İtalya, bildiğimiz hiçbir Avrupa ülkesine benzemeyen kendine münhasır bir ülke. Öyle ki diğer ülkelerin övündüğü neyi varsa hemen hepsi ve hatta daha fazlası bu ülke coğrafyasına dağılmış halde. Rönesans’ı doğuran bu topraklara Avrupa’nın diğer ülkelerinde görebileceğinizden çok daha fazla sanat ve mimari esere ev sahipliği yapıyor. Sanat akımlarına yön vermiş sanatçılarının göz kamaştıran eserleri sadece müzelerde değil, katedrallerde, kiliselerde, meydanlarda capcanlı karşınızda duruyor.

Bir yeri betimlerken kullanılan ‘tarih kokuyor’ kelimeleri İtalya’nın nerdeyse her şehri için geçerli. İtalya şehirlerinin kimisi sanki zamanda donmuş kalmış gibi. Yüzlerce yıl önce nasılsa hala da aynen öyle duruyor karşınızda. Sanatçıların, edebiyatçıların, ressamların bulunmaktan çok keyif aldığı nefis meydanlar her şehirde karşınıza çıkıyor. İtalya’nın her kenti başlı başına bir sanat ve doğa harikası.

italya gezilecek yerler

İtalya, Katolik camiasının başkenti Vatikan’ı ile Avrupa kıtası içinde apayrı bir dünya adeta. Akdeniz’e nazır nefis adalara sahip; Sicilya, Sardinya, Capri, Ischia, Procida… Kıyı kasabalarında dolaşırken dahi kendinizi bir adadaymış gibi hissediyorsunuz. Cittaslow kültürünün doğduğu bu coğrafyada hayat yavaş akıyor. Strese yer yok.

Kuzey İtalya’da dağlar Alplerin eteğinde dolaştığınızda kendinizi Heidi’nin ülkesinde hissediyorsunuz. Avusturya’da İsviçre’de ne görüyorsanız Kuzey İtalya’da var. Alabildiğine uzayan vadilere serpilmiş küçük kasabaların her biri kartpostallardan fışkırmış gibi gerçek karşınızda duruyor.



Geçmişte her biri güçlü bir şehir devleti olduğundan kendine münhasır mimariye, kültüre ve mutfağa sahip. Kültürel zenginlik ve çeşitlilik ülkeyi daha da çekici kılıyor. Aktif yanardağların gölgesinde uzayan kasabalar binlerce yıl öncenin mirasını capcanlı gözler önüne seriyor Pompeii gibi Herculanium gibi.

Tarihi mirasın ötesinde şehirlerin sokakları şen ve estetik. Her köşe başında hangisine oturacağınızı şaşıracağınız tatlılıkta kafeler, restoranlar dizili. Kimisi yüzlerce yıllık tarihi mirasın tam karşısında, tadından yenmez! Bir de bunlara tadına doyulmaz yemekleri, tatlıları ve atıştırmalıkları ile buram buram Akdeniz mutfak kültürünü ekleyin.

Bir defa gidince gördüm, yeterli denilecek değil, her gidildiğinde tekrar gidilmeyi arzulatacak kadar tadı damağınızda bırakan bir ülke. En azından benim için bu tarif çok uygun.

İtalya Gezilecek Yerler 📌

İtalya’yı gezmeye nereden başlamalı? İtalya’da hangi şehirler gezilmeli?

İtalya toprakları içerisinde yer alan iki küçük bağımsız bölge olan Vatikan ve San Marino, Avrupa Birliği’ne üye olmasa da Schengen ülkeleri arasında yer alıyor.

1. Roma

italyada gezilecek yerler

Roma, modern İtalya’nın başkenti. Neresine bakarsanız bakın her yerde tarihi görüyorsunuz. Antik dönemden bu yana, sadece Avrupa’nın değil dünyanın merkezinde olmayı başarmış kentlerden biri. Antik anıtlar, Orta Çağ kiliseleri, harika çeşmeler, müzeler ve Rönesans saraylarının yanı sıra modern Roma, çok canlı ve yoğun yaşayan bir şehir. Görkemli Bir Açık Hava Müzesi: Roma blog yazımı okursanız şehrin ruhunu daha iyi anlayabilirsiniz. Roma Gezi Rehberi ise planlayacağınız Roma gezisi hakkında bilgiler veriyor. Roma gezilecek yerler listesi iste tüm ziyaret noktaları konusunda kapsamlı bir liste.

Campitelli’deki Piazza del Colosseo Meydanı’nda yer alan gladyatörlerin dövüştüğü yer Colosseum şehrin en görülesi yeri. 4. yüzyılda Literano’da kurulan ve Papa’nın oturduğu yer olan San Giovanni Bazilikası ve Roma’nın en büyük ikinci kilisesi St. Paul Bazilikası mutlaka listeye eklenmeli.

Antik dönem mirası Antik Roma bölgesinde görülebilir. Bu bölgede ziyaret edilmesi gereken önemli yerler arasında Antik Roma’nın kalbi olan Roman Forum ve Trajan Forumu, Titus Kemeri önemli noktalar arasında. Romulus’un kenti kurduğuna inanılan müthiş manzaralarla kalıntıların el ele verdiği Palatino Tepesi, şehrin manzarasını izlemek için gidilmesi gereken bir yer. Burada yine dünyanın halka açık ilk müzesi olan Capitoline Müzeleri görülmeli mutlaka.

Roma’nın görsel hafızasında önemli bir yere sahip olan Sant’Angelo Kalesi, şehrin en popüler turistik rotalarından. Şehri ortadan bölen Tiber Nehri’ni geçtiğinizde gidilen Trastevere bölgesi ise Roma’nın en güzel sokaklarını barındırıyor.

Kentin simgesi haline gelen Neptune ve Tritons’un heykellerinin olduğu Trevi Çeşmesi, bugün kilise olan 2 bin yıllık tapınak Pantheon, 18. yüzyıldan beri ziyaretçilerin uğrak noktası Piazza di Spagna Meydanı ve İspanyol Merdivenleri Roma gezilecek yerler listenizde olmalı. Piazza Barberini, Piazza Navona, Campo De Fiori, Piazza del Popolo ve Piazza Venezia şehrin en güzel görülecek meydanlarından bazıları.

Villa Borghese‘deki başyapıt eserlere hayran kalmamak mümkün değil. Sanattan anlamayanları bile kendisine hayran bırakan çok sayıda heykel ve resim barındırıyor.

İster Antik Roma’nın kalıntılarını görmeye gidin, ister Kutsal Vatikan’ı ziyaret edin, isterseniz de kentin tarih kokan daracık sokaklarında İtalyan lezzetlerini tadın; Roma’da şehrin ne yanına giderseniz gidin her zevke hitap eden sürprizlerle karşılaşacaksınız. Roma’ya nasıl gidilir blog yazımda ulaşım konusunda bilgiler bulabilirsiniz.

2. Katoliklerin Dini Merkezi: Vatikan

italya gezilecek yerler

Vatikan, Katolik Hristiyanlığın yönetim merkezi olan Roma’nın içinde farklı bir ülke. Nüfus ve yüz ölçümüyle dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan Vatikan, ülkenin ruhani lideri Papa’nın da makamının olduğu yer. Şehrin ruhani ve dini yüzünü görmek isteyenlerin gitmesi gereken yer.

Katoliklerin dini merkezi Vatikan’ın ünlü San Pietro Meydanı hayatımda gördüğüm en görkemli meydanlardan. Bernini tarafından tasarlanan, 284 sütun, benim gibi fotoğraf çekmeyi sevenler için etkileyici. Meydanda yer alan, Hristiyan dünyasının en büyük bazilikası San Pietro Bazilikası’nın ihtişamı, süslemeleri, mistik dokusu sarmalıyor insanı. Burada aynı anda 20.000 insan dua edebiliyor. Şaşırtıcı bir mimari, hayran kaldım.

Sadece dışarıdan görülmesi bile ihtişamlı olan bazilikanın içerisinde çok zengin bir içerik bulunduruyor. Bazilika altında bulunan St. Peter’in lahdini ziyaret etmeyi sakın unutmayın.

Michelangelo’nun olağanüstü tavan freskleri ile süslü Sistine Şapeli ise yine muhteşem. Ancak dikkat edilmesi gereken şey burayı ziyaret etmeden önce uygun olarak giyinmiş olmak. Kadınlar omuz, göbek ve dizleri göstermeyecek şekilde elbiseler giymeliler. Papa’nın varlığını hissettiren dünyanın en önemli sanat eserlerinin sergilendiği Vatikan Müzeleri ve onu çevreleyen Vatikan Bahçeleri uzun kuyruklarını beklemeye değer.

3. Venedik

italya venedik

Venedik, 118 adacık üzerine kurulu benzersiz bir şehir. Adaları birbirine bağlayan 600’den fazla köprü var. İtalya’nın en güzel ve romantik yerlerinden biri. Bir zamanların güçlü devletlerinden Venedik Cumhuriyeti’nin de doğduğu bu adacıkların her köşesinde zengin tarihi dokuyla karşılaşıyorsunuz. 100 yıl önce nasılsa öylece duruyor her şey karşınızda. Ben çok seviyorum bu şehri, ama kimisi nedense ısınamıyor.

Köprülerle birbirine bağlı dar masalsı sokaklarında kaybolmak en sevdiğim şeydi Venedik’i gezerken. Bir ucundan diğer ucuna kadar birkaç saatte gezerek ulaşıyorsunuz zaten. Avrupa’nın en güzel meydanlarından San Marco Meydanı ve Bizans mimarisinden etkilenerek yapılmış San Marco Bazilikası şehrin en çok ziyaret edilen yerleri.

Venedik’te mutlaka görülmesi gereken yerler arasında Dükler Sarayı, Aziz Mark’ın Çan Kulesi, Büyük Kanal üzerindeki en eski köprü olan Rialto Köprüsü ve 1750’de kurulan Accademia Sergi Salonu bulunuyor. Rengarenk evleriyle Burano Adası ile Murano Adası Venedik gezilecek yerler listesine eklenmeli. Kanallarda yapılan gondol turları ile birçok kişinin hafızasında yer edinen Venedik, en az 2 günlük bir ziyareti hak ediyor.

4. Floransa

italya floransa

Toskana Bölgesi’nde, Arno Nehri kıyısında yer alan Floransa, Rönesans’ın doğduğu yer olarak İtalya’nın en beğenilen şehirlerinden biri. Tarih, kültür ve sanat alanında İtalya’da önemli bir yere sahip. İtalyanca Firenze olarak isimlendirilen şehir, sanat eserlerinin zenginliği ve mimarisiyle süslenmiş sokakları insanı zamanda yolculuğa çıkarıyor. Çoğu gezilecek yerleri bir arada sunan şehir merkezini yürüyerek keşfetmek en güzeli.

Leonardo da Vinci, Michelangelo Giotto Di Bondone, Giorgio Vasari gibi dünyaca ünlü sanatçıların elinden çıkan eserlerle süslü Floransa’da birçok müze var. Yalnızca Floransa ve İtalya’nın değil dünyanın en prestijli ve saygın sanat galerilerinden Uffizi Galerisi, Rönesans döneminin görkemine dair enfes eserler barındırıyor. Michelangelo’nun David Heykeli’ne ev sahipliği yapan Galleria dell’Accademia övgüye değer yerlerden diğer biri.

İtalya’nın en görkemli katedrallerinden biri olan şehrin simgesi Santa Maria del Fiore Katedrali, bunun tam karşısında yer alan, göz kamaştırıcı kapılarıyla Battistero di San Giovanni (vaftizhane), adeta açık hava müzesi görünümündeki Piazza della Signoria Floransa’da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Michelangelo, Machiavelli ve Galileo gibi Floransalı ünlülerin mezarının Santa Croce Kilisesi‘nde yer alıyor.

Arno Nehri’nin üzerinde yer alan otantik ve ışıltılı mücevher mağazaları ile ünlü Vecchio Köprüsü, II. Dünya Savaşının yıkıcı etkisinden zarar görmemiş tek yapı. Yine Arno Nehri kıyısındaki Pitti Sarayı, soylu Medici ailesi mirasını gözler önüne seren bir müze olarak hizmet veriyor. Medici Ailesi’ne ait belediye sarayı olarak kullanılan Palazzo Vecchio ve Boboli Bahçeleri görülmeye değer.

5. Milano

italya milano

Milano, İtalya’nın en zengin şehri. Kuzey İtalya’da Lombardiya bölgesinin başkenti olan şehir, tarz dükkanları, galerileri ve restoranları ile İtalya’nın birçok şehrinden çok daha hızlı bir yaşama sahip olmasıyla biliniyor. Sadece İtalya’nın değil tüm dünyanın moda trendlerinin belirlendiği, moda sektörünün nabzını tutan Milano, bir yandan da dünyanın en önemli finans ve ticaret merkezlerinden biri. Ayrıca sanatsal ve kültürel olarak da çok zengin bir mirasa sahip.

Castello Meydanı’nda yer alan Castello Sforzesco Kalesi; Festa del Perdono’daki Antico Ospedale Maggiore görmeye değer. Santa Maria delle Grazie Kilisesi, Galleria Vittorio Emanuele II, Santa Maria Presso San Satiro Kilisesi, St. Ambrose Bazilikası da mutlaka görülmeli. Milano dünyanın en önemli opera ve bale merkezlerinden biri olduğundan, Teatro all Scalla’da ise dünyanın en iyi ve en ünlü operalarından biri izlenebilir.

Çoğu insan bu şehre bayılıyor ama ben pek de bir şey anlamadım bu şehirden. Bir kış dönemi 1 hafta kalmıştım, cansız ve ruhsuzdu. Eminim yaz dönemi çok daha güzeldir.

6. Bolonya

italya bolonya

Bolonya, İtalya’nın en havalı şehirlerinden biri. İtalya’nın kuzeyinde Emilia-Romagna bölgesinde yer alıyor. Orta Çağ mimarisinin benzersiz örneklerine sahip olan şehir hem sol görüşü hem de kırmızı tuğlalı yapılarıyla ünlü. Kentin siluetini kızartan kırmızı kiremitli evler nedeniyle ‘Kızıl şehir’ olarak anılıyor. Kendine has atmosferi ile ülkenin en huzurlu şehirlerinden.

Orta çağdan kalma yapılarıyla tarihi bir merkez olan Maggiore Meydanı, Şehrin en önemli meydanı ve tam anlamıyla bir kavşak noktası. İki Kule (Two Towers), 12. yüzyılda inşa edilen ve Bologna’nın simge yapıları arasında gösterilen mimari şaheserler. Bologna gezilecek yerler arasında ilk akla gelen noktalardan olan San Petronio Bazilikası, ismini 431-450 yıllarında yapıda yaşayan azizden almış. Papa II. Jean Paul’un ölüm töreni de bu bazilikada gerçekleşti.

Enfes kanal manzarasıyla Venedik Penceresi, şehrin eğik ikiz kuleleri Asinelli ve Garisenda Bologna’da kısa sürede ziyaret edilebilecek noktalardan. Aynı zamanda Avrupa’nın en eski üniversitelerinden birine sahip. Bologna’da Neptün Çeşmesi, Torri di Bologna, Maggiore Meydanı mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Şehrin en yüksek noktasında enfes bir manzaraya sahip olan San Luka Bazilikası, Guardia Tepesi üzerinde yer alıyor.

Yürüyerek rahatlıkla gezilebilen şehir merkezinde, motosiklet ve scooterlar her köşe başında karşınıza çıkabilir. İtalya ile Avrupa arasında transit bir geçiş noktası özelliği taşıyan Bologna, önemli demiryolu, karayolu ve havayolu bağlantılarına sahip.

7. Napoli

italya napoli

Napoli, İtalya’nın bir başka renkli şehri. Roma’nın 1,5 saat güneyinde, Vezüv Yanardağının gölgesinde volkanik bir bölgede kurulu Napoli, kendi adıyla anılan bir körfez boyunca uzanıyor. Kendine münhasır kültürü, UNESCO Dünya Mirası eski şehir bölgesi, tarihsel zenginliği ve yeme içmeye verdikleri önem gibi özellikleriyle aslında tam bir İtalya.

Napoli, pencerelerden birbirine çamaşır uzanan sokakları, güler yüzlü ve gürültülü insanları, kafelerde zaman geçiren gençleri, her köşede koşturarak oyun oynayan çocukları ile tam bir İtalyan. İtalyan mutfağının dünyaya armağanı olan pizzanın da ana vatanı. Napolitan pizzanın ismi şehrin isminden yadigâr. Denize inen yokuşlu sokakları ve sahil boyunca uzanan gezinti yollarıyla suyla iç içe yaşayan bir kent.

Tam Bir İtalyan: Napoli, Napoli Gezi Rehberi, Napoli Gezilecek Yerler ve Napoli’ye Nasıl Gidilir blog yazılarımda şehir hakkında genişçe bilgiler paylaşmıştım. Çoğu gezgin Napoli’yi es geçiyor ama ben Napoli’yi ve Napoli çevresinde görülecek yerleri çok beğeniyorum. Napoli ve Amalfi Kıyılarını kapsayan 5-7 günlük bir gezi ile bu efsanevi bölgeyi gezin. Napoli’de konaklama tercihim, sahilde Hotel Royal Continental olmuştu, tavsiye ederim.

Napoli, birçok tarihi ve sanatsal hazineye ev sahipliği yapıyor. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi bölge Centro Storico, birbirinden ilginç sokaklara ev sahipliği yapıyor. Centro Storico’nun kalbinde de Piazza Gesù Nuovo Meydanı ve yer alan Chiesa del Gesù Nuovo Napoli gezisine başlamak için en iyi nokta. Santa Chiara Manastırı, Napoli merkezdeki en önemli gezilecek yerlerden birisi.

Piazza Gesu Nuovo’dan, Via Benedetto Croce yolu ile başlayarak, Via San Biago’ya doğru yürüdüğünüzde ulaşacağınız ünlü Scannapoli Sokağı, eski Napoli merkezini ortadan ikiye bölüyor. Şehrin en güzel sokaklarından Via San Gregorio Armeno, sanatçılar sokağı olarak biliniyor ve bölgeye özgü tasarımları burada görebilirsiniz. Piazza del Plebiscito, modern şehrin merkezi konumunda ve Napoli’nin en hareketli yeri.

Bir liman şehri olan Napoli’de görülecek yerlerin başında Napoli Arkeoloji Müzesi, yeraltı şehri Napoli Sotterranea, Castel Nuovo ve Napoli’nin en eski kalesi Castel dell ‘Ovo Megaride kaleleri geliyor. Alışveriş merkezi Galleria Umberto, cam tavanı ile enfes bir mimariye sahip. Orta Çağ kalesi Castel Sant’Elmo, şehri yukarıdan izlemek için en güzel yer.

İtalya’daki Vezüv Yanardağı’nın MS 79’da patlaması ile lavlar altında kalan Pompeii ve Herculaneum şehirleri lav ve kül tabakalarıyla kaplanmış ve yok olmuştu. Birçok filme ve efsaneye konu olan bu antik şehirler Napoli yakınlarında yer alıyor.

Napoli Körfezi’nin içerisinde yer alan Capri Adası, yönetim olarak Napoli’ye bağlı bir kasaba. Napoli Limanı’ndan kalkan feribotlarla 1 saat gibi bir sürede ulaşılabilen Capri Adası, Güney İtalya’nın en popüler turizm merkezlerinden biri.

İmparatorluk dönemini yansıtan mimari yapıları, Rönesans esintili enfes villaları, kaliteli yerel şarapları, berrak denizi, etkileyici kumsalları, mavi mağaraları ve yemyeşil tepeleri ile Capri, özellikle yaz aylarında kıpır kıpır bir yere dönüşüyor. Romantik çiftler konaklamalı olarak gidebilir. Zamanı az olan gezginler Napoli’den günübirlik gidip gelebilir. Capri Adası Gezi Rehberi ve Capri Adasına nasıl gidilir blog yazılarıma göz atın.

8. Sorrento

Sorrento

Sorrento, Napoli’nin güneyinde, batı kıyılarında, limonluk ve zeytinliklerin bulunduğu bir uçurumun tam tepesinden şahane manzarasıyla bakan bir yamacın eteklerinde kurulmuş bir şehir. Amalfi kıyılarına yaptığım gezi boyunca konaklama merkezi olarak bu şehri seçmiştim. Bu kıyıların en gözde kasabaları Positano ve Amalfi konaklama açısından hem pahalı hem aşırı kalabalık hem de gönlünüze göre yer bulmak öyle pek de kolay değil.

Limonları ve bir tür limon likörü olan limoncellosuyla ünlü Sorrento’da yapılacak en güzel şey harika sokaklarında rastgele yürümek. Via San Cesareo buranın ana caddesi ve şehrin tarihi bölgesi. Basilica of Sant’Antonino ile kilise ve manastırdan oluşan San Francesco Kompleksi burada. Sorrento’da hareketliliğin kalbi Tasso Meydanını da sevmiştim.

Etkileyici saat kulesi ile Sorrento Katedrali kolayca göze çarpan bir yapı. San Francesco Piazza’da bulunan, San Francisco Kilisesi ve San Francisco Manastırı, kemerleri ve mimarisiyle görülesi yapılar. Sorrento’ya farklı bir açıdan bakmak için Marina Grande ile Marina Piccola Limanları’na yürüyüşe çıkabilirsiniz. Burada denize girilebiliyor. Ayrıca tepelerde bulunan halka açık bahçeler hem denizin hem de Vesuvius Yanardağının uzaktan harika bir manzarasına sahip.

Napoli’den Sorrento’ya giden trenler ana istasyon olan Piazza Garibaldi’de ki Stazione Napoli Centrale’den sabah 6 akşam 11 arası her yarım saatte bir kalkıyor. Sorrento Gezilecek Yerler ve Sorento Nasıl Gidilir blog yazılarım yine rehber bilgiler içeriyor.

9. Amalfi Kıyıları

Positano, İtalya
Positano, İtalya

Sorrento ve Salerno arasında uzanan Amalfi Kıyıları, irili ufaklı kasaba ve köyleri ile denize dik dağların üzerinde özenle yerleştirilmiş birer inci gibi görünüyor. Napoli Körfezi’nin güneyinde yer alan bu bölge İtalya’nın en muhteşem kıyıları olarak kabul ediliyor. Amalfi Drive adı verilen 40 km’lik rotanın manzarası şahane ve bu coğrafya UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.

Positano ve Vietri sul Mare arasında uzayan 40 km’lik yol boyunca denize dik yükselen dağlara konumlanmış irili ufaklı enfes kasaba ve köyler sıralanıyor. Büyüleyici dağ geçitleri, turkuaz renkte deniz manzaraları, tünelleri ve sanki yıllar önce zamanın durmuş olduğu güzellikte köyler var. Köyler arasında ise mis kokulu limon bahçeleri, zeytinlikler ve üzüm bağları uzamış.

Araçla geçerken nerdeyse her noktada durup seyre dalasınız, küçük kasabaların sokaklarında kaybolasınız geliyor. Positano, Amalfi ve Ravello bu kıyıların en popüler destinasyonları. Her birini gezmek için birkaç saat yeter ama yaşamak ve hissetmek istiyorsanız birinde kalıp diğerlerini günübirlik ziyaret edin.

Positano, bu kıyıların en tatlı en havalı romantik kasabası. Uçsuz bucaksız bir deniz manzarasını yukarıdan gören iki tepenin yamaçlarına kurulmuş. İtalyan Dolce Vita ruhunu en iyi sergileyen kasabada evler rengarenk. 1950’lerde bölgeyi ziyaret eden John Steinbeck’in ‘Gerçek olamayacak türde, rüya gibi bir yer’ demiş burası için. Mağribi mimarisini andıran evler Sirenuse Adaları’na bakan dik yamaçlara basamak şeklinde dizilmiş. Hepsinin manzarası enfes!

Seramik çatısıyla limanın ortasında bulunan Santa Maria Assunta Katedrali’nin kubbesi, Positano fotoğraflarının gözdesi. Birçok filme sahne olmuş kasaba hakkında yazdığım Romantik ve Şirin Kasaba: Positano, Positano Gezi Rehberi, Positano Gezilecek Yerler, Positano Nasıl Gidilir ve Positano Alışveriş gibi blog yazılarımda kasaba hakkında bolca bilgi paylaştım. Ekonomik bir gezi için göz atabilirsiniz. Köklü bir İtalyan ailenin yazlık evinden otele çevrilmiş Otel Le Sirenuse, konaklama için tercih edilebilir.

Amalfi, rakibi Positano gibi enfes manzaraya ve hoş mimari yapılara sahip.1920’lerde İngiliz üst sınıfı ve aristokrasisi için popüler bir tatil beldesi olmuş. Şehrin kalbinin attığı ve merkez olarak kabul edilen Piazza Duomo’dan her yere ulaşmak mümkün. Zengin tarihi geçmişinin yansımaları hala ayakta. Kasaba zaten küçücük. Temiz denizi, plajları ve kaliteli tesisleri ile Amalfi’de dalış ve tekne turu seçenekleri de var. Amalfi Gezilecek Yerler ve Amalfi Nasıl Gidilir blog yazılarım nefis kasaba hakkında fikir verebilir.

Ravello, denizden çok yüksekte tertemiz havası, mükemmel manzarasıyla asla bırakmak istemeyeceğiniz bir görüntüye sahip. Deniz, güneş, sükûnet, güzel yemekler, müthiş şaraplar, sımsıcak İtalyanlar ve bolca huzur burayı tarifleyen güzel kelimeler olsa gerek. Yemyeşil bir dokuya sahip Ravello, huzurlu atmosferiyle Boccaccio’dan Wagner’e pek çok kişiye ilham vermiş. Şirin kasabaya taraçalarda yer alan limon ağaçlarının vanilya benzeri mis gibi kokuları arasında çıkıyorsunuz.

10. Puglia

italya alberobello

Puglia (okunuşu Pulia), İtalya’nın güneyinde Adriyatik Kıyıları boyunca uzanan yarımada şeklindeki bölge, adını yolcuları koruyan azize olarak bilinen Itria’dan alan vadide kurulu. Bembeyaz evlerin oluşturduğu barok mimariye sahip şehirleri, küçük kasabaları, alabildiğine uzayan üzüm bağları ve zeytin bahçeleriyle ünlü bu bölge. Eğer uygun fiyatlı bir tatil, doğa, nefis yemekler, çok iyi kırmızı ve beyaz şarap kulağınıza hoş geliyorsa rotaya girmesi gereken bir coğrafya Puglia. Çizmenin topuğuna denk gelen bölgede yer alan Puglia’nın en ilgi çeken yerlerinden birisi ise Itria Vadisi. Burası ülkenin şarap üretiminin ana merkezi.

Itria Vadisi (Valle d’Itria) kendine münhasır özelliklere sahip. Martina Franca, Cisternino, Locorotondo, Ceglie Messapica ve Ostuni şehirlerini gezme fırsatı buldum. Hem fiyatlar yeme içme ve konaklama açısından diğer pahalı turistik İtalya şehirlerine göre daha da uygun. Itria Vadisinde yer alan diğer şehir Cisternino’ya 3 km uzaklıkta olan Masseria Calongo hem iyi bir yemek hem de konaklama için tercih edilebilir. Yine Agriturismo Masseria Madonna dell’Arco, hem peynir üretiminin nasıl yapıldığını görmek, hem leziz Puglia yemeklerini keşfetmek için uygun.

Bölgenin asıl adını duyuransa, meşhur Trulli Evleri. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış bu farklı mimariye sahip evler, Puglia bölgesinin hemen her yanında görülebiliyor. Zamanın derebeyleri çatısı olan her eve vergiler çıkınca, yapımında harç kullanılmadan, üst üste geçmiş taşlarla yapılı, yuvarlak mimaride evler ortaya çıkmış.

Martina Franca, Itria Vadisinin kalbinde yer alıyor. Itria Vadisi’nin en büyük yerleşim. Dönemin zengin ve soylu ailelerinin yaşadığı yer olmuş. Ticaret yolları üzerinde olmasından dolayı zenginleşmiş. Şehirde kaleler, saraylar, surlar inşa edilmiş. Martina Franca, sahip olduğu çok sayıda saray ve kilisesiyle tarihe açılan bir kapı gibi. Soluk taş duvarlı ve beyaz badanalı evleri, dolambaçlı sokaklarıyla sevdiğim bir yer olmuştu. Konaklama için Masseria Calongo veya Lo Smeraldo Hotel tercih edilebilir.

Locorotondo, bölgenin en şirin yerleşim yerlerinden birisi. Beyaz duvarlı evleri, daracık sokakları ve panoramik vadi manzarasıyla oldukça hoş bir yer burası. Alberobello’nun çok yakınında. Konaklama için Agriturismo Masseria Madonna dell’Arco tercih edilebilir.

Cisternino, yüzlerce yıllık zeytin ağaçlarının çevresini sarmaladığı geniş bir düzlük ve tepecikler arasında, yüksek bir yere kurulmuş oldukça şirin bir yer. Puglia’nın diğer şehirler gibi neredeyse hiç bozulmamış bir dokuya sahip. Beyaz badanalı evlerin sıralandığı uzayıp giden dar sokakları ve rengarenk saksı çiçeklerinin süslediği merdivenleri pek bir güzel. Cisternino’da da Trulli Evleri bulunuyor. 2014’te yılın cittaslow şehri seçilmiş İtalya’da.

Ostuni, bölgenin en çok ilgi gören şehirlerinden bir tanesi. Beyaz badanalı evlerinden dolay ‘Beyaz Şehir’ olarak da bilinen Ostuni, muhteşem gotik katedralleriyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Bölgede en sevdiğim yer burası oldu. Dolambaçlı sokaklarından sur duvarlarına ulaştığınızda karşınızda şahane Adriyatik manzarasını görüyorsunuz. Masseria Masseria Asciano konaklamak ve akşam yemeği için nefis.

Ceglie Messapica, Itria Vadisi’nin güneyinde, Martina Franca’nın sadece 18 km güneyinde yer alan şirin bir kasaba. Tarihi dokunun her köşesinde hissedildiği sakin kasabanın, çiçek saksılarıyla süslenmiş dar sokaklarından geçirmek pek keyifli.

Alberobello, Itria Vadisi’nin için de yer almasa da vadi coğrafyasının tam kuzeyinde yer alıyor. Konik çatılı, harçsız örülmüş duvarları, beyaz ve gri renkleriyle 1,500’den fazla Trulli evlerine sahip olduğundan ‘Trulli’nin Başkenti’ olarak anılan çok tatlı bir şehir. 1996’dan bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesindeki şehir, masallardan çıkmışçasına otantik bir görünüme sahip. Bazı Trulli evleri müze ya da hediyelik eşya satışı için kullanılıyor. Ayrıca kimisinde konaklayabiliyorsunuz da.

Bölgeye ulaşım için en uygun havalimanı Bari ve Birindisi şehirlerinde. Ben Bari üzerinden Itria Vadisi’ne geçtim. Deniz güneş ve kum tatilinden farklı olarak, İtalya’nın bu az bilinen bölgesinde keyifli bir gurme ve kültür turu için Itria Vadisi bence nefis bir rota.

11. Genova

Cinque Terre
Cinque Terre

Genova, İtalya’nın 1948 Anayasası ile kısmi bölgesel özerklik verilmiş 20 bölgesinden birisi olan Liguriya Bölgesinin başkenti. Kuzeybatı İtalya’da yer alan Genova, İtalya’nın en büyük, Akdeniz’in ise Marsilya’dan sonra ikinci en büyük limanına sahip. Daracık sokakları, 16. yüzyıl sarayları, Barok yapıları, Romanesk kiliseleri ve güzel meydanları ile tipik bir Orta Çağ kenti. Christopher Columbus’un doğduğu şehir, 2004’te Avrupa Kültür Başkenti ilan edilmişti. Aşıklar şehri Portofino ve yine Avrupa’nın en güzel köylerinden biri olan Cinque Terre Genova yakınlarında görülecek yerler arasında.

İtalyan Rivierası olarak adlandırılan Cenova’da gezilecek yerler arasında Kentin eski tarihi merkezi Palazzi dei Rolli, San Lorenzo Katedrali, Lanterna Feneri, Porto Antico gibi önemli yapılara sahip olan Cenova’da Orta Çağ’dan kalma birçok kilise, saray ve müze de bulunuyor.

Bu sıcakkanlı liman şehrinde San Matteo Meydanı, Dükler Sarayı, Palazzo Reale’nin yanı sıra 3. yüzyıldan kalmış rengârenk evlerin çevrelediği liman bölgesi çok hoş. Özellikle gece olduğunda binaların ışıklı pencerelerinden gelen çatal kaşık sesleri ve hiç de az olmayan sokak müzisyenlerinin ve lokantaların hoş gürültüsüyle daracık sokakların cazibesi bir kat daha artıyor. Metro ağı çok gelişmiş olmasa da toplu taşımada otobüs yaygın. Cenovalılar ise çoğunlukla motosiklet kullanıyor.

Portofino, 1960’lara kadar kendi halinde bir balıkçı kasabasıydı. Dalida‘nın 1959’da söylediği ‘I found my love in Portofino’ şarkısıyla bir anda dünyaca ünlü bir destinasyona dönüştü. Ligurya Körfezi’nin dokusunu korumuş, hoş manzaraları ve doğal güzellikleri ile öne çıkan bir kasabası. İtalya tatili için başlı başına bir rota.

Cinque Terre, İtalyancada ‘beş köy/beş toprak’ anlamına geliyor. Dik yamaçlarda konumlanan Riomaggiore, Corniglia, Manarola, Varnezza ve Monterosso al Mare köyleri bu beşliyi oluşturuyor. İtalya’nın Akdeniz kıyılarındaki en bakir ve muhteşem manzaralarına tanık olabileceğiniz bölgesi UNESCO Dünya Mirası Listesinde. Doğal konumu ve engebeli yapısı nedeniyle tarih boyunca ulaşımın çok zor olduğu bu köylere günümüzde teknelerle, trenle ve çok fazla tercih edilmese de kara yoluyla ulaşılabiliyor.

Camogli, İtalya’nın keşfedilmemiş yerlerinden biri. Sessiz ve büyüleyici Camogli, geleneksel bir balıkçı köyü. Renkli evleri, köklü bir geçmişi, küçük otelleri ve pastaneleri ile gizli bir mücevher.

12. Toscana

italya gezi rehberi pisa

Toskana, içerisinde Pisa, Floransa gibi kentlerin de bulunduğu İtalya’nın bölgesel özerkliğe sahip 20 bölgesinden biri. Orta Çağ izlerini taşıyan kentleri ve kasabaları, olağanüstü manzaraları ve şaraplık üzüm bağlarıyla bölge çok sayıda alternatife sahip. Çiftlikleri ve kır manzaralarıyla bilinen Val d’Orcia, Orta Çağ şehri San Gimignano ve şarap üretim bölgesi Chianti Toskana gezilecek yerler arasında.

Pisa, Kuzey İtalya’da, Toskana bölgesinde yer alıyor. Dar ve dolambaçlı taş döşeli sokaklarıyla Orta Çağ izlerini taşıyan Pisa kent merkezi, İtalya’nın en güçlü 4 deniz cumhuriyeti arasına ismini yazdırmış bir dönemin mirası. Rönesans’ın bilimsel devrimine büyük katkıda bulunan bilim insanı Galileo Galilei burada yaşadı. Pisa daha çok yarım günlük turlarla Floransa ile birlikte ziyaret edilmesine rağmen İtalya’nın en çok ziyaretçi ağırlayan şehirlerinden biri. Ünlü eğik Pisa Kulesi nedeniyle İtalya turları listesinde mutlaka yer alıyor.

Pisa Kulesi, bin yılı aşkın bir süre önce inşa edilen Pisa Katedralinin çan kulesi aslında. 1173’te yapımına başlanan kulenin tamamlanması 200 yılı aşmış. Kulesi, Katedrali ve vaftizhanesinin bulunduğu Piazza del Duomo bölgesi UNESCO Dünya Mirası Listesinde. 16. yüzyıla kadar Pisa Cumhuriyeti’nin siyasal merkezi konumunda olan Piazza dei Cavalieri, bir dönem St Stephen Şövalyeleri’nin de askeri merkezi görevini üstlenmiş. Heykeller ve tabloların sergilendiği Museo dell’Opera del Duomo, 17 ve 19. yüzyıllara ait eserleri ile zengin bir koleksiyona sahip Museo Nazionale di Palazzo Reale görülecek yerler arasında.

Siena, orta İtalya’da Toskana bölgesinde bir şehir. Yıllar önce bir turla gelmiştim buraya. Gruptan ayrılıp sokaklarında keyifle gezmiştim. Harika şekilde korunmuş tarihi şehir merkezi UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesinde. Uzun ve dar sokakların hepsi Avrupa’nın en büyük ve en güzel kent meydanlarından biri olan Piazza del Campo Meydanı’na çıkıyor. Hala bu meydanda yılda iki defa geleneksel at yarışlarının yapıldığı Palio Festivali gerçekleştiriliyor. Bitmesi bir buçuk asırdan fazla süren Siena Katedrali olağanüstü.

San Gimignano, Toskana bölgesinde Siena’ya bağlı bir komün. San Ciminyano diye okunuyor. Etrafı surlarla çevrili kasaba çok iyi korunduğundan günümüze bozulmadan gelebilmiş. 12. ve 13. yüzyıllarda varlıklı ailelerin zenginliğini gözler önüne seren ve Orta Çağ gökdeleni olarak da geçen 72 kuleden günümüze dek 14 tanesi ulaşabilmiş. Sanat galerileri ve sadece orda yapılan vernaccia şaraplarıyla ünlü. Floransa’dan 1 saatlik tren yolculuğuyla gidilebilir. Siena’dan otobüsle de ulaşılabilir.

13. Verona

italya verona

Verona, tarihi köprüleri, Arnavut kaldırımlı sokakları, romantizm atmosferi ile İtalya’nın en romantik şehri olarak biliniyor. Kuzeydoğu İtalya’nın Veneto bölgesinde, Venedik ile Milano’nun tam ortasında yer alan 260,293 nüfuslu bir şehir. Adige Nehri’nin iki yanına kurulu. Shakespeare’in trajik aşk hikayesi Romeo ve Juliet’in aşk hikayesinin geçtiği yer. Aynı zamanda zengin mermer yataklarıyla, dünyanın en büyük mermer fuarlarından birine de ev sahipliği yapıyor. İtalya’da en çok ziyaret edilen dördüncü şehir.

Klasik Roma’dan kalma kalıntılarıyla UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan kentte gezilecek yerler arasında 22 bin kişi kapasiteli Roma tiyatrosu Arena, minik bir Kolezyum gibi. Aşk hikayesine konu olan Romeo ve Juliet’in Evi, en kalabalık yer. Evin bahçesinde yer alan Juliet Heykelinin sağ göğsünü tutmanın şans getireceğine inanılıyor.

Erbe Meydanı yine şehrin en güzel yerleri arasında. Verona Katedrali, Ponte di Pietra, Arco di Gavi oldukça güzel. 84 metre yüksekliğindeki Lamberti Kulesi ve 14. yüzyıl yapısı Castellvecchio (Eski Kale) Verona’da görülmesi gereken yerlerden. Verona Opera Festivali de oldukça rağbet görüyor. Şehirde tramvay ya da metro yok. Sadece otobüs var ve tabi bisiklet.

Garda Gölü yani Lago di Garda, İtalya’daki en büyük göl. Kuzeyde fiyortları güneyde ise denizleri andıran devasa göl çevresinde yirmiye yakın minik şirin kasaba var. Bardolino, Garda, Malcesine, Desenzano ve Sirmione en ünlüleri. Herkesi güzelliği, zarafeti ile büyüleyen Avusturya-Macaristan Kraliçesi Sisi de tatillerinin çoğunu burada geçirmiş. Araç kiralayarak Garda gölünün etrafındaki köyleri 1 günde gezmek en güzeli. Venedik ve Milano arasındaki Garda Gölü’ne Verona’dan otobüsle veya trenle geçilebilir.

Sirmione, balayı çiftlerinin sevebilecekleri romantik ve huzurlu kasabalardan birisi. Kasabada motorlu araç kullanımı yasak. Yüzyıllar boyunca Verona’yı yönetmiş ailenin bir zamanlar yaşadığı Scaliger Kalesi, enfes Sirmione ve Garda Gölü manzarasına sahip. Restoran ve mağazaların sıralandığı capcanlı Vittorio Emanuele sokağı ve Begonvillerle süslü taş evler çok tatlı. Zengin İtalyanlar emekli olunca buraya yerleşiyor. Su çok soğuk olsa da yüzülebiliyor. Unutmadan Sirmione’nin dondurmaları şahane, tadı hala damağımda.

14. Bari

italya bari

Bari, İtalya’nın güneydoğusunda Adriyatik Denizi kıyısında uzanıyor. Güney İtalya’da Napoli’den sonra en büyük ikinci kent. Tam bir Akdenizli. Enfes mimariye sahip sahil şeridi, kilometrelerce uzunluktaki kumsalları, tarihi kasabaları, otantik yemekleri, zeytinyağı, şaraplık üzüm bağları ve huzurlu atmosferi var.

Kentin buluşma noktası olan Piazza Mercantile, hayatın merkezi. Çok sayıda kafe, restoran, müze ve devlet dairesi bu meydan çevresinde sıralanıyor. Meydanda yer alan Colonna Della Giustizia, geçmişte borçlu olan ve borcunu ödemek istemeyenlerin cezalarını çektiği bir mermer yapı. Borçlular kolona bağlanarak ifşa ediliyormuş.

Strada delle Orecchiette, Bari’yi tanımak için uğranması gereken sokaklardan. Gündelik yaşama tanık olmak, yerel insanlara dokunmak, pazar yeri kültürünü tanımak için bu sokak olmazsa olmaz duraklardan. Svevo Sarayı, Orta Çağ mimarisinin Bari’deki en güzel örneklerinden.

İtalya’nın en büyük üçüncü opera binası da Bari’de. Teatro Petruzelli, locaları, altın işlemeli tavanı, süslü iç dekorasyonu ve kadifeden döşemeleri ile büyüleyici. Bari, İtalya şehirleri içerisinde pek ilgi görmüyor, ancak Alberebello ve Puglia bölgesi ile birlikte güzel bir rota olur. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Türk Hava Yolları ve Alitalia Havayolları ile Bari’ye uçmak mümkün.

15. Sicilya

cefalu sicilya

Sicilya, Akdeniz’in en büyük adası unvanını taşıyan, büyüleyici güzellikteki kıyı şeridi, kumsalları, küçük şirin köyleri ile İtalya’nın özellikle yaz aylarında çok sayıda ziyaretçi ağırlayan turizm destinasyonu. Kıbrıs’ın neredeyse üç katı büyüklüğünde. Kendine özgü vergi, eğitim sistemi, ayrı parlamentosu olan İtalya’nın bu yarı özerk bölgesi, baharda portakal ve limon ağaçlarının kokularının parfüm etkisi hissettirdiği bir yer.

Yerel gelenekleri, egzotik yemekleri ve farklı mimarisi ile burası bir başka. İtalya’nın diğer modern ve zengin bölgelerine kıyasla daha fakir de olsa yavaş yavaş kendini toparlayarak, tarihi ve doğal güzelliklerini misafirlerine sunuyor. Akdeniz’e serpilmiş Eolie, Ustica, Egadi, Pantelleria Adası ve Pelagie gibi küçük şirin adalarıyla deniz, güneş, kum tatili arayanlar için birebir.

Katanya, Etna Dağı eteklerinden kurulmuş ve adanın en büyük kenti. Palermo, adanın başkenti. Rengarenk sokakları, muhteşem plajları, leziz yemekler sunan restoranları ile cıvıl cıvıl bir şehir. Cefalu, şirin balıkçı kasabası ve belki de adanın en güzel şehri. Palermo’dan 40 dakika uzaktaki bu Orta Çağ kenti, pitoresk piazzalar, güzel kiliseler ve denizin hemen önünde güzel bir gezinti yolu ile gerçek bir mücevher.

Sirakuza, Arşimed’in yaşamış olduğu kasaba. Taormina, Etna’ya yakın Orta Çağ kasabası. Holywood yıldızlarının yeni gözdesi. Carleone, Baba filmine konu olan Vito Corleone’nin yaşadığı yer. Sicilya’nın en büyük iki şehrinden Katanya’ya, Türk Hava Yolları direkt uçuyor. İstanbul’dan 2 saat uçuş mesafesindeki Catania Fontanarossa Havaalanı, şehir merkezine 15 dk. uzaklıkta.


San Marino, İtalya’dan tamamen farklı bir ülke. Avrupa’da en az ziyaret edilen ülkelerden biri olduğu için İtalya’nın gizli mücevher listesinde yer verilmesi gerekir yine de. Bu minik cumhuriyet, dünyanın en küçük 5. ülkesi. Denize kıyısı olmayan ülke, Avrupa’daki 5 mikro devletinden biri. Günümüzde de sınırlarını koruyabilmiş Avrupa’nın en eski devleti. Dünyadaki ilk anayasa 1600’de San Marino’da kabul edilmiş.

Apenin Dağları’ndaki küçük bir tepede ormanlık alanda kurulu ülkenin tamamını gezmek için yarım gün yeterli. Tarihi dokuyu taş evlerin sıralandığı daracık sokaklarında ve kaleleri birbirine bağlayan taş yollarda dolaşınca hissediyorsunuz. Guita Kalesi, Monte Titano, Basilica Di San Marino, Montale, Cesta Tower, Centro Storico Di San Marino görülecek en önemli yerler. Kuzeybatı Adriyatik kıyılarına yakın olan San Marino’da havaalanı veya tren istasyonu yok. Bologna’dan trenle Rimini’ye oradan da bu minik ülkeye gidilebilir.

Perugia iki üniversiteye sahip oldukça kozmopolit bir şehir. Her yaz dünyaca ünlü caz festivallerinin yapıldığı kent sahip olduğu üniversitelerle yabancıların İtalyancayı öğrenebilecekleri harika bir yer.Bir vadinin üzerinde kurulu, eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerini bekleyen şehir pek çok önemli anıta ve çok güzel bir meydana sahip. Tarihi MÖ. 9. yüzyıla kadar uzanan Perugia, Umbria bölgesinin başkenti olup İtalya’nın tam ortasında yer alıyor.

Torino 2006 kış olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış, muhteşem müzeleri, zarif dükkanları ve nefis restoranları ile dev bir kültürel merkez halinde. Bunun yanında barok mimarisinin ve tarihi sarayların çok güzel örneklerini de görebileceğiniz kentte pek çok tarihi kafe, sanat atölyesi ve kemerler ziyaret edilebilecek yerlerden bazıları. Tornio İtalya’nın kuzey batısında, Po Nehri ile Alpler’in hemen dibinde yer alıyor.

İtalya’da keşfedilmemiş yerler de var listeye eklemediğim. Çoğunu belki hiç duymadınız. Birçoğuna gitme fırsatım olmadı tabi, ama sizin aklınızda bulunsun. İtalya gezilecek yerler listenize eklemek istersiniz belki.

Lombardiya bölgesinde bulunan, İtalya’nın en büyük üçüncü gölü Como Gölü; Milano’nun yaklaşık 60 kilometre kuzeyindeki balıkçı kasabası Varenna; Güney Tirol’de göz kamaştıran Dolomit Dağları’nın yanında yer alan Orta Çağ kaleleri ve üzüm bağlarıyla çevrili Bolzano ve Val di Funes; Güney İtalya’da Basilicata bölgesinde yer alan 2019 Avrupa Kültür Başkenti olmuş Matera enfes küçük yerler arasında. Castelmezzano da Matera’ya yakın şirin bir yer.

İtalya’da Emilia-Romagna bölgesinde bulunan ve Roma İmparatorluğun Batı Akdeniz Donanmasının merkezine liman olmuş Ravenna ve yine aynı bölgede yer alan sirkesiyle ve Ferrari otomobilleriyle ünlü Modena ve Roma ordularının kullandığı yuvarlak kalkanlardan adını alan Parma ilk akla gelen yerlerden. İtalya’nın Bodrum’u kıvamındaki kasaba Rimini de bu bölgede.

Verona yakınlarında yer alan iki kasaba, Bacchiglione Irmağı kıyısındaki Padova ve Orta Çağ kiliseleri ve parke taşı sokaklarıyla Veneto; Garda Gölünün kuzeyinde doğal güzellikleriyle bilinen Trento; çizmenin ucunda yer alan Tropea ve çizmenin topuğunda yer alan Lecce ile İtalya’da az bilinen yerler listesi uzuyor.

İtalya’nın Ligurya bölgesinde Imperia iline bağlı Sanremo, müzik festivali ile akıllarda yer etmiş nefis bir sahil kasabası. Porto Venere, ünlü sahil bölgesi Cinque Terre’nin kasabalarından biri.

Roma’daki kalabalıklardan bıkanlar için kaçış notası olan Sperlonga, eski saraylara, arkeoloji müzesine, bol çiçekli bahçelere ve el değmemiş plajlara sahip. İtalya ve İsviçre’de bulunan Lugano Gölü huzur dolu. Akdeniz’de, Malta ile Tunus arasında kalan Lampedusa Adası ise turistik plajlarıyla ünlü cennet bir yer. Son yıllarda Afrika’dan geçen göçmenlerin sığındığı yere dönüştü.

İtalya’da hemen hemen her yere ulaşımı sağlayan organize bir demir yolu ağı bulunuyor. Tren bileti ücretleri de özellikle erken alındığında çok uygun oluyor. Bunun yanında otobüsler de çok yaygın. En büyük uluslararası havalimanları Milano ve Roma’da bulunuyor. Hem İtalya içinde hem de Avrupa’ya çok sayıda uçuş var

İtalya’ya Türkiye’den İstanbul Havalimanı ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan direkt uçuşlarla gidilebiliyor. Türk Hava Yolları ve Pegasus Hava Yolları’nın Roma, Milano, Bari, Katanya (Sicilya), Venedik, Napoli ve Pisa’ya direkt uçuşları var. Farklı Avrupa kentlerinden aktarmalı uçuşlarla da İtalya’ya seyahat etmek mümkün.

1 YORUM

  1. Sorularınızı Instagram @yoldaolmak hesabımdan sorabilirsiniz

    145,2k Takipçiler
    Takip et

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın