malta

Macaristan‘ın başkenti Budapeşte, Tuna’nın İncisi, Doğu’nun Paris’i gibi isimlerle anılıyor. 1873’te kuruldu ve oldukça genç bir şehir aslında. Budapeşte, şehrin tam merkezinden geçen Tuna Nehri ile Avrupa’nın en muhteşem görüntülerine sahip.

Buda, Pest ve Obuda’nın birleşmesinden ortaya çıkan bu güzel şehirde görülmesi gereken çok güzel mimari eserler var. Berlin’den sonra Orta Avrupa’nın en büyük şehri olan Budapeşte’nin bu olağanüstü eserlerini de görün. Gün batımı için bir gün mutlaka Buda Kalesi‘ne gidin.

malta
Buda Kalesi

Aynı zamanda Kraliyet Sarayı olarak da bilinen ve Tuna Nehri’nin Buda kesimindeki tepede yer alan Buda Kalesi (Budavári Palota), Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Dönemi’nde pek çok görkemli seremoniye ev sahipliği yapan kentin en önemli tarihi yapılarından.

Buda Kalesi, Budapeşte

Buda Kalesi, Moğol istilasından sonra 13. yüzyılda yapılmış. Kral Béla IV 1243 yılında etrafını kalın duvarlarla ördürmüş. Budapeşte’nin Buda bölümündeki kale ile ilgili hiç bir kanıt kalmamış ve tarihçiler tam olarak kalenin nerede olduğundan bile emin değiller.

Zamanında en az 31 kere kuşatma altına alınan bugünün kalesinin temelleri 14. yüzyılda Kral Büyük Lajos’un Romanesk tarzda bir kale yapmaya başlaması ve 1356 yılında bitirmesine dayanıyor. 40 yıl kadar sonra, Lüksemburglu Sigismund’un hüküm sürdüğü dönemde de bu kale Gotik tarzda bir saray olarak değiştirilmiş. Dev şövalye odasıyla Avrupa’daki en büyük saraylardan biriydi.

50 yıl sonra gelen büyük Macar Kralı Matthias Corvinus sarayın çok küçük olduğunu  düşünüp bu seferde Rönesans tarzında bir mimari için yeni bir çalışma başlatmış.

Matthias’ın döneminde bir saray bahçesi eklenmiş ve bu bahçe Budapeşte tarihinde de çok önemli bir yer edinmiştir. Dünya’nın diğer kıtalarından gelen sanatçılar ve zanaatkarlar şehrin bu zengin havasından çok etkilenmişlerdir.

Bu eski görkemli kaleden geriye pek bir şey kalmamış. Budapeşte 1541 ve 1686 yılları arasında Türkler tarafından tekrar ele geçirildiğinde kompleksden geriye pek bir şey kalmamıştı.

Macaristan’ın yeni hükümdar Habsburgs, 1714–1723 yılları arasında yeni ve daha küçük bir sarayı yaptı. Fortunato de Prati tarafından tasarlanıp Johann Hölbling tarafından yönetilen yapım sonunda Barok tarzında bir saray ortaya çıktı. İmparatoriçe Maria Theresa tarafından biraz genişletilmiş ancak 1810’de çıkan yangın ve 1849 yılında Habsburgs’a karşı başlatılan Macar ayaklanmasının ardından çok fazla zarar gördü.

Budapeşte Buda Kalesi
Balıkçılar Tabyası

1867’de Avusturya-Macaristan koalisyonu sonrasında Macaristan’ın daha da genişleyen bağımsızlığını göstermek adına Budapeşte’de yeni bir saraya ihtiyaç duyulmuştu. Habsburg’un sarayı tekrar yapıldı ve Macaristan’ın en iyi mimarlarından biri olan Miklos Ybl tarafından genişletildi.

Daha çok iç tasarım ve kubbe konusunda yardımı olan Alajos Hauszmann tarafından da desteklenen çalışma sonrasında ortaya sembolik bir eser çıkmış oldu. Sonuçta 1541’den beri herhangi bir monarşi ortada yoktu.

Bu muhteşem saray 1944’te vekil kral olan Miklos Horthy gelene kadar kimse tarafından kullanılmıyordu. Kısa bir süre sonra Almanlar tarafından tahttan indirildi ve Wehrmacht ile Kızıl Ordu arasındaki savaşta tekrar yerle bir oldu.

Kalenin tekrar yapımı 1950’de Ybl’nin planlarına sadık kalarak Istvan Janaki tarafından başlandı. Orijinal barok kubbesi klasik üslup şeklinde yenilenmiş. Tekrar yapım aşamasında 15. yüzyıla ait olan sarayın kalıntılarına ulaşılmış ve yeni komplekse eklendi.

Buda Kalesi’nin kraliyet sarayında da koleksiyonlar bulunuyor. Bu saray 18. yüzyılda Maria Theresa’nın hükümdarlığı zamanında Gotik bir saray olarak inşa edildi. 19. yüzyılda büyük ölçüde genişleyerek bir çok ek binalar eklendi. II. Dünya Savaşında tamamen yok edildikten sonra 1950’lerde tekrar yapıldı.

Buda Kalesi gezilecek yerler

Siklo Füniküler
Siklo Füniküler

Tuna Nehri’ne hakim bir noktada, muhteşem manzarasıyla şehri kucaklayan Buda Kalesi, günümüzde Budapeşte Tarih Müzesi, Macar Ulusal Galerisi ve Ulusal Szechenyi Kütüphanesi’ne ev sahipliği yapıyor.

Heybetli Buda Kalesi, Varhegy Tepesi üzeride, Tuna Nehri’nden 48 metre yükseklikteki konumuyla şehre tepeden bakıyor. Kale, Macaristan’ın en önemli tarihi olaylarına tanık olan, ülke belleğinde büyük saygı gören bir konuma sahip.

Kraliyet Sarayı olarak bilinen kale, aynı yerde yer alan önceki kalelerin kalıntılarının üzerine inşa edildi. Kale içerisinde fazla süsten ve abartıdan kaçınıldı. Buda Kalesi her şeye rağmen çok ihtişamlı görünüyor.

Buda Kalesi’nin Aslan Avlusu olarak bilinen bölümünde birçok ek bina bulunuyor. Avlunun Ulusal Kütüphane ve Ulusal Galeri ile Budapeşte Tarih Müzesi olmak üzere iki müzeye de sınırı bulunuyor. Sarayın etrafında heykeller ve çeşmeler görmeye değer.

Habsburg Merdivenleri

Buda Kalesi Budapeşte
St. George Meydanı ve Dev Kuş Heykeli Turul

Ziyaretçilerin çoğu Buda Kalesi’ne kuzeydeki St. George Meydanı’ndan giriyor. Siklo Füniküleri, kalenin olduğu tepeyi Zincir Köprü aracılığıyla Pest ile birbirine bağlıyor. 20. yüzyılın başlarına ait olan otantik bir kapı, St. George Meydanı ile eski sarayı birbirinden ayırıyor.

Meydanın girişinin yanında bir heykelin üzerine konmuş, bronzdan yapılma dev bir kuş heykeli bulunuyor. Bu kuş efsanevi ölüm kuşu, Macar Krallığının sembolü olan Turul.

Ziyaretçiler meydandaki geçitten geçtikten sonra ve Habsburg Merdivenleri adı verilen, Balıkçı Çocuklar Çeşmesi’nin (Fishing Kids Fountain) de bulunduğu romantik ve küçük bir terasla karşılaşıyor. Çeşme 1912’de Karoly Senyey tarafından yapılmış ve çocukların büyük bir balığı yakaladığı anı gösteriyor.

Macaristan Ulusal Galerisi

Macaristan Ulusal Galeri

Macar Ulusal Galerisi sarayın tam merkezinde dev bir kubbenin altında bulunuyor. İçerisindeki koleksiyonun bir kısmı Güzel Sanatlar Müzesinden gelmiş olan Ulusal Galeri 1957’de bulunmuş ve Pest’de ki Parlamento Binasının tam karşısındaki eski Adalet Sarayı’nın yerini almıştır. 1975 yılında ise Buda’da ki restore edilmiş Kraliyet Sarayına taşınmış.

Topuz Kulesi

Matthias Çeşmesi‘nden bir kaç adım ötede bulunan Aslan Kapısı, Aslan Avlusuna (Oroszlanos udvarba) açılıyor. Bu anıtsal kapı girişi koruyan dört Aslan’dan ismini almış. 1901 yılında Macar heykeltraş Janos Fadrusz tarafından yapılmış. Giriş bir çok heykel, kabartma süsler ve kinayeli oyma işleriyle süslenmiş. Zirvede bulunan Macar tacı ise anıtın da baştacı konumunda.

Ulusal Szechenyi Kütüphanesi

Ulusal Szechenyi Kütüphanesi

Avlunun batısında, Ulusal Galerinin karşısında Ulusal Szechenyi Kütüphanesinin girişini görebilirsiniz. Kraliyet Sarayı’nın F bölümünü kullanan kütüphane 19. yüzyılda Miklos Ybl ve Alajos Hauszmann tarafından yapılmış.

Kütüphane’ye en büyük bağış ise tüm kişisel kitap koleksiyonunu bağışlayan Ferenc Szchenyi’den gelmiş. 15.000’den fazla kitap ve el yazmasını bağışlayan kontun ismini alan kütüphanede günümüzde Macaristan’da basılan her kitabın bir kopyası bulunuyor.

Budapeşte Tarih Müzesi

Budapeşte tarih müzesi

Sarayın en güneyi Budapeşte Tarih Müzesine (Budapesti Törteneti Muzeum) ev sahipliği yapıyor. Budapeşte’nin tarih öncesinden modern zamanlara kadar olan tüm tarihi ile ilgili bilgiyi burda bulabilirsiniz. Ayrıca müze de ortaçağ zamanından kalma Gotik şapel, Şövalye odasını görebilirsiniz.

1 YORUM

  1. Beni instagramdan takip edin @yoldaolmak

    145,9k Takipçiler
    Takip et
       
     

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın