Tayland’ın başkenti Bangkok, Güney Asya’nın en çok ziyaret başkentlerinden birisi. Şehrin en önemli dini yapılarından biri olan Wat Arun Tapınağı ise, Bangkok’ta en sevdiğim yerlerin başında geliyor. Chao Praya nehri kenarında Eyfel kulesi benzeri yükselen Wat Arun, Tay dilinde Şafak Tapınağı anlamına geliyor.

Wat Arun, şehirdeki diğer tapınakların aksine hala oldukça aktif bir tapınak kompleksi olarak hizmet veriyor. Beş kuleli renkli yapı, neredeyse tepeden tırnağa porselenden inşa edilmiş. Tapınak kompleksinin kalbinden gökyüzüne doğru yükselen 81,85 metre yüksekliğindeki Stupa, renkli kesme seramik çinileriyle oldukça özenli bir mimariye sahip.

Maceracı ruhlar stupanın en üstüne kadar çıkınca, Wat Pho ve Grand Palace‘ın yanında, Bangkok’un şahane manzarasını da görebilirler. Gün batımında ışıl ışıl parlayan yapısıyla mistik ve büyüleyici bir manzaraya sahip. Eylül 2013-2005 arası Bangkok’a yolu düşenler ne yazık ki tapınağa çıkma şansı elde edemeyeekler. Wat Arun 3 yıl boyunca tadialata olacak tapınağın bir kopyası, Tayland Turizm yetkililerince yapılması planlanıyor.

Wat-Arun-Bangkok
Wat Arun, Bangkok, Tayland

300 yıllık tapınak Wat Arun, Chao Praya Nehri’nin batı tarafında, Tha Thien iskelesinin karşısındaki yer alıyor. Eğer siz de benim gibi çarpıcı eski eserler ve tarihi yerlerle ilgiliyseniz Wat Arun’u görmeden Bangkok’tan dönmeyin. Bangkok’un eski şehir olarak adlandırılan bölgesinde yer alan Tha Thien iskelesinden, sadece 2 Baht ödeyip feribota karşıya geçin. Sabah 8’de açılan tapınak akşam saat 5.30’a kadar ziyaret edilebiliyor. Giriş ücreti ise 50 Baht.

14 YORUMLAR

  1. Tayland’da görülmesi gereken muhteşem bir yer. Kalabalık had safhada olmasına rağmen sabırla, azimle gezdiğim tapınak.

  2. Uzun zamandır Facebooktan takıp etsem de sıtenızı ınceleme fırsatı yenı bulabıldım. Seyahet etmeyı gercekten cok seven ve hayatta en keyıf aldıgı sey yenı yerler gormek olan bırı olarak sıtenızı cok begendım. Hatta an ıtıbarıyla ben de New York’dayım Şubat tatılını fırsat bılıp geldım -klavyemden belkı anlasılıyor oldugu gıbı-.

    Avrupa ve Amerıka’yı seyahat etmıs olsam da asyaya gıtme fırsatım hıc olmadı ve oralara gıtmek konusunda hep bır tedırgınlık tasıyorum ama yazılarınız ve fotograflarınızdan gordugum kadarıyla gercekten gezmeye degecek yerler. Bılgılerınız ıcın tesekkurler.

  3. Buralara bir gidiş-dönüş bilet tercih ederdim ama tabiki Mısıra’da hayır demem. 😉 Bu arada keyifle takip ediyorum gönlünüzce devam etmesini dilerim eğlenceli seyahatler.

  4. İlk kıtalararası tek başıma yaptığım seyahatte, büyülemişti beni Wat Arun Tapınağı. Yazınızda bahsettiğiniz gibi maceracı bir ruhla tapınağın en tepesine tırmanıp, Bangkok’un kaotik ama güzel manzarasına karşı, Bob Ross tablolarındaki küçük mutlu pembe bulutlar ile günü batırdım. Budizm’in huzuru dört bir yana yayılmıştı, pembe bulutlar ve bana bile..

  5. Bir gün ben de yakın zamanda az para çok fotoğrafla en gizemli yerlere ziyaret gerçekleştireceğim.

  6. Kemal bey, bloğunuzu özellikle de bu tür bilgiler içeren, ipuçları veren yazılarınızı ilham verici buluyor ve kendi adıma çok faydalanıyorum. Çok teşekkürler.

  7. Tüm çabalarımıza rağmen bu güzel tapınağı ziyaret edebilmek ne yazık ki mümkün olamadı.
    Kaldığımız otelden bir tekne kiralayıp tapınağa gitmek istediğimizi söyledik. Teknenin sahibi çok yardım sever Tayland’lı bir kadındı ve bizi tapınak önündeki sahte kişilerden uyardı.

    Tapınağa vardığımızda önümüze çıkan birileri tapınaktaki Monk’ların yemek yediğini, rahatsız edilmemeleri gerektiğini, 1 saat sonra tekrar gelmemizi ve eğer dilersek bizi yakındaki shoping merkezine götürebileceklerini söylediler.

    Bu kişiler tarafından daha önce uyarılmış olduğumuz için bu sahte barikatı ve bunun gibi 2 barikatı daha geçerek tapınağın kapısına geldik. Kapıda görevli olduğu boynuna asmış olduğu karttan anlaşılan kişi de aynı hikayeleri tekrar etti ve istersek bir TukTuk çağırıp bizleri alışveriş merkezine götürebileceğini söyleyince tüm neşemiz ve tapınağı ziyaret isteğimiz kaçıverdi ve geri döndük.

    Bu hikayeyi tekne ile dönerken Taylandlı kadına anlattığımda bunun çok normal olduğunu ve bir dahaki sefere bir TukTuk sürücüsü ile bu tip yerleri gezmeye gitmemizi önerdi.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!