Malezya Asya kıtasındaki en iyi karayolu sistemlerinden birine sahip ülkelerden biri. Ülke karayollarının toplam uzunluğu 79.055 km uzunluğunda, demir yollarının uzunluğu ise 2.667 km’yi buluyor. Kuala Lumpur’dan sabah 10:30’da hareket eden, içerisinin havası kutupları aratmayan otobüsüm yemyeşil ormanlar arasındaki şahane yollardan geçip öğleden sonra 2 gibi Penang’a gideceğim Perai şehrine ulaştı.

Penang ve Georgetown hakkında hiçbir şey bilmeden ve okumadan gelmiştim. Telefonumdaki Google Map’ten bakıp iskeleye yakın olduğumu görünce inen birçoğu gibi ben de indim. Feribotun nerde olduğunu öğrenmek için birkaç kişiye sordum. O arada birkaç taksici gelip 60 Malezya Ringiti (35TL) karşılığı beni Georgetown’a götürmeyi teklif ettiler, oysa birkaç dakika sonra sadece 1,2MYR ödediğim feribotta Georgetown manzarasını izlerken, daha dün Kuala Lumpur’dan aldığım Canon 60D kameramı ilk defa kullanıyor olacaktım.

İskelede feribottan indikten sonra, Kuala Lumpur’da iken yer ayırttığım otelimin olduğu Love Lane (aşk sokağı) yürüdüm. Şehrin bu bölümündeki evlerin 2-3 katlı ve çoğu 19. Yüzyıl İngiliz kolonisi dönemini yansıtan mimariye sahip. Kendinizi bir sokakta Çin’de hissederken diğer bir sokağa adımınızı attığınızda Hindistan havası soluyabilirsiniz. Hindu, Budist, Taoist tapınakları, cami ve kiliseleri bir arada görmek mümkün bu şehirde. Zamanında Ermeni kilisesi bile varmış. Şehrin yeni yerleşim yeri ise 50 katlı gökdelenlerle dolu.

Penang Malezya’nın 13 eyaletinden birisi ve başkenti de Georgetown. Georgetown, Malezya’nın diğer şehri Melaka gibi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor. Şehirde 100.000 oyuncağa sahip Oyuncak Müzesi, Malezya’nın en büyük Budist tapınağı Kek Lok Si Temple bulunuyor. Adada  AMD, Intel, Dell, Motorola, Hitachi, Bosch and Seagate gibi yüksek teknoloji firmalarının fabrikaları bulunuyor. Şehir merkezine yarım saat uzaklıkta Penang Bayan Lepas uluslararası havalimanına sahip.

Bir buçuk milyondan fazla nüfusa sahip Penang Adası ana karaya 14 kmlik bir köprü ile bağlı. Nüfusun %80’nini benzer oranda Çinli ve Malay nüfusu oluştururken, bunun yanında adada Hint, Avrupalılar, Tayland ve Burmalılar da var. 2007 yılında Asya’daki 254 şehir arasından yaşam kalitesi açısından en yüksek 10. Şehir seçilmiş.  Yahoo Travel adayı ölmeden önce görülmesi gereken 10 ada listesinde sıralarken, CNN Penang Laksa’sını dünyanın en lezzetli yemekleri listesinde 7. sıraya yerleştirmiş. Yemek kültürü açısından bizdeki Gaziantep veya Hatay ne ise Malezya için Georgetown bu.

Kaldığım Red Inn Heritage Guest House’ta klimalı dorm odasına yerleştim (30 MRY). Sabah kahvaltısı, ücretsiz çay, kahve ve wi-fi bulunuyor. Eşyalarımı bıraktıktan sonra kendimi sokağa attım. Tarihi binaların çoğu otel ve restoran olarak kullanılıyor. Bazı misafir evlerinde gecelik konaklama fiyatları 12 MRY’ye kadar düşüyor. Hem bu kadar popüler bir ada hem de konaklama ücretleri makul. Malezya’da sömürge dönemi mimarisine sahip binaların çoğu kullanımda olduğundan, şehirler diğer Asya ülkesi şehirlerine benzemiyor. Feribottan indiğimde iskelede spring roll adı verilen içerisinde sebze ve soyanın bulunduğu böreklerden atıştırsam da yetersiz gelmişti. Red Garden adındaki 200 masalı, gece canlı müzik konseri olup gece 2’ye kadar açık olan food korta gidip akşam yemeğimi yedim (14MRY). O kadar seçenek var ki ne yiyeceğinizi şaşırıyorsunuz.

Otelime dönüp internetin keyfini çıkardım. Bir ara şiddetli bir yağmur yağdı. Ertesi sabah erken kalkıp karpuz, omlet, tereyağı ve reçelden oluşan hostel kahvaltımı yaptıktan sonra bir taksiye atlayıp (15MYR)Tayland elçiliğine gittim. Tayland’a kara yolu ile gireceğimden verilecek 15 günlük vize yetersiz geleceğinden 2 aylık vize almam gerekiyordu. Elçilik bahçesi girişinde birisi önümü kesip “foto, foto” diyince bir “ahh” ettim. Yanıma fotoğraf almamıştım. 6 fotoğraf ve pasaport fotokopisi için 20MYR yerine 15MYR’de anlaştık. Evrakları içeri verince, öğleden sonra 3’te gelip alacağımı söylediler.

Yarım saat yürüyerek ana caddelerden birine ulaşıp gelen otobüse atlayıp otelime döndüm. Otel odama yeni yerleşmiş Japonya’nın Kyoto şehrinden IT mühendisi Satoshi ile tanıştım. Çocuk 16 yıl önce evinden ayrılmış ve bir daha dönmemiş. Patronu ona izin vermiş gidip ailesini görmesi için, ama o kendini Malezya’ya tatile atmış. Japonlar çok iyi gramer bilmelerine rağmen İngilizceleri berbat. Anlaşmak çok ama çok zor.

Öğleden sonra otobüse atlayıp Tayland Elçiliğine gidip pasaportumu aldım. Yeni pasaportumda ilk defa bir ülkenin vize (110MYR) pulu vurulmuştu, hem de 90 günlük!  Persiaran caddesine yürüyüp oradan sahili takip edip, bolca fotoğraflar çekerek otelime döndüm.

Penang Adası başlı başına en az 1 hafta vakit isteyen bir yer. Sokaklar, pazarları, lezzetli yemekleri, plajları, tekne ve dalış turları, bahçeleri ve ulusal parkı ile gidilesi, görülesi ve yapılası çok aktivite var. Ancak ben yönümü kuzeye çevirmek zorundayım, Tayland’a. Yılbaşına Full Moon Party’si ile dünyaca ünlü Phangan Adası’nda gireceğimden, bir an önce oraya gidip diğer gezgin arkadaşım Bekran ile buluşmam gerekiyor. Yarın o Phuket’ten, bense Georgetown’dan yola çıkıp akşam saatinde orada buluşacağız. Parti zamanı!

Day 511: MY:4 Georgetown, Penang, 27 Aralık 2011

1 YORUM

  1. Merhaba, Malezya turumuzda Penang Adası’na da gitmeye karar verdik ve 2 gün ayırdık. Penang laksa yemeğini tatmak istiyoruz 🙂 2 gün yetmese de bu adayı görmeden dönmek istemiyoruz.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!