Bosna-Hersek’in güzel şehri Mostar’daki Neretva Nehri üzerinde, hilal görünümündeki yekpare özelliğiyle dünyanın en zarif köprülerinden birisi duruyor. Kentin Boşnak ve Hırvat kesimlerini birbirine bağlamakla kalmamış, şehre ismini de vermiş olan köprü acılı yılların izlerini taşıyor. 

Neretva Nehrini takip eden ve Adriyatik Denizi ile Balkanları bağlayan yol üzerinde bulunan Mostar şehri, doğal güzellikler içerisine serpilmiş Osmanlı Dönemi’nden kalma eserleriyle ünlü bir ressamın elinden çıkmış tarihi bir gravür gibi. “Most” Boşnak dilinde köprü anlamına geliyor; “Stari Most” ise eski köprü, Mostar ise “köprü tutan” anlamına geliyor.

Mostar Koprusu

Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı topraklarına katılmış olan Mostar, Osmanlılar’ın bölgeye gelmesiyle adı “Köprühisar” olarak değiştirilmiş ve kısa zamanda önem kazanmaya başlamış. Bu dönemde, Mostar’da bulunan çok eski ve emniyetli olmayan zincir köprünün yerine 1481’de ahşap asma bir köprü inşa edilmiş.

Mostar Köprüsü
Caminin minaresinden Mostar Köprüsü

Osmanlı Dönemi taş köprüleri içinde efsanevi bir yeri olan Mostar Köprüsü, Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566’da, 24 m. yükseklikte, 30 m. uzunluğunda ve 4 m genişlikte inşa edilmiş.

Avrupa’daki Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden Mostar Köprüsü‘nü inşasına Ekim 1557’de başlanmış ve yakın civarındaki tahkim duvarlarıyla birlikte 9 yılda tamamlanabilmiş. Katolik, Ortodoks, Yahudi ve Müslümanları birleştirerek kültürel bir simge görevi üstlenmiş. Mostarlı cesur gençlerin köprü kemeri üzerinden suya atlama geleneği köprü yapıldığından beri kesintisiz olarak devam etmiş. Ancak ne yazık ki cesaretin sınandığı köprü, Bosna’daki acımasız savaşın tahribatına tıpkı Bosnalılar gibi maruz kaldı.

Bosna-Hersek‘te başlayan iç savaş sırasında, ilk defa Bosnalı Sırplar tarafından saldırıya uğramış. 9 Kasım 1993’te ise Hırvat tankları daha büyük bir zarar vererek, 427 yıldır ayakta olan köprüyü tamamen yıkmış. Köprünün dev taşları, Neretva Nehri’nin sularına gömülmüş. Bu olay aslında, Mostar’ın çok uluslu mirasının reddedilmesi anlamına geliyordu.

Bosna-Mostar-Koprusu
Diğer köprüden Mostar Köprüsü

Savaş sonrasında, Mostar’daki tarihi köprünün inşasına, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), UNESCO, IRCICA ve Dünya Bankası’nın desteğiyle 1997’de yeniden başlanmış. Macar ordusu dalgıçları tarafından, Neretva Nehri’nden Dere yatağındaki 19 tonluk 5 sıra hâlindeki kemer kütlesi ile 45 tonluk 7 sıra hâlindeki kemer kütlesi üç parça hâlinde çıkarılmış.

Orijinal taşlar, bombalama ve nehir suları ile zarar görmüş olduğundan, yeteri kadar mukavemeti sağlamayacağından dolayı kullanılamamış. Nehirden çıkartılan bu özgün taşlar, bugün düzgün bir şekilde istiflenerek sergileniyor.

Mostar-Koprusu-Hakkinda

Köprünün ilk yapıldığında kullanılan taşların çıkarıldığı, günümüzde kapalı olan taş ocağı tekrardan bu iş için açılıp, buradan çıkartılan taşlar ile köprü, aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş. 4 Mimar, 2 İnşaat Mühendisi ve 1 Jeoloji Mühendisinden oluşan yönetici ekibin üçü Türkiye’den, dördü ise Bosna-Hersek’ten olmuş.

Usta, tercüman, vinç operatörü, kurşuncu, şoför, bekçi, düz İşçi vb.den 17 kişi Türkiye’den, 12 kişi Bosna-Hersek’ten ekipte yer almış. Türkiye’den getirtilen taş ustalarının tamamı taş işleme merkezinde UNESCO tarafından sınavdan geçirilmiş.

Mostar-Koprusu-Nerede

Haziran 2002’de başlayan yeniden inşa çalışması, son kilit taşının Ağustos 2003’te yerine konmasıyla tamamlanmış. Türkiye köprü yapımına yaklaşık 1 milyon dolarlık yardım yapmış.

Neretva ırmağı üzerindeki Mostar Köprüsü, 23 Temmuz 2004’de, aralarında Türkiye’nin de olduğu çok sayıda ülkenin temsilcilerinin hazır bulunduğu bir törenle, İngiliz Prensi Charles tarafından açılmış.

Mostar Köprüsü nasıl
Mostar Köprüsü Gece

Boşnakça “Stari Most” olarak adlandırılan köprü, nehrin iki yakasında yaşayan Hırvat ve Müslüman halkaları birbirine bağlayarak yüz yıllarca Balkanlar’ın en önemli figürleri arasında yerini almıştı. Bugün Hırvatlar nehrin batısında, Müslümanlar ise doğusunda yaşıyor. Savaş sırasında şehirden ayrılan Sırplarsa bir daha geri dönmedi.

Şehrin simgesi olan Mostar Köprüsü ve iki tarafındaki kuleleri, 43 cami, mescit, hamam vb. yapıları ile, 2 Sırp Ortodoks ve 1 Katolik Kilisesi bulunan şehir, bu özelliği nedeniyle 1986 yılında Ağa Han Dünya Mimarlık ödülüne layık görüldü. Osmanlı dönemi mimari eserleri arasında fonksiyonelliği, estetiği ve şehrin dokusuyla oluşturduğu uyumuyla nadide bir eser olan Mostar Köprüsü , eski Mostar şehriyle birlikte 2005 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi‘nde yer alıyor.

32 YORUMLAR

  1. 2015 senesi içerisinde 2 defa gezme şansını yakaladım. Köprünün nasıl bombalandigini izledim ve maalesef insanoglunun ne kadar tehlikeli bir ırk olduğunu bir defa daha gördüm.

  2. Bizimkilerin geldiği yer. Çok acılar yaşanan topraklar, gönül bağımız var. Geçen yıl gittim, herkese tavsiye ederim gönülden.

  3. Siz aslında çok normal olarak “Boşnak ve Hırvatları birleştiren köprü…” yazmışsınız, fakat bu köprünün aslında iki tarafı ayıran bir yanı da var maalesef. Köprünün bitiminde yazan “don’t forget 93” yazısı hissettiriyor bu gerilimi halen. Köprünün bitiminde yine köşede yer alan kitapçıda izlediğim belgeselden sonra Mostar’ı çok farklı hislerle gezdim. Beni en çok etkileyen şehirlerden biri halen Mostar. Teşekkürler.

  4. Bosna-Hersek ve Mostar Köprüsü en çok görmek istediğim yerlerden birisi ama kısmet olmadı. En kısa zamanda görmeyi umut ediyorum.

  5. 1993 yılında Avrupa’da mimari harikası bir köprü yerle bir ediliyor.. Karşı kıyıya geçerken bir çok hüznü,acıyı yüreğinizde hissettiğiniz Mostar. Köprü yeniden inşa edilmiş lakin o eskide kalan ihtişamını yitirmiş,sönük kalmış yeni yapı. Çarşısı,sevdikleri kızlara cesaretlerini göstermek için nehre atlayan delikanlıları ve muhteşem köprüsü ile efsanevi Mostar.
    Nehre yakın bir masada koca bir tabak köftenizi,sonrasında da karşı kıyıya geçip güzel közde Türk kahvenizi içmeden dönmeyin..

  6. Bosnalı delikanlılar, sevdikleri kıza cesaretlerini ispatlamak için atlarmış köprüden..Bunu canlı izlemek gerçekten beni hem heyecanlandırmış hem de dehşete düşürmüştü. Mostar köprüsü, çarşısı gerçekten çok güzel ama bir de şehrin ara sokaklarını gezmelisiniz, hala kurşun delikleri olan evlerin olduğu sokaklarda eminim o günlerin acısını yüreğinizde hissedeceksiniz…

  7. Yapmış olduğunuz gezilerinizin yazılarını takip ediyorum. Hayatta yapmaktan zevk aldığım şeylerden biride gezip yeni yerler görmek, yeni insanlar ve kültürler tanımak, yeni hayatlara dokunmak isteyipte gidemediğim yerleri siz ve sizin gibi gezdiği yerleri bloglarına taşıyan insanlar sayesinde tanıyarak oralar hakkında yeni şeyler öğrenme fırsatı yakalıyorum.

    Yazılarınız için çok teşekkürler. Uzun zamandır Balkan turu yapmak istememe rağmen maddi manevi imkan bulamıyordum. Bu coğrafya hakkında sayenizde yeni bilgiler edindim. Yazılarınızın devamının gelmesini merakla bekliyorum ve unutmamak gerekir ki ‘Seyahat etmek özgürlüktür’. Olabildiğince hayatıma hep bu cümleden feyz alarak yön vermeye çalışıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim. 🙂

  8. İlk Mostar’a gidişim Ağustos ayındaydı. Seyahatten önce okuduklarıma bağlı olarak küçük bir Osmanlı şehri bekliyordum. Evet, şehir Osmanlı şehriydi ama o kadar turist vardı ki kalabalıktan şehri hissedemedim bile. Bu sebepten ötürü Saraybosna ile Mostar karşılaştırıldığında ben hep Saraybosna’yı seçtim. Geçen Nisan ayında yolumuz yeniden Mostar’a düştü. Bu sefer şehir daha tenhaydı, bizbize kalmıştık.

    Günümüzde turistler için köprüden atlama gösterileri düzenleniyor ama bizzat aşkının ispatı için köprüden atlamış bir Boşnak’ın hikayesini dinlemek size Mostar hakkında daha çok şey söyleyecektir.

    Mostar’a kadar gitmişken Blagay tekkesine de uğramalı. Tekke ziyaretinden sonra çevredeki restoranlardan birinde balık ile midenizi şenlendirebilirsiniz. Sonrasında aldığınız enerjiyle tekkenin bulunduğu kayalığın üst kısmında bulunan kaleye tırmanabilirsiniz.

  9. Bu yaz kendi arabamizla Balkanlar turu yaptik. Bosna Hersek’e geldigimizde Mostar’a da ugrasak mi ugramasak mi diye dusunup sonunda ugramaya karar verip bir gece kaldik. Balkanlarda en çok burayı sevdim diyebilirim. Eger gitmeseymisiz cok pisman olacakmisiz… Ben hiç bu renkte bir nehir gormemistim.

  10. Benim için kesinlikle özgürlüğün, dirilişin, var oluşun ve kaybetmemenin simgesidir bu köprü.

  11. Bir Boşnak olarak sanırım gezip görmekte geç kaldım. Ama ne demişler; geç olsun güç olmasın 🙂 Umarım bir gün gidebilirim. Ayrıca Bursa’ya benzediğini duydum, acaba doğru mudur?

    • Bir Bursali olarak Saraybosna Başçarşı’nın gerçekten Bursa’ya benzediğini söyleyebilirim. Bir an şaşırdık hatta. 🙂
      Mostar ayrı bir güzellikteydi. Bence bir an önce fırsat yaratmalısınız. 🙂

  12. Benim de 6 ülkeden oluşan Balkan gezim 25 Ocak’ta başlıyor ve Mostar, görmeyi planladığım yerler arasında. 10-11 Şubat’ta orada olacağım ve bu bilgileri edindiğime çok mutlu oldum. Şimdi artık Mostar Köprüsü’ne çok daha farklı bir bakışla yaklaşacağım. Esenlikler..

  13. Mimari açıdan Mostar çok güzel ancak,
    1914 : Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliaht prensi Franz Ferdinand ve eşinin Sarajevo (Saraybosna)’da Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından “LATİN köprüsünde öldürülmesi ve I. Dünya Savaşı’nın başlaması, dünya tarihi açısından çok önemli.

  14. Mostar Osmanlinin Balkanlar’daki kardeşlik simgesi. Avrupaya uzanan baris eli ve sevgi semboli. Zulmün yeryüzünden silemedigi bir sahaser. Bilgilendirme için teşekkürler Kemal Bey.

    Ben de şöyle bir bilgi paylasayim; Mostar’in yeniden insaasi Türk bir firma tarafından Bayburtlu bir usta ve ekibi tarafindann öz mimarisine uygun bir şekilde yapilış. Sirketin TatvandaMostar ismini tasiyan bir de ayni isimli Oteli var. Ben de Balkanlari gormeyi çok arzu ediyorum. Sevgiler.

  15. Yorumlarınızı ve makalelerınızı okuyor ve cok begenıyorum. Ben de 3 günlük Bosna-Hersek planı yapıyorum. Bu 3 günü nasıl doya doya gecırebılırım?

  16. En çok görmek istediğim şehir. Dedemler oradan gelmişler, gidip görmek ve atalarımın yaşadığı yerleri görmek istiyorum.

    • Mostar’ı ben de oldukça beğendim. Huzur verici bir yer. UNESCO Mirası eski çarşı ve köprü bölgesi etkileyici. Şansıma ilk gün hava da çok güzeldi, ama gece yağmur başladı. Bahar ve sonrasında Mostar ve çevresidneki köyler çok daha keyifli olur sanırım.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!