Tonle Sap, dünyanın benzersiz ekolojik su rezervlerinden biridir. Bu harika su dünyası Kamboçyalılar için bir hayat kaynağı. Güney Doğu Asya’nın en büyük gölü olan Tonle Sap, aynı zamanda dünyanın en büyük taşkın su yatağıdır.

Yağışsız sezonda 1 metre derinliğe 2,700 km² alana yayılan bir göl iken, Mayıs ile Ekim arasındaki muson yağmurları etkisiyle neredeyse 6 kat büyüyerek, 8 metre derinliğe ve 16,000 km² alana kadar genişliyor. Kasım ve Mayıs arasında Mekong Nehri‘ne dökülen Tonle Sap Nehri, yağmurlar geldiğinde yön değiştirerek muazzam Tonle Sap Gölü’nü oluşturur. Nehrin ters akmaya başladığı bu tarih, dünyanın en ünlü Dolunay ve Su Festivali (Bon Om Touk) olarak başkent Phnom Penh’te kutlanmaktadır.

Tonle Sap Gölü, Tonle Sap Gölü, Chong Khneas Yüzen Evler, Siem Reap, Kamboçya

Tonle Sap Gölü, Tonle Sap Gölü, Chong Khneas Yüzen Evler, Siem Reap, Kamboçya

Tonle Sap Gölü, Tonle Sap Gölü, Chong Khneas Yüzen Evler, Siem Reap, Kamboçya

 

Tonle Sap Gölü, Tonle Sap Gölü, Chong Khneas Yüzen Evler, Siem Reap, Kamboçya

Dünyanın her yerindeki tatlı su rezervleri oldukça hassas bir ekosistemin parçasıdır. Dünyadaki su hacminin % 1’inin daha az bir miktarı tatlı su olduğundan, biyolojik olarak aktif tatlı su sitemlerinin önemi çok büyük. Bu nedenle 1997 yılında UNESCO Dünya Biyosfer Rezerv Alanı olarak belirlenmiş olan Tonle Sap Gölü, 200’den fazla balık türüne, 100’den fazla kuş türü, yaklaşık 20 yılan türüne, çeşitli sürüngenlere ve bir çeşit leopara da ev sahipliği yapıyor. Bunun yanı sıra yerleşim yerlerine uzak mangrov ormanlık alanlarında maymun, su samuru, 13 tür su kaplumbağası ve soyu yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan siyam timsahı gibi zengin bir ekosistem hayat buluyor. Yaklaşık dört milyon insanı besleyen göl, ülkenin deniz ürünleri ile ilgili gıda kaynağının dörtte birini sağlanıyor.

Kamboçya’nın henüz keşfedilmemiş taraflarından biri olan Chong Kneas’ta asırlık göl hayatı geleneklerini sürdüren çalışkan Kamboçyalılar, su üstüne yaptıkları tekne evleri ile balıkçılık ve karides, timsah çiftçiliği ile geçimlerini sağlıyorlar. Bu köyde her şey yüzüyor, yüzen okul, yüzen polis karakolu, yüzen market, yüzen tapınak ve benzin istasyonu.

Suyun akış yönüne göre tekne evleri ile hep birlikte yer değiştiriyor. Büyüklükleri 100-400 metrekare arasında değişen tekne evler içerisinde sakin bir yaşam süren köylüler, evlerin önüne bambudan yapılmış verandalarda tavuk, horoz ve domuzlar besliyor, domates ve biber yetiştiriyorlar.

1113 kişinin yaşadığı köyde, elektrik bulunmamasına rağmen, neredeyse her evde uydu ve tv antenleri görülebiliyor. Köyün jeneratör istasyonunda bittikçe şarj edilen aküler güç kaynağı olarak kullanılıyor. Çocuk yaşta yüzmeyi, kürek çekmeyi, tekne kullanmayı iyi derecede öğrenen köy halkı geçimini balıkçılıkla sağlıyor. Bu sularda ağırlığı 300 km’ı bulan kedi balıkları (catfish) yakalanabiliyor.

Tonle Sap Gölü, Tonle Sap Gölü, Chong Khneas Yüzen Evler, Siem Reap, Kamboçya

Siem Reap’e 45 dakika uzakta olan Tonle Sap’a gitmek için, kaldığım otelde tanıştığım Taylandlı ve onun Japon arkadaşı 2 kızla birlikte tuktuk kiraladık (10$). Geldiğimiz göl kenarında biletimizi alıp tekneye geçtik (15$). Göl üzerinde yüzen evlerde geleneksel yaşamını sürdüren bölge halkının, günlük hayatına ve yaşam tarzına tanık olduğumuz ilginç ve güzel bir tekne turu yaptık.

Tekene turunda birkaç farklı yerde isteğe göre mola verebiliyor. Gecko Çevre Merkezi denen yerde, göl ve çevresindeki biyo çeşitlilik hakkında bilgi alınabiliyor. Biz yemek veya içecek bir şeyler için, hediyelik eşyaların da satıldığı bir restoranda mola verdik. Restoranda aynı zamanda timsah çiftliği de bulunuyordu. Timsah eti yörede sıklıkla tercih edildiğini de bilirtmeli.

Bazılarının çok uzun süreler karaya ayak basmadığı, Güneydoğu Asya’nın en büyük gölünde, bizim hiç de alışkın olmadığımız türde hayatları geride bırakıp Siem Reap’e döndük.

Day 633: Kamboçya:27, Siem Reap, 26 Nisan 2012

6 YORUMLAR

  1. Yalnız bu göl tamamen çamur. Ve çocuklar içinde yüzüyorlar. Hiç sağlıklı görünmüyor üstelik içinde timsahta var mıydı ne? Kahraman Kamboçyalılar! :/

  2. Keyifle okuduğum yazılardan biri oldu. Suda yüzen evleri daha önce belgesellerde izlemiştim. Ve buralarda yaşayan geniş silindir şapkalı adamlarla; yüzü kirli, çekik gözlü, çok sevimli çocukların yurdu. Okurken, izlerken ve resimlerine bakarken samimi ve doğal bir yaşam. Fakat pratikte, bir hayli zor olduğu belli.

  3. İnsan, ayağı toprağa basmadan, topraktan istifade etmeden nasıl yaşayabilir sorusunun en güzel cevaplarından biri. Su üstünde yaşamak, bizler için garip bir yaşam biçimi olsa da, bu gibi bazı toplulukların geleneklerini zaman zaman yadırgasak ta bu görüntülere teknoloji sayesinde az buçuk aşinayız. Bilgi ve paylaşım için teşekkürler.

  4. Tebrik ediyorum gerçekten olağanüstü bir blog. Gitmek olgusu bu kadar guzel anlatılabılır ancak. Çemberin dışında olabilmek böyle bir şey demek ki. Darısı başımıza diyelim.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!