Yedigöller Milli Parkı, yemyeşil dokusu ve dört mevsim doğanın dönüşümünü gözler önüne seren çarpıcı renk değişimleriyle Türkiye’nin en etkileyici ve nefes kesen manzaralarından birine sahip. Bolu denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri olan milli park, Bolu kent merkezinin 42 km kuzeyinde, Zonguldak’ın güneyinde, engebeli bir yörede, 1.642 hektarlık bir alanda konumlanıyor.

Karadeniz’in batısındaki milli park, 7 adet irili ufaklı doğa harikası heyelan gölü ve zengin bitki örtüsünün yarattığı ekosisteme sahip. 1965’ten bu yana milli park statüsünde olan bölgede heyelanın oluşturduğu göller, orman denizini andıran zengin bitki örtüsü gündelik yaşamın tüm olumsuz etkilerinden uzaklaşmak için muhteşem bir atmosfer var.

Yedigöller Milli Parkı

Yedigöller Milli Parkı, Karadeniz’in batısında, Bolu il sınırlarında yer alan, yılın dört mevsimi doğanın tüm güzelliğini ve renk değişimlerini cömertçe sunan bir doğa harikası. Bolu’nun en önemli markalarından biri olan milli park, gerçek anlamda eşsiz bir yer.

Batı Karadeniz Bölgesinin oldukça engebeli bir yöresinde bulunan milli parkta irili ufaklı göller, orman denizini andıran zengin bitki örtüsü, yürüyüş yolları, konaklama tesisleri ve bolca temiz hava var. Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olmak üzere 7 göle sahip olan milli park Yedigöller ismini bu göllerden alıyor.

Bu göller aralarında 100 metre yükselti farkı bulunan iki plato üzerinde yer alıyor. Ortalama 780 metre yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü en derin yeri 15 metre olan Büyükgöl. Büyükgöl’ün güneydoğusundaki Deringöl, 20 metre uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl’e bağlanıyor.

Türkiye‘de ilk alabalık üretme istasyonunun 1969’da kurulduğu Büyükgöl, Yedigöller’de canlı alabalık yetiştirilmesi için damızlık amacıyla kullanılıyor. Büyükgöl’ün kuzeyinde ise Seringöl bulunuyor.

Diğer platodan 100 metre yükseklikteki platonun en geniş gölü olan Nazlıgöl, dibinden sızdırdığı bol miktardaki su nedeniyle, gölün kuzeydoğusunda yüzeye çıkarak bir şelalenin oluşmasına sebep olduğundan Şelale Gölü olarak da adlandırılıyor.

Aynı platoda yer alan Sazlıgöl, İncegöl ve Küçükgöl’un bulunduğu, kuzeyden güneye doğru alçalma gösteren bölgenin en yüksek yerini 1.488 metre ile Eğrikiriş Tepesi, en alçak yerini ise 465 metre ile Kirazçatı oluşturuyor.

yedigöller gezilecek yerler

Toplamda 1.642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılından bu yana milli park olarak koruma altında. Havza, kayan kütlelerin vadilerin önünü kapaması sonucu oluşan, yeraltı ve yüzeysel akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1.500 metre mesafede sıralan göllerden oluşuyor.

Milli park sınırlarında yer alan Köyyeri Mevkiinde yeni Bizans dönemine ait keşfedilen kalıntılar, eski dönemlerde bölgenin bir yerleşim yeri olarak kullanıldığının göstergesi.

Yedigöller Milli Parkı bilimsel inceleme ve araştırmalar bakımından oldukça önemli ve kuvvetli bir altyapıya sahip. Çok sayıda bitki türünü içeren milli park, Türkiye’nin en güzel, karışık doğal ormanlarını barındırıyor.

Başlıca ağaç türleri olan kayın, gürgen, meşe, kızılağaç, akçaağaç, karaağaç, titrek kavak, sarı ve kara çam, köknar, fındık, ıhlamur ve dişbudak ağaçları yüksek boylu ve düzgün gövdeli olmalarıyla biliniyor. Porsuk gibi nesli azalmakta olan bitki türleri de parkta yaşıyor.

Yedigöller Milli Parkı Rehberi

Yedigöller Batı Karadeniz’de, Bolu, Zonguldak, Düzce üçgeninde yer alıyor. Yedigöller ile ilgili ulaşım, gezilecek yerler, gitmek için uygun zaman, konaklama nasıl yapılır, yapılacak aktiviteler gibi bilgiler işinize yarayacak bilgileri listeledim. Program yapmadan önce işinize yarayacak, pratik bilgilere bir göz atın.

Yedigöller Gezilecek Yerler

Son baharın kızıl, turuncu yapraklarına bürünmüş Yedigöller’ide göllei gezmek dışında yapılacak aktiviteler, görülecek başka yerler de var. Ama önce bu başka bir yerde benzerini göremiyeceğiniz doğal mirasın içinde oksijeni içimize çekerek küçük bir tur atalım.

Eğer Yedigöller’e Mengen üzerinden gelecekseniz, Büyükgöl’den gezmeye başlayabilirsiniz. Bolu tarafından geliyorsanız da Seyir terasından ormanın renklerini izleyip, rotanızı göllere doğru çevirin.

Kapankaya seyir terası, Bolu’dan geldiğinizi varsayarsak virajlı yolların ardından karşınıza çıkacak ilk güzellik. Rakım 1298 metre, uçsuz bucaksız orman örtüsü ise benzersiz! 90 basamak sonrası ulaşılıyor ama gerçekten değer. Panoramik manzaraya sahip terastan Büyükgöl, Nazlıgöl, Deringöl tüm güzelliğiyle önünüzde duruyor. Terasa giden yol üzerinde bolca çay içilecek mekan var. Biz dumanı tüten, kuzineli, bir kaç ahşap tabureli bir yerde dinlenmiştik.

yedigöller gezi rehberi
Atmaca Seyir Terası

Atmaca Seyir Terası, Kapankaya’nın bir kaç dakika ilerisinde. Kapankaya’nın yanında biraz sönük kalsa da bu seyir terasını da çok sevdim ben. Birkaç dakika durup mis gibi havayı içime çekmek, dev ağaçları izlemek, doğanın renk geçişlerini görmek büyük bir zevk.

Anıtçam, Atmaca Seyir Terası’ndan bir iki kilometre sonra yolun biraz iç kısmında kalıyor. 500 yıllık bu koca ağaca ahşap platformdan yürüyerek ulaşılıyor. Karaçam Ağacı 30 metre boyu ve 5,5 metre gövdesiyle tam bir anıt gibi yıllardır orada duruyor.

Böyle bir ağacının yanında olmak, dokusunu hissetmek gerçekten çok iyi hissettirdi bana, insanın içindeki sevgi duygusunu açığa çıkarıyor sanki! Gelmişken onu kucaklamayı unutmayın. Anıtçam’dan 4 kilometre sonra artık Yedigöller’deyiz.

İncegöl (Uzungöl) ilk durak. Göl adı gibi dar ve uzun etrafı tamamen ağaçlarla kaplı, önünde ahşap bir platform var ve platformun üstünden görünen göl manzarası çok etkileyici. Hem doya doya bakın, hem de fotoğraf çekin gönlünüzce. Gölün etrafını da dolaşın, bir ağacın dibine oturun, yaprakların göle düşüşünü izleyin, sonrasın da istikamet Sazlıgöl.

Sazlıgöl, İncegöl’ün yakınında. Çevresindeki sazlıklar nedeniyle bu ismi almış. 6000 metrekare genişliğinde. Berrak yeşil renkli bir suyu vardı ve güneşin altında inanılmaz güzel parlıyordu. Diğer göllere göre biraz daha sakindi.

Geyik Üretme İstasyonu‘na Sazlıgöl ve İncegöl arasındaki bir patikadan ulaşılıyor. Vaktim az olduğu için ben gidememiştim. Gitmeden önce arayın mutlaka, bazen geyikler gezmeye gitmiş oluyor.

Yedigöller Milli Parkı
Yedigöller Milli Parkı

Nazlıgöl ile Kurugöl, Sazlıgöl’ün karşı tarafında, birkaç adım ilerleyince karşınıza çıkıyor. Nazlıgöl çevresi kampçıların en çok tercih ettiği bölgelerden biri. İnanılmaz huzurlu, doğası, renkleri, kuş cıvıltıları müthiş. Nazlıgöl’ün etrafı biraz daha düz ve yürümek içi daha elverişli. İnstagram için birbirinden üzel ilgi çekici fotoğraflar çekeceğiniz kesin.

Kurugöl, Nazlıgöl’ün hemen yanında, adı gibi kupkuru. Yağmur suları ve Nazlıgöl’den su taşarsa bunlarla biraz yükseliyor.

Gülenkayalar, Şelale, Dilek çeşmesi pisagor ağacı, Nazlıgöl ile Deringöl arasında. Şelalenin yolu biraz engebeli ama çok da zorlu değil. Sadece yerler ıslakken biraz zorluyor. Kaymayan bir ayakkabı ve en azından bir kırka üzerinizde olsun, şelale yolu biraz kuytu olduğundan üşütüyor. Dilek çeşmesinin buz gibi suyundan içmiştim, Yedigöller’e tekrar gelmeyi diledim ben.

Nazlı gölden şelale tarafına çıkmayıp dümdüz devam ederseniz Deringöl hemen oracıkta beliriyor. Avlanmak için tercih edilen göl, bir taraftan Büyükgöl’e bağlı. Üstü yemyeşil yapraklarla kaplı olan Deringöl’ün çevresi kamp için de uygun. Tam bir huzur yuvası. Oldukça da fotoğrafik.

Büyükgöl, Deringöl’ün karşında, birkaç adım uzağında. Milli parkın en büyük gölü tam 25.000 metrekarelik bir alana sahip ve en derin noktası da 16 metre. Tam da insanı sarıp sarmalayan bir göl burası, hayranlıktan, şaşkınlıktan baka kalmıştım gölün kenarına gelince. Ağaçların sudaki yansıması, renkler, sesler görsel hafızama çakılıyor sanki, etkileyici. Etrafta ahşap piknik masaları ve teras var. Temosumu bir masaya koyup kahvemi burada yudumladım.

Büyükgöl, Yedigöller
Büyükgöl, Yedigöller

Seringöl, Büyükgöl’e çok yakın. Derinliği 2.5 metre Büyükgöl’den sonra burası haliyle küçük geliyor. Mengen’den gelenlerin başlangıç durağı tam da burası. Tur otobüslerinden inenleri görünce zaten sona geldiğinizi anlıyorsunuz.

Tam bir doğa cennet ruhuna sahip Yedigöller’de, her yıl mayıs-eylül dönemlerinde Büyükgöl ve Deringöl’de ücret karşılığı sportif olta balıkçılığı hizmeti veriliyor. Göllerde ayrıca, göl alası ve gökkuşağı alabalığı da bulunuyor. Balık avlamak ilginizi çekiyorsa, aklınızın bir köşesinde olsun. Çadır, balık avlayan şapkalı biri ve göl manzarası, bence muhteşem olur.

Yaban hayvanlarından ayı, domuz, kurt, tilki, sansar, sincap, geyik, karaca ve tavşan ile kuşlardan yabani ördek, yabani güvercin ve keklik için yaşama alanı olan Yedigöller sahasında 100’ün üzerinde kuş türü var. Kuş gözlemcileri için de göllerin çevresi çok çekici. Sadece küçük bir dürbün yeterli.

Hoş manzaraları, sessiz ve huzurlu doğası, yürüyüş yolları, şelaleleri, gölleri, farklı cinsteki ağaç ve bitki dokusuyla milli park yürüyüş ve doğa sporları için uygun bir altyapıya sahip. Göllerin çevresinde kısa, uzun pek çok yürüyüş rotası var.

Tabelaları takip etmeniz yeterli. Piknik, dinlenme, fotoğrafçılık, kampçılık gibi aktiviteler yapabilirsiniz ya da bir köşeye şövalenizi kurun ve etraftaki güzellikleri tuvalinize aktarın. Ya da benim yaptığım gibi sadece kendinizi doğaya bırakın.

yedigöller hakkında bilgiler

Yedigöller Milli Parkına ne zaman gidilir

Bu sorunun cevabı kişiden kişiye, keyif aldığın şeylere göre değişiyor elbette. Güzel fotoğraflar çekmek için mi gidiyorsun? Kamp yapmak için mi, trekking için mi? her biri için uygun zaman değişiyor. Yedigöller’de her mevsimin tadı ayrı güzel. Ama illaki bir cevap vermek gerekirse sonbahar ve ilkbahar, diğer zamanlara göre biraz daha albenili.

Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapraklar sarıdan turuncuya, kırmızıya kadar gözalıcı renklere bürünüyor. Hani neredeyse parkın içinde yürürken basmaya kıyamayacak kadar güzel. Parkın sadece bir bölümü değil, girişten başlayıp tüm patika yollar ve göllerin çevresi renk renk, büyüleyici. Sonbahar Yedigöller için herkesin favorisi olacak ki özellikle hafta sonu adım atacak yer olmuyor parkta.

Mahşer yeri gibi, özel gün fotoğrafı çekmeye gelen fotoğrafçılar, gelinler, damatlar, yakın akrabalar. Kadraja girmeden bir iki fotoğraf çekebilmek büyük başarı. Fotoğraf noktalarında epey kuyruk olduğunu söylemeliyim. Eğer fırsat bulabiliyorsanız bu mevsimde gideceğiniz zaman hafta içi ve sabah saatleri olsun. Nispeten daha sakin ve etrafta daha az insan var.

Baharda Yedigöller yemyeşil. Su yeşili, zümrüt yeşili, nil yeşili, haki yeşili… Aklınıza gelecek yeşilin tüm tonlarını istisnasız görebilir, gözlerinize ziyafet çekebilirsiniz. Özellikle bazı göllerin üstünde yemyeşil bir tabaka oluyor, yaprak gibi değil ama, daha çok yosuna benzeyen, daha önce başka bir yerde böyle bir rengi hiçbir yerde görmemiştim.

Etrafta değişik dağ çiçekleri, mis gibi taze bahar kokusu, velhasıl kelam sonbaharda gördüyseniz bu cennet köşeyi ikinci hakkınızı bahar için kullanın, benim gibi yeşile aşıksanız tabi!

Gelelim kışa, kışın etraf karlıyken de güzel, göllerin etrafı bembeyaz hatta göller bazen donuyor ve ağaç gövdelerini hesaba katmazsak her yer bembeyaz. Göz kamaştırıcı bir güzellik, ama biraz cefası var. Şöyle ki, kışın kar yağışının yoğun olduğu bir bölge burası.

Yollar bazen kapanabiliyor. Yarı yoldan dönmek zorunda kalabilirsiniz. Arazi aracı da şart, klasik arabalarla bu virajları çetin şartlarda geçmek hem tehlikeli hem de fazla maceralı olur. Yolun sonunda görülecek güzellik için değer ama.

yedigöller nerede kalınır

Yazın gelmeyi düşünüyorsanız, Yedigöller yine çok güzel. İnsanlar genelde deniz kenarını tercih etse de Yedigöller’de hareketlilik pek düşmüyor. Ancak yazın buharlaşma nedeniyle nem oranının arttığını da hesaba katın. Haziran ayı bu anlamda diğer aylara göre daha az bunaltıcı. Kamp yapmayı planlıyorsanız da yazın en uygun zaman.

Yedigöller Milli Parkı konaklama

Yedigöller’in tüm dünyadan izole olmuş gibi hissettiren doğasında, birkaç saat geçirmenin ötesine geçmek isteseniz, konaklama alternatiflerini gözden kaçırmayın. Göl çevresinde konaklamak için iki seçenek var: Çadır kurup kamp hayatının tadını çıkarmak ya da milli parkta yer alan bungalovlarda kalmak.

Milli Parkta çadırda kalmak çok hoş bir deneyim. Gölün kenarında kuş sesleri ile uyanmak, gece hava karardıktan sonra gökyüzüne sim gibi dağılmış galaksiyi izlemek ve tam uykuya dalacakken, etraftaki yaban hayvanlarının sesini duyup hafif irkilmek.

Bunların hepsini peş peşe yaşayamaya hazır olun. Ama korkmayın, yaban hayvanlarının sadece sesini duyuyorsunuz. Çadır alanının hemen yanında geceleri farı açık halde bırakılan bir jeep var ve bu yırtıcıların çadırlara yaklaşmaması için alınmış bir önlem.

Kamp malzemelerinizi alıp milli parka geldiyseniz sıra size en uygun gölün kenarını seçmeye geliyor. Göllerin çevresinde kamp yapılabilecek alanlar işaretlenmiş. Zemini yeterince kuru olan, su kaynağına yakın, engebesiz bir alanı gözünüze kestirip, göle bakacak şekilde en uygun noktaya çadırınız kurun.

Her gölün çevresinde kamp yeri var ancak bunların içinde en çok tercih edileni Nazlıgöl ve Büyükgöl. Olta balıkçılığı yapanlar her yıl Mayıs-Eylül döneminde genelde Büyükgöl ve Deringöl’ü tercih ediyor. Nazlıgöl’de en sessiz ve huzurlusu, manzarası da çok güzel, bu nedenle çok tercih ediliyor. Kamp alanında duş ve elektrik yok. Ona göre hazırlıklı olun. İçme suyu hemen hemen her yerde var, su konusunda sıkıntı yaşamazsınız.

Eğer çadır kurmanın meşakatli olduğunu düşünüyorsanız parkın içinde yer alan bungalovlarda kalmak diğer bir alternatif olarak aklınızda kalsın. Habitat Mesire Evleri Seringöl ve İncegöl’ün hemen yanı başında. Göle yakın olayım diyorsanız Habitat’ın konumu tam istediğiniz gibi. 18 bungalov var ve toplamda 90 kişiye kadar konaklama sağlıyorlar.

Hindiba Doğa Evleri, ağaç evlerde kalmak isteyenler için başka bir alternatif. Buradan çadır kiralayabilir ya da kendi çadırınız getirip Habitat’ın olanaklarından faydalanabilirsiniz. Taş evlerin yanından dere geçtiği için burayı çok sevmiştim, küçükken okuduğumuz renkli hikaye kitaplarındaki evlere benziyor. Çadır kurmanın günlük hafta içi ücreti kahvaltı, yemek ve tüm imkanlar dahil, 200 TL. Hafta sonu da 250 TL.

Milli park sahasındaki konaklama ücretleri ise şu şekilde: 1 ünite çadır (günlük) 40TL, 1 ünite karavan (günlük) 45TL, 3 yataklı kır evi (günlük) 385TL, 4 yataklı kır evi (günlük) 465TL, 5 yataklı kır evi (günlük) 540TL, 6 yataklı kır evi (günlük) 605TL, misafirhane (günlük) 115TL.

Yedigöller Milli Parkı giriş ücreti ve ziyaret bilgileri

🗺 Adres: Yedigöller, 14030, Merkeşler, Bolu 📲 www.yedigoller.tabiat.gov.tr
Yedigöller Milli Parkı ziyaret saatleri: Yedigöller Milli Parkı 08.30-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Milli park, haftanın 7 günü ziyarete açık.
🔐 Yedigöller Milli Parkı giriş ücreti: Yedigöller Milli Parkı giriş ücreti 7TL, indirimli 3,50TL, bisiklet 7TL, motosiklet ve ATV 14TL, otomobil, kamyonet ve pikap 21TL, minibüs 63TL, midibüs 112TL, otobüs 189TL. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü denetimindeki milli parkta Müze Kart geçerli değil.

Yedigöller Milli Parkına nasıl gidilir

Yedigöller Milli Parkı’na ulaşım için üç seçeneğiniz var. İlki ve en konforlusu özel araçla gitmek. İstanbul, Ankara ve Bolu’dan ya da sizin için uygun olan noktadan araç kiralayabilirsiniz. Yedigöller, Bolu kent merkezinin 42 km kuzeyinde, Bolu, Düzce ve Zonguldak’ın il sınırlarının kesiştiği bir bölgede yer alıyor.

Milli parka, Ankara-İstanbul Karayolunun 152. kilometresinden Yeniçağa ve 190. kilometresindeki Bolu il merkezinden kuzeye ayrılan yolla ulaşılıyor.

Yedigöller Milli Parkı, İstanbul’a 300 km, Ankara’ya 222 km, Bursa’ya 329 km, İzmir’e ise 645 km mesafede. En yakın havalimanı İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara Esenboğa. Bolu-Yedigöller yolunda hiç benzinlik yok, bu yüzden arabanızın yakıtını tam depo doldurmakta fayda var.

yedigöller nasol gidilir

Kış aylarında yolların kapalı ve riskli olması nedeniyle Mengen üzerinden ulaşmak en güvenli yol. Genel olarak iki yol da bol virajlı. Kış ayları dışında pek sıkıntılı değil. Ancak kar yağdığı zaman yolda buzlanma olabiliyor. Yanınıza zincir ve gerekli ekipmanları almayı unutmayın.

Özel araçla giderseniz, aracınız park etmek için Milli Park’ın içinde Büyük Göl’ün yanında büyük bir otopark alanı var. Arabalarınızı buraya park edebilirsiniz. Bungalovlarda kalacaksanız her birinin araç park alanı var.

Yedigöller’e gitmek için diğer seçene düzenlenen günübirlik turlara katılmak. Ankara, İstanbul ve Bursa’dan özellikle hafta sonu tur düzenleyen pek çok firma var. Genelde sabah çok erken saatlerde yolculuk başlıyor ve tüm günü Yedigöller’de geçirdikten sonra akşam turla otobüsleriyle dönüş sağlanıyor.

Yedigöller’e tur düzenleyen o kadar çok firma var ki bunların arasından doğru seçimi yapmak zor olabilir. Tur şirketinin TURSAB’a üye olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Tur ücretine neler dahil, neleri sizin ödemeniz gerekiyor, giriş ücreti turun içinde mi bilgi alın. Benim katıldığım turda kahvaltı dahildi ve gerçekten her şey nefisti. Akşama kadar yemek yeme ihtiyacı hissetmedim bile. İnternetten acente ile ilgili yorumları okuyun.

Bir diğer yol ise Bolu’ya gidip, buradan dolmuşa binmek. Fakat dolmuşlar sadece bahar-yaz döneminde çalışıyorlar. Düzenli seferler yok ve gitmeden önce teyit etmek lazım. Bolu merkezden taksiye de binebilirsiniz ama bu epey maliyetli olur. Bolu’dan araç kiralamak da diğer bir seçenek olsun.

Yedigöller Milli Parkı, eşsiz doğal güzellikleri, gür orman dokusu, irili ufaklı göl ve şelaleleri ve zengin yaban hayatıyla doğayla baş başa kalmak için en etkileyici adreslerden. Yılın her dönemi keyifle zaman geçirebileceğiniz milli park, temiz havası ve bol oksijeni ile tam anlamıyla bir terapi merkezi.

3 YORUM 💬

  1. Ülkemizin eşsiz yerlerinden biri daha. Hangimiz buralardan haberdar ya da gidip gördü ki… İsmini yalnızca coğrafya derslerinden hatırlamakla kalmamak umuduyla, görülecek yerler listemde ilk sıralara yazdım bile. Ayrıca huzur arayan insanın buradan daha fazla huzuru bulabileceği yer var mıdır acaba? Varsa da ülkemizdedir… =)

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın