İrem Bağı, İran’ın Şiraz şehrinde yer alıyor. Şiraz, masalsı atmosferini biraz da bu bahçelerine borçlu. Bu bahçelerin en ünlülerinden biri olan İrem Bağı, Kaçar Hanedanlarından Muhammed Ghori’nin mimar Üstat Muhammed Hassan’a yaptırdığı saray ve onu çevreleyen envaı çeşit bitkilerle çevrelenmiş bir bahçeden oluşuyor.

Şiraz kent geleneğinde doğaya düşkünlüğün ne kadar köklü olduğunun bir kanıtı olan bahçenin geçmişi, Selçukluların kente hakim olduğu yıllara kadar uzanıyor. Bahçede yer alan, 19. yüzyılda yapılmış binanın ön cephesindeki çinilere oldukça etkileyici. Hafız ve Sadi gibi şairlerin şiirleri de ön cepheyi süslüyor. Klasik İran tarzında düzenlenmiş, havuzların ve dere yollarının bulunduğu İrem bağları, birçok bitki ve çiçeğin dışında, sadece Şiraz’da yetişen bir tür servi ağacı olan servi naz da bulunuyor. Bu servi ağaçlarının bazılarının yaşı 300 yıldan fazla.

Havuzlar, rengarenk çiçekler, çayhaneler, kameriyeler, hamamlar ve servi naz ağaçlarıyla İrem Bağları, geleneksel İran bahçe mimarisinin göz alıcı bir örneği. Ünlü Bağ-ı Halil ve Bağ-ı İrem bahçelerinin idaresi Şiraz Üniversitesi tarafından yürütülüyor.

Lavanta çiçekleriyle dolu kameriyelerinde, gezinti yollarında, kuytu köşelerinde ve çayhane de ürkek sevgililere rastlamak mümkün. Avrupa tarzı botanik bahçeleri ile yarışacak kadar güzel olan İrem Bağı, Şiraz’da görülmeye değer bir yer.

irem-baglari-irem-bagi

İrem Bağları (Bağ-ı İrem) Şiraz, İran

7 YORUMLAR

  1. İran’ın ilginç bir ülke olduğunu düşünüyorum devrimden önce çok farklı olduğu söyleniyor görmeye değer yerlerden birisi yeryüzünde…

  2. Merhaba,

    Seyahat ve keşfetmekten büyük keyif alan ve bunu Motosiklet ile gerçekleştirmiş biri olarak; gezi yazılarınızı beğenerek ve imrenerek okuyup, takip ediyorum.
    Her ülke, her şehir olduğu gibi İran’da sürprizlerle dolu, kendisine hayran bırakmayı çok iyi biliyor, 2008 yılında İran’a motosiklet ile seyahat etmiş ve bu harika deneyimi Televizyon’da yayınlama fırsatı bulmuştuk.

    Şimdi ise sizin deneyimlerinizi okudukça tekrar gitme vakti geldi, yolda olmak zamanı geldi diyorum. Seyahat tutkusu bambaşka bir şey değil mi? Hele bir yola çıkınca; sihirli değnek değer ve artık yeni bir insan oluverirsin ve her seyahat seni bir insan daha yapar. İşte böyle içerde bir sürü- bir sürü insan olarak hayata devam edersin. 🙂 İçerdeki her insan başka bir pencereden bakar ama tek bir kapıdan devam eder yoluna, bu yol da kişinin kendisine çıkar…

    Bol seyahatler ve bol pencereler diliyorum, rüzgârı hep hissetmek dileği ile…

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!