İtalya, Akdeniz ruhunun sarıp sarmaladığı, hayattan keyif alan insanların yaşadığı bir ülke. Yüzyıllar boyunca Avrupa kültürünü şekillendiren uygarlıklara ev sahipliği yapan, Rönesans hareketini doğurarak tüm Avrupa’ya yayan İtalya toprakları, sanat ve kültür bakımından dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan görkemli mirası barındırıyor. Pek çok sebepten Avrupa’yı ve dünyayı gezmek isteyenlerin listesinde ilk sıralarda yer alıyor.

Tarihin, gelmiş geçmiş en başarılı sanatçıları Botticelli, Michelangelo, Leonardo, Raphael, Carvaggio ve daha fazlasının insanı hayrette bırakan eserleri bugün ülkenin her yanına serpilmiş durumda. Öyle ki İtalya, dünyadaki birçok ülkenin toplamından daha çok sanat eserine sahip. Modanın, sanatın, mimarinin yaşamla olan estetik uyumunu yapmacıksız bir şekilde kahve kokan sokaklarda görebiliyorsunuz.

italya gezi rehberi

Avrupa’nın yavan yemeklerinin ötesinde otantik tariflerin yüzyıllardır hayat verdiği nefis bir mutfağa, trendlerini belirleyen moda sektörüne, görünce insanı heyecanlandıran kasabalara, görkemli dağlara, büyüleyici göllere ve enfes kıyılara sahip.

Vatikan’a ev sahipliği yapmasıyla da dünya üzerinde Katolik inancına sahip milyonlar için de ayrı bir öneme sahip. Mimaride barok üslubunun temsilcisi ve öteden beri Katolik Kilisesi’nin merkezi olan ülke bugün hala süregelen Batı uygarlığının merkezi.


Müthiş bir çeşitlilik barındıran bu etkileyici coğrafya, Akdenizli ruhunu barındıran çekici kültürü ve müthiş mirası ile Avrupa‘nın en çok ziyaretçi ağırlayan ülkelerinden biri. Dilerseniz ülkeniz kuzey bölgesinde, Alpler’de kayak yapıyor, dilerseniz de Sardinya kıyılarında deniz ve güneşin keyfini çıkarıyorsunuz. İtalya’nın neresini görürseniz görün, geride, tekrar bir gün dönmek üzere, hafif bir kalp sızısı kalacak.

İtalya Gezi Rehberi

İtalya Avrupa’nın güneyinde bulunan bir Akdeniz ülkesi. Geçmişi o kadar yüklü ki 18. yüzyılın önde gelen İngiliz Diplomatlarından Edmund Burke, ‘Hepimizin anayurdu İtalya’ demiş bu coğrafya hakkında. İtalya, Batı tarihinin önemli bir kilometre taşı. Hakkında çok az şey bilinen gizemli halk Etrüsk ve sonrasında Antik Romalıların kendilerine yurt edindikleri ülke, Antik Roma döneminde ilk altın çağını yaşadı.

Roma İmparatoru Diocletianus, kuzeyden gelen barbar kavimlerden daha iyi korumak için ülkeyi Doğu ve Batı Roma olarak ikiye ayırdı. Doğu Roma İmparator Konstantin, Boğaz’daki yeni başkenti Konstantinopolis’ten yönetti Batı Roma 476’da Germen ordularına yenildi ve ülke Barbar Cermen halkı Lombardlar tarafından üç düzine dükalığa bölündü. İtalya’da Cerman varlığı bin yıldan daha uzun sürdü. Hristiyanlığı kabul edip dillerinden vazgeçerek Latince konuştular.

Roma uygarlık mirası üzerine Venedik Cumhuriyeti, Ceneviz Cumhuriyeti, Papalık Devleti, Lombard Birliği, Napoli Krallığı ve Floransa Cumhuriyeti gibi irili ufaklı ama güçlü şehir devletleri kuruldu. Güneyde Müslüman bir Sicilya Emirliği dönemi de yaşandı. Coğrafyanın zenginliği Alplerin ötesindekilerin dikkatini çekti, İtalya’yı ve adalarındaki zenginliği yağmalamak için sürekli saldırıp durdular.

İtalyan yurtseverler birleşerek, 1848’de tüm Avrupa’yı saran Demokrasi hareketinden ilham alarak yönetimi elinde tutan Avusturyalılar ve Bourbonlara karşı savaştılar. Şehir devletleri 1870’ten sonra birleşti ve ortaya ‘Dolce Vita’ ruhunu yaşatan dünyanın en zengin ülkelerinden biri modern İtalya ortaya çıktı. Bu ruhu hala sürdürüyor.

İtalya, geleneklerine, mutfağına, mimarisine ve diyalektlerine bakınca, her biri adeta ayrı bir ülke izlenimi veren 20 bölgeye ayrılıyor. İçinde çeşit çeşit kültürleri ve bu kültürlere bağlı olarak oluşmuş farklı lehçeleri barındıran bu ülkeler de İtalya’nın birer parçası. Monotonluğa asla izin vermeyen bu çeşitliliği, tökezlemeden emin adımlarla ilerleyen turizminin en büyük kozlarından biri.

İtalya toprakları içerisinde iki küçük bağımsız bölge olan Vatikan ve San Marino, Avrupa Birliği’ne üye olmasalar da Schengen ülkeleri arasında bulunuyorlar. Hatta İtalya’nın İsviçre içinde kalmış Campione d’Italia adında, yaklaşık 1,5 kilometrekare büyüklüğünde ve 2 bin 500 nüfuslu bir beldesi dahi var.

Resmi dilleri İtalyanca ancak çok fazla bölgesel diyalekt var. Kuzeyinde bulunan Trentino-Alto Adige bölgesinde Almanca, kuzeybatı bölgesindeki Valle d’Aosta’da Fransızca, kuzeydoğu bölgesindeki Trieste bölgesinde de Slovence konuşan insanlara sıklıkla rastlanıyor. Sardunyalıların çoğu da ‘Sardo’ dilini konuşuyor.

Ülkede başlıca din Hristiyanlığın Katolik mezhebi ancak ufak da olsa Protestan ve Yahudiler de bulunuyor. Ayrıca sürekli artan bir Müslüman nüfusu da var. Avrupa’nın çoğunda olduğu gibi İtalya’da da Euro kullanılıyor. İtalya +1 zaman dilimine sahip, yani Türkiye’den 1 saat geride.

İtalya Gezilecek Yerler 📌

1. Roma

italya rehberi

Roma, Antik dönemden bu yana, yalnızca Avrupa’nın değil dünyanın merkezinde olmayı başarmış şahane bir şehir. Roma İmparatorluğuna başkentlik yapmış şehir antik anıtları, Orta çağ kiliseleri, birbirinden güzel çeşmeleri, zengin eserler barındıran müzeleri ve Rönesans sarayları ile tam anlamıyla bir açık hava müzesi. Sadece İtalya gezisine çıkmak için değil Avrupa’yı keşfetmek isteyenlerin de ilk gitmesi gereken şehir olmalı.

Campitelli’deki Piazza del Colosseo Meydanı’nda yer alan gladyatörlerin dövüştüğü yer Colosseum şehrin en görülesi yeri. 4. yüzyılda Literano’da kurulan ve Papa’nın oturduğu yer olan San Giovanni Bazilikası ve Roma’nın en büyük ikinci kilisesi St. Paul Bazilikası mutlaka listeye eklenmeli.

Antik dönem mirası Antik Roma bölgesinde görülebilir. Bu bölgede ziyaret edilmesi gereken önemli yerler arasında Antik Roma’nın kalbi olan Roman Forum ve Trajan Forumu, Titus Kemeri önemli noktalar arasında. Romulus’un kenti kurduğuna inanılan müthiş manzaralarla kalıntıların el ele verdiği Palatino Tepesi, şehrin manzarasını izlemek için gidilmesi gereken bir yer. Burada yine dünyanın halka açık ilk müzesi olan Capitoline Müzeleri görülmeli mutlaka.

Roma’nın görsel hafızasında önemli bir yere sahip olan Sant’Angelo Kalesi, şehrin en popüler turistik rotalarından. Şehri ortadan bölen Tiber Nehri’ni geçtiğinizde gidilen Trastevere bölgesi ise Roma’nın en güzel sokaklarını barındırıyor.

Kentin simgesi haline gelen Neptune ve Tritons’un heykellerinin olduğu Trevi Çeşmesi, bugün kilise olan 2 bin yıllık tapınak Pantheon, 18. yüzyıldan beri ziyaretçilerin uğrak noktası Piazza di Spagna Meydanı ve İspanyol Merdivenleri Roma gezilecek yerler listenizde olmalı. Piazza Barberini, Piazza Navona, Campo De Fiori, Piazza del Popolo ve Piazza Venezia şehrin en güzel görülecek meydanlarından bazıları.

Villa Borghese‘deki başyapıt eserlere hayran kalmamak mümkün değil. Sanattan anlamayanları bile kendisine hayran bırakan çok sayıda heykel ve resim barındırıyor.

İster Antik Roma’nın kalıntılarını görmeye gidin, ister Kutsal Vatikan’ı ziyaret edin, isterseniz de kentin tarih kokan daracık sokaklarında İtalyan lezzetlerini tadın; Roma’da şehrin ne yanına giderseniz gidin her zevke hitap eden sürprizlerle karşılaşacaksınız. Roma’ya nasıl gidilir blog yazımda ulaşım konusunda bilgiler bulabilirsiniz.

2. Vatikan

italya vatikan

Vatikan, Roma sınırlarında yer alan bir şehir devleti. Hristiyanlığın Katolik mezhebinin ruhani merkezi ve dünyanın en küçük ülkesi olsa da bu dar alanda sahip olduğu kiliseler, müzeler, bahçeler ve meydanlarla dünyada kendinden en çok söz ettiren ülkelerden biri aynı zamanda.

Papanın milyonlarca insanı kutsadığı yer olan Piazza San Pietro Meydanı, dünyanın en büyük meydanlarından biri. Meydanda yer alan Aziz Petrus Bazilikası ise Hristiyanlık dünyasının en büyük kilisesi. Şehre ait en güzel manzarayı seyredebileceğiniz kulesiyle göğe yükseliyor.

Rönesans döneminde inşa edilen Vatikan Müzeleri, dünyanın en önemli sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Müze kompleksindeki Michelangelo’nun muhteşem freskleri ile ünlü Sistine Şapeli ise papanın resmi ikametgâhı ve papalık seçimlerinin de yapıldığı bir mekân. Göz kamaştıran Vatikan Bahçeleri ülkenin yarısından fazlasını kaplıyor.

3. Venedik

italya rehberi venedik
italya venedik

Venedik, İtalya’nın belki de en güzel ve romantik şehri olsa gerek. su üzerine inşa edilmiş nadide bir şehir. 118 adacık üzerine kurulu şehir 160’dan fazla kanala ve bunları birbirine bağlayan 6 yüzden fazla köprüye sahip. Bir zamanların güçlü devletlerinden Venedik Cumhuriyetinin zengin mirası ve tarihi dokusu her köşede hala capcanlı.

Romantik çiftlerin elele dolaşabileceği sokaklarda araç yok, bu yüzden gürültü de yok. Yerini keyifli mi keyifli sandal sefasına bırakmış. Vaporetti adı verilen deniz otobüslerini veya deniz taksileriyle gezmek Venedik’te yapılacak şeyler arasında. Vakti olanlar için ise yürüyerek gezmek en güzeli. Ziyaret edebileceğiniz çok sayıda önemli bina, saray, kilise ve müze var.

Avrupa’nın en güzel meydanlarından San Marco Meydanı ve Bizans mimarisinden etkilenerek yapılmış San Marco Bazilikası şehrin en çok ziyaret edilen yerleri. Venedik’te mutlaka görülmesi gereken yerler arasında Dükler Sarayı, Aziz Mark’ın Çan Kulesi, Büyük Kanal üzerindeki en eski köprü olan Rialto Köprüsü ve 1750’de kurulan Accademia Sergi Salonu bulunuyor.

Rengarenk evleriyle Burano Adası ile Murano Adası Venedik gezilecek yerler listesine eklenmeli. Kanallarda yapılan gondol turları ile birçok kişinin hafızasında yer edinen Venedik, en az 2 günlük bir ziyareti hak ediyor.

4. Napoli

pompei
Pompeii Antik Kenti
italya rehberi napoli
Spaccanapoli, Napoli

Napoli, genelde İtalya gezilerinde göz ardı edilir ama benim nedense İtalya’da pek bir sevdiğim şehir. Tek başına Napoli belki de insana pek cazip gelmiyor, Napoli yakınlarında gezilip görülecek yerlerin zenginliğine bakınca bu şehri göz ardı etmek doğru olmaz.

Vezüv Yanardağı eteklerindeki Napoli, İtalya’nın nüfus bakımından üçüncü büyük şehri. Eski kent merkezi Centro Storico UNESCO Mirası listesinde. Napoli’nin en renkli sokağı Via San Gregorio Armeno ve çevresini çok sevmiştim. Santa Chiara Manastırı gibi her yüz metrede çok eski dönemlerden kalan kiliselerle karşılaşıyorsunuz. Napoli Sotterranea bizim Kapadokya’daki yer altı şehirlerine benziyor.

Napoli’ye yakın ➤ Herculaneum ve ➤ Pompeii gibi başka ünlü kentler de var. Aynı zamanda, jet sosyetenin uğrak tatil yeri ➤ Capri Adası Napoli’nin tam karşısında bulunuyor. Capri Adası gezi Rehberi ve Capri Adasına Nasıl Gidilir blog yazılarıma göz atabilirsiniz.

Tam Bir İtalyan: Napoli, Napoli Gezi Rehberi, Napoli Gezilecek Yerler ve Napoli’ye Nasıl Gidilir blog yazılarımda Napoli hakkında bolca bilgi paylaştım. Pizza denince ilk akla gelen kent olan Napoli’de sahildeki Hotel Royal Continental konakladığım yer olmuştu, tavsiye ederim.

Birbirinden güzel köy ve kasabaların sıralandığı, nefis kıyılara ve manzaralara sahip Amalfi Kıyıları ise tek kelimeyle baştan çıkartıcı. Hem Amalfi Kıyılarındaki kasabalar hem de Capri başlı başına tatil rotası. Rengarenk evleri, limon bahçeleri ile göz alıcı manzaraya sahip bu yerlerin biraz pahalı olduğu aklınızda bulunsun.

5. Amalfi Kıyıları

italya, positano
Positano, İtalya

Amalfi Kıyıları, Positano ve Vietri sul Mare kasabaları arasında uzanan 40 km’lik olağanüstü güzel bir kıyı şeridi. Bizim Antalya-Datça arası gibi düşünün. Kıyı boyunca birer inci tanesi gibi serpilmiş inanılmaz güzel kasabalar var. En ünlüleri Positano ve Amalfi olsa da kıyı boyunca gezdiğinizde, limon bahçelerinin ve begonvillerin süslediği, yamaca teras halinde kurulmuş masmavi deniz bakan manzaraya sahip kasaba ve minik köyleri gezesiniz geliyor. Ben öyle yapmıştım.

✔︎ Sorrento, bu kıyıların en büyük şehirlerinden, resmi olarak UNESCO Listesinde yer alan Amalfi Kıyılarına dahil değil, hemen öncesindeki en büyük şehir. Limon ve zeytin ağaçlarıyla dolu bahçeli evlerin sıralandığı bir yamacın eteklerine kurulu. Napoli’den yaklaşık 1 saat güneyde.

Bölgeyi gezmek için kalınabilecek bir şehir ki ben burada kalıp Amalfi’yi gezmiştim. Sorrento Gezilecek Yerler ve Sorrento’ya Nasıl Gidilir blog yazılarım Sorrento’yu size sevdirecektir. Sorrento’da Hotel Michelangelo‘da kalmıştım. tavsiye ederim 👍

✔︎ Positano, dikey olarak bir tepelik alana kurulmuş, İtalya’nın en gözde ve romantik kasabalarından birisi. Amalfi Kıyılarının en ünlü dolayısı ile en kalabalık ve en pahalı yeri burası. Uçsuz bucaksız bir deniz manzarasını yukarıdan gören iki tepenin yamaçlarına kurulmuş rengarenk şirin evlerden oluşuyor.

Bütçeniz uygunsa burada küçük butik otellerinden birinde kalın.Balayı tatili için de en güzel yerlerden, pek bir romantik. Denize de girebileceğiniz plajı var. Positano hakkında daha detaylı bilgiler için Romantik ve Şirin Kasaba: Positano, Positano Gezi Rehberi, Positano Gezilecek Yerler, Positano Alışveriş ve Positano’ya Nasıl Gidilir blog yazılarıma göz atın.

✔︎ Amalfi, Positano’dan sonraki kasabanın adı. Tüm kıyıya adını veren kasaba, bBir zamanların güçlü şehir devletlerinden biriydi. Napoli’nin güneyinin en güzel yerlerinden biri desem yanlış olmaz. Amalfi Gezilecek Yerler, İtalya’nın Güney Kıyısının Gözdesi: Amalfi detaylı bilgiler aktardım. Amalfi’ye Nasıl Gidilir blog yazıma da göz atabilirsiniz.

✔︎ Ravello, dünyanın en güzelleri arasında adı geçen iki saraya (Villa Rufolo ve Villa Ciambrone ) ve kraliyet bahçelerine ev sahipliği yapan, müzik festivali ile de dünyaca ünle bir Akdeniz kasabası. Amalfi kıyılarını gezince burası da günübirlik rotanızda olsun.

6. Floransa

floransa
Hayatımda yediğim en güzel dondurmalardan birini Ponte Vecchio’daki bir dondurmacıda yemiştim

Floransa, Toskana Bölgesinde, Arno Nehri kıyısında kurulu. Rönesansın doğduğu yer olarak İtalya’nın en beğenilen şehirlerinden biri. Tarih, kültür ve sanat alanında İtalya’da önemli bir yere sahip. İtalyanca Firenze olarak isimlendirilen şehir, sanat eserlerinin zenginliği ve mimarisiyle süslenmiş sokakları insanı zamanda yolculuğa çıkarıyor.

Çoğu gezilecek yerleri bir arada sunan şehir merkezini yürüyerek keşfetmek en güzeli. Leonardo da Vinci, Michelangelo Giotto Di Bondone, Giorgio Vasari gibi dünyaca ünlü sanatçıların elinden çıkan eserlerle süslü Floransa’da birçok müze var. Yalnızca Floransa ve İtalya’nın değil dünyanın en prestijli ve saygın sanat galerilerinden Uffizi Galerisi, Rönesans döneminin görkemine dair enfes eserler barındırıyor.

İtalya’nın en görkemli katedrallerinden olan şehrin simgesi Santa Maria del Fiore Katedrali, bunun tam karşısında yer alan göz kamaştırıcı kapılarıyla Battistero di San Giovanni (vaftizhane) şehirde gezilecek önemli yerler arasında. Şehrin ünlü meydanı Piazza della Signoria ise Açık hava müzesi görünümünde zaten.

Arno Nehri üzerinde yer alan otantik ve ışıltılı mücevher mağazaları ile ünlü Vecchio Köprüsü, II. Dünya Savaşının yıkıcı etkisinden zarar görmemiş tek yapı. Yine Arno Nehri kıyısındaki Pitti Sarayı, soylu Medici ailesi mirasını gözler önüne seren bir müze olarak hizmet veriyor.

Medici Ailesi’ne ait belediye sarayı olarak kullanılan Palazzo Vecchio ve Boboli Bahçeleri görülmeye değer. Michelangelo, Machiavelli ve Galileo gibi Floransalı ünlülerin mezarının Santa Croce Kilisesinde yer alıyor. Michelangelo’nun David Heykeline ev sahipliği yapan Galleria dell’Accademia övgüye değer yerlerden diğer biri.

7. Siena

italyada gezilecek yerler
Siena
San Gimignano
San Gimignano

Siena, İtalya’nın kuzeyinde etkileyici kır yaşamı ve bağlarıyla bilinen Toskana Bölgesinde yer alıyor. İtalya’nın en güçlü 4 deniz cumhuriyeti arasına bir zamanlar adını yazdırmış bir şehir devletiydi geçmişte Harika şekilde korunmuş tarihi şehir merkezi UNESCO Listesinde.

İtalya turları rotasında Floransa ile birlikte ziyaret ediliyor. Floransa’dan trenle 1,5 saatte gidiliyor. Yıllar önce bir turla gelmiştim buraya. Gruptan ayrılıp sokaklarında keyifle gezmiştim. Çok uzun zaman ziyaret ettiğim şehrin sokaklarında rastgele dolaşmanın keyfi hala aklımda.

Uzun ve dar sokakların hepsi Avrupa’nın en büyük ve en güzel kent meydanlarından biri olan Piazza del Campo Meydanına çıkıyor. Hala bu meydanda yılda iki defa geleneksel at yarışlarının yapıldığı Palio Festivali gerçekleştiriliyor. Bitmesi bir buçuk asırdan fazla süren Siena Katedrali olağanüstü.

✔︎ San Gimignano, Toskana bölgesinde Siena’ya bağlı bir komün. San Ciminyano diye okunuyor. Etrafı surlarla çevrili kasaba çok iyi korunduğundan günümüze bozulmadan gelebilmiş. 12. ve 13. yüzyıllarda varlıklı ailelerin zenginliğini gözler önüne seren ve Orta çağ gökdeleni olarak da geçen 72 kuleden günümüze dek 14 tanesi ulaşabilmiş.

Sanat galerileri ve sadece orda yapılan vernaccia şaraplarıyla ünlü. Floransa’dan 1 saatlik tren yolculuğuyla gidilebilir. Siena’dan otobüsle de ulaşılabilir. Hollywood filmlerine sahne olmuş Volterra kasabası da çok yakın. Floransa’dan Günübirlik Pisa, Volterra, San Gimignano rotası Siena’dan yapılabilir.

8. Toskana

italya pisa kulesi
pisa kulesi

Toskana, içerisinde Pisa, Floransa gibi kentlerin de bulunduğu İtalya’nın bölgesel özerkliğe sahip 20 bölgesinden biri. Orta Çağ izlerini taşıyan kentleri ve kasabaları, olağanüstü manzaraları ve şaraplık üzüm bağlarıyla bölge çok sayıda alternatife sahip.

Pisa Kulesi ile ünlü Pisa şehri; çiftlikleri ve kır manzaralarıyla bilinen Val d’Orcia, Orta Çağ şehri San Gimignano ve şarap üretim bölgesi Chianti Toskana gezilecek yerler arasında.

Pisa, Kuzey İtalya’da, Toskana bölgesinde yer alıyor. Dar ve dolambaçlı taş döşeli sokaklarıyla Orta Çağ izlerini taşıyan Pisa kent merkezi, İtalya’nın en güçlü 4 deniz cumhuriyeti arasına ismini yazdırmış bir dönemin mirası. Rönesans’ın bilimsel devrimine büyük katkıda bulunan bilim insanı Galileo Galilei burada yaşadı.

Pisa daha çok yarım günlük turlarla Floransa ile birlikte ziyaret edilmesine rağmen İtalya’nın en çok ziyaretçi ağırlayan şehirlerinden biri. Ünlü eğik Pisa Kulesi nedeniyle İtalya turları listesinde mutlaka yer alıyor.

Pisa Kulesi, bin yılı aşkın bir süre önce inşa edilen Pisa Katedralinin çan kulesi aslında. 1173’te yapımına başlanan kulenin tamamlanması 200 yılı aşmış. Kulesi, Katedrali ve vaftizhanesinin bulunduğu Piazza del Duomo bölgesi UNESCO Listesinde.

16. yüzyıla kadar Pisa Cumhuriyetinin siyasal merkezi konumunda olan Piazza dei Cavalieri, bir dönem St Stephen Şövalyelerinin de askeri merkezi görevini üstlenmiş. Heykeller ve tabloların sergilendiği Museo dell’Opera del Duomo, 17 ve 19. yüzyıllara ait eserleri ile zengin bir koleksiyona sahip Museo Nazionale di Palazzo Reale görülecek yerler arasında.

9. Verona

sirmione
Sirmione, Garda Gölü
italya gezilecek şehirler
Verona Arena

Verona, tarihi köprüleri, Arnavut kaldırımlı sokakları, romantizm atmosferi ile İtalya’nın en romantik şehri olarak biliniyor. Kuzeydoğu İtalya’nın Veneto bölgesinde, Venedik ile Milano’nun tam ortasında yer alan 260,293 nüfuslu bir şehir. Adige Nehri’nin iki yanına kurulu. Shakespeare’in trajik aşk hikayesi Romeo ve Juliet’in aşk hikayesinin geçtiği yer. Aynı zamanda zengin mermer yataklarıyla, dünyanın en büyük mermer fuarlarından birine de ev sahipliği yapıyor. İtalya’da en çok ziyaret edilen dördüncü şehir.

Klasik Roma’dan kalma kalıntılarıyla UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan kentte gezilecek yerler arasında 22 bin kişi kapasiteli Roma tiyatrosu Arena, minik bir Kolezyum gibi. Aşk hikayesine konu olan Romeo ve Juliet’in Evi, en kalabalık yer. Evin bahçesinde yer alan Juliet Heykelinin sağ göğsünü tutmanın şans getireceğine inanılıyor.

Erbe Meydanı yine şehrin en güzel yerleri arasında. Verona Katedrali, Ponte di Pietra, Arco di Gavi oldukça güzel. 84 metre yüksekliğindeki Lamberti Kulesi ve 14. yüzyıl yapısı Castellvecchio (Eski Kale) Verona’da görülmesi gereken yerlerden. Verona Opera Festivali de oldukça rağbet görüyor. Şehirde tramvay ya da metro yok. Sadece otobüs var ve tabi bisiklet.

Garda Gölü yani Lago di Garda, İtalya’daki en büyük göl. Kuzeyde fiyortları güneyde ise denizleri andıran devasa göl çevresinde yirmiye yakın minik şirin kasaba var. Bardolino, Garda, Malcesine, Desenzano ve Sirmione en ünlüleri.

Herkesi güzelliği, zarafeti ile büyüleyen Avusturya-Macaristan Kraliçesi Sisi de tatillerinin çoğunu burada geçirmiş. Araç kiralayarak Garda gölünün etrafındaki köyleri 1 günde gezmek en güzeli. Venedik ve Milano arasındaki Garda Gölü’ne Verona’dan otobüsle veya trenle geçilebilir.

Sirmione, balayı çiftlerinin sevebilecekleri romantik ve huzurlu kasabalardan birisi. Kasabada motorlu araç kullanımı yasak. Yüzyıllar boyunca Verona’yı yönetmiş ailenin bir zamanlar yaşadığı Scaliger Kalesi, enfes Sirmione ve Garda Gölü manzarasına sahip.

Restoran ve mağazaların sıralandığı capcanlı Vittorio Emanuele sokağı ve Begonvillerle süslü taş evler çok tatlı. Zengin İtalyanlar emekli olunca buraya yerleşiyor. Su çok soğuk olsa da yüzülebiliyor. Unutmadan Sirmione’nin dondurmaları şahane, tadı hala damağımda.

10. Milano

Milano
Duomo di Milano, Milan
Como Gölü
Bellagio, Como Gölü

Milano, İtalya’nın en zengin şehri. Kuzey İtalya’da Lombardiya bölgesinin başkenti olan şehir, tarz dükkanları, galerileri ve restoranları ile İtalya’nın birçok şehrinden çok daha hızlı bir yaşama sahip olmasıyla biliniyor. Sadece İtalya’nın değil tüm dünyanın moda trendlerinin belirlendiği, moda sektörünün nabzını tutan Milano, dünyanın en önemli finans ve ticaret merkezlerinden de biri.

Castello Meydanında yer alan Castello Sforzesco Kalesi; Festa del Perdono’daki Antico Ospedale Maggiore görmeye değer. Santa Maria delle Grazie Kilisesi, Galleria Vittorio Emanuele II, Santa Maria Presso San Satiro Kilisesi, St. Ambrose Bazilikası da mutlaka görülmeli.

Milano sanatsal ve kültürel olarak da çok zengin bir mirasa sahip. Dünyanın en önemli opera ve bale merkezlerinden biri olduğundan, Teatro all Scalla’da ise dünyanın en iyi ve en ünlü operalarından biri izlenebilir.

Çoğu insan bu şehre bayılıyor ama ben pek de bir şey anlamadım bu şehirden. Bir kış dönemi 1 hafta kalmıştım, cansız ve ruhsuzdu. Eminim yaz dönemi çok daha güzeldir. İtalya’nın en büyük üçüncü gölü Como Gölü Milano’dan gidilebilecek enfes bir rota. Lombardiya bölgesinde bulunan göl ünlülerin ve jet sosyetenin yazlık yeri olarak biliniyor.

11. Cenova

cenova
Cenova
Portofino
Portofino

Cenova, İtalya’nın kuzeybatı kıyısında bulunuyor ve ülkenin en önemli deniz limanı. 2004’te Avrupa Kültür Başkenti olan Genova, Kristof Kolomb’un da doğum yeri. Zengin sanat, müzik, gastronomi, misafirperverlik geleneği, mimarı ve tarihsel özellikleri ve İtalyan Rivierasının en etkileyici coğrafyalarından birini temsil ediyor.

Avrupa’nın en büyük Orta çağ semtine sahip kentte çok sayıda kilise, saray ve müze var. Palazzi dei Rolli, San Lorenzo Katedrali, Lanterna Feneri, Porto Antico bölgenin büyük mirasını temsil ediyor. Otantik şehir aynı zamanda büyük ve güzel akvaryumu ile liman bölgesinde de tüm güzelliği toplamış.

Cenova, dağ ve deniz arasında yer alan, görkemli koylara yerleştirilmiş pitoresk sahil köyleriyle dolu. Başta Portofino olmak üzere Camogli, Boccadasse, Nervi gibi yıllardır birçok önemli ziyaretçinin kalbini ele geçiren kıyı kasabalarına sahip. La Spezia şehrinin batısında, Ligurya bölgesinde yer alan Cinque Terre’ye de en çok Cenova’dan gidiliyor.

✔︎ Portofino, 1960’lara kadar kendi halinde bir balıkçı kasabasıydı. Dalida‘nın 1959’da söylediği ‘I found my love in Portofino’ şarkısıyla bir anda dünyaca ünlü bir destinasyona dönüştü. Ligurya Körfezi’nin dokusunu korumuş, hoş manzaraları ve doğal güzellikleri ile öne çıkan bir kasabası. İtalya tatili için başlı başına bir rota.

✔︎ Cinque Terre, İtalyancada ‘beş köy/beş toprak’ anlamına geliyor. Dik yamaçlarda konumlanan Riomaggiore, Corniglia, Manarola, Varnezza ve Monterosso al Mare bu beşliyi oluşturan köyler. İtalya’nın Akdeniz kıyılarındaki en bakir ve muhteşem manzaralarına tanık olabileceğiniz bölgesi UNESCO Listesinde. Doğal konumu ve engebeli yapısı nedeniyle tarih boyunca ulaşımın çok zor olduğu bu köylere günümüzde teknelerle, trenle ve çok fazla tercih edilmese de kara yoluyla ulaşılabiliyor.

✔︎ Camogli, İtalya’nın keşfedilmemiş yerlerinden biri. Sessiz ve büyüleyici geleneksel bir balıkçı köyü. Renkli evleri, köklü bir geçmişi, küçük otelleri ve pastaneleri ile gizli bir mücevher.

12. Puglia

alberobello
Alberobello
puglia
Locorotondo

Puglia, İtalya’nın belki de turistik açıdan en az bilinen yerlerinden biri, ancak sahip olduğu kültürel zenginlikleriyle oldukça ilgi çekici bir yer olarak gelmişti bana. Çizmenin topuğuna denk gelen coğrafi bölge, bembeyaz evlerin oluşturduğu barok mimariye sahip şehirleri, küçük kasabaları, uzayıp giden üzüm bağları ve zeytin bahçeleriyle ünlü.

✔︎ Bari, Puglia bölgesinin başkenti ve Güney İtalya’da Napoli’den sonra en büyük ikinci kent. İtalya’nın güneydoğusunda Adriyatik Denizi kıyısında yer alan şehri dolaştığınızda tam da bir Akdeniz kentinde olduğunuzu anlıyorsunuz. Milano, Roma ve Napoli’nin aksine sokaklar daha sakin, daha gerçek.

Popüler kültürde Noel Baba olarak bilinen Pataralı Aziz Nicholaos’un kemikleri Bari Aziz Nicolas Bazilikasında yer alıyor. Basilica di San Nicola, Svevo Sarayı, Margarita Tiyatrosu, Petruzzelli Tiyatrosu, Eski şehir merkezi görülecek yerler arasında.

Puglia bölgesinin büyük şehirlerinden Lecce, cömertçe dekore edilmiş kiliseleri ve özenle oyulmuş sütunlara sahip binalarıyla bölgenin en iyi barok şehri. Otranto ise bozulmamış plajları ve yüzmeye davet eden kristal berraklığında suları ile ünlü.

✔︎ Alberobello, Itria Vadisindeki kasabaların en ünlüsü ve en ilginci. Sahip olduğu 1,400’den fazla trulli evleri ile oldukça ünlü bir her. 1996’da UNESCO Listesine dahil edilen kasaba bölgenin en çok turist alan yerlerinin başında geliyor. Konik çatılı, harçsız örülmüş duvarları, beyaz ve gri renkleriyle 14. yüzyıl trulli evleri buranın bu kadar ünlü olmasının başlıca sebebi.

✔︎ Itria Vadisi, Puglia’nın en ilgi çeken yerlerinden birisi. Ülkenin en güzel manzaraya sahip yerlerinden birisi olarak bilinen vadide gezilip görülecek o kadar çok yer var ki araç kiralayıp gezmek en iyisi. İtalyanın tıklım tıklım turist kaynayan şehirlerinden kaçmak isteyenler için bir vaha. Ülkenin en iyi yemekleri de burada üstelik.

Itria Vadisinde gezilecek yerler arasında Martina Franca, Locorotondo, Cisternino, Ostuni, Ceglie Messapica gibi enfes yerler var. San Michele Salentino, San Vito dei Normanni, Carovigno gibi diğer köy ve küçük kasabalar da vakti olanların rotasında yer alabilecek yerler.

✔︎ Martina Franca, Puglia Bölgesinde yer alan Taranto ilinin başkenti. Barok mimarisini en iyi yansıtan şehir 1310 yılından bu yana bölgenin en önemli ticaret merkezi. 10. yüzyılda saldırılardan korunmak için kaçan bir grup tarafından kurulan şehir, Itria Vadisinin kalbinde yer alıyor.

Dönemin zengin ve soylu ailelerinin yaşadığı Martina Franca, sahip olduğu çok sayıda saray ve kilisesiyle tarihe açılan bir kapı gibi. Soluk taş duvarlı ve beyaz badanalı evleri, dolambaçlı sokaklarıyla pek keyif aldığım bir şehir oldu. Konaklama için Masseria Calongo veya Lo Smeraldo Hotel tercih edilebilir.

✔︎ Locorotondo, ülkenin en güzel kasabalarından birisi belki de. Bölgenin en ünlü yerlerinden biri olan komşusu Alberobello’nun çok yakınında. Beyaz duvarlı evleri, daracık sokakları ve panoramik vadi manzarasıyla oldukça hoş bir yer burası.

Itria Vadisinin balkonu olarak tanımlanan kasabanın, sessiz ve sakin sokaklarında, bir akşam üstü gezme fırsatı buldum. Yeme ve içmeye, damak tadına düşkün gezginler için akılda tutulması gereken bir rota olan Locorotondo, beyaz şaraplarıyla da ünlü. Konaklama için Agriturismo Masseria Madonna dell’Arco tercih edilebilir.

✔︎ Cisternino, Puglia bölgesinde yer alan diğer şehirler gibi neredeyse hiç bozulmamış bir dokuya sahip. Yunan kökenli olarak kurulmuş kasaba, ancak MÖ 216’da Hannibal tarafından yakılsa da daha sonra yeniden inşa edilmiş. Beyaz badanalı evlerin sıralandığı uzayıp giden dar sokakları ve rengarenk saksı çiçeklerinin süslediği merdivenleri pek bir güzel.

2014’de yılın cittaslow şehri seçilmiş. Cisternino’ya 3 km uzaklıkta olan Masseria Calongo hem iyi bir yemek hem de konaklama için tercih edilebilir. Komşuları Alberobello ve Locorotondo’ya yaklaşık 12 km mesafede.

✔︎ Ostuni, aynı zamanda ‘Beyaz Şehir’ olarak da bilinen, muhteşem gotik katedralleriyle görenleri kendine hayran bırakan bir şehir. Görkemli savunma duvarları ve buranın içinde kalan ve kümeler halinde bulunan bembeyaz evleriyle oldukça farklı bir şehir görüntüsüne sahip.

Yunan Adalarını anımsatan sokaklarında kaybolmak için bile gidilir. 17. yüzyılda ortaya çıkan veba ve salgın hastalıklardan korunmak amacıyla kullanılan kireç, kasabanın tamamını beyaz bir örtüyle kaplayarak bugünkü görünümüne kavuşturmuş. Masseria Asciano konaklamak ve akşam yemeği için nefis.

✔︎ Ceglie Messapica, Salento bölgesi içerisinde yer alıyor. Puglia Bölgesi, Brindisi iline bağlı, 25,000 nüfuslu küçük kasaba. Oldukça tarihi olan bu bölge trulli evleri, massera denilen çiftlik evleri, kiliseleri, şehri surları kalıntıları, taş duvarları, zeytinlikler ve üzüm bağları ile biliniyor.

Roma döneminde nüfusu 40 binleri bulan bu kasaba benim ziyaret ettiğim Ekim başında pek bir sessiz ve sakindi. Evlerin dışarıda yer alan merdivenlerinin hepsinde yer alan rengarenk çiçekli saksılar ve bitkiler dar sokakların nefis yapıyor. En güzeli kasabanın sokaklarında rastgele yürümek.

13. Bolonya

bolonya

Bolonya, güzelliği, zenginliği, yemekleri ve sol görüşlü politikasıyla biliniyor. İtalya’nın gastronomi başkenti olduğu iddia edilen Emilia-Romagna bölgesinin başkenti olan Bologna, ülkenin kuzeyinde yer alıyor.

Bologna ‘La Grassa’ (şişman – o zengin mutfak), ‘La Rossa’ (kızıl – politik eğilimleri ve koyu kırmızı çatıları) ve ‘La Dotta’ (bilgili – üniversitesi dünyanın en eskisi) üçlemesiyle tanımlanıyor. Diğer İtalyan şehirleri kadar yüksek profilli olmayabilir, ancak kültür ve lezzet meraklılarını kendine çeken cazip değerlere sahip. Bolonez sosa da ismini vermiş.

Avrupa’nın en eski üniversitesi olarak kabul edilen 1088 yılında kurulmuş Bologna Üniversitesi, Dante, Kopernik ve Erasmus gibi ünlü isimlerin de okulu. Hareketli gece hayatı ile meşhur. Sokaklarında harika kemerler bulunan şehir yağmurda bile yürümek isteyeceğiniz kadar güzel.

Piazza Maggiore’de başlayın ve 5. yüzyıl piskoposuna ve St Petronius’un koruyucu azizine adanmış Basilica di San Petronio’nun içinde dolaşın. Şehrin odak noktası olan, kırmızı çatılı sokakların muhteşem manzarasını görmek için İki Kuleye gidin. Mezuniyetten önce kuleye tırmanan kimse okulunu bitiremez deniyor. Kahve molası için zarif meydan Piazza Santo Stefano enfes.

14. Sicilya

sicilya
Cefalu, Sicilya

Sicilya, Akdeniz’in en büyük adası unvanını taşıyan, büyüleyici güzellikteki kıyı şeridi, kumsalları, küçük şirin köyleri ile İtalya’nın özellikle yaz aylarında çok sayıda ziyaretçi ağırlayan turizm destinasyonu. Kıbrıs’ın neredeyse üç katı büyüklüğünde. Kendine özgü vergi, eğitim sistemi, ayrı parlamentosu olan İtalya’nın bu yarı özerk bölgesi, baharda portakal ve limon ağaçlarının kokularının parfüm etkisi hissettirdiği bir yer.

Yerel gelenekleri, egzotik yemekleri ve farklı mimarisi ile burası bir başka. İtalya’nın diğer modern ve zengin bölgelerine kıyasla daha fakir de olsa yavaş yavaş kendini toparlayarak, tarihi ve doğal güzelliklerini misafirlerine sunuyor. Akdeniz’e serpilmiş Eolie, Ustica, Egadi, Pantelleria Adası ve Pelagie gibi küçük şirin adalarıyla deniz, güneş, kum tatili arayanlar için birebir.

Katanya, Etna Dağı eteklerinden kurulmuş ve adanın en büyük kenti. Palermo, adanın başkenti. Rengarenk sokakları, muhteşem plajları, leziz yemekler sunan restoranları ile cıvıl cıvıl bir şehir. Cefalu, şirin balıkçı kasabası ve belki de adanın en güzel şehri. Palermo’dan 40 dakika uzaktaki bu Orta Çağ kenti, pitoresk piazzalar, güzel kiliseler ve denizin hemen önünde güzel bir gezinti yolu ile gerçek bir mücevher.

Sirakuza, Arşimed’in yaşamış olduğu kasaba. Taormina, Etna’ya yakın Orta Çağ kasabası. Holywood yıldızlarının yeni gözdesi. Carleone, Baba filmine konu olan Vito Corleone’nin yaşadığı yer. Sicilya’nın en büyük iki şehrinden Katanya’ya, Türk Hava Yolları direkt uçuyor. İstanbul’dan 2 saat uçuş mesafesindeki Catania Fontanarossa Havaalanı, şehir merkezine 15 dk. uzaklıkta.

15. San Marino

italya rehberi san marino

Her yıl milyonlarca insanın ziyaret ettiği ve bir ovanın ortasında yükselen büyük bir kayanın üzerine kurul olan San Marino, Avrupa’nın beş mikro devletinden biri. Dünyanın süregelen en eski devletlerinden biri olan San Marino’da Ortaçağ Burçları, San Francesco Kilisesi, Aziz Marino’nun kutsal eşyalarının sergilendiği bazilika ve Hükmet Konağı görülmesi gereken yerler arasında.

İtalya şehirlerine birçok hava yolunun direkt uçuş seferleri bulunuyor. Bunun yanında birçok Avrupa ülkesinden raylı sistemlerle de ulaşım mümkün.

İtalya’da ne yenir

Coğrafi konumu itibariyle Akdeniz kültürüne sahip İtalyan mutfağı, dünyanın en zengin ve sağlıklı mutfaklarından biri. Geçmişi ise MÖ 4. yüzyıla kadar uzanana lezzetli ve sağlıklı İtalyan mutfağı haklı olarak dünyanın en zarif ve en sevilen mutfaklarından birisi olarak kabul ediliyor.

Etrüsk, Antik Yunan, Antik Roma, Bizans, Yahudi ve Arap mutfaklarından etkilenen bu kültürün özelliği, bölgesel çeşitliliğinin fazlalığı ile çok farklı lezzetleri barındırmasından geliyor.

Konu ağız tadı olduğunda, İtalyan mutfağı damakları şenlendiren, ünü ülke sınırlarını aşmış enfes leziz menülere sahip. Yiyecek ve malzemelerin bölgelere göre farklılık gösterdiği sofralarda, peynir ve şarap çok sayıda çeşitleriyle mutfağın büyük bir bölümünü oluşturuyor. İtalya makarna sevenler için bir cennet, ancak pizza ve gelatoyu unutmayın.

İtalyanların dünya mutfağına kazandırdıkları pizza, makarna (pasta), dondurma, parmesan peyniri, mozzarella, tramezzino, antipasti, saltimbocca, zuppa inglese, tiramisu, panna cotta, castelli romani ve frascati lezzetleri İtalya’ya yolu düşen herkesi mutlaka en az bir kaçını tatması gereken lezzetler. İtalyanca ‘hamur’ anlamına gelen pasta kelimesi, İtalyan mutfağının en önemli öğesi. Kahve ve özellikle de espresso, İtalyan mutfağının önemli unsurlarından biri.

İtalya’da yemek kültürü geleneksel olarak açlık gidermekten çok, arkadaş ve aileyle zaman geçirmek ve sohbet etmek için bir araç olarak görülüyor, dolayısıyla da diğer Avrupa ülkelerine oranla daha uzun sürüyor. Ana yemek menüleri genellikle antipasto (hors d’oœuvre) ile başlayıp çorba veya makarna, et veya balık, sebze veya salata ve peynirle devam ederek meyve veya tatlı ile sonlanıyor.

En ünlü şarapları Chianti, Frascati Valpolicella, Bardolino, Barolo, Barbera, Grignolino, Merlot olduğu gibi imkanınız varsa bazı Sicilya ve Sardunya şaraplarını da deneyin.

İtalya, dünya moda ve alışveriş başkenti Milano ile tanınan bir ülke. Her yıl binlerce alışveriş tutkunu yeni trend moda ürünlerini keşfetmek için Milano’ya geliyor. Roma, Floransa ve Pisa gibi şehirlerin çevresinde kurulu olan outlet alışveriş merkezleri farklı kategorilerdeki ürünleri ekonomik fiyatlara bulabileceğiniz noktalar. Şehir merkezindeki ana meydanlar ve caddeler de hediyelik eşya çeşitleri başta olmak üzere birçok ürün satılıyor.

İtalya’ya ne zaman gidilir

İtalya’nın en güzel şehirlerini, etkileyici Ortaçağ kasabalarını, üzüm bağları ve selviler ile bezenmiş Toskana bölgesini ve de muhteşem göllerini manzaraları içinize sindere sindire keşfetmek için ne zaman İtalya’ya gideceğinizi bilmemiz gerek.

Akdeniz alçak basıncı Genoa körfezinde başlıyor ve İtalya’nın tümüne yayılarak iç bölgelerde yağmur ve gök gürültülü sağnak yağışa neden oluyor. Yazları Toskana bölgesindeki gök gürültüleri inanılmaz olabiliyor, özellikle ağustos ayında sıcak ve nemli havanın kırılacağı anlamına geliyor.

İtalya’nın çok farklı iklimsel bir yapısı bulunuyor. İtalya’nın büyük bir kısmı farklı sıcaklıklardaki sularla çevrili ve bu durumdan dolayı bir çok mikroiklim denilen durumlar meydana gelebiliyor.

İtalya tipik Akdeniz ikliminin görüldüğü bir ülke. Ülkenin kuzey bölümünde Alp Dağları ile çevrili bölgede ise karasal iklim hakim. Yazın ülkenin kıyı kesimleri hem sıcak hem de kalabalık oluyor. İlkbahar ve sonbahar dönemleri İtalya’yı ziyaret etmek için en uygun dönemler.

İtalya’da turizm sezonu tüm yıla yayılmakla birlikte açık hava sporları için en uygun dönem Nisan-Ekim, kış sporları için ise Aralık-Mart arası. Her zaman güneşli bir ülke olarak bilinse de ülkenin kuzey ve güney bölgelerinde önemli ölçüde iklim değişiklikleri gözleniyor. Örneğin, sürekli karlarla kaplı Alp Dağları Bölgesi bir yana, kuzeydeki endüstri bölgeleri, aşağı yukarı Avrupa’nın karasal iklimi ile aynı iklime sahip.

Ancak en genel tabiri ile, kışın genellikle yağışlı olan İtalya, Nisan ve Kasım ayları arasında çoğunlukla güneşli ve sıcak oluyor. Yılın en sıcak zamanları ise Temmuz ve Ağustos ayları. Sonuç olarak iklimin ve sıcaklığın daha yumuşak olduğu Nisan-Mayıs-Haziran ayları İtalya seyahati için en uygun zamanlar.

İtalya’nın yüksek sezonları yılbaşı ve christmas sezonu, okulların kapandığı Şubat ayı, Easter ve tüm Ağustos ayı. 15 Ağustos ağustos demek italyanlar için Ferragosto demek, yani tatil anlamına geliyor. Katoliklerin Meryem Ana’nın göğe yükseldiğine inandıkları gün olan ve 15 Ağustos tarihine denk gelen Ferragosto döneminde İtalya’ya gitmek istemeyebilirsiniz. Hem bir çok kapalı olabileceği gibi, tatil dönemi olduğunda otellerde boş yer bulmak zor olabilir.

İtalya nerede

İtalya Yarımadası, kuzeyde Alp Dağları ile Avrupa’dan ayrılıyor. Avrupa’nın güneyinde bulunan İtalya, batı kıyısı Akdeniz’e ve doğu kıyısı Adriyatik’e bakıyor. En yüksek noktasını 4748 metre ile Monte Bianco’nun oluşturduğu bir yarım ada ülkesi olan İtalya içerisinde Sicilya ile Sardunya adasını da barındırıyor.

İtalya nasıl gidilir

İtalya’nın en önemli ve en çok tercih edilen giriş kapıları olan Milano ve Roma havalimanlarına dünyanın hemen her yerinden direkt veya aktarmalı uçuş seferleri bulunuyor. İtalya’nın diğer önemli uluslararası havalimanları ise Floransa, Venedik, Bologna, Napoli, Torino ve Cenova şehirlerinde bulunuyor.

Türkiye ve Roma arasında direkt uçuş seferi olan hava yolları İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Turkish Airlines, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Pegasus Airlines, Alitalia ve Blu-express ile İstanbul’dan 2.5 saatlik bir seyahat sonunda, İtalya’nın başkenti Roma’ya ulaşıyorsunuz.

Roma şehir merkezine 35 km uzaklıkta bulunan Leonardo da Vinci Havaalanı (Fiumicino Uluslararası Havaalanı) ve Roma’nın 15 km güneydoğusunda yer alan Ciampino Havaalanı’ndan merkeze ulaşım exspres tren, metro ve otobüslerle sağlanıyor.

Denizaşırı ülkelerden gemi ile gelen yolcular genellikle İtalya’ya Genova, Napoli ve Venedik’ten giriş yapıyorlar. Ayrıca, İtalya’yı Slovenya, Hırvatistan, Arnavutluk, Yunanistan, Türkiye, Malta, Tunus, Fas, İspanya ve Mısır’a bağlayan düzenli ve yoğun feribot seferleri düzenleniyor.

İtalya’da hemen hemen her yere ulaşımı sağlayan çok başarılı ve efektif bir tren yolu sistemi bulunuyor ve fiyat olarak da çok uygun. Bunun yanında otobüsleri de çok sık kullanan bir ülke olduğundan dilediğiniz her yere gitmek bir şekilde mümkün. Dilerseniz araba da kiralayabilirsiniz.

Avrupa’nın raylı sistem hızlı treni olan Intercity ile daha hızlı çalışan Eurostar, Avrupa içerisindeki pek çok kent arasındaki ulaşımı sağlayan kusursuz tren ağları. Avrupa’da iseniz, raylı sistemleri kullanarak kolaylıkla İtalya’ya gelebilir, buradaki pek çok kenti de bu sistemle ziyaret edebilirsiniz.

Otomobil ile seyahat ederek İtalya’ya kuzeyden giren yolcular meşhur tünellerden geçerek veya Monte Bianco, San Bernardo Simplon, St. Gottard ve Brenner Dağları’ndan geçen panoramik kara yolu ile İtalya’ya giriş yapabilirler. İtalya’ya Nasıl Gidilir blog yazımda da bilgiler yer alıyor.

İtalya’ya geldiğinizde muhtemelen tren, araba ya da gemi (Venedik) ile seyahat edeceksiniz. Eğer trenle seyahat edecekseniz bilmeniz gereken şey ne kadar çok para verirseniz o kadar rahat seyahat edersiniz. Farklı tren sistemleri ve firmaları mevcut, hepsi de güvenilir firmalar ama aralarında bir takım farklar bulunuyor.

Bu farklar sizin nasıl seyahat etmek istediğinize göre değişiyor. Bazen pahalı olabilen bu yolculukları yaparken hemen hemen tüm AB ülkelerinin de kullandığı Euro para birimini kullanacaksınız. Araba ile seyahat edecekseniz, kuzey İtalya’nın yollarının güneye nazaran çok daha gelişmiş olduğunu bilmenizde fayda var.

İtalya’nın başkenti olan Roma’da, A ve B olmak üzere iki hattan oluşan Roma metrosu kenti boydan boya geçerek ana istasyon olan Termini’de kesişiyor. Kenti kuzey-güney, batı-doğu ekseninde kesen, kırmızı-mavi hatları mevcut. Trafiğin yoğun olduğu saatler dikkate alındığında otobüs ve tramvay da kolaylığı ve ucuzluğu bakımından tercih edilebilir. Bunların dışında hem keyifli hem de kolay olan hop on ve hop off otobüsleriyle de istediğiniz yere ulaşabilirsiniz.

İtalya’nın neresini ziyaret ederseniz edin, inanılmaz bir kültürel deneyim yaşayacak, enfes yemeklerle damağınızı şenlendirecek, eşsiz manzaraları bırakıp gitmek istemeyeceksiniz. İster muhteşem bir atmosferi olan Venedik’te bir gondolda olun ister başka bir yerde şarabınızı yudumlayın.

İtalya her şekilde büyüleyici. Dönüş vakti geldiğinde bir parçanızı arkanızda bıraksanız da tepeden tırnağa yenilenmiş olarak ayrılırsınız bu ülkeden. Tamamı değilse bile, bir bölgesi mutlaka sizin için özel yerler arasında yerini alacak.

1 YORUM 💬

  1. Her yol Roma’ya çıkar derler ama benim yolum bir türlü çıkamadı şu şehre.
    Günübirlik de olsa Brindisi’yi görme fırsatını yakalamıştım. Güzel coğrafya, sanatın, Avrupa medeniyetinin merkezi.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın