Çarpıcı güzellikte doğası, filmlere mekan olmuş tropikal adaları, görkemli Budist tapınakları, dünyaca meşhur zengin mutfağı, güler yüzlü insanları ve Thai masajı ile Tayland, Güney Asya’nın en popüler ülkelerinden birisi. Tapınaklar, gökdelenler ve kanallar kenti olarak bilinen başkent Bangkok ise ülkenin en çok ziyaret edilen yeri.

Dört yüzden fazla Budist tapınağı, safran renkli elbiseleri içerisinde halkı kutsayan Budist rahipleri, yüzen pazarları, geleneksel Tay yemeklerinin pişirildiği sokak tezgâhlarıyla Bangkok; renklerin, kokuların ve tatların içine doğru egzotik bir yolculuk sunuyor.

bangkok tayland

Misafirperver ve güler yüzlü insanları, pırıltılı tapınakları, renkli pazarları, büyük alışveriş merkezleri ve akıllara durgunluk veren gece hayatı ile Bangkok, enerji dolu, capcanlı bir başkent. Her yönüyle hem geçmişi hem bugünü yaşatan bir şehir. Şehir, ziyaretçileri tarafından ya çok seviliyor yada nefret ediliyor.

Ülkemden yaklaşık 9000 kilometre uzaktaydım artık ve yeni bir sayfa açılıyordu. İşimden istifa edip tek yön uçak bileti alarak çıktığım ve 685 gün süren seyahatimin başlangıç noktası Bangkok olmuştu.

Evim, ailem, kedim, ödemeler, faturalar ve bildik sesler, renkler ve tatları geride bıraktığım maceram başlıyordu. Yeni renklerin, kokuların ve tatların içerisinde geçmişe yabancılaşıp gelecekte kaybolmaya gelmiştim.

Bu kayboluş için ilk durağım, 1970’lerden bu yana sırt çantalı gezginlerin Uzakdoğu ziyaretlerinin başlangıç noktası olan Tayland oldu. Asya’da en çok ziyaret ettiğim ve en uzun kaldığım başkent ise Bangkok oldu.

Tam anlamıyla renklerin, kokuların ve seslerin birbirine karıştığı kaotik bir ortama sahipken, diğer yandan aynı renkler, kokular ve sesler ahenkle harmanlanıp sürprizlerle dolu bir şehir ortaya çıkarıyor.

İster 2 gün kalayım, ister 2 ay, Bangkok benim için her zaman inanılmaz bir şehir. Hangi yüzünü daha iyi görürseniz ya aşık oluyor ya nefret ediyorsunuz. Ben bu şehre aşık olanlar tarafındayım.

Melekler Şehri Bangkok

Asya’nın en hızlı gelişen ve değişen şehirlerinden biri olarak da ün salmış Bangkok, 1782’den beri Tayland’ın başkenti. Kral I. Rama tarafından ortasından geçen ve kanallar oluşturan Chao Phraya Nehri deltasına kurulmuş. Tayca’da şehrin adı ‘Krung Thep’, yani ‘Melekler Şehri‘.

Şehrin Tayca ismi, dünyanın en uzun şehir ismi olma özelliğiyle Guiness Rekorlar Kitabına girmeye hak kazanmış. Tam tercümesi “Melekler şehri, kutsal mücevherlerin kaynağı, fethedilemez yüce topraklar, büyük ve önemli âlem, 9 değerli cevherle dolu kraliyet başkenti, Büyük Saray’ın şehri ve kralların evi, ilahî sığınak ve yeniden beden bulan ruhların mekânı.”

Uzak Doğu’yu keşfetmeye gelen birçok gezginin ilk adımını attığı bu başkent Hong Kong’a 3, Bali’ye 4, Singapur’a ise 2 saat uzaklıkta. İstanbul’a ise 9 saat uzaklıkta bulunuyor. Tayland Devleti Türk vatandaşlarından vize istemiyor.

Ülkeye girişte süre bitimine altı aydan uzun süre olan bir pasaportunuzun olması yeterli. Uçakta doldurulan formla birlikte pasaportunuzu kontrol memuruna uzatıyorsunuz yalnızca. Ülkeye havalimanından girişlerde 30 gün, sınır geçişlerinde ise 15 gün vize veriliyor.

Geleneksel yaşamın batı modernizmiyle harmanlandığı şehir nemli, sıcak, kalabalık ve gürültülü. Dokuz milyonluk nüfusa sahip Bangkok, son yıllarda hızla yükselen gökdelenleri, iş merkezleri, şık otelleri, dünya markalarına ev sahipliği yapan lüks alışveriş merkezleri ile adeta Asya’da parlayan bir çekim merkezi.

67 milyonluk Tayland nüfusunun yaklaşık 9 milyonu başkent Bangkok’ta yaşıyor. Ülkede konuşulan dil Tayca, para birimi ise Thai Bahtı. Okuryazar oranı %93’lerde ama İngilizce konuşulma oranı turistik yerler dışına çok az. Tayland nüfusunun % 90’ı Budist ve dinlerine oldukça bağlılar.

Tayland’ın kurulduğundan bu yana Avrupalı emperyalistlerin istilasına uğramayan tek Güneydoğu Asya ülkesi. 1932 yılında monarşik idareyi sınırlayıcı kansız bir ihtilal geçirmiş, 1941 yılında ise ülkenin Japonlarca işgal edilmiş. Savaştan sonrasında batı yanlısı siyaseti benimseyen Tayland, Vietnam’a 11.000 kişilik askeri birlik göndermiş.

1976 yılında ülke kanlı bir ihtilal yaşıyor ve bunu 1977 ihtilalinin takip ediyor. Asya, Çin ve Hint kültürünün bünyesinde harmanlayan Tayland Krallığının eski adı ise Siyam Krallığı.

melekler şehri bangkok
Bangkok Kraliyet Sarayı Grand Palace

Chao Phraya Nehri iki kıyısına ve buraya açılan yüzlerce kanal üzerinde kurulmuş Bangkok’un tarihi bölgesi olan Rattanakosin, Bangkok’ta gezilecek yerlerin bir çoğunun bir arada olduğu bir bölge. Tayland Kraliyet Sarayı, Yatan Buda Tapınağı, ünlü Zümrüt Buda Tapınağı da burada yer alıyor.

Bangkok tam bir tapınaklar şehri. Taylandlılar için üç değer çok önemli; tapınakları, masaj öğretileri ve ünlü Thai mutfağı. Ülkenin en önemli gelir kaynağı olan turizm bu değerler üzerine kurulmuş. Şehirde 400 Budist tapınağı, 55 cami, 10 kilise, 2 Hindu tapınağı yanında 2 sinagog ve 1 Sikh ibadethanesi bulunuyor. Küçük tapınakları da sayarsak şehirde 31 binden fazla tapınak var.

Grand Palace yani eski Kraliyet Sarayı, Bangkok’u ziyaret edenlerin çoğunlukla ilk durağı oluyor. 150 yıldan uzun bir süre Tayland kraliyet ailesine ev sahipliği yapan Grand Palace, 1925’e kadar Tayland kraliyet konutu olarak kullanılmış. Geleneksel Thai mimarisinin en güzel örneklerini taşıyor ve yüzden fazla bina ile tapınaktan oluşuyor.

Bangkok’taki en etkileyici yapılardan biri olan Grand Palace, 1.900 metre uzunluğunda 4 duvar ile çevrili olan sarayın içinde kraliyet konutunun yanı sıra devlet daireleri de bulunuyor. Saray kompleksi içerisinde yer alan Wat Phra Kaew yani Zümrüt Budha Tapınağı tül ülkedeki en önemli kutsal yer.

Dışarıdan baktığınızda diğer Budist tapınaklardan pek de farklı değil gibi. Ancak tapınağı bu kadar önemli yapan şey onun, tek parça yeşil zümrüt blok üzerinde oyulmuş 66 cm yüksekliğindeki kutsal Buddha heykeline ev sahipliği yapması. Budizm’in önemli sembollerinden Zümrüt Budha’ya Tayland Budistleri son derece saygı duyuyor.

Wat Phra Kaew
Wat Phra Kaew, zoomlu cameramla dışarıdan çektim, fotoğraf çekilmesi yasaktı
grand palace bangkok
Kraliyet Sarayında dinlenmek, Bangkok

Wat Pho, yani Yatan Buda Tapınağı, Grand Palace’ın yakınında yer alan, şehrin en eski ve en çok ilgi gören tapınaklarından. 16. yüzyıl başlarında inşa edilmiş tapınak 1781’de Bangkok’un başkent olmasıyla yeniden yapılandırılmış. Kaynaklarda Tayland’ın ilk üniversitesi olarak geçiyor.

Tapınakta yer alan dev Yatan Budha Heykeli, Budha’nın Nirvana’ya ulaştığı anı simgeliyor. Heykelin ayak tabanlarına yüz sekiz olumlu eylemi ifade eden, sedef taşlarla işlenmiş semboller yer alıyor. 108 sayısı Budizm’de kutsal kabul ediliyor. Wat Pho, geleneksel Thai masajını deneyimlemek için en uygun yerlerden birisi.

Chao Phraya nehrinin batı kıyısında ise ülkenin en çok bilinen sembollerinden görkemli Wat Arun yükseliyor. ‘Aruna’ kelimenin karşılığı ‘kırmızı, kıpkırmızı, sarımsı’ anlamına gelen ve Hinduizm’de Güneş tanrısı Surya’nın arabacısının adı. Şafakta yükselen kırmızımsı ışıltılı Güneş’in kişileşmesi olan Hindu şafak tanrısı Aruna’ya adanmış.

Beş kuleli renkli yapı, neredeyse tepeden tırnağa porselenden inşa edilmiş tapınak, Tayland tanıtım kitaplarında çok sık kullanılıyor. Tamamen porselenlerden yapılmış Şafak Tapınağının en iyi silueti gün batımında ortaya çıkıyor. Bu saatler dışında ise sıradan bir yermiş gibi görürseniz şaşırmayın.

Grand Palace’ı ve şehrin birbirine tezat yüzlerini görmek istiyorsanız istiyorsanız Chao Phraya nehrinde bir tekne turuna çıkın. Thailer için çok değerli olan ve şehrin tam ortasında akan nehrin kolları Venedik kanalları gibi şehrin her yerine uzuyor. Tüm bu tapınakları gezmek için en az yarım gün ayrımanız gerekiyor. Acele etmeden tam bir gün ayırmak tavsiyem.

Wat Arun Bangkok
Şafak Tapınağı Wat Arun

Rattanakosin’in güneyinde yer alan Chinatown ise çarpıcı tapınakları, egzotik sokak yemekleri ve fotoğrafçılar için bulunmaz günlük sokak sahneleriyle Çin ve Tayland kültürlerinin eşsiz karışımına sahip. Uygun fiyatlı alışveriş sokakları, altın takı dükkanları ve binbir çeşit lezzet sunan sokak tezgahlarıyla günün her saati capcanlı.

Çin Mahallesindeki, 5 ton saf altından yapılmış inanılmaz Altın Budha heykeli ile bilinen Wat Traimit ise görenlerin gözlerini kamaştıracak güzellikte. Dünyanın bu en büyük altın Budha heykeli 700 yıldan daha eski. Tayland’ın değerli bir hazinesi olan Wat Traimit (Golden Buddha Temple), ilginç bir hikayeye sahip.

1955’te yapılan bir yer değiştirme sırasında heykelin altından yapılmış olduğu ortaya çıkıyor. Kazayla düşürülen heykelin üzerindeki sıvanın kırılması ile heykelin altından yapılmış olduğu anlaşılıyor. Ülkenin zayıf döneminde yağmalardan korunması amacıyla böyle yapıldığı düşünülüyor.

Bangkok’a her gidişimde eski şehir bölgesinin popüler noktalarından Khao San Road civarında kalmayı tercih ediyorum adlandırılan bölgesinde kalıyorum. Daha 20 yıl kadar önce Bangkok’un pirinç pazarı iken şimdilerde sırt çantalı gezginlerin Bangkok’taki Mekke’si olan Khao San Sokağı, Tayland’ın en popüler ve aynı zamanda hala en uygun fiyatlı caddelerinden birisi.

Günün her saati sokaklarda farklı tatları çok ucuza bulabilmek mümkün, deniz ürünleri sevenler için bir cennet Bangkok. Pad Thai denilen erişte tarzı yemek sadece 1TL, yanında buzlu kahveniz yine 1 TL. Hemen sonrasında dilimlenmiş mango, o da 1 TL.

Thai mutfağının lezzetlerini sokaklardaki tezgâhlarda tatmak her zaman daha ucuz. Bangkok ucuz bir şehir. Bugün 45 lira harcamışım; 3 öğün yemek, konaklama, kahve ve masaj dâhil bu fiyata (2011).

tayland bangkok
Bangkok’un en yüksek binası Baiyoke Sky

Bu coğrafyaya adım atmadan önce dahi, masaj denince aklıma ilk gelen ülke Tayland olurdu. Masaj Tayland’da binlerce senelik bir kültür. Thai masajı rahatlama ve dinlenmenin yanı sıra, tedavi amaçlı da uygulanıyor. Yorgunluk ve stresten arınmak, rahatlamak için mükemmel bir deneyim.

Bangkok’ta her köşede masaj salonları emirimize amade. Kapı önlerinde bekleyen güzel kızlar ellerindeki fiyat panoları ve güler yüzleriyle beni içeri davet ettiklerinde onlara elbette hayır diyemezdim. Masaj salonu başka bir âleme geçiş yapmak gibi.

Dışarıda kötü ve pis kokular varken bunun aksine içeride her tarafta bitkiler, orkide çiçekleri tiger balm kokusu ve güler yüzlü insanlar. Sihirli ellerin vücuda uyguladığı harmonik basınç dünyada keşfedilmesi gereken keyiflerden biri olsa gerek. Sıcak altından uzun yürüyüşler ve kaybolmalarla geçirilen zaman sonrasında neredeyse sapıtan bünye masajla kendine geldi.

Tarihi bölge Rattanakosin’den doğuya doğru gittikçe devasa AVM’leri ve gökdelenlerin yükseldiği modern Bangkok başlıyor. Şehrin en canlı ve gelişen bölgelerden biri olan Soi Cowboy ve Nana Plaza Bangkok gece hayatının merkezini oluşturuyor. Gündüzleri kavurucu sıcak ve egzoz kokuları, güneş battıktan sonra rengarenk bir karnaval havasına bürünüyor.

Yüzlerinden gülümsemenin eksilmediği sıcak Tay halkının arasına karışmak için en uygun saatler bu zamanlar. Günlük gezinin arkasından keyifli bir akşam ve eğlence sunan şehirde, mükemmel canlı müzik ve caz sunan gece kulüpleri, ultra serin ve modern barlar, tarz sahibi kulüpler ve zengin menüler sunan büyük restoranlara kadar her şey var.

bangkok blog
Bangkok gece hayatının kalbi, Patpong

Sukhumvit, gitmek için en büyük sebep Terminal 21 alışveriş merkezine sahip. Her katı dünyadaki bir şehre benzetilerek tasarlanmış AVM bildiğimiz alışveriş yerlerine hiç benzemiyor. Hiç uyumayan bu şehirde Soi Cowboy ve Nana bölgelerinde gece hayatı daha çok canlanmaya başlıyor. Kaliteli mekanların olduğu Silom ise muhtemelen Bangkok gece hayatının en popüler yerlerinden biri.

Patpong, gece hayatı ile adını duyursa da aynı zamanda her gece kurulan pazarıyla da ilgi görmeyi hak eden bir yer. En iyi taklit malzemelerin satıldığı pazardaki ürünleri orijinallerinden ayırt etmek çok zor. Patpong’daki geze pazarı tezgahlarında satılan el işi tasarımlar hediyelik bir şeyler bakıyorsanız aklınızda bulunsun. Pazarlık şart!

Bangkok’ta görülmeye değer yerlerinden biri de her hafta sonu kurulan devasa pazar yeri Chatuchak Weekend Market. Buradan çeşitli el oyması ahşap hediyelik eşyalar, kıyafet ve takı satın alabiliyorsunuz. İstediğiniz kalitede ve fiyatta ürünü bulmak mümkün.

Pazarlık ise böylesi pazarların vazgeçilmez seremonisi. Pazarın bir bölümü de uzak doğu mutfağına ayrılmış. Alışveriş sonrası burada bir mola verip, Tayland yemekleri yanında, Asya mutfağının geleneksel lezzetleri tadın.

Tayland mutfağı damağınıza biraz acı gelebilir. Bazı yemeklerin kokularının ağır olmasının sebebi kullanılan yağlar ve baharatlar.

Hindistan cevizi, balık yağı ve köri çok sık kullanılıyor. Tayland mutfağında deniz ürünlerinin de özel bir yeri var. Bunun yanında et ve tavuk da oldukça sık tüketiliyor. Yumurtalı pilav, sebzeli pilav, stay soslu tavuk şiş, ekşili çorbalardan Tom yum goong ve gaeng som, biberli ve hindistancevizi sütlü köri yemeklerinden Gaeng tai pla ve Khanom jeen nam ya kati ve Thai biralarından Singha, Chang listenizde olsun.

Deniz ürünleri seviyorsanız Sea Food Market, leziz akşam yemekleri için akılda tutulmalı. Chao Praya nehrinde tekne restoranlarında romantik bir akşam yemeği diğer bir alternatif. Baiyoke Sky Bangkok binasının 77. katında Bangkok gece manzarası eşliğinde açık büfe yemeği iyi fikir olabilir.

ayutthaya bangkok
Ayutthaya

Eğer Bangkok’ta daha fazla zamanınız varsa günübirlik muhteşem antik şehir Ayutthaya‘yı ziyaret edin. Kutsal şehir Ayutthaya, 400 yıldan uzun bir sure o zamanki adı Siam olan eski Tayland’ın başkentliğini yaptı. Taş oymacılığın en güzel örneklerini göreceğiniz antik bölgede 500’den fazla tapınak var. Bir tam günlük ziyareti hakeden kutsal şehir Bangkok’un yaklaşık 80 km kuzeyinde yer alıyor.

Bangkok gezilecek yerler arasında üst sıralara kıymanız gereken bir yer daha var, şehrin ünlü yüzen pazar yeri Floating Market. Bangkok’un 120 km dışında Nakhon Pathom şehri yakınlarındaki Damnoen Saduak Floating Market, sabah 07.00 ile öğlen 13.00 saatlerinde açık.

Nehir boyunca sıralanan mağazaları kanoyla gezip, alış veriş yapabildiğiniz gibi sırf ambiyansı görmek ve fotoğraf çekmek için dahi gidilir. Bindiğiniz teknelerle kanallar arasında dolaşıyor, hemen kıyıda yer alan dükkanlardan alışveriş yapabiliyor, teknelerden satılan meyvelerden alabiliyor; teknelerde hazırlanan yemeklerden sipariş verip yine teknenizde yiyebiliyorsunuz.

Hemen her şeyin satıldığı bu pazarlarda envaı çeşit tropikal meyve görebilirsiniz. Rambutan, mangosteen, papaya, passion fruit, guava, durian, ejderha meyvesi, mangonun, Longan ve liçinin tadına bakın. Evet durian, fena kokar ama tatmadan dönmeyin. Yüzen çarşıya sabah erken gitmeye bakın, gün ısındıkça keyfi azalıyor.

Bangkok, belki görülmesi gereken en güzel şehirlerden biri değil, belki de yapacak ve görecek çok şey yok diye düşünülebilir. Kirli, koktuğu da söylenebilir, ancak bütün bunlara rağmen çekici, egzotik yanı olan bir şehir. Şehirlerin ruhları vardır ve Bangkok birkaç gün kalınarak ruhunu size gösterecek ve anlaşılacak bir şehir değil. Kendisine önyargısız yaklaşılıp, vakit ayrılınca size kendini açıyor.

Muhteşem tapınakları, sıkı sıkıya bağlı geleneksel yapısı, bol baharatlı yemekleri, Thai masajı, çılgın gece hayatı ile keyifli ve ilginç deneyimlere kucak açan Bangkok‘ta doğa, huzur, karmaşa, kültür ve eğlence iç içe. Keyfini çıkarın.

bangkok yüzen market

Geçmişteki kısa gezilerimde en çok arzuladığım şey yabancılaşmaktı. Dile, insanlara, alışkanlıklara, yemeklere… yabancılaşmak. Bir çeşit rutin iş ve ev hayatını geride bırakıp, yeni deneyimlere kapıyı açmaktı.

Turist olarak kalıp da yerelleşmediğinizde şehirlerin, ülkenin ruhu size varamıyor. Bu maceramda ben turist değilim, bu farklı bir adım benim için. Aidiyet duygusunun özgürlüğün önünde kendi yarattığımız bir engel olarak düşünen biri olarak ben, şimdilerde bir yabancıydım geride bıraktığım hayata, alışkanlıklara, aidiyet hissettiğim şeylere…

Trafikten, bir yere yetişmenin yaşattığı telaştan uzak, plansız, saate, takvime bakmadan, sekiz-beş mesaisinden uzak, haftanın hangi günü olduğunu bile bilmeden işsiz, güçsüz ama özgür olarak yoldaydım artık. Yolda olmak için de önce yoldan çıkmak gerek, kendi belirlediğiniz bir yolda olmak.

Güzel bir şey yolda olmak…

*Bu yazı Dipnot Tablet‘de yayınlanmıştır.

Day 2: Tayland:1, Bangkok. 4 Ağustos 2010

24 YORUM 💬

  1. Eşimle birlikte Aralık ayında Tayland’a tatile gitmeyi planlıyoruz. Fakat tur şirketi ile gitmek dil bilmediğimiz için bize daha makul gibi geliyor. Hangi firma ile gitmek daha uygundur?

  2. Bangkok’u çok defa gezdiniz Kemal Bey? Orada yaşanır mı sizce? Artısı eksisi nedir sizin bakışınıza göre.

  3. Tayland’ın sosyal kulturel yapisi ve turistik cekim merkezleri hakkinda okuma yapmak isteyenleri bloguma beklerim

    ayetullah.squarespace.com/blog/2015/8/5/tayland-kingdom-of-smiles

  4. Bende Tayland’a gitmeyi düşünüyorum ama daha önce gidenler yani tecrübesi olan arkadaslar lütfen yardımcı olur musunuz? Doğru bilgileri bizimle paylaşarak tavsiyeleriniz nelerdir.

  5. 2018 Ocak yada subat Phuket Pattaya Bangkok dusunuyorum 15 gun. Araya Kambocyada karisabilir. İkinci gidisim olacak. deneyim var. Gelmek isteyen olursa iletisim kuralim. Malum uzak yer yol arkadasi bulmak zor oluyor. mktl_1987@hotmail.com

  6. Tayland’a 2014 yılında gidecektim. Ancak acil bir durum nedeniyle turumu iptal etmek zorunda kalmıştım. O zamandan beri içimde ukde kaldı. Umarım tekrar gitme şansım olur. Bu ayrıntılı yazı da bana rehber olacaktır diye düşünüyorum. Teşekkürler.

  7. Eşimle beraber gezmeyi çokkk seven bir aileyiz..Avrupa’yı gezmekten sıkıldık ve değişik yerler görmek istiyoruz. Çok yüksek bütçeli gezgin değiliz. Konaklama işini genelde çadır veya couhsurfing ile hallediyoruz. Şimdiki gitmeyi düşündüğümüz  yer Tayland ve ancak Ocak-Şubat döneminde 6 gün gidebileceğiz.

    Sizden ricam Tayland’a en uygun uçak biletini nasıl ve ne kadara alabileceğim?
    Couchsurfing etkin kullanılabiliyor mu Tayland’da?

    Vereceğiniz yararlı bilgiler için şimdiden teşekkürler.

    • Bence de doğru bir karar, farklı kültürleri keşfetmek daha iyi olabilir. tayland veya uzakdoğu egzotik yapısıyla Avrupa’dan çok farklıdır. hatta her bir yeri diğerindne daha ilginç ve heyecan verici.

      Ucuz uçak bileti bulmanın standart birkaç yöntemi var.

      Öncelikle bilet alma işini son ana bırakmayın. Tatil tarihlerinizi çok önceden netleştirin.
      Tatil gününüzü ucuz uçak bileti günlerine denk getirin. tatil günlerinizi değiştirebiliyorsanız bu uygun bir seçenek.

      Yoğun dönemler olan yılbaşı, bayram, festival zamanları uçak bileti fiyatları daha yüksek. Bu dönemler sonrasında uygun promosyonlu uçak biletleri satışa girer. Bunu sürekli takip etmek gerekiyor.

      Gideceğiniz yere uçan tüm havayollarına e-bülten üyeliği yaptırın. Gideceğiniz destinasyonu seçin. kampanya olduğunda ilk önce e bülten ile bildirilir.
       
      Düzenli aralıklarla gideceğiniz destinasyona uçan hava yollarının fiyatlarını kontrol edin.
       
      Ucuz uçak bileti arama motorlarını kullanın. Skyscanner, Kayak.com, Dohop, Travelocity, Orbitz, CheapOair, Mobissimo, expedia.com, cheaptickets.com gibi sitelerden düzenli araştırmalar yapın. Biletinizi hafta ortasına gelecek şekilde alın.
       
      Tayland için 1500 TL altında gidiş dönüş bileti bulursanız uygun diye düşünüyorum. Yine Malezya, Singapur ucuz uçak bileti bulduğunuzda, buralara uçup, buradan aktarma da yapılabilir. Sizin süreniz kısıtlı olduğu için karar sizin tabi.
       
      Singapur-Bangkok değil de Singapur-Phuket uçuşu yapılabilir…

  8. Kemal Bey iyi günler,
    Ben 28 Şubatta Bangkok havalimanına varmış olacağım. Masaj eğitimi almak için gidiyorum. Eğitim 30 mart’ta bitecek. Vizenin 30 gün olduğunu biliyorum. Benim 31 gün oluyor. Sizce bir sorun yaşar mıyım? O bir gün için ceza mı ödesem daha mantıklı olur? Yoksa 60 günlük vize talebinde mi bulunayım? Tayland Büyükelçiliğini aradım. Telefona çıkan Türk görevli “bilemeyiz” dedi. Şimdiden teşekkür ederim.

    • 30. gün havalimanında olmanız gerekiyor. Tavsiyem bunu yapın. Geçirilen her gün için 500 Baht ceza alındığını duymuştum. Daha sonraki Tayland ziyaretlerinizde sorun çıkarabilirler.

  9. Karmaşa, kaos, eğlence, güleryüz… Ne ararsan var bu şehirde. Aşık olduğum ve bir gün yaşayacağım şehir burası. Bekle beni.

  10. Okurken bile heycanlandım. Roman gibi tek tek hayal ederek okudum. İnşallah görmek nasip olur. Teşekkürler. 🙂

  11. Tayland görmeyi çok istediğim yerlerden biri. Mistik bir havası var. Yazınızı büyük bir dikkatle okudum ve bu ülkeye karşı ilgim ikiye katlandı. Umarım bir gün hayalini kurduğum bu şehre gidebilirim:)

  12. Merhabalar,
    O kadar çok yazınızı okudum ki bize Tayland turumuzda hangisinin rehberlik yaptığını hatırlayamıyorum artık. Sizin haberiniz yok ama 2013 Uzakdoğu turumuz öncesinde arkadaşımla araştırma yaparken tanıştık siteniz ve sizinle. 🙂 Verdiğiniz tavsiyeleri tek tek not edip, gittiğimizde pratiğe döktüğümüzde çok kulaklarınızı çınlatmıştık. 🙂

    Önce ayaklarınıza, emeğinize, objektifinize ve kaleminize sağlık. 🙂 Güzel anılarla dolu nice anlara. 🙂

    • O zaman gezip, gördüğünüz yerleri ve deneyimlerinizi ilgili veya herhangi bir Tayland yazısının altına yorum kısmında dökme zamanınız gelmiş. Diğer okuyuculara yol gösterirsiniz. Yorumlar da okunuyor. 😉

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın