İsveç, Kuzey Avrupa’da İskandinavya Yarımadası üzerinde yer alan ve gezgin için coğrafi olarak oldukça net bir konuma sahip. Batı ve kuzeyde Norveç, doğuda Finlandiya ile komşu; güneyde ise Öresund Köprüsü üzerinden Danimarka’ya bağlanıyor. Bu konum, İsveç’i özellikle İskandinav rotası planlayanlar için merkezi bir durak haline getiriyor. Başkent Stockholm, ülkenin en büyük şehri ve ana giriş noktası. Onu Göteborg ve Malmö takip ediyor.
Gezilecek yerleri anlamak için İsveç’in yapısını doğru okumak gerekiyor. Ülke, meşruti monarşi ile yönetilen, yüksek yaşam standardına sahip ve ekonomik olarak güçlü bir ülke. Bu doğrudan seyahate yansıyor; fiyatlar Avrupa ortalamasının üzerinde. Ama karşılığında düzenli şehirler, güçlü altyapı ve doğayla iç içe bir yaşam görüyorsun. Aynı zamanda İsveç, demokrasi ve yaşam kalitesi endekslerinde üst sıralarda yer alıyor. Bu da özellikle şehirlerdeki sosyal düzeni ve güven hissini belirliyor.

İsveç’in çam kokusu ve gece güneşi güzel ama yazın güneş batmak bilmiyor, insanı uykusuzluktan halüsinasyonun eşiğine getiriyor; kışın ise o sessizlik bir çöktü mü, “Kuzey yalnızlığı” dedikleri şey resmen omuzlarınıza biniyor. Bizim gibi gürültüye, harekete alışık bünyeler için bu huzur bir süre sonra “Yahu birisi bir bağırsın da kendimize gelelim” dedirtiyor.
Şehirler o kadar planlı, o kadar “steril” ki insan ister istemez daralıyor. Şöyle bir yanlış park eden araba, bir korna sesi, ne bileyim bir esnaf kavgası arıyor gözler. Bizim bünye Akdeniz’in o canım, samimi kaosuna öyle bir alışmış ki, her şeyi kusursuz görünce stres yapıyoruz. Yanımdakine çemkirecek, negatif bir şey bulamayınca kendi kendime “Neden her şey bu kadar düzgün?” diye sinirleniyorum. Biz kusurla beslenen insanlarız, bu kadar mükemmeliyet bizi bozar.
Sistem tıkır tıkır, yaşam kalitesi uzayda ama o sosyal ortamın “buzdolabı içi” tadındaki soğukluğu bize göre değil. Ben genel konuştum, bizim milletin gözünden bakınca anlattım ama gerçekte benim istediğim ve sevdiğim ve hatta özlediğim tam da bu işte!
İsveç Nerede 📍
İsveç, Kuzey Avrupa’da, İskandinavya Yarımadası üzerinde yer alıyor. Coğrafi olarak baktığında batı ve kuzeyde Norveç, doğuda Finlandiya ile komşu. Güneyde ise Öresund Köprüsü üzerinden Danimarka’ya bağlanıyor. Bu bağlantı önemli; çünkü İsveç’i tek başına değil, İskandinav rotasının bir parçası olarak düşünmek daha mantıklı.
Ülke oldukça geniş bir alana yayılıyor ve bu genişlik seyahati doğrudan etkiliyor. Avrupa’nın yüzölçümü bakımından en büyük ülkelerinden biri ve kuzeye çıktıkça yerleşim azalıyor, doğa ağırlık kazanıyor. Güneyde daha yoğun şehir hayatı varken, kuzeye doğru ilerledikçe ormanlar, göller ve daha sert bir iklim devreye giriyor.
Başkent Stockholm, ülkenin doğusunda ve Baltık Denizi kıyısında konumlanıyor. Bunun dışında Göteborg batı kıyısında, Malmö ise güneyde Danimarka’ya en yakın noktada yer alıyor. Bu üç şehir, İsveç’e gelen çoğu gezginin rotasını belirleyen ana duraklar.
Benim açımdan İsveç’in konum avantajı şu: tek bir ülke içinde farklı coğrafi deneyimleri yaşayabiliyorsun. Güneyde şehir ve kültür, kuzeyde doğa ve sessizlik. Bu yüzden İsveç’i planlarken haritaya sadece “nerede” diye bakmak yetmez; hangi bölge sana daha uygun, onu netleştirmek gerekiyor.
İsveç Gezi Rehberi 🇸🇪
İsveç, kuzeyin sert coğrafyasında şekillenmiş ama yaşam kalitesiyle öne çıkan bir ülke. İlk bakışta sade ve mesafeli görünebilir; ama içine girdikçe doğayla kurduğu denge, şehirlerin planlı yapısı ve günlük hayatın ritmi kendini gösteriyor. Bu ülkeyi anlamak için sadece şehirleri değil, iklimi, tarihi ve yaşam alışkanlıklarını birlikte okumak gerekiyor.
Tarih tarafı oldukça eskiye gidiyor. MÖ 8000’lere kadar uzanan yerleşim izleri, avcılık ve balıkçılıkla geçinen toplulukları gösteriyor. Zamanla kuzeyden güneye yayılan bu topluluklar, ticaret yoluyla Akdeniz ve Roma ile bağlantı kuruyor. İsveç adını aldığı Svear kabilesi, Gotarları yenerek ilk siyasi yapının temelini atıyor. Orta Çağ boyunca Hansa Birliği’nin ticaret üzerindeki etkisi, ülkenin ekonomik yönünü belirliyor. Ancak 1350’deki büyük veba, bu düzeni uzun süre sekteye uğratıyor.
1389’da kurulan Kalmar Birliği, İsveç’i Danimarka ve Norveç ile aynı çatı altında topluyor. Bu birlik dağıldığında bugünkü sınırların temeli atılıyor. İsveç, iki dünya savaşında da tarafsız kalmayı tercih ediyor. II. Dünya Savaşı sonrası ise hızlı bir dönüşüm geçirerek Avrupa’nın güçlü sanayi ülkelerinden biri haline geliyor. 1995’te Avrupa Birliği’ne katılıyor ama para birimi olarak İsveç Kronu (SEK) kullanılmaya devam ediyor.
Coğrafya bu ülkenin kaderini belirliyor. İsveç, İskandinavya’nın ortasında kuzey-güney doğrultusunda uzanan bir ülke. Bu yüzden gün uzunluğu bile bölgeden bölgeye değişiyor. Yazın kuzeyde güneş neredeyse hiç batmıyor, kışın ise tam tersi. Özellikle kuzeyde beyaz geceler ve kuzey ışıkları (Aurora Borealis) deneyimi bu yüzden mümkün.
İklim tarafı net: serin ve çoğunlukla kapalı hava. Yazın bile sıcaklık genelde 20–23°C bandında, kışın ise kuzeyde -30°C’ye kadar düşebiliyor. Bu yüzden seyahat için en mantıklı dönem Mayıs–Eylül arası. Bu aralıkta hem günler uzun hem de doğa daha erişilebilir.
İsveç’i sadece şehirlerle sınırlamak hata olur. Evet, Stockholm, Göteborg ve Malmö güçlü şehirler. Ama ülkenin asıl karakteri ormanlar, göller ve adalar arasında saklı. Stockholm’ün kurulu olduğu adalar yapısı bile bunu anlatıyor. Ülke genelinde yüzlerce ada ve geniş doğal alan var.
Benim için İsveç’i farklı yapan şey şu: insan doğayı şekillendirmemiş, doğaya uyum sağlamış. Bu yüzden burada gökdelen yerine açık alan, gürültü yerine sessizlik baskın. Eğer beklentin hareketli bir şehir hayatıysa İsveç seni zorlayabilir. Ama yavaşlamak, nefes almak ve doğayla temas kurmak istiyorsan, burası tam karşılığını veriyor.
İsveç Gezilecek Yerler 📌
İsveç gezilecek yerler denince listeyi doğru kurmak önemli. Çünkü bu ülke “tek şehirle anlatılacak” bir yer değil. Stockholm başta olmak üzere Malmö, Göteborg, Gotland ve Luleå farklı karakterler sunuyor. Güneyde daha şehir odaklı bir yapı varken, kuzeye çıktıkça doğa ve deneyim ön plana çıkıyor.
Stockholm, ülkenin kalbi. Adalar üzerine kurulu yapısı ve suyla iç içe yaşamıyla farklı bir şehir deneyimi veriyor. Göteborg, daha rahat ve liman odaklı bir şehir; tempo daha düşük. Malmö, Danimarka’ya yakınlığı sayesinde iki ülkeyi birlikte gezmek isteyenler için stratejik bir nokta. Hatta Öresund Köprüsü üzerinden Kopenhag’a geçmek mümkün ve mesafe oldukça kısa.
Kuzeye çıktığında hikâye tamamen değişiyor. Luleå ve çevresi, özellikle kış aylarında Aurora Borealis (kuzey ışıkları) için en iyi bölgelerden biri. Ama beklentiyi doğru kurmak lazım; bu deneyim doğa şartlarına bağlı, garanti değil. Doğru zaman ve doğru hava koşulu gerekiyor.
Bir de Baltık tarafı var. Gotland Adası ve Visby, İsveç’in en karakterli noktalarından biri. Orta çağ dokusu hâlâ korunmuş ve şehir planı diğer İsveç şehirlerinden farklı. Yaz aylarında burası daha hareketli, kışın ise oldukça sakin.
Benim önerim şu: İsveç’te rota kurarken şehir + doğa dengesini birlikte planla. Sadece şehir gezersen eksik kalır, sadece doğaya gidersen de ülkenin karakterini tam anlayamazsın. Bu dengeyi kurduğunda İsveç çok daha net açılıyor.
1. Stockholm

Stockholm, İsveç’in başkenti olduğu gibi ülkesinin ekonomi, kültür, sanat ve bilişim alanlarındaki kalbi. Diğer yandan da Avrupa’nın en çok birikime sahip ve en gelişmiş şehirlerinden biri. 13. yüzyıldan bu yana da İskandinavya’nın siyaset, ekonomi ve kültür merkezi konumunda.
Mälaren Gölü’nün Baltık Denizi’yle birleştiği kanalda yer alan ve Stokholm Takım Adaları olarak bilinen 14 ada üzerinde kurulu olan Stokholm, genç, enerjik, modern, eğlenceli ve sofistike bir kent imajına sahip. Her biri kendi dönemine ait birer mimari harikası olan binaları, Arnavut kaldırımlı dar sokakları ve şehrin büyük bir bölümünü kaplayan yemyeşil parkları ile çok yönlü bir şehir.
Coğrafi konumu dolayısıyla yaz mevsimlerinde güneşin neredeyse hiç batmadığı uzun günlere sahip olan Stokholm, kış mevsiminde kuzeyin büyülü ve masalsı atmosferini tüm güzelliğiyle gözler önüne seriyor. Öyle ki kış sporlarından ve karla kaplı doğa manzarasından hoşlanan ziyaretçiler için önemli bir adres.
Stokholm’de gezilip görülecek pek çok yer olmakla birlikte en çok öne çıkan adresler, kentin en büyük ve prestijli etkinlik merkezlerinden biri olan Stokholm Globen, İskandinav ve Viking kültürünün tüm ihtişamını gözler önüne seren buluntuların sergilendiği Ulusal Tarih Müzesi; İsveç kraliyet ailesinin resmi konutu ve aynı zamanda Avrupa’nın en büyük kraliyet saraylarından biri olan Kungliga Slottet Kraliyet Sarayı başı çekiyor. Gamla Stan ise içerisinde, Storkyrkan Katedrali gibi tarihi dokuları barındıran, kentin romantik ruhunun hissedilebileceği bir bölge.
Millesgården, İsveçli ünlü heykeltıraş Carl Milles’ın Lidingö Adası bölgesindeki büyük bahçeli villası. Günümüzde müze olarak halka açılan İtalyan stilindeki bu villa, benzersiz sanat eserlerinin sergilendiği bir müze olarak hizmet veriyor.
Djurgården Adası’nın en güzel manzaralarından birine ev sahipliği yapan Vasamuseet (Vasa Müzesi) ve İsveçli edebiyatçı Strindberg’in evinin müzeye dönüştürülmüş hali olan Strindbergsmuseet (Strindberg Müzesi) ziyaret edebileceğiniz müzelerden bazıları.
Kraliyet av alanı olarak kabul edilen ve yemyeşil dev bir bahçeden oluşan Djurgården, Stokholm’ün en popüler semtlerinden biri. İsveçlilerin oylarıyla ülkenin en güzel binası seçilen Stokholm Belediye Binasını da görebilirsiniz. 1891’de İsveç’in doğal yaşamının korunması amacıyla açılan Skansen Açık Hava Müzesi ve Zooloji Parkı, Stokholm’ün en popüler turistik gezi duraklarından biri. Detaylı bilgiler için Stockholm gezilecek yerler yazısına göz atın.
2. Malmö

Malmö, İsveç’in en büyük üçüncü ve 16 km uzunluğundaki Oresund Köprüsü ile İsveç ve Danimarka’yı birbirine bağlayan, daha çok bir ticari merkez konumundaki şehri. Kopenhag’ın komşusu Malmö, İsveç’in en güneydeki şehri. Öresund trenleri, her 20 dakikada bir Öresund Boğazı’nı geçerek, Avrupa ülkelerini İskandinavya’ya bağlıyor. Aynı zamanda ülkenin üçüncü büyük kenti olan Malmö, organik yiyecekleri ile de tanınıyor.
2006’da İsveç’in ilk sertifikalı adil ticaret merkezi ödülünü alan Malmö, organik ve çevreye duyarlı yatırımlarıyla adını Avrupa’ya duyurmuş bir merkez. Dolayısı ise şehirde bulunduğunuz süre boyunca pek çok sağlıklı ve organik yiyecek sunan restoran ve markete rastlayabilirsiniz.
Malmö’nün Old Town bölgesi ve ünlü Stroget Meydanı, Södergatan, Hollywood filmlerinden fırlamış küçük semti Lilla Torg, Carolikvarteren bölgesinde yer alan 1907 yapımı Sankt Petri Kilisesi Malmö gezilecek yerlerin ilk sıralarında. Aynı şekilde içerisinde çok sayıda sanatsal yapı, yemyeşil alanlar ve havuzların bulunduğu parkta yer alan Malmö Kalesi (Malmöhus) ise kentin en önemli yapısı olduğu kadar, hayvanat bahçesiyle de en keyifli yeri.
Malmö’nün görülecek önemli noktalarından biri olan Turning Torso ise Malmö Kalesi’nin üst tarafındaki deniz kenarında yer alıyor. Kentin hemen hemen her yerinden, havanın açık olduğu günlerde ise Kopenhag’tan bile görülebilen Turning Torso, 54 kattan oluşan bu bina 190 metre uzunluğunda bir yapı.
3. Göteborg

Göteborg, İsveç’in güneybatısında Kuzey Denizi kıyısında yer alıyor. Başkent Stokholm’den sonra İsveç’in ikinci büyük şehri olan Göteborg, bir liman kenti olarak ülkenin dünyaya açılan kapısı. Şehir planlaması Hollandalılar tarafından yapılan kentin uzun cadde ve kanalları ile evlerin mimarisi Amsterdam ile benzerlik gösteriyor. Göteborg’u tanımanın en iyi yollarından biri Paddan isimli teknelerle kanalda bir gezintiye çıkmak.
Gezilecek pek çok yeri bulunan Göteborg, her yıl düzenlenen ve İskandinavya’nın en büyük film festivali olan Göteborg Film Festivali ile tanınıyor. Kentin Avrupa’da tanınmasını sağlayan ve İskandinavya’nın en büyük lunaparkı olan Liseberg Lunaparkı ise, her yıl 3 milyon kişinin ziyaret ettiği, çok ünlü ve adrenalin dolu bir eğlence merkezi.
16 bin farklı bitki çeşidiyle Avrupa’nın en önemli botanik bahçelerinden biri olan Göteborg Botanik Bahçesi kentin gezilecek başlıca adresi. Şehrin tam merkezinde bulunan Slottsskogen, Göteborg’un en güzel parkı. 17. yüzyılda kurulan bu parkta bulunan Göteborg Doğal Tarih Müzesi’ni de gezmeyi unutmayın.
Sahildeki Lilla Bomen isimli post modern gökdelenin yanında yer alan ve pek çok etkinliğin düzenlendiği Göteborg Operası, 15. yüzyıldan günümüze uzanan geniş koleksiyonuyla Avrupa’daki en kapsamlı sanat müzelerinden biri olan Göteborg Sanat Müzesi ve altı farklı bölümüyle Avrupa’nın en büyük akvaryumlarını, tropik hayvanların içeride rahatça dolaştığı kapalı alan yağmur ormanlarını Göteborg’un tam ortasında bulunan Universeum bilim merkezi kentin öne çıkan adresleri.
Haga, ahşap evlerle iç içe olan gurme restoranları, kafeleri, sanat galerileriyle eski ve yeninin buluştuğu turistik bir bölge. Bütün ürünleri taze olarak bulabileceğiniz, kapalı bir deniz mahsulleri marketi Feskekôrka Balık Hali de farklı bir deneyim yaşatabilir. Metal işçilerinin boş vakitlerinde yaptığı çalışmaların bulunduğu Liseberg Parkı, zengin tüccarlar ve fabrikatörlerin katkılarıyla yaptırılan kültür merkezlerinden Röhss Müzesi ise gezilebilecek yerlerden bazıları.
Şehir merkezinden bindiğiniz botlarla Göteborg’u çevreleyen en güzel adalardan biri olan Marstrand Adas, uzun yıllar boyunca önemli bir ticaret kasabası oldu. 300 yıldan fazla bir süre boyunca arkasındaki ahşap kasabayı koruyan Carlsten Kalesi’ni de ziyaret edin. Kalede yerel İsveç yemeklerini tadabileceğiniz bir restoranın yanı sıra konaklama imkanı da var. Buraya gelmişken Strandverket Sanat Müzesi, Pater Noster Deniz Feneri ve doğal yürüyüş parkurlarını gezmeyi unutmayın.
4. Gotland

Gotland, İsveç’in en büyük adası. Gotlar’ın ana yurdu olduğu düşünülen ve İsveç’in 25 tarihi kantonundan biri olan Gotland’da temel gelir kaynakları tarım ve turizmden oluşuyor. Gotland Adası’ndaki tek İsveç kenti olan Visby ise Baltık Denizi’ndeki en önemli Hansa kenti.
Stokholm’den bir saat süren iç hat uçuşlarıyla ulaşılabilen Gotland, aynı zamanda İsveç’in gece hayatıyla ünlü bölgesi. Dağcılık, tırmanma ve dalış gibi outdoor sporların yaygın yapıldığı adanın her köşesi Orta çağ tarihini yansıtan dokularla kaplı. Bu yönüyle Orta Çağı temalı pek çok festivale de ev sahipliği yapan adada, özellikle ağustos ayında gerçekleştirilen ve tarihi kostümlerin giyildiği Ortaçağ Festivali oldukça ziyaretçi çekiyor.
5. Ice Hotel

Jukkasjärvi Ice Hotel, İsveç’in en eski köylerinden biri olan jukkasjärvi’de, Torne Nehri’nin kıyısında, kutup dairesinin 200km kuzeyinde bulunuyor. Türünün ilk ve halen en büyük örneği olan Jukkasjärvi Ice Hotel, 66. kuzey enleminde, yalnızca 1100 kişinin ve çok sayıda köpeğin yaşadığı küçücük bir yerleşim yerinde yer alıyor. Her Kasım-Aralık ayında yeniden inşa edilen yapı Nisan-Mayıs ayında eriyor.
Yaklaşık 100 kişi kapasiteli otelde buzdan bir kilise, sinema, buzdan heykellerin sergilendiği buz sanat sergisi ve ünlü “buz bar” bulunuyor. Otelde, kuzey ışıklarını izlemek için, güneş ışığını yansıtan tavana sahip özel kabinler de bulunuyor. Öyle ki otel, kuzey ışıklarının en iyi gözlemlenebildiği bölgeye inşa ediliyor.
6. Wallender’s Ystad
Ystad, Arnavut kaldırımlı sokakları ve pastel renkli yarı ahşap Orta Çağ evleri birçok sinema filminin sahnelerinin çekildiği bir yer. Büyüleyici geçmişiyle bu kent, birinci sınıf müzeleri ve sanat galerileri, 40 km’lik kumlu plajları ve muhteşem Skåne kırsal alanı ile görsel bir ziyafet sunar, her şeyi bir arada bulabileceğiniz, sahil kasabalarını görmeden dönmeyin. Ystad, kültürü, gelenekleri, tarihi mekanları, canlı kasabaları ve doğası ile İsveç’i keşfetmek için mükemmel bir başlangıç.
7. Visingsö

Jönköping’e bağlı eski bir kent olan Gränna’yı turistik yapan ise Visingsö Adası. Gränna genel itibariyle çok küçük bir şehir olduğundan ahşap evleri ve polkagris adı verilen şekerlemeleri görebilirsiniz. El yapımı cam ürünler satan dükkânları gezip bir feribota atlayıp 20-30 dakika içinde Visingsö’ye geçebilirsiniz.
Visingsö, İsveç tarihinde askeri öneme sahip bir ada olarak 12. yüzyılda İsveç’in önemli asillerinden Sverker ve Erik aileleri tarafından yaptırılmış. İsveç’in ilk asiller kalesi olarak anılan yapıyı savunmak için yapılan pek çok savaşta birçok kral burada hayatını kaybetmiş. Visingsö’de at arabası turlarına katılıp, adayı atlarla turlayabileceğiniz gibi, yerel ufak dükkânlarda balık yiyip karnınızı doyurabilirsiniz.
8. Visby
Visby, limanı ve ticaret merkezi olması nedeniyle İskandinav coğrafyasının en önemli şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. Geçmişin izlerini bugüne kadar taşıyan, en önemlisi şehri çevreleyen, iki millik bir orta çağ taş duvarı olan Ringmuren görülmeye değer.
İsveç yeme ve içme
İsveç mutfağı, konumundan dolayı deniz ürünleri ağırlıklı. İsveç mutfağı, organik ürünlerle hazırlanmış basit ve besleyici yemeklerden oluşuyor. Sofistike ve karmaşık spesiyallerden uzak yalın ve modern bir mutfağa sahip olan İsveç, az malzeme ile lezzetli yemekler yaratmak konusunda uzmanlaşmış.
İsveç mutfağında en sık kullanılan malzemeler arasında, mantar, deniz ürünleri, böğürtlen, patates, kırmızı et, domuz eti, soğan, bezelye ve çeşitli sebzeler bulunuyor. İsveç mutfağı, hamur işleri, deniz ürünleri, et çeşitleri ve sütlü mamullerden oluşan zengin bir yiyecek yelpazesine sahip.
Somon ve hering balığı başta olmak üzere günün her saati tüketilen deniz ürünleri dışında, özellikle Stockholm başta olmak üzere, dünya mutfaklarından lezzetler sunan pek çok seçenek mevcut. Diğer yandan esmer ekmek, tarçınlı kekler, tereyağı, soğuk aperatifler, küçük sıcak yiyecekler, balık tatları ve taze ürünler, kahve, İskandinavya genelinde tahılın damıtılmasıyla elde edilen içecekleri de ülke genelinde çok tüketiliyor. Finnerodja’nın çileği, Norrland’in patatesi, ahududu ve Stockholm dereotu da ülkeye özgü özelleşen yerel lezzetler.
İsveç konaklama
İsveç’te her zevke uyacak bir konaklama alternatifi var. Beş yıldızlı otellerden, buz otellere, egzotik bir ağaç evden, uygun fiyatlı hostellere dek pek çok seçeneğiniz var. Ancak İsveç oldukça pahalı bir ülke olduğundan özellikle de başkent Stockholm’ün şehir merkezi konaklama ücretlerinin en yüksek olduğu yer.
Tüm İsveç şehirlerinde konaklama hizmeti kalitesi Avrupa geneline göre oldukça yüksek olduğunu da aklınızda bulundurun. Dolayısıyla, orta dereceli bir bütçe ayırarak şaşırtıcı derece tatmin edici bir konaklama deneyimi yaşayabilirsiniz.
Diğer yandan fiyatlar şehir merkezinden uzaklaştıkça düşüyor. Şehrin tam merkezinde konaklamak isterseniz, Gamla Stan, Normalm ve Norrort bölgeleri doğru adresler. Bu bölgeler, beş yıldızlı klasik otellerin yanı sıra aynı konfor ve hizmeti sunan alternatif konaklama adreslerini de barındırıyor. Örneğin, tarihi İsveç evlerini tercih edebilirsiniz.
Östermalm, Vasastaden, Kungsholmen ve Långholmen bölgeleri ise ortalama bir konaklama için üç yıldızlı otel, pansiyon, konuk evi ve kiralık apart daire gibi seçenekleri barındırıyor. Düşük ücretli konaklamayı tercih ederseniz de, sırt çantalı gezginlere ve öğrencilere hitap eden Vaxholm, Södermalm ve Nacka Strand bölgeleri pansiyon, kiralık oda ve konuk evlerine sahip.
İsveç alışveriş
İsveç tasarım konusunda dünyaca ünlü bir ülke. İsveç’e özgü tasarımlardan oluşan kıyafet, iç dekorasyon ürünleri, mobilya ve hediyelik eşya mağazalarıyla dolu, doyurucu bir alışveriş dünyasına ev sahipliği yapıyor.
Ülkeden satın alınabilecek özgün ürünler arasında, cam biblo ve hediyelik eşyalar, ahşap veya seramikten yapılmış takunyalar, votka çeşitleri, renkli ve kalın yün kazaklar ve sarıçam veya huş ağacından elde edilen tasarım harikası mobilyalar bulunuyor. Ayrıca Dala adı verilen at tüyünden yapılan ve canlı renklere boyanan oyuncaklar da Stokholm’den sevdiklerinize alabileceğiniz ilgi çekici hediyelik eşya alternatiflerinden biri.
İsveç’e nasıl gidilir
İsveç’in soğuk bir ülke. Özellikle kışın hava çok soğuk ve kapalı. Sabah saat 10 civarında aydınlanan hava, öğleden sonra 3’te tekrar kararıyor, dolayısı ile günün büyük kısmını karanlıkta geçiriyorsunuz. Yaz aylarında ise beyaz geceler denilen dönemde günler uzuyor.
Kış ayları eğer dondurucu soğuklara dayanamıyorsanız seyahatiniz için uygun bir vakit değil. Seyahatinizi Eylül-Ekim ya da Nisan-Mayıs aylarına denk getirebilirseniz, 15-16 derece dolaylarında dolaşan hava sıcaklığı ile karşılaşabilirsiniz. Yas ayları ise bu şehir için en ideal mevsim. Hava sıcaklığı 20’li derecelere ulaşıyor. Yaklaşık 18 saate yakın bir süre de hava aydınlık kalıyor. İsveç’i ziyaret etmek için en uygun zaman dilimi, haziran, temmuz, ağustos ayları.
İsveç’in başkenti Stockholm’e Türk Hava Yolları ile İstanbul Havalimanı’ndan, Pegasus Havayolları ile de Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan haftanın yedi günü direkt uçuşlarla ulaşım mümkün.
Yaklaşık dört saat süren yolculukla şehir merkezine 42 km uzaklıkta bulunan Stockholm Arlanda Havalimanı’nda olabilirsiniz. Havalimanından Arlanda Express trenine ile 20 dakikada Stockholm Merkez İstasyonu’na ulaşabilirsiniz. Aynı şekilde alandan hareket eden ve 40 dakikada merkeze giden bir otobüs de var.
Stockholm’de, otobüs, metro, tramvay, feribot gibi seçeneklerden dilediğinizi kullanabileceğiniz gibi, A, B ve C zone olarak üç bölgeye ayrılmış metro ağını kullanarak turistik bölgelerin hemen hepsine rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Diğer yandan Stockholm, tam bir bisiklet şehri. Tüm şehri 2 günde yürüyerek de gezebilirsiniz.
İsveç’i gezilebilir kılan asıl şey şehirlerinden çok doğası ve mekân kullanımı. Stockholm’ün adalar üzerine kurulu yapısı, Göteborg’un liman karakteri ve Malmö’nün Danimarka ile kurduğu bağ birbirinden farklı deneyimler sunuyor. Ama iş sadece şehirle bitmiyor. Ülkenin büyük bölümü ormanlar, göller ve açık alanlardan oluşuyor. Yani burada rota kurarken sadece “şehir şehir gezmek” yeterli değil; doğayı planın içine dahil etmek gerekiyor.
Benim gözümde İsveç, hızlı tüketilecek bir ülke değil. Mesafeler uzun, şehirler arası geçiş zaman alıyor. Ama doğru plan yaparsan, her durakta farklı bir atmosfer yakalıyorsun. Bu yüzden İsveç’te gezilecek yerler listesi yaparken en önemli şey şu: az şehir, doğru seçim ve yavaş tempo.




