Vörösmarty Meydanı, Budapeşte‘nin önemli yerlerinde biri. Budapeşte’nin kalbi desem doğru olur. Budapeşte’nin hemen hemen her bölgesinden kolaylıkla ulaşılabilecek bir yer. İsmini vatansever Macar şair Mihály Vörösmarty’den alan meydan Vörösmarty tér Budapeşte gezisine başlamanın da en güzel yeri. Meydandan Budapeşte’nin hemen her yerine kolaylıkla ulaşılabiliyorsunuz.

Kızıl meydan anlamına gelen Vörösmarty Meydanı, Budapeşte merkezindeki en kalabalık yerlerden biri. Meydanın orta yerinde 1908’de dikilen Vörösmarty Anıtı var. Meydan 19. yüzyılda çok farklı isimlerle anılıyordu. Tiyatro Meydanı ve Gisele Meydanı gibi isimlerle bilinen meydan 1926’da sonra Mihaly Vörösmarty’e ithaf edilerek Vörösmarty Meydanı adını almış.

Vörösmarty Meydanı

Budapeşte, son zamanlarda, Doğru Avrupa’nın en çok ilgi çeken şehirlerinden biri oldu. Yıllarca önce gitiğim bu şehre bu defa Sziget Festivali’ne katılmak üzere gittim ve bu güzel şehirde 15 güne yakın vakit geçirme fırsatım oldu. Budapeşte’yi seviyorum, şehrin tarihi dokusu, insanın ruhuna uzak ve yabancı değil.

Malta

Kendimi rahat ve huzurlu hissettiğim, yürüyerek gezmesi kolay bir şehir olmasının da burayı sevmemdeki nedenlerin arasında olduğunu biliyorum. Şehri yürüyerek gezeceklerin en çok insan kalabalığına rastlayacakların yerlerin başında Vörösmarty Meydanı geliyor.

Bu bölge tüm aktivitelerin merkezi, lüks mağazaların toplandığı, antika dükkanlarını bulunduğu, meşhur fırınların konuşlandığı bir bölge. Canlı müzik performansları, yükselen mis gibi kokular ve sunulan içeceklerle burası tam bir panayır ortamına dönüşüyor. Christmas veya resmi bayramlarda bu meydan ve çevresinde çok sayıda hediyelik eşya ve yiyecek satan klübeler kuruluyor.

Vörösmarty Meydanı, şehrin en meşhur alışveriş sokağı olan Vaci Utca’nın da başladığı yer aynı zamanda. Şehrin en eski ve ünlü cafelerinden olan Gerbeaud Café de Vörösmarty Meydanında yer alıyor. Budapeşte’nin tarihi belleğinde önemli bir yere sahip olan Gerbeaud Cafe, leziz ve kaliteli tatlı çeşitleri, enfes kahveleri ile Budapeşte’de mutlaka uğranması gereken yerler arasında.

Vörösmarty Meydanı ulaşmak için en yakın metro istasyonu olan Vörösmarty tér iyi bir başlangıç olabilir (M1 Sarı Hat) station. Tuna nehrine paralel uzayan Tram 2 hattını kullananlar Vigadó tér durağında inerek da bu güzel meydana ulaşabilir. M2 ve M3 metrosunu kullananlar ise Deák Square durağında inerek biraz Tuna Nehrine doğru yürümeleri gerekiyor.

Vörösmarty Meydanı

1. Vörösmarty Anıtı

Vörösmarty Budapest
Anıtta şair dışında çiftçi ve kızı, geleneksel Macar elbiseli halk, bir öğrenci, karısı ile genç oğluyla bir işçi betimlenmiş

Vörösmarty Anıtı, 1908’de, Macar heykeltıraş Ede Telcs tarafından dikilmiş. Macar şair Mihaly Vörösmarty, 19. yüzyılında başlarında hem bir oyun yazarı hem de şairdi. Ancak, onun en meşhur özelliği yazdığı vatansever sözlerdi. Şairin 23 kireçtaşından oluşan bir kaidenin üzerinde otururken gösteriyor.

Etrafında ise halkı temsil eden ve aralarında çiftçi ve kızı, geleneksel Macar elbisesi giyen insanlar, bir öğrenci ve karısı ve genç oğluyla bir işçi bulunuyor. Bu yüzden de heykeli bu meydanda Budapeşte’nin ortasında bulunuyor. En önemli eserleri yazdığı epik hikayeler ve kullandığı muhteşem dil ile Zalan’s Fight (1825), Erlan (1825) ve Two Neighboring Castles (1831) olmuş.

2. Budapeşte’nin Hafızası: Gerbeaud Cafe

Gerbeaud Pastanesi (Gerbeaud House), muhteşem bir eski tarzda pastane. Vörösmarty Meydanında bulunan ve 1858 yılından bu yana hizmet veren Café Gerbeaud, Avrupa’nın en eski ve en büyük geleneksel kafeleri arasında bulunuyor. Kurucusu Henrik Kugler tarafından József Nádor Meydanında şekerleme dükkanı ve pastane olarak açılan mekan, günümüzdeki yerine 1870’te taşınmış.

1861’de Pesti Magyar Kereskedelmi Bankası olarak yapılan binanın giriş katına taşınan kafenin bulunduğu bina dönemin en ünlü mimarlarından Jozsef Hild’in eseri. Hizmet verdiği ilk yıllarda kısa sürede üne kavuşan ve şehrin buluşma noktalarından birine dönüşen pastanenin müdavimleri arasında ünlü politikacı Ferenc Deák ve besteci Ferenc Liszt gibi isimler de bulunuyor.

İsmi Budapeşte sınırlarını aşan mekan Cenevreli pastacı Emile Gerbeaud 1883’te satın alınmış. Habsburg Kraliyet Ailesi üyelerinin de müşterileri arasında bulunduğu pastane, Emil Gerbedaud’un 1919’da ölümünün ardından eşi tarafından işletilmeye başlamış.

1940 yılında onun da ölümünün ardından işi devralan damatları ise 1945’te ülkeyi terk etmek zorunda kalmış. Komünist dönemde ülkenin mülkiyetine geçen ve bulunduğu meydandan ismini alarak Vörösmarty Kafe’ye dönüşen pastane, II. Dünya Savaşından sonra da şehrin en prestijli mekanlarından biri olmayı sürdürmüş. 1981 yılında bulunduğu bina Mimar Gábor Gereben tarafından restore edilen pastane 1984’te Gerbeaud Ailesi tarafından satın alınarak eski ismine kavuşmuş.

Pastanede inanılmaz lezzetli tatlılar yıllardır müşterilerine sunuluyor. Gerbeaud kek ve hamur işi ürünleri ile meşhur olmuş ve şu anki tarifleri de orijinale bağlı kalarak yapılmaya devam ediyor. İçerisi mermer ve göz alıcı duvar kaplamalarıyla dekore edilmiş ve aynı anda 300 müşteriyi misafir edebilecek kadar geniş bir alana sahip. Mutlaka burada durup kahve ve çöreklerini deneyin derim.

3. Avrupa’nın En Eski Metrolarından M1 Metro

vorosmarty metro1

Tarihi pastanenin tam karşısında da Avrupa kıtasının en eski metro hattı M1 metro hattı bulunuyor. 1894-1896 yılları arasında yapılmış ve Vörösmarty ter de başlayıp Maxikoi ut’da bitiyor. Hat boyunca aralarında Opera Binası, Kahramanlar Meydanı ve Szechenyi Termal Kaplıcalarının da bulunduğu Budapeşte’nin en önemli meydanlarında durakları var. Bu yeraltı metro istasyonlarının çok ayrı ve güzel bir çekiciliği bulunuyor. En azın bir defa binin.

4. Aslan Çeşmesi

Vorosmarty Meydani

Hemen yanında bulunan Aslan Çeşmesi (Oroszlan kut) çok popüler bir buluşma noktası. Çocuklar aslan heykellerine tırmanmayı çok seviyor ve turistler de çoğunlukla çeşmenin basamaklarında oturup dinleniyor. Çeşme 1985’te yapılmış. Laszlo Wild ve Agnes Peter tarafından yapılan çeşme de 4 taş aslan bir sokak lambasını çevreliyor.

5. Vigadó

vigado budapest

Meydanın diğer tarafında ise Budapeşte’nin 100 yıllık konser salonu Vigado bulunuyor. 1859-64 yılları arasında yapılmış olan bina 1821-1884 arasında yaşamış olan Frigyes Feszl’in tasarımlarına dayanıyor ve Macar Romantik mimarisinin kusursuz bir örneği olarak kabul ediliyor. Yüz yıldan fazla zamandır bi salon dünyanın en meşhur müzisyenlerini ağırlamış ve halen de ağırlamaya devam ediyor.

6. Vörösmarty 1

vorosmarty1

Vörösmarty 1 Ofis Merkezi, Vörösmarty Anıtı’nın hemen karşısında yer alıyor. Mimar György Fazakas ile Fransız mimar Jean-Paul Viguier tarafından ortaklaşa tasarlanmış. Camla kaplanmış bina etrafındaki her şeyi harika bir biçimde yansıtıyor. Vörösmarty1 daha önceden Komünist rejim yapısı olan ORI’nin yerine yapılmış. ORI Sosyalist Realizm tarzında yapılmış ve 2006’da yıkılmıştı.

7. Váci Utca

Váci Utca, Budapeşte’nin Buda tarafında, Danube Nehrinin hemen kuzey paralelinde uzayan, sadece yayalara ayrılmış güzel bir alışveriş sokağı. Çok sayıda dükkan ile kafe ve restoranlar sıralanıyor. 18. yüzyılda yapılmış sokak üzerinde bulunan büyük binaların çoğu 19. ve 20. yüzyılın başlarında inşa edilmiş.

Mihály Vörösmarty Heykelinden başlayıp, 600 metre kadar, Doğuya doğru uzayıp giden cadde Estilo Fashion Otel’in orada bitiyor. Yolun karşısında ise ünlü tarihi pazar yeri olan Mercado Central bulunuyor. Yemek yeme, alışveriş ve fotoğraf çekmek için nefis bir yer.

Bu cadde çok uzun yıllardır zengin ve ünlü Budapeştelilerin paralarını cömertçe harcadıkları ve ilk bakışta sadece alışveriş mekanı gibi görünen bir yer. Ancak son yıllarda giderek popülaritesini arttırmış ve akşamları erken saatlerde çıkıp yürüyüş yapılan ve dükkan kalitesinin de giderek yükseldiği bir cadde olmuş.

Dükkanların çoğu moda butikleriyken son günlerde Budapeşte’nin turizm endüstrisinin de gelişmesiyle artık hediyelik eşya dükkanları da eklenmeye başladı. Tişört yada ‘I love Budapest’ yazan kupalar almak için ideal bir yer. Bir çok bar ve kafeyi de cadde üzerinde görebilirsiniz.

Vaci utca’ya bakan en ilginç binalar Vörösmarty meydanının çevresinde görmek mümkün. The Thonet House bunların içerisinde en çok dikkat çekeni. Rengarenk cephesi Zsolnay çinileriyle yapılmış ve görmek isteyenler için No: 11 de bulunuyor. Vaci utca No: 9 da ise dev neoklasik bina Pest tiyatrosu bulunuyor.

Bir çok çeşme de bu renkli alışveriş caddesine renk katıyor. En meşhuru Kristof Meydanındaki Balıkçı Kız Çeşmesi (Halaszlan-kut). 1862’de Laszlo Dunaiszky tarafından yapılmış. Biraz ilerisinde ise 19. yüzyıla ait bir çeşmede Yunan tanrısı Hermes’in bronz heykeli bulunuyor.

Üçüncü bir çeşme de 1976’da Otto Szenczi tarafından yapılan Küçük Oğlan (Kisfius diszkut) çeşmesi. Tam ortasında çıplak bir çocuğun heykeli bulunuyor.

Avrupa’nın ünlü Buddha-Bar Hotel Budapest (Váci utca 34) lüks düşkünlerine hitap eden Asya yemekleri sunan restoranı ve özgün odalarıyla ziyaret etmeye değer. Ana sokaklardan çıkıp biraz ufak dar sokaklara girerseniz eğer küçük lokal restoranları bulabiliyorsunuz.

Yine bu sokak üzerinde olan iki otel, şehrin kalbinde konaklamayı sevenler için tavsiye edebilirim. Butik dizayn otel olarak hizmet veren Estilo Fashion Hotel, sanatın mimari ile birleştiği kıvrımlara sahip, sıra dışı tasarımın yaratıcılıkla harmanlandığı 6 katlı bir binada bulunuyor. Yine yakınında yer alan Mercure City Center (Vaci Utca 20) 4 yıldızlı kalitesiyle misafirlerini ağırlıyor.

8. Küçük Prenses Heykeli

Küçük Prenses Heykeli (Kiskiralylany – Little Princess Statue), şehrin tarihi ve kültürel dokusunun en önemli parçalarından. Budapeşte’yi ziyaret eden birçok kişinin gözden kaçırdığı bronz heykel, Tuna Nehri kenarında trabzanda oturan küçük bir kız çocuğunu tasvir ediyor.

Zincir Köprü yakınındaki tramvay durağında yer alan heykel, sevimli bir kız çocuğunu betimliyor. 1989’da Laszlo Marton tarafından yapılan heykel, ilk bakışta bir erkek çocuğunu anımsatsa da heykeltraş, kendi kızını tasvir etmiş. Babasının kıyafetini giyip, başındaki tacıyla prenses taklidi yapan 5 yaşındaki Eve, Budapeşte’nin en ünlü heykellerinden biri.

Malta

Heykelin bire bir aynısı Tokyo’da da sergileniyor. Heykeli görmeye gelen ziyaretçiler trabzanlara oturarak heykelle birlikte fotoğraf çekiliyor. Bölgede bulunan diğer ilginç heykeller arasında köpeğiyle oynayan bir kızı canlandıran ‘Kız ve Köpeği’ ile Shakespeare heykeli bulunuyor.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte, hareketli şehir merkezi, şirin parkları, görkemli Tuna Nehri, tarihi kiliseleri ve sağlık merkezi termal banyolarıyla olduğu kadar sürprizlerle dolu bir şehir. Şehir, keşfedilecek birçok saklı nokta ve ziyaret edilmesi gereken gözde mekanlarla dolu. Bu şehirde sıkılmanıza imkan yok.

Önceki blog yazısıGüney Asya’da Popüler Bir Lokma: Balut
Sonraki blog yazısıBeyaz Kumlu Sahiller: Sihanoukville, Kamboçya
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

5 YORUM

  1. Budapeşte’ye gitmeden önce aklımda bir kaç soru vardı fakat sizin blogunuzu okuduktan sonra hemen yola çıktım. Harika bir seyahat oldu. Çok teşekkür ederim. Sıra dışı bir sürü mekan buldum ve gördüklerim gerçekten ilgimi çekti.

  2. Ne kadar da güzel bir yermiş. Böyle az bilinen yerler hakkında yazdığınız için teşekkürler.

  3. Budapeşte’nin en güzel sokağı, kafelerinde oturun insanları izleyin. Yalnız burada sizi bir yerler bir şeyler içmeye davet eden kızlar çıkarsa karşınıza kanmayın. Dolandırıcılar.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın