Ana Sayfa Blog

YoldaOlmak.com’un Hikâyesi: Bu Yol Nasıl Başladı ve Nasıl Büyüdü

Not: Bu yazı, 2011 yılında YoldaOlmak.com’da yayımlanan ilk blog yazısının hikâyesini anlatan arşiv içeriktir.

Kemal Kaya
Seyahat Yazarı · 29 yıldır dünyayı keşfediyor, 16 yıldır tam zamanlı deneyimle, bizzat gezdiği yerlerin rehberlerini yazıyor
Son Guncelleme ·

Yolda Olmak’ta yayınlanan ilk yazımı 9 Haziran 2011’de postalamıştım. Tazmanya’nın başkenti Hobart’ta bir karavan kiralamış, yola düşmüştüm. Yol üstünde mola verdiğim tarihi Ross köyünde, iPhone’umdan ilk blog yazımı yayınladım. O yazı, gezimle eş zamanlı paylaşılan ilk içerik oldu. Aynı gün, YoldaOlmak.com’un doğum tarihi olarak kayda geçti.

O günlerde blog yazmak benim için sadece yolda yaşadıklarımı kaydetmenin bir yoluydu. Bir sonraki durağın neresi olacağını çoğu zaman ben de bilmiyordum. Yol uzadıkça yazılar da çoğaldı. Tazmanya’dan Yeni Zelanda’ya, oradan Güneydoğu Asya’ya uzanan rota boyunca, gördüklerimi ve öğrendiklerimi satırlara dökmeye başladım.

Sonra yol daha da büyüdü. Güney Asya’da geçen aylar, ülkeden ülkeye karadan geçişler, sıcak su bulamadığım günler, ucuz hosteller ve uzun tren yolculukları… Bazen bir liman kasabasında, bazen dağ köylerinde yazdığım bu notlar zamanla bir arşive dönüştü. Endonezya’dan Tayland’a uzanan o uzun rota boyunca yaşadıklarımın özeti sonradan “Güney Asya’da 303 Gün” yazısına dönüşecekti. Durmadım 500 Gündür Yolda Olmak! yazısı geldi.

Tazmanya Kemal Kaya
22 Haziran, 2012, Tazmanya

Bugün geriye dönüp baktığımda, o Ross köyünde telefon ekranına yazılan ilk satırın aslında uzun bir hikâyenin başlangıcı olduğunu görüyorum. YoldaOlmak zamanla sadece bir seyahat günlüğü olmaktan çıktı; rota arayanların, yola çıkmak isteyenlerin ve dünyayı merak edenlerin uğradığı bir buluşma noktasına dönüştü. Ve o ilk yazının heyecanı hâlâ içimde duruyor.

Blogu açtığımı arkadaşlarıma söylediğim için ilk yorumu da aynı gün aldım. Aradan 439 gün geçti ve bugün blogda 1000. yorum paylaşıldı.
Yorum yapan, yapmayan, sadece sessizce okuyan herkese teşekkür ederim. İlk yorumu yapan Nihal’e ve 1000. yorumu yazan Banu’ya ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bu yol biraz da sizinle yürünüyor.

📌 Editör Notu
Bu yazı, YoldaOlmak.com’da 21 Ağustos Haziran 2012’de yayımlanan ilk blog yazısının hikâyesini anlatan arşiv içeriktir. Metnin bazı bölümleri o dönemin yol notlarını koruyacak şekilde bırakılmıştır.


Khoor Tuzlası, İran
Haziran 2012, Khoor Tuzlası, İran Çölleri

Blogda Ne Yazıyorum?

En basit haliyle yolda öğrendiklerimi yazıyorum. Gittiğim ülkeleri, gördüğüm şehirleri, yürüdüğüm patikaları, bindiğim trenleri… Ama sadece “şuraya gidin, burayı görün” demiyorum. O yolculuğun bana ne öğrettiğini, hangi hatayı yaptığımı, nerede zorlandığımı, nerede büyülendiğimi anlatıyorum. Çünkü benim için seyahat sadece coğrafya değil, karakter meselesi.

Amacım net: ilham vermek ama gaz vermemek. Yola çıkmak isteyen birinin romantik cümlelerle değil, gerçek bilgilerle cesaret bulmasını istiyorum. Uçak bileti kaç para, vize süreci nasıl, o ülkeye hangi mevsimde gidilir, günlük bütçe ne olur, güvenlik durumu nedir… Bunları açık açık yazıyorum. Çünkü ben de yola çıkarken bu bilgileri aradım. Blog biraz da o eksikliğin ürünü.

Motivasyonum ise çok kişisel. Öğrendiklerimi paylaşma ihtiyacı. Yolda öğrendiğim her şey içimde kalmasın istiyorum. Dil öğrenmekten bütçe yapmaya, backpacker mantığından yerel kültürle temas etmeye kadar yaşadığım her deneyim bir başkasının işine yarayabilir. Eğer bir kişi bile “Ben de yapabilirim” diyorsa, yazmaya değiyor.

Blogda farklı bölümler var. Destinasyon rehberleri, adım adım gezi planları, bütçe ve rota yazıları, vize süreçleri, sırt çantalı seyahat üzerine deneyimler, bazen de tamamen kişisel günlük tadında yazılar. Bazı yazılar teknik, bazıları duygusal. Ama hepsi sahadan, yaşanmışlıktan.

Okuyucu için ne işe yarar?
Birincisi, zaman kazandırır. İkincisi, hata yaptırmaz. Üçüncüsü, cesaret verir. Yolun romantik tarafını da gösteririm, zorluğunu da. Çünkü yolda olmak güzel ama kolay değil. Bu blogu okuyan biri en azından şunu bilir: hayal etmek başka, yola çıkmak başka; ama ikisi arasındaki mesafe sanıldığı kadar büyük değil.


Yorum Candır

Bir blog yazarı için yorum çok önemlidir. Gerçekten çok.
Yorumlar, okuyucuyla kurduğun en doğrudan bağdır. Düşüncelerinizi, eleştirilerinizi, tavsiyelerinizi, bakış açınızı öğrenirim. Yazdıklarımın bir karşılığı olduğunu hissederim. Takip edildiğini bilmek, birilerinin satırların arasında durup düşündüğünü görmek motivasyondur.

Kısacası yorum candır, candır.


Kendim İçin Yazarken…

Başlangıçta günlüklerimi sadece kendim için yazıyordum. Günlük tarzındaydı; en küçük detayı bile yazıyordum. Sonra paylaşmaya karar verdim ama nasıl yayınlayacağımı bilmiyordum. Uzun araştırmaların ardından bu blogun altyapısı olan WordPress’te karar kıldım ve yeni günlükleri burada paylaşmaya başladım.

Hâlâ yayınlamadığım, notları duran Yeni Zelanda, Fiji, Avustralya ve Tazmanya yazılarım var. Onlar da bir köşede bekliyor.

Bu yazıyla birlikte blogda yayınlanan makale sayısı 305 olacak (😄 2026 yılı itibariyle yayınlanmış 1.667 oldu ). Şimdiye kadar en çok yorum alan yazım Ben Ne Yapıyorum? oldu. Onu Yeni Rota: Türkiye! 26 yorumla takip ediyor. 500 Gündür Yolda Olmak ise üçüncü sırada.
Hiç yorum almamış birçok yazı da var. O dönemlerde Twitter yoktu, Yolda Olmak Facebook sayfası yoktu; blogu sosyal medyada duyurmuyordum. Takip eden azdı. Bu yüzden gözünüzden kaçmış, okuduğunuzda sizi heyecanlandırabilecek çok yazı var arşivde.


5000. Yoruma Doğru

Birkaç yıl içinde 5000. yorumu görmeyi umut ediyorum (😄 2020 yılı itibariyle 19.000 oldu 💬 ama yorumları 2026 da kapadığımda 25 bini geçmişti).
Ben yoldayken yorumlarınızla, maillerinizle beni yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim. Gerçekten.

Lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşmaya devam edin.

Yol tek başına yürünüyor gibi görünür ama aslında öyle değildir. 🌍

Yoldaolmak.com’un Doğum Günü: Hikâyesi ve Yolculuğu

Bundan tam 1 yıl önce, Tazmanya’da karavan kiralayıp yollara düşerken ilk gerçek zamanlı blog yazımı yayınlamıştım. Yazmaya aylar öncesinden başlamıştım ama yazdıklarımı henüz dijital ortama taşımamıştım. Avustralya ve Tazmanya günlerimde WordPress ile blog yayınlamaya karar verip onu öğrenmeye çalışıyordum. Yolun içinde teknik öğrenmek… Kolay değildi ama heyecanlıydı.

Hobart’tan ayrılıp tekrar yollara düştüğüm gün, yol üstünde küçük bir kasabada mola vermiştim: Ross.
Yüncülüğü, koyunları, ev yapımı pasta ve börekleriyle ünlü, tarihi ve turistik bir yer. Bir pastanede mola verip ünlü lezzetlerini tadarken, iPhone’daki WordPress uygulamasından ilk gerçek zamanlı yazımı yayınladım. O an fark etmemiştim ama o küçük kasabada bir şey doğmuştu.

9 Haziran 2011, yoldaolmak.com’un Tazmanya’da doğduğu tarih.

Bir Yaşında: Tazmanya’dan Kaşhan’a – 12 Ayda 253 Günlük

Aradan tam 1 yıl geçti. Şimdi ise İran’ın tarihi evleri ve bahçeleriyle ünlü şehri Kaşhan’dan yazıyorum.

Bu bir yılda 253 yol günlüğü yazmışım.
Durmaksızın gezip, deneyimlerini eş zamanlı aktarmaya çalışan biri için –bence– oldukça iyi bir rakam. Bu şu demek: 12 ayın 9 ayında neredeyse her gün bir yazı.

Son 3 aydır, Laos sonrası Tayland ve Kamboçya’da geçirdiğim zamanı blogun yeni yüzü, tasarımı ve hostinge taşınma işleriyle uğraşarak geçirdiğim için günlük yazılarımı yayınlayamadım. Ama yazılmış, taslakta bekleyen Fiji, Avustralya ve Tazmanya günlükleri sırada. Onları eklediğimde her güne bir yazı düşeceğine eminim.


Kişisel Blogdan Seyahat Sitesine

yoldaolmak.com, birinci yılında artık sadece benim tuttuğum bir yol günlüğü değil. Başlangıçta tamamen kişisel bir alan olarak doğmuştu. Gördüklerimi, hissettiklerimi, öğrendiklerimi kaydettiğim bir hafıza defteri gibiydi. Yazdıkça rahatlıyor, paylaştıkça yolun anlamını çoğaltıyordum.

Ama zamanla fark ettim ki mesele sadece benim hikâyem değilmiş.

Okuyuculardan gelen mailler, rota soruları, vize detayları, “Şu ülkeye gitmek istiyoruz, nereden başlayalım?” mesajları… Yazdıklarım birilerinin planına, hayaline, cesaretine dokunmaya başlamıştı. O noktada blog, kişisel bir anlatı alanından çıkıp başkalarına yol gösteren bir referans kaynağına dönüşmeye başladı.

İçerik genişledikçe sorumluluk da arttı.
Artık sadece ne hissettiğim değil, verdiğim bilginin doğruluğu da önemli.
Sadece hikâye değil, rehberlik de var işin içinde.

Yol tek başına çıkılmış olabilir. Sırt çantasını omzuma alıp ilk adımı tek başıma atmış olabilirim. Ama anlatı artık çoğul. Farklı sesler, farklı deneyimler, farklı ülkelerden yazılar siteye ekleniyor. Bu beni zayıflatmıyor; tam tersine güçlendiriyor. Çünkü seyahat tek bir gözle anlatılınca eksik kalır.

Ben hâlâ yoldayım. Hâlâ kişisel olarak yazıyorum. Ama artık şunu biliyorum:
Bu site sadece benim değil.

Okuyanların sorularıyla, katkılarıyla, eleştirileriyle büyüyen bir yapı. Kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan bir seyahat platformu.

Belki de en güzeli şu:
Yola tek başıma çıktım ama artık yalnız yürümüyorum. 🌍


Rakamlar Ne Diyor?

İnsan eliyle hazırlanmış internetin en büyük dizini olan DMOZ kaydım yapıldığında, Alexa.com’un Eğlence ve Yaşam kategorisi altında, Tatil ve Yolculuk → Gezi Notları ve Anıları bölümünde 68 site arasında 38. sıradan giriş yapmıştım.

Bu daha birkaç ay öncesiydi.

Şimdilerde aynı kategoride, sizlerin desteğiyle 8. sıradayız.

Sıralama tek başına önemli değil.
Önemli olan yazdıklarımın birilerine ulaştığını görmek. Okunmak. Fayda sağlamak.

(Edit: 2013’ten itibaren Türkiye’nin en çok okunan gezi blogu yoldaolmak.com oldu.)


Teşekkür

Mailleri, mesajları, yorumları ve sorularıyla yoldaolmak.com’u takip eden herkese teşekkür ederim.

Düşünceleriniz, eleştirileriniz, önerileriniz benim için değerli.
Yorumlar kısmında paylaşın.

Her katkı, bu yolculuğu biraz daha anlamlı kılıyor.


9 Haziran 2012, Kaşhan, İran

2 Yorumlar

  1. Burcu hanım yorumunuzu yeni gördüm. Zannediyorum ki bugün bu diyarlarda değilsiniz artık. İstediğiniz şekilde yaşayabileceğiniz yeni bir hayat doğru sonunda Kuş misali uçup gittiniz. Size ve eşinize mutlu, sağlıklı ve huzur dolu bir yaşam diliyorum. Artık sizin blogu da takip edeceğiz desenize:)

    Paylaşımlarınızı eksik etmeyim bizlerden ki her an gittiğiniz yerde sizin ile beraber olalım.
    Bende böyle bir karar aldığım zaman ilk destekçi lerimden biri sizdiniz. Umuyorum bende almış olduğum kararları sizin gibi uygulayabilirim…

  2. Tekrar Selam,

    Güzel tavsiyelerin için öncellikle teşekkürler…. Blog dünyasını yeni yeni keşfediyorum, herşeyi kendim anlamaya ve oluşturmaya çalışyorum.
    İsimlerimiz Aydın ve Burcu 34-33 yaşlarındayız. Aydın 13 yıl uçuş sektöründe, ben de medya sektöründe çalıştıktan sonra, bir yol ayrımına girdik yerleşik hayatımızla. 2011 yılının kasım ayında karar verdik yola çıkmaya, bizi buna iten o kadar çok şey var ki, ama sanırım en önemlisi hergün aynı sabaha uyanmak, ve içimizden gelen sese daha fazla direnmemekti. Altyapıyı oluşturmak için biraz birikim yapmak adına bu ay sonuna kadar işlerimize devam edip para biriktirdik,3 ay önce evimizi kiraya verdik.

    Monotonluktan, dayatmalardan, illa bir ‘şey’ olmaktan uzaklaşmak, kendimizle ve hayallerimizle olmak istiyoruz…Belli bir gezi tarzı oluşturmadık kendimize. Yola, insanlara, yeni kültürlere ve değişen şartlara uyum sağlamaya çabalayacağız. Herşeyi ‘yol’ şekillendirsin istiyoruz. Şehirleri, kasabaları, köyleri, çiftlikleri; insanlarıyla, doğal güzellikleriyle, kökenleriyle, kültürleriyle yaşamak, onlar arasında kaybolmak, ‘Oralı’ olmak istiyoruz…

    Derdimiz; Öyküler dinlemek, hikayelere kahraman olmak, sohbet etmek, her zaman keşfetmek için bakmak…. Hayatta kalabilmek için sadece ‘yemeğe-suya ve barınmaya!’ ihtiyacımız olduğu su götürmez bir gerçekse, biz de bu gerçekliğe uyup basitleştireceğiz hayatımızı. hedefimiz koca evrende biraz daha kendimizi bulmak…

    Bir rota şekillendirmeye çalıştık, aylardır siteni ve diğer arkadaşların sitelerini takip ediyor, notlar alıyor, okuduklarımızı araştırıyoruz. Desteğin için ne kadar teşekkür etsem azdır. blogu henüz yayına açmadım, adresimiz: terminatorss.blogspot.
    artık gönül rahatlıyla geriye doğru sayıyor ve heyecandan yerimizde duramıyoruz… Tavsiyelerin, eleştirilerin benim için büyük bir hazine değerinde.

    Herşey için teşekkürler

Yoruma kapalı.