Dresden, Almanya‘nın bağımsız eyaleti Saksonya’nın başkenti ve Elbe Nehrinin iki yakasında bulunuyor. Hemen okuduğum her yerde Dresden Elbe’nin Floransa’sı olarak geçiyor. Şehir hem mimarisi hem de barındırdığı çok sayıda sanat eseri koleksiyonu yüzünden bu şekilde anılıyor. Zaten şehir değil sanki bir açık hava müzesinde geziyor gibi hissediyorsunuz.

Sanat, bilim ve tarih meraklıları için Dresden adeta bir cennet. Kentte 40’tan fazla müze ziyarete açık. Dresden Devlet Sanat Koleksiyonları, 70 yıllık savaş nedeniyle depoda kaldıktan sonra mükemmel bir şekilde restore edilen binada “Weltkültürerbe (Dünya Kültür Mirası)” ve “Türckische Cammer (Türk Odası)” bölümleriyle ziyaretçileriyle buluştu.

Turckische-Cammer

Türckische Cammer Müzesi

Dresden’de yer alan ilginç müze Türkish Cammer, Avrupalıların Türklere ve Doğu’ya olan korku ile hayranlığının en güzel örneklerini bünyesinde barındıran şaşırtıcı bir müze. Türk Odası, yakın doğunun askeri eşyalarını bir araya toplayan Dresden cephaneliğinin bir parçası. Türckische Cammer Müzesinde birbirinden ilginç Osmanlı mirası eşyalar sergileniyor.

Malta

Türckische Cammer, Osmanlı sanatının Türkiye dışındaki en eski ve en önemli koleksiyonlarından biri. Koleksiyonun tarihi, Saksonların Osmanlılarla ilk temasa geçtiği ve ekipmanlarının egzotik olarak kabul edildiği bir döneme kadar uzanıyor. 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Saksonların, Osmanlı İmparatorluğu’na olan hayranlığı oldukça yüksekti düzeydeydi. Zevkleri, koleksiyonculuk tutkuları ve asil bir güç sergileme çabaları sayesinde Türklerin efsanevi hazinelerini yıllar boyu topladılar.

Daha önce 450 yıllık Dresden Devlet Sanat Koleksiyonu arşivinde tutulan Osmanlı ve Doğu kaynaklı eserler bu müzede sergide. Sakson düklerinin yüzyıllar boyunca topladıkları Osmanlı eserlerinin oldukça geniş bir koleksiyonunu bu ilginç müzede bulabiliyorsunuz.

Osmanlı’nın Avrupa seferleri sırasında savaşta kullandığı aletlerden, Avrupa sosyetesinin İslam dünyasına olan özentisi ile günlük hayatlarında kullandığı çeşitli eşyalara kadar çok farklı objeleri bünyesinde barındıran bu müze Rezidans Sarayı’nda göz kamaştırıyor.

Turckische Cammer Museum
Turckische Cammer Dresden
Turckische Cammer Museum

750 metrekarede toplam 600’den fazla obje, Türckische Cammer’in muhteşem zenginliğini tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor. Osmanlı’ya ait eşyalar, çadırlar, silahlar sergileniyor. Silahlardan günlük kıyafetlere, at koşumlarından Osmanlı sadrazam çadırlarına, kılıçlardan silahlara kadar çok çeşitli eserler sanatseverlere sunuluyor.

Türckische Cammer’deki en büyük nesne, altın ve ipekten yapılmış 20 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde ve 6 metre yüksekliğindeki bir Osmanlı üç direkli çadırı. Müzede çadıra girip, dönemin Osmanlı sanatının en önemli örneklerini yakından görebilirsiniz.

Müzede öne çıkan diğer eserlerden biri de ahşaptan oyulmuş sekiz adet gerçek boyutlu at yer alıyor. Yaklaşık 150 kg ağırlığında, gerçek boyutlarına uygun olarak muhteşem bir şekilde oyulmuş atların her biri benzersiz.

En eski örneği 1586 yılına dayanan, orijinal kaplamalı Osmanlı ok ve yay örnekleri ve dört adet deriden açılır kapanır su keseside dünya çapında benzersiz.

Turk-Muzesi-Dresden

Kökleri 16. yüzyıla kadar uzanan koleksiyonun oluşturulmasında daha büyük önem taşıyan unsur, gelen hediyeler, satınalmalar ve özel siparişler olmuş. Önemli bir kısmı da Osmanlı’yla savaşta ele geçen savaş ganimetlerinden oluşturulmuş. Bu nedenle eserlerin bazılarının dahi Topkapı Müzesi’nde bir benzerini bulmak mümkün değil.

Yolunuz müzeler şehri Dresden’e düşerse Türckische Cammer Müzesi’ne de uğrayın. Türk Hava Yolları Leipzig şehrine İstanbul’dan tarifeli seferler düzenliyor. Sadece 100 km uzaklıkta olan Dresden ile birlikte Leipzig harika bir haftasonu destinasyonu olabilir.

Önceki blog yazısıPerfect Life Teknesi ile Şahane Mavi Tur, Göcek
Sonraki blog yazısıDoğu Almanya’nın Mücevheri: Dresden Gezi Rehberi
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

2 YORUM

  1. 10 yıldan beri Almanya’da yaşıyorum ancak böyle bir müzenin varligindan haberdar degildim, sizler sayesinde haberdar oldum. Düsseldorf’dan en yakin zamanda gideceğim 🙂

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın