerine emanet edilmiş. Napolyon 1813’te burayı işgal edince, manastır bazı özel şahıslar için bir han olarak kullanılmaya başlanmış.

Manastır ilk olarak 1885’te bir otel olarak kullanılmış. Tabi bu süreçte pek çok değişime ve dönüşüme maruz kalmış. Son yapılan restorasyondan sonra geçmişin atmosferi ortaya çıkarılmış. Begonviller ile süslü terasının manzarası nefis. Yoğunluk ve yüksek fiyattan dolayı konaklayamasanız da soluklanmak için bir kahve veya limoncello için.

7. Maestra dei Villaggi Road

Maestra dei Villaggi Road, Amalfi’yi mezralarına bağlayan bir Orta çağ yolu. Antik yol, ana köyleri Agerola’dan kıyıdaki Amalfi kasabasına bağlıyor. Conca dei Marini yakınlarındaki 4 km’lik döngü yolunu ya da canınızın istediği kadar bölümünü yürümeniz yeterli. Orta derecede zorlu bir rota olarak kabul ediliyor. Yürümesi ortalama 2 saat 15 dakika civarında.

Via Lungomare dei Cavalieri’den başlayarak görkemli çamların gölgesinde en tepeye ulaşan basamakları tırmanarak gidiliyor. Tepede züm bağları, zeytinler ve limon bahçeleri arasında uzayan manzara treeking severler arasında oldukça popüler. Amalfi’nin tepesinden manzara paha biçilemez, deniz inanılmaz renklere sahip.

Maestra dei Villaggi, Vettica ve Tovere’ye kadar devam ediyor. Kayaların üzerine birbirinin manzarasını kapatmayacak şekilde kurulmuş kule evlerin arasında dolaşın. Tüm rotayı şuradan takip edebilirsiniz.

8. Trail of the Gods

Trail of the Gods (Tanrıların Yolu-Sentiero degli Dei), Sorrento ve Amalfi arasındaki dağlarda yer alan bir köy olan Bomerano’da başlayan bir yürüyüş yolu. Trekking yapmayı seviyorsanız burayı seversiniz. 4,5 saatlik yürüyüş boyunca üzüm bağları, mağaralar, bir geçit ve nefes kesici manzaralar görüyorsunuz. Şehirlerdeki turist kalabalığından uzaklaşmak için harika bir yer.

9. Ravello

Ravello, Amalfi Kıyılarının büyülü, romantik ve huzurlu bir rotası. Amalfi Sahili’nin tepesinde yer alıyor. Dünyada gördüğüm en çarpıcı manzaralardan bazılarına sahipti. Positano ve Amalfi’nin kalabalığından sonra tam bir huzur yeri. Ravello’ya bayılırsınız eminim.

Buradaki oteller yüksek sezonda pek de ucuz sayılmaz, ancak bütçeniz uygunsa ve çift olarak seyahat ediyorsanız burada kalmanızı tavsiye ederim. La Dolce Vita’nın her saniyesini içinize çekin. Çünkü köyden ayrılması biraz zor olacak.

Seçenekler de çok değil ama Villa Fraulo ve Belmond Caruso inanılmaz seçenekler. Kelimenin tam anlamıyla bir kale gibi görünen Villa Cimbrone, çarpıcı bir lüks konaklama seçeneği. 11. yüzyıldan kalma bir villa olan otel, halka açık muhteşem bahçelere sahip.

Trattoria Pizzeria Cumpa’ Cosimo, Ravello’da balıksız bir yemeğin tadını çıkarabileceğiniz bir yer ki buralarda bunu bulmak her zaman kolay değil. Kış aylarında Pazartesi günleri kapalı. Palazzo Sasso Hotel yine Ravello’da birinci sınıf bir restoran.

10. Salerno

Salerno, Napoli’nin merkezinden doğrudan otoyoldan sadece 42 dakikada gidebileceğiniz bir şehir. Sorrento ile birlikte Amalfi Sahilinde kalabileceğiniz güzel bir üs. Napoli’den Positano’ya gitmek bunun iki katı sürüyor. Araçla geziyorsanız aracınızı Sorrento veya Salerno’da bırakmanız gerekiyor. Başka türlüsünü pek de göze almayın.

Salerno, Positano veya Amalfi’den çok daha büyük bir şehir. Gezilecek pek çok vaat etmese de hem hareketli gece hayatı hem de ucuz konaklama seçenekleriyle Amalfi Kıyılarında konaklayabileceğiniz bir üs.

Minerva’nın Bahçesi (Minerva’s Garden), bu coğrafyada yetişen pek çok bitki, çiçek ve meyveyi görebileceğiniz bir bahçe. Sahilin dudak uçuklatan manzaraları da sizi bekliyor. Eski tıbbi uygulamalar hakkında tonlarca bilgi de öğrenebilirsiniz. Salerno, aynı zamanda tüm modern üniversitelerin öncüsü olarak kabul edilen, dünyanın ilk ve en eski tıp fakültesi olan Schola Medica Salernitana’nın evi.

Arechi Kalesi (Castello di Arechi), şehirdeki en hoş yerlerden biri. Bir tepenin üzerinde yer alan bu 8. yüzyıldan kalma sur, Salerno ve Akdeniz’in muhteşem manzaralarına sahip. İçinde ayrıca Orta çağ sikkeleri ve seramikleri gibi kale buluntularının bulunduğu bir müze var.

Yaz aylarında bazen burada konserler düzenleniyor. 19 numaralı otobüse binerek ulaşabilirsiniz. Otobüs biletleri herhangi bir ‘Tabacchi’den alınabilir.

İtalya’nın milli içkisi limoncello Amalfi’de en çok bulunan içecek. Limonlar, Amalfi Sahili halkının can damarı ve burada yetişen limonlar, dünyanın hiçbir yerinde gördüğünüz veya tattığınız gibi değil. Limon likörü olan alkollü içecek, hemen hemen tüm dükkanlarda karşınıza çıkıyor.

Ristorante Da Teresa, Santa Croce Plajı’nda yer alan nefis bir restoran. Amalfi Sahili boyunca pek çok plaj ve harika restoran seçeneği var, ancak en iyi deneyimlerden biri burası. Amalfi’den sadece 10 dakikalık bir tekne yolculuğu mesafesinde. Da Teresa, harika yerel yemekler sunan rahat bir restoran.

Kendi özel plaj alanı için şezlong ve şemsiye de kiralıyor. Gün için bir şezlong ve şemsiye ayırtın, yüzün, güneşlenin. Muhteşem deniz ürünleri öğle yemeği için restorana gidin. Meşhur ‘şeftali ve şarap’ ile yemeğinizin tadını çıkarın. İşiniz bittiğinde ücretsiz restoran teknesini Amalfi’ye geri dönün.

Taverna del Capitano, Amalfi sahilindeki en iyi restoranlardan biri. Plajın yukarısındaki mütevazı bir otelin zemin katında yer alıyor. Lezzetli deniz ürünleri ve olağanüstü tatlılar sunuyor. Kış aylarında ve Ocak ve Şubat aylarının çoğunda Pazartesi günleri kapalı.

La Cambusa, Positano ana plajının aşağısında, kilise kubbesinin gölgesinde, bir avuç dolusu bar ve restoranlardan biri. Tüm yıl açık.

Lo Guarracino, Positano’da kasabanın iki plajından en iyisi olan Spiaggia Fornillo’ya giden feribot bilet gişelerinin yukarısında, burnun etrafından dolanan yol üzerinde yer alıyor. Sade, dürüst deniz ürünlerini uygun fiyatlarla sunan bir restoran. Gün batımını izlemek için iyi bir yer. Salı günleri ve Noel’den Paskalya’ya kadar kapalı.

La Caravella, Amalfi’de deniz tarafında, eski bir cephaneliğin kalıntılarının üzerinde yer alan, mükemmel deniz ürünleri restoranı. Limon marmelatı üzerinde ağız sulandıran bir panna cotta tatlısı var. Salı günleri ve tüm kasım ayı boyunca kapalı.

Şehrin denizci kimliğini yansıtan ve her 4 yılda bir büyük bir gemi içinde gerçekleştirilen Regatta Ancient Maritime Festivali (Antik Denizcilik Festivali) İtalya ve diğer ülkelerden ziyaretçilerin katıldığı büyük bir şölene dönüşüyor.

Amalfi, İtalya’nın en çok turist ağırlayan bölgelerinden. Muhteşem doğal güzelliklerin olduğu kıyı şeridi zengin tarihi geçmişin yansımalarına sahip. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Amalfi sahil şeridinin en havalı kasabası Amalfi’ye en az 1 gününüzü ayırın. Balayı tatili için de nefis bir tercih olur.

Önceki blog yazısıOsmanlı Köyü: Poçitel
Sonraki blog yazısıBudapeşte Yakınlarında Gezilecek Yerler
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

6 YORUM

  1. Mayıs ayında bir haftalık turla gittim italya’ya çok yer gezdik ama çok kısa sürdü. Hani derler ya gör gözüm, tat damağım Napoli’de bile 2-3 saat kaldık. Ben sıcak Akdeniz evlerini de görmek isterdim onun için tekrar tekrar gitmem gerekecek.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın