Ana Sayfa İtalya Roma

Görkemli Bir Açık Hava Müzesi: Roma

Kemal Kaya
Seyahat Yazarı · 29 yıldır dünyayı keşfediyor, 16 yıldır tam zamanlı deneyimle, bizzat gezdiği yerlerin rehberlerini yazıyor
Son Guncelleme ·

Hiç yurt dışına çıkmamış biri bana ‘İlk hangi ülkeye gideyim?’ diye sorduğunda cevabım çok net ”. Seviyorum ben bu ülkeyi. İtalya, Avrupa’da gördüğüm ikinci ülkeydi ama her yönüyle gönlümde ilk sırada. Tarih kokan şehir başkent ’nın bunda büyük bir payı var elbette. Batı medeniyetinin kalbi Roma, ayrıca şehir tek kelimeyle tam bir açık hava müzesi.

Senelerce Kadim Roma İmparatorluğunun başkentliğini yapan kent, tıpkı İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulu. Güzel sokaklarını dolaşırken şehrin, tarihin tam olarak göbeğinde yer alıyorsun. Hangi köşesine gidersen git, neresinde kaybolursan kaybol, görkemli tarihi kalıntılar, kalabalık meydanlar, etkileyici yapılar, şahane heykeller ve çeşmeler çıkıyor karşına.

Roma, İtalya

Şehrin harika bir planı var, ızgara şeklinde dizilmiş caddeleri bir yerde diğerleriyle kesişip, her biri insanın ağzını açık bırakacak güzellikte heykeller ve anıtlarla süslenmiş meydanlara açılıyor. Tarihin tam göbeğinde hissi yaşatıyor sokaklarında dolaşırken.

Yürüyerek keşfedilmesi kolay olan şehirleri seviyorum. Bir şehri keşfetmenin en güzel yolu yürümek, ben de öyle yaptım. Otelden kendimi sokağa attıktan sonra şehri yürüyerek keşfetmeye başladım. Hani kâh haritaya bakarak, kâh sadece hislerini dileyerek veya kalabalığı izleyerek tam da sokaklarında kaybolmalık bir şehir Roma.


⭐ Lüks Roma Otelleri

Hotel de Russie (Piazza del Popolo)
Roma’nın en prestijli otellerinden biri. Bahçesi ve konumu sayesinde hem İspanyol Merdivenleri hem de Piazza del Popolo’ya birkaç dakika mesafede. Özellikle romantik Roma tatili planlayanların favorilerinden. 👉 Rezervasyon için Booking sayfasını aç

Hassler Roma (Spanish Steps)
İspanyol Merdivenleri’nin hemen tepesinde yer alan tarihi bir otel. Teras restoranı Roma manzarasıyla oldukça ünlü ve şehirdeki en ikonik konaklama seçeneklerinden biri. 👉 Rezervasyon için Booking sayfasını aç

Baglioni Hotel Regina (Via Veneto)
Roma’nın klasik aristokrat otellerinden biri. Geniş odalar, spa ve Via Veneto’nun merkezinde olmasıyla özellikle lüks konaklama isteyen gezginler için iyi bir tercih. 👉 Rezervasyon için Booking sayfasını aç

🏨 Orta Bütçe Roma Otelleri

Hotel Artemide (Via Nazionale)
Roma’da fiyat–performans açısından en çok önerilen otellerden biri. Termini ile tarihi merkez arasında konumlanıyor ve yürüyerek birçok noktaya ulaşılabiliyor. 👉 Rezervasyon için Booking sayfasını aç

Hotel Damaso (Piazza Navona)
Navona Meydanı’na birkaç dakika mesafede küçük ama çok sevilen bir butik otel. Terası ve merkezi konumu nedeniyle Roma’da konaklamak için oldukça popüler. 👉 Rezervasyon için Booking sayfasını aç

Monti Palace Hotel (Monti Bölgesi)
Kolezyum’a yürüyüş mesafesinde yer alan modern bir otel. Monti mahallesi restoranları ve kafeleriyle Roma’nın en keyifli bölgelerinden biri. 👉Rezervasyon için Booking sayfasını aç

💰 Uygun Fiyatlı Roma Otelleri ve Hosteller

The Beehive (Termini)
Roma’da backpacker gezginlerin en sevdiği küçük ve samimi hostellerden biri. Termini’ye çok yakın ve ulaşım açısından oldukça pratik. 👉Rezervasyon için Booking sayfasını aç

Generator Rome Hostel
Modern tasarımlı ve genç gezginlerin sık tercih ettiği hostellerden biri. Hem özel oda hem de paylaşımlı oda seçenekleri bulunuyor. 👉Rezervasyon için Booking sayfasını aç

Hotel Contilia (Termini)
Termini çevresinde uygun fiyatlı ama temiz ve merkezi bir otel arayanlar için iyi bir seçenek. Metro ve tren bağlantıları oldukça yakın. 👉Rezervasyon için Booking sayfasını aç

Not: Aşağıdaki rezervasyon bağlantıları affiliate (ortaklık) linkidir. Bu linkler üzerinden rezervasyon yaparsanız fiyat sizin için değişmez; ancak bana küçük bir komisyon desteği sağlamış olursunuz.


Kanlı dövüşleri tanığı Kolezyum

Roma gezilecek yerler denince aklıma ilk gelen resim Colosseum (Kolezyum) benim. Belki de izlediğim filmlerin etkisinden dolayı. Roma’ya görmeden önce de Roma’a demek Kolezyum demekti benim için. Şehrin tam ortasında MS 70-72 arasında yapımına başlandı ve 10 yıl sonra Vespasion’un oğlu İmparator Titus döneminde 100 gün gece gündüz süren açılış oyunlarında 5 binin üzerinde hayvan ve yüzlerce insan kurban edildi.

Halkın ateşli tezahüratları ile yankılanan arenada köle, mahkûm ve savaşçılar arasından seçilen gladyatörler birbirleriyle ve vahşi havanlarla kıyasıya dövüştü. Kanlı ölümlerin yüzyıllarca sürdüğü 55 bin kişilik bu ihtişamlı yapı binlerce yıl sonra bile hala ayakta. Etkilenmemek mümkün değil, içine girip tarihi kokladım, fotoğraflar çektim.

Çıkınca Konstantin Kemeri‘nde kısa bir dinlenmeden sonra Palatine Tepesi’ne doğru yürüyün. Roma’nın kurulu olduğu yedi tepeden biri olan Palatino Tepesi üzerindeki Roma Forumu Kolezyum’a oldukça yakın. Binlerce yıllık tarihin şahidi olan kalıntıları görünce, Roma’nın neden açık hava müzesi olarak anıldığını anlaşılıyor.

Roma Gezi Blog
Trajan Forum, Roma
Trajan Forum, Roma

Roma’nın neredeyse geçmişten buraya ışınlamış tarihi bölümü Antik Roma bir bölgede toplanmış. 900 yıldan fazla süre burası devletin ve şehir hayatının merkeziydi. Bu görkemli şehirde Roma İmparatorlarının izinden gidin. Romulus Tapınağı, Castor ve Pollux Tapınağı, Satürn Tapınağı, Vesta Tapınağı, Venus ve Roma Tapınağı, Aemilia Bazilikası, Julia Bazilikası, Titus Kemeri, Urbi Göbeği ve Sezar Tapınağı görmeniz gereken detaylar.

Antik Roma’nın vatandaşlarıyla Kolezyum, Roma Forumu ve Palatine Hill kestirme girişiyle yürüyüş turu yapın. Kutsal yol boyunca yürüyerek Roma tarihine kendinizi bırakın.

Ünlü Trevi çeşmesi

Roma Gezi Notları

Fontana Di Trevi veya sade bizim tarafımızdan söylenen adıyla Aşk Çeşmesi, şehrin en ilgi çekici yerlerinden. Uzun yıllar süren tadilat döneminden sonra nihayet açıldı ve eski kalabalıklığına tekrar kavuştu. Her gelen arkasını dönerek bir dilek tutup cebindeki bozukluğu bu çeşmeye sallıyor.

Barok tarzı mimariye sahip bu çeşme, Roma Belediyesini zengin eden bir para kasası sanki. Her yıl atılan milyonlarca Euro belediyenin kasasına gidiyor. Dilek kabul oluyorsa ne ala!

Trevi Çeşmesi’ne çıkan sokakta aldığım dondurma veya İtalyanların deyişiyle galeteriomun keyfini çıkararak kalabalığın arasına karışmıştım, size de tavsiye ederim.

Roma açık hava müzesi gibi bir şehir ve bu yüzden kente girenlerden giriş ücreti alınıyor. Sokaklarında o kadar çok turist var ki, kimin İtalyan kimin turist olduğunu hakikaten anlamak çok güç.

Vatikan’ın görkemine şahit olun

roma vatikan gezilecek yerler

Katoliklerin dini merkezi Vatikan’ın ünlü St. Pietro Meydanı hayatımda gördüğüm en görkemli meydanlardan. Bernini tarafından tasarlanan, 284 sütun, benim gibi fotoğraf çekmeyi sevenler için etkileyici. Kiliselerin ihtişamı, süslemeler, mistik dokusu ile sarmaladı beni burası. Meydanda yer alan, Hristiyan dünyasının en büyük bazilikası San Pietro Bazilikası’nda aynı anda 20.000 insan dua edebiliyor. Şaşırtıcı bir mimari, hayran kaldım.

Otobüsle gezmek de kolay, metroyla gezmek de, keza tramvayla da öyle. Metro, 2 hattan oluşuyor. A (Kırmızı Hat) ve B (Mavi Hat). Her iki hat da Termini İstasyonu’nda kesişiyor. Kolezyum’a gitmek dışında metroyu kullanmadım. Zaten diğer durakların çoğu tarihi olmayan bölgelerden geçiyor.

Biletini metroya binmeden önce okuturken, otobüsle gezdiğinde ise araca bindikten sonra makinelere kartını okutuyorsun. Otobüse istediğin kapında bin, fark etmiyor. Bileti okutmamanın cezası 100€, tabii çok sık olmayan kontrollere denk gelirsen. Avrupa’nın çoğu yerinde olduğu gibi Roma’da da Belediye halkına güveniyor.

İspanyol Merdivenlerinde dinlenin

Roma Gezisi

Roma’ya gelen hemen her turistin yaptığı gibi, gidip İspanyol Merdivenleri’nin (Trinita dei Monti) basamaklarında oturdum. Altüstü bir merdiven, ama 1725’de yapılmış kelebek şeklinde mimariye sahip, üstelik burası dünyanın en ünlü meydanlarından biri. Roma’ya uğrayıp da bu merdivenlerde oturmamak olmaz.

Rönesans devrinde de çok ünlü olan merdivenlerde, İspanya’dan gelen, çoğu yirmi yaşlarının altında gençlerle tanıştım. Bizimkiler yan komşuya gönderse merak eder, bunlar bir haftadır Avrupa’nın altını üstüne getiriyorlarmış.

Aynı Romalıların yaptığı gibi şehrin her tarafında bulunan kafelerden bir panini ya da kave alın. Bir dilim pizzanın tadına bakın, nefis gelatoyu mutlaka deneyin ve en iyi İtalyan şaraplarını tadın. Ama sakın merdivenlerde yiyip içmeyin! Çok ciddi cezaları var.

Şehrin meydanlarını keşfedin

Piazza Navona

Senelerce kadim Roma İmparatorluğunun başkentliğini yapan Roma, oldukça düzenli ve kolay şehir planı sayesinde, dolaşırken hiç zorluk çekmiyorsunuz. Caddeleri birbirleriyle kesişerek heykeller ve anıtlarla donatılmış geniş meydanlara açılıyor.

Bunlardan Piazza Del Popolo, Fransız asıllı Romalı mimar Giuseppe Valadier tarafından 1809-1816 yılları arasında şekillendirilmiş müthiş bir meydan. Piazza Navona ise Roma’da hayatın en canlı olduğu yerlerden birisi.

Şimdilerde ressamlar, müzisyenler, karikatüristler sokağı şenlendiriyor, oysa geçmişte mızraklı atlıların dövüş gösterilerinin yapıldığı bir yermiş. Meydandaki Bernini’nin eseri olan Dört Nehir Çeşmesi (Fontana dei Quattro Fiumi) en az Trevi Çeşmesi kadar etkileyici.

Piazza della Rotonda’da yer alan, Roma’nın simge yapılarından ünlü Pantheon, Tanrıların Tapınağı olarak biliniyor. Yedinci yüzyıldan beri kilise olarak kullanılan tapınağın, tam 43 metrelik kubbesi mimari bir şaheser niteliğinde. Ayasofya yapılana kadar en büyük kubbeye sahip tapınakmış, tavan işlemelerindeki incelik eşsiz.

Pizza, pasta, şarap ve dondurma

Roma Yemek: Pizza

Roma, yeme-içme konusunda damak zevkime tam olarak hitap eden bir şehir. Pizza, makarna, peynir, zeytinyağı ve sebze ağırlıklı mutfağıyla leziz menülere sahip. Dileyen de şahane kırmızı şarap eşliğinde biftek veya etli diğer yemekleri tercih edebilir. Buraya gidip de aç kaldım diyeni ıslak sopa ile dövmeli!

Roma İtalyan mutfağından bekleyeceğiniz her şeyi sunuyor. Hem yeme hem de pişirme konusunda İtalyanlar tam bir yemek aşığı. Burada bulunduğunuz sürece mutlaka ve mutlaka İtalyan pizzası, makarnası, kapuçinosu ve dondurmasını (gelato) deneyin.

Pizza için Pizzeria Bafetto veya Pizzaria da Remo; makarna için Pastaficio; meşhur Roma dondurmasını tatmak için Giolitti adları Foursquare’den not edilmeli. Trevi Çeşmesinin hemen çaprazındaki Bar Gelateria dondurmacısı ıskalanmayacak bir yer. Aklım gitti şimdi dondurmasının lezzetine.

Via dei Condotti, Roma

İtalya’da alışveriş dendiğinde aklınıza geliyor değil mi? Ancak Roma gibi bir şehir de size muhteşem alışveriş deneyimini yaşatmaktan geri kalmayacağını bilin. İspanyol Kaldırımlarından Via Dei Condotti’ye doğru yürüyün, dört bir yanda Gucci’den Prada’ya, Swarovski, Ermenegildo Zegna’dan Burberry’e kadar birçok ünlü marka sıralanıyor. Ben pek alışverişten anlamam ama alışveriş severleri baştan çıkarak bir adres olarak vereyim yine de.

Fiyatlar Londra ve Paris’e göre biraz daha ucuz, üstelik oralarda olan ürünlerin hemen hemen hepsini burada da bulabilirsiniz (deniyor). Antika alışverişi için ise insanların sıklıkla tercih ettiği Via del Governo Vecchio’ya uğrayın. Bir sürü ikinci el ve avant-garde butikler hizmetinizde olacak. Hem buralar popüler Roma gezilecek yerlerden biraz uzak olduğundan, kalabalık olmayan sokaklarında gezilmesi daha bir keyifli.

Roma Yolda Olmak
Roma’ya ilk ziyaretim. Yıl 2004
Trastevere, Roma
Trastevere, Roma

Roma’nın dünyaca bilinen bir diğer ismi ise tatlı hayat anlamına gelen La Dolce Vita. Hal böyle olunca şehrin kültürel havasından biraz sıyrılıp kafelerde espresso içmemek, alışveriş mekânlarını turlamamak ya da gece hayatına karışmamak olmaz.

Roma’nın fazlasıyla rahat ve tembel şehir olduğun imajını kafanızdan silin. Hareketli yerel yaşamı o heybetli eski yaşam tarzını aratmıyor. Gençleri ve ileri görüşlü sanat camiasını ağırlayan yerlerin başında Trastevere, Campo di Fiore ve Testaccio geliyor. Son moda mağazalar, restoranlar ve modern kültürel etkinlikler, Roma’nın geçmişin olduğu kadar bugünün ve yarının da metropolü olduğunu kanıtlıyor.

Roma’ya gelmeden önce Ben-Hur, Gladyatör ve Melekler ve Şeytanlar kitaplarını okumakla da iyi yapmışım. Size de tavsiye ederim.

Roma gezimde haritada belirtilen geniş ve bildik caddelerden değil de, ara sokaklardan yürümeyi tercih ettim. Hele bilmediğim sokaklarda, adını bilmediğim keşfettiğim küçük kafelerde verdiğim molaların keyfi bir başka. Bu yüzden uzak mesafeler arası yürüdüğümde bile sıkılamadan sokaklarında dolaşabildim şehrin. Yürüdükçe yürüyesim gelen bir şehir Roma.