Mersin‘de bulunan, geçmişi MÖ 7 binli yıllara uzanan Yumuktepe Höyüğü, Anadolu’nun en eski yerleşim yerleri arasında yer alıyor. Adını ilk defa Mersin’e yaptığım seyahatimde duyduğum, Mersin’in Toroslar ilçesinde yer alan Yumuktepe Höyüğü tam bir medeniyetler beşiği aslında.

Mersin‘in, geçmişten günümüze tarımsal anlamda bölgeler arası bir köprü rolü gördüğü arkeologlarca sıklıkla beyan ediliyor. Yumuktepe, günümüzden 9 bin yıl kadar önce Neolitik çiftçiler tarafından kurulmuş.

Yumuktepe Höyüğü
Yumuktepe Höyüğü

Yıllar içerisinde gelen yerleşimler ile 23 metre kadar yükselen tepe üzerinde yollar inşa edilmiş. Höyüğün, tarımsal ürünler ve tekniklerin Anadolu’dan Avrupa’ya yayılmasında kilit bir rol oynadığı düşünülüyor. Teraslı evler ve kalıntılarla birlikte karışık bir tabakalanmanın oluştuğu kent, Orta Çağ’a kadar önemini sürdürmüş. Doğal kaynaklar ve ulaşıma elverişli yapısı ile ticarette avantajlı konuma gelen Yumuktepe, Doğu Akdeniz ve diğer Akdeniz ülkeleriyle sıkı bir ilişki içerisindeydi.

Dünyada tarımın ilk yapıldığı yerler arasına adını yazdırmayı başaran Yumuktepe’de, binlerce yıl öncesine dair buğday ve zeytin yetiştiriciliği ile ekmek üretiminin izlerine rastlanıyor. Günümüzde sadece yaz aylarında sürdürülen kazı çalışmaları ile Anadolu coğrafyasına ait birçok bilinmeyene ışık tutulması amaçlanıyor.

Yumuktepe

Yumuktepe Kazisi
Yumuktepe Kazisi

Tarihi izlerinin milattan önce yedi binli yıllara uzanması ve bu dönemden on üçüncü yüzyıla kadar kesintisiz yerleşim yeri olması nedeniyle Medeniyetler Beşiği adıyla anılan Yumuktepe Höyüğünde, ilk kez 1936-1937 yıllarında İngiliz Arkeolog Jhon Garstang başkanlığındaki kazı heyetinin yaptığı kazı çalışmaları, İkinci Dünya Savaşı sırasında sekteye uğramış. 1946-1947 yıllarında yeniden yapılan kazıların ardından, 1993 senesinden bu yana çalışmalar düzenli olarak sürdürülüyor.

Kazılarda ortaya çıkarılan Neolitik, Kalkolitik ve Ortaçağ dönemlerine tarihlenen çok sayıda eser Mersin Müzesi‘nde ziyaretçilere sunuluyor. Bu eserler arasında, kandiller, boncuk dizileri, kemik süs iğneleri, taş ağırşaklar, kemik aletler, testiler, bıçaklar ve kadın heykelleri yer alıyor.

Yumuktepe, Mersin
Binlerce yıllık höyük geçtiğimiz yıllara kadar piknik alanı olarak kullanılıyordu

Tarımsal ürünlerin depolandığı 6 siloda dünyanın en eski buğday çeşidinin izlerinin bulunması çok önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor.

Ayrıca 6,500 yıllık olduğu belirlenen saray kalıntısı tüm arkeoloji dünyasında heyecan yarattı. Milattan önce 4 bin 500’lü yıllara, geç kalkolitik dönemine ait saray, normal evlere göre daha anıtsal ve kaliteli bir şekilde yapılmış. Sarayın dışarısında iyi yapılmış bir kaldırım var.

Mersin’de gezilecek yerler arasında bulunan, Anadolu tarihine tanıklık etmek isteyenler için fırsat sunuyor. Her ne kadar turizm için henüz yeteri kadar hazırlanamamış olsa da böylesi bir yer görmeye değer. İnsanlık tarihi için çok önemli gelişmelere sahne olan bu yeri Mersin seyahat rotanıza mutlaka ekleyin.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!