Business Class nasıl bir şeymiş diye merak edip duruyordum, denemek istiyordum. THY’nin sevgililer günü kampanyasında uzun mesafe uçmak ve farkı ödemek için kendimi ayarlamıştım. Buenos Aires hedefimdi ve kampanyadan istediğimiz tarihlere yer de bulduk ancak üst sınıf kontenjanı doluydu. Sonuçtu asıl olan gezmek, aldık biletlerimizi. Ama aklımda da kaldı. Türk Havayolları’na yazılı başvurdum. Gezgin bir blogger olduğumu ve bu tecrübeyi yaşamaya ve paylaşmaya hevesli olduğumu anlattım. Bizi kırmadılar, THY Business Class tecrübesini yaşamamızı sağladılar. Şimdi paylaşma vakti.

Business Class Ne Demek

Business class, birçok hava yolunun bazı uçaklarında, müşterilerine özel bir tecrübe yaşamaları için ayrılan alan ve bu alanda sunulan özel hizmet ve ayrıcalıkları ifade ediyor. Her hava yolu için business class başlığı altında olmasa da ayrıcalıklı yolculara sunulan özel ikramlar ve hizmetler bulunuyor. Farklı fiyat tarifeleriyle ulaşabileceğiniz business class uçak biletleri hem havalimanında hem de uçakta özel ve kaliteli hizmetlerle sizi karşılıyor.

Business class bir uçak biletiniz varsa, alacağınız hizmetler sadece uçak içinde değil, havaalanına gelmeden önce başlıyor. Özellikle okyanus aşırı uçuşlardaki business class biletleri sayesinde bagaj haklarınız daha esnek oluyor ve check-in işlemleri için sıra beklemek durumunda kalmıyorsunuz.

THY-Cip-Salonu

Uçuş sabahtan olunca bizim İzmir aktarmamız iyice erken bir saatte olmak durumunda kaldı. Yarı uyur yarı uyanık şekilde pek de özelliği olmayan iç hat servisini gördük. Binişte hemen meyve suyu, limonata ikramı var, uçuş esnasında çay seramik fincan ile sunuluyor. İkram elbette ekonomideki gibi kutu içerisinde yapılmıyor, hostes, tabanına sizin kucağınızı da örtecek genişlikte örtü serilmiş olan tepsiyi masanıza kendi servis ediyor. Tabii ki bir sandviç ile geçiştirmiyorlar, sıcak kahvaltı söz konusu, omletli. Yanında da klasik Türk kahvaltısında olması gereken her şey var. Ekmek de ısıtılıp sunuluyor.

Gösteri İstanbul’da başlıyor diyebilirim. THY’nin dış hat “lounge” salonu muhteşem. İki katlı, çok da geniş alana yayılmış salonda yok yok. Kütüphane gibi düzenledikleri bölümde bilardo masası, genelde konser yayınladıkları bir sinema salonu, piyano bölümü, çocuklara ve yetişkinlere yönelik ayrı ayrı oyun bölümleri. Girişteki bavul kitleme dolapları da sizi daha özgür kılıyor. Özellikle uçuşlarınız arası bağlantı süresi uzunsa müthiş bir imkan, hatta havaalanına az erken gelip keyfini sürmek için de.

Salonun büyük olunca yiyecek içecek bölümleri de farklı köşelerde tekrarlanıyor ancak tek olan bazı üniteler de var, pidelerin pişirildiği bölüm, makarna yaptırabildiğiniz yer, tostçu, ızgara köfteci gibi. Biz gözü dönmüş halde önümüze bir tomar ıvır kıvırı topladık, israf oldular. İçecek noktaları da tekrarlı ve parasına kıyıp kendi evime alamadığım içkiler özellikle şaraplar self servis olarak sunuluyor.

Türk Hava Yolları CIP LOUNGE
Türk Hava Yolları CIP LOUNGE

İki konu hoşumuza gitmedi, ilki kalabalık. Malum sadakat kartlarının seviyeleri var, iç hat salonlarını kullanabilen classic plus üyeleri bu salona almıyorlar, elit ve üzeri girebiliyor ona rağmen çok kalabalık, geniş bir alana yayılmış olmuş olmasına rağmen. Kullandığım kredi kartının salonu bu açıdan daha ferah, insanların alanı daha fazla, yayılacak koltuk bulmak daha kolay hatta koltuklarda yatıp uyuyanlar bile oluyor. İkinci konu ise tuvalet kabinlerinin ayna kaplı olması, anlıyorum daha ferah hissi vermek için yapılıyor ama ben göbeğimin kucağımda oturuşunu görmekten hoşnut olmadım.

Elbette dönüşte de o havalimanındaki Star Alliance salonundan faydalanıyorsunuz, Buenos Aires’deki İstanbul’daki banka kartı salonları gibiydi.

Business Class Ayrıcalıkları

Elbette uçağa girişte de üst sınıf yolcularının önceliği var. Biz de kuyruğun önüne gidip biniş kartlarımızı uzatınca hemen biri bize yönelip işlemimizi yaptı. THY’nin üst sınıf uçuşlarında kişisel kabinler yok, koltuk da tam yatıp yatak olmuyor. Kıç kısmı yatay kalırken ayak ve sırt kısımları yere tahminen 10-15 derece kadara açıya ulaşıyor. Bu miktar yüzükoyun yatış için bile yeterli oluyor. Ekonomi sınıfında verilenden daha büyük ve kaliteli yastık ve örtü veriliyor.

Koltukların arkaları yarı kabin gibi bir yapı ile ayrılmış durumda. Ön koltuğu görmüyorsunuz, sırtını kullanmıyorsunuz, önünüzde yumuşak bölge, koltuk cebi falan yok. Bir ekran var kullanımınız için, onun altında da sabit sert bir göz var. Kişisel kullanım maddelerinin (kulak tıkacı, diş fırçası, çorap vb.) olduğu çantayı da elinize tutuşturuyorlar, siz de ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz, çünkü o göze sığmıyor. Altta yere yakın daha iri gözler var ama onlar da ayakkabılar için. Kişisel bakım çantasını içini biraz boşaltıp sıkıştırmak mümkün ancak o göze, kitap, tablet benzeri uzun var ensiz şeyler için daha uygun. Bir miktar derin olduğu için de gözlük gibi şeyler konamıyor. Koltuğun orta konsol kenarında ufak bir girinti var ama örneğin yatarken gözlük koymak için riskli, dirsekleyebilirsiniz. Velhasıl, kişisel eşyalar için göz yetersiz.

THY-Business-Class

16 saatlik yolculuk, gece de uykumuzu pek almadık erken kalktığımız için, önce uyuyalım dedik. Biz yatmış uyumaya çalışırken servise başladılar, saatte memleket saati ile öğlen olmuştu. Yahu bizınısız biz, dilediğim saatte yeriz havası ile biz sonra alalım dedik. Şimdi servis yapacaklarımız dondurulmuş değil, taze, öneririz dediler. Zaten uyuklama alışkanlığım yoktur, doğruldum, hanım devam etti.

Elinize bir sürü menü tutuşturuyorlar, uçuş boyunca sunulacak farklı ürünleri de içeren, çok dilli. İçki menüsü ayrı. Örneğin 4 çeşit viski vardı menüde en genci 12 yaşında. Konyak, rakı, cin, bira, likör ne ararsanız var. Yerli ve yabancı birkaç çeşit beyaz ve kırmızı şarabın dışında roze, köpüklü ve porto şarabı da var. Aperatif içki aldığınızda da yanına en kalitelisinden çerez geliyor.

Yemek servisi olarak önce ufak bir tabak geldi, bir kuru köfte bir börek bir de sebzeli pay. Son derece lezzetlilerdi. Sonra içerisinde zeytinyağı, tereyağı ve baharatlar olan bir yan tabak koydular masamın kenarına, bir de elektronik mum ile süslediler ortamı. Ekmek çeşitlerini de görünce eşimi uyandırdım. Yol uzun, sonra da uyursun, öneririz dediklerinde anlamamışız, bunlar resmen şova başlıyor.

THY-Business-Class

THY-Business-Class

Kabinde işi sadece bu yemek işleri olan bir aşçı var. Ana yemek seçimlerini o alıyor, sorularınız yanıtlıyor, tavsiyelerde bulunuyor. Servisleri tek başına yapmıyor elbette ama işin başında. İştah açıcı birer lokmalık tadımdan sonra servis aracı geldi. 8-10 çeşit barındırıyor, içli köfteden kısıra, zeytinyağlı taze fasulyeye Türk lezzetleri de var, somon salatasından karidese daha Avrupai tatlar da.

Biz de gönlümüze göre birer tabak hazırlattık ve aşçımızın tavsiyeleri yönünde şaraplarımızı aldık. Şarap, muhtemelen güvenlik nedeniyle ayaklı bardakta sunulmuyor. Yemeklerdeki malzeme kalitesini karides resminden anlayabilirsiniz, yanındaki çatal normal yemek çatalı.

Sonrasında benim gidişte de dönüşte de bulaşmadığım çorba servisi oldu, giderken balkabağı çorbası, dönerken domates. Ana yemek olarak 3 seçenek vardı, hepsini tatmak istedik, üçünden de geldi. Öneri şaraplar da elbette. Makarna olağanüstü değildi, sadece güzeldi. Pirzola bana göre fazla Türk usulü pişirilmiş ve kurumuş, eşimin favorisi oldu. Benim favorim ise ızgara levrek ve özellikle yanında gelen hamsili pilavdı.

Elbette her öğünde her şeyi yemedik, inişe doğru yapılan serviste aşçımız mantı önerdi, kırmadık. Açıkçası daha iyi mantılar yemişliğim var. Sanıyorum ana yemek olarak favorilerim dönüş yolunda servis edilen ızgara “king clip” balığı ve dana bonfile idi. İki parmak kalınlığında eti suyunu kaybettirmeden uçakta nasıl sunabildiklerini aklım almıyor.

THY-Business-Class

Ana yemek sonrası tatlı arabası dolaşıyor. Tatlı ile pek aram yok, pas geçtim. Sonradan uyandım o arabada peynirlerinde olduğuna. Hostesten peynir tabağı istedim, her birinden birer kalıp getirdi adeta. Fotoğraftaki tabakta yok ancak bir ara servis edilen baharlı otlarla yapılmış bir peynire bayıldım resmen. Aşçıya sordum, nereden bulurum, bulamazsınız. Kısa sohbette anladım ki THY bunu Avrupa’da birilerine özel ürettiriyor ve dışarıda satışı yok. Öğrenebilmiş olmam ise aşçının kendisi için bunu aramış olması.

Uçuşumuz Sao Paulo’da yolcu indirip bindirmek için durdu. Tüm kabin ekibi paydos etti, yeni bir ekip geldi. Uçak bu arada temizlenirken üst sınıf kabin falan kimse dinlemiyor, curcuna halinde oluyor ortalık. Sonra yeni ekiple yeni servise geçiliyor kalan 2 saatlik uçuş için. Bu boşluğu fırsata çevirip cockpiti görebilirsiniz örneğin. Fotoğraf çekmek yasakmış.

Lüks içerisinde yaptığımız bu gidiş dönüşte siz istediğiniz anda da atıştırmalıklar veriyorlar. Örneğin somonlu susamlı tost nefisti.

Türk Hava Yolları‘nın en uzun uçuşunu Business Class sınıfta gerçekleştirdiğimize bakmayın. Buenos Aires’e varınca aslımıza rücu ettik, iki kuruş daha ucuz diye havalimanında bir kaçak taksici ile anlaştık oda başı 40 dolarlık otelimize gitmek için. Gezimize ait detaylar www.gezmekguzel.com adresinde.

Orhan Tuna

21 YORUMLAR

  1. Eşşeğe altın semerde taksan, eşşeği altın semere de sarsan, sonuç değişmez, ama zavallı eşşek kendini bir süreliğine at zannetmiş olabilir. Şimdi bu economi-businnes ilişkisi aslında tam olarak bu, her yıl ortalama 40-50 defa iş gereği uçakla seyahat ediyorum, çoğu zaman yurtdışı oluyor uçuşlar, havacılık sektöründe en ileri kalite bence emirates de mevcut, ister eco ister bussines uçun arada türkiyenin en iyisi THY ile fersah fersah olan farkı görmek mümkün, evet THY en iyisi (ama sadece Türkiye’de) yurt içi uçuşlarda hostesler ilgisiz oluyor çoğu zaman. Bir su isteğini bir çıkma teklifi ile karıştırabiliyorlar, yada prenses elizabeth modundan çıkmıyorlar. Tabiki bu hepsi için geçerli değil, benim denk geldiklerimin büyük bir kısmı diyelim, sözün özüne dönecek olursak, söz konusu bussines uçmanın farkını görmek ise sizi Emirates’i tavsiye ederim. Ekonomi de bile uçsanız kendinizi THY’nin bussinesinde zannedebilirsiniz.

  2. Guzel yaziniz icin teşekkürler, guzel bir deneyim olmus. Ekonomi ile ucuslarda THY ucaklarinda üvey evlat muamelesi gorursunuz. Yemek aracindan tuvalete gidemezsiniz, yemek size gelince biter bir sey rica edersiniz keyfi yetince gelirler kibarca azarlarlar. İki saat bavul verme pasaporttan gecme sırası beklersiniz. Uzun ucuklarda daracik yerde kicini sika sika oturursun ondeki koltugunu yatirdigi zaman iyice sinir olursun.

    Zamaninda business aldığınız zaman cok uyguna alınabiliyor, kaldi ki miles puanlarinda güzel birikiyor onunla da bedavaya business veya ekonomi bileti aliyorsun. Sik seyahat edenler bilir. Yilda bir kere dahi ucsan 3 uncu yılda bedava bileti hak ediyorsun. Busuniss class perde olayi olarak gorurseniz cahillik derim. Anamizdan business binerek dünya ya gelmedik fakat verdigi imkanlara göre fiyat makul. Bes para etmez havalimanlarinda bir kahve ye karin doyurmayan sandviçe bir dunya para istiyorlar. Dus yapacak yer yok uzerini degistirecek duzgun bir yer yok. Business class ayricalik degil imkanlari genis bir şekilde sunmak. Sana bu imkan uymuyorsa almazsin bu bileti alani da elestirme. 6 aylik cocugum la ve ailemle 4 saatlik yolculuk ta cocuguma puset kurdular cocugum yatarak geldi. Giderken de gelirken de.

    Selamlar

  3. Çok keyifli bir yazı olmuş, yer yer gülmekten kendimi alamadım. 🙂 Bir dönem havayolu uçuş hostesi olarak çalıştığımdan, objektif olarak konuyu değerlendirmiş ve bununla ilgili gereken mercilere yazılarımı göndermiştim. Businessta uçmanın keyfini almış olabilirsiniz ama bana her zaman saçma gelmiştir. Uçak içinde herkes aynı yere gidiyor, türbülansa tüm yolcular giriyor, sadece yeme, içme farkından dolayı o kadar para bayılmak çok mantıklı mı? Tartışılır.

    THY suratsız uçuş ekibini saymıyorum bile. Şak diye economy yolcusunun yüzüne perde çekmeler, business ile economy yolcusuna farklı muameleler hoş değil.
    Sizin için güzel bir deneyim olmuş, paylaşım için teşekkürler. 🙂

    • Açıkçası keşke uçuşlarda şımartılma farkını ödeyebilecek kadar kolay para kazanıyor olsam dedirtti bu tecrübe bana. Sonuçta bu konu tercih meselası, tercih edebilenlere lüks uçuşlarında konfor dilerim.

      Asıl tuhaf olan, daha önce bir yazımda da değindiğim (http://www.gezmekguzel.com/hav-mac-dis-cin-1/) devlet işinde öncelik olayı. “Tamam, bu insanlar benim ödediğimin belki 3-4 katı ödeme yapıyorlar ve elbette bu paranın karşılığı olarak daha iyi ikram, hizmet ve hatta zaman satın alıyorlar, ama bunu havayolu şirketinden yapıyorlar. Pasaport geçişi tamamen devletin görevi ve devletin daha çok parası olana, üstelik bu para kendisine ödenmiyorken, ayrıcalık yapmasını ben kendi kendime açıklayamıyorum.”

      • Açıklaması kolay Orhan Bey. Para ve statü her şeyi çözer! Paranız ve itibarınız varsa, her yerde daha iltimaslı, daha saygın ve öncelikli olursunuz. 🙂 Özellikle Türkiye’de. 🙂

    • Uzun mesafelerde Business Class ucuş tercih edenlerin önceliği servisten ziyade konfor. Tabii bu tam yatmayan koltuklar konfordan ziyade rahatsızlık bile veriyor. Bu uçaklardan birisi (A340-300 Delta) şuanda İstanbul-Bangkok-Ho Chi Min hattında çalışıyor ve bence THY filosuna hiç yakışmıyor.

  4. En luks ucusumu Turkiyeden Isvicre’ye yapaken yaptigimi dusunmustum, ta ki Dubai gezimiz icin bindigim ucaklarla seyehat edene kadar. Isvicre Istanbul arasi 3 saat ve Istanbul Dubai arasi 4 saat olan yolculumuz 3 yasindaki oglumizla sorunsuz gecti. Bunda ucagin konforu yemek servisi ve oglumun hosteslerin ilgisiyle artan keyfine bagliyorum. Uzun yolculuklarda konforun çok onemli oldugunuda anlamis olduk. Her ne kadar ekonomi sinifinda bu farki hissetmis olsam da keyifli bir yolculuktu. 🙂

  5. Kısa uçuşlarda deneyimlemiştim ancak uzun yolculukta da özel bir deneyim belli ki, imrenmedim desem yalan olur. 🙂 Paylaşım için teşekkürler!

  6. THY havacılık alanında gurur kaynağımız diyebiliriz. Bende bir gün tecrübe etmeyi çok isterim (Business Class kısmını). Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.

    • Yazımıza olan övgünüz için teşekkürler. Diğer yazılarımıza http://www.gezmekguzel.com adresinden ulaşabilirsiniz. Biz genelde daha fazla gezebilmek için bütçemizi idareli kullanmaya çalışıyoruz ama böyle bir tecrübe insana “keşke çok zengin olsam da hep böyle gezsem” dedirtir cinsten.

  7. Göbeğinin kucağında oturuşunu görmekten hoşnut olmadıysan kilo ver. Bu THY nin değil senin sorunun. Canım yaa mantıyı da beğenmedin mi? Uçaktasın lan. Kayseri’de lokantada değilsin.

  8. Kısa uçuşlarda pek fark etmiyor, ama özellikle uzak destinasyon uçuşlarında insanı çok şımartıyorlar. 🙂

    • Yakın destinasyon uçuşlarda, uçak içi eğlence sistemleri ve diğer sunumlar değişiyor bana göre de. Bu biraz uçak tipiyle de ilgili. Popüler yakın destinasyonlarda kullanılan yeni uçaklar çok konforlu.

  9. Merhaba, koltuk konusunda bir ayrintiyi paylasmak istiyorum. THY’nin 2 adet A 340 ucakginda koltuklar tam yatmiyor. Bunlardan birisi bana Kuala Lumpur donusunde denk gelmisti. Daha sonra Sao Paulo hattina verdiklerini ogrendim. Bunun haricinde koltuklar Airbus A330 ve Boing 777 ucaklarinda 180 derece yatiyor.

    Ayrica THY Istanbul-Bangkok TK68 ve TK69 seferleri JETAIRWAYS’ten kiralanan Boeing 777 yle yapiliyor ve First Class cabin mevcut ama satisi yapilmiyor. Eger ELit Plus kart sahibiyseniz check in sirasinda ucakta bulunan 6 suite oncelikli check in yapabiliyorsunuz.

    Ayrica THY’nin diger Boing 777 ucaklarinda internet mevcutken bu kiralik ucaklarda bulunmuyor.

    • Erhan Bey bahsetmiş, detay vermek gerekirse, tam yatmayan filo da 2 tip ucak var; Airbus 340’lar ve Airbus 330-200 ler. Onun dışında tamamen yatan koltuklarla operasyon yapılıyor.
      SAO ucuslarında da Ağustos basından itibaren tekrar Comfort Classlı Boeing 777 ler kullanılmaya basladı. İlaveten kiralık First Class lı Boeing 777’ler de 8 adet First Class koltuk (koltuk degil cabin aslında) bulunuyor.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!