Nong KhiawNam Ou Nehri’nin kıyısında, kendisini ilk defa görenleri büyüleyeceği göz kamaştırıcı manzaraya bakan yamaçta kurulu. Dik, kireçtaşı kayalarından oluşan görkemli dağları yaran nehre bakan bu küçük ve şirin kasabaya ulaşmak hiç de kolay olmadı. Sabah kahvaltı keyfimden ödün vermeyince Luang Nam Tha otobüs terminaline giden servisi kaçırdım. Terminalde birkaç saat oyalanıp öğlenki halk otobüsüne atladım (40000KIP, 9TL).  Gittiğimiz yol altüstü 150 km civarında olmasına rağmen, otobüsün bu yolu alması 4 saati buldu. Udom Xai’de otobüs gitmiş olduğundan öylece kala kaldım.

Terminalde bulunan diğer gezginlerle tanışıp nereye gideceklerini sordum. Belki beraber plan yapabilirdim. Benim Gibi Nong Khiaw’a gitmek isteyen bir Hollandalı ve bir de Alman çiftle tanıştım. Bu tür durumlarda otobüs terminalinde özel kiralayacağınız minibüsler bulunabiliyor, ancak fiyatları pahalı olduğundan, Hollandalı erkekle terminalden ayrılıp, yol üzerinde ve çevrede dolaşıp kendimize minibüs aradık.

Gezinirken, yolda sırt çantalarıyla giden 2 kıza rastladık. Kızlar ertesi gün gitmeyi düşünmelerine rağmen onları da ikna edip, terminale geri dönüp minibüsümüzü kiraladık (72000KIP, 16TL).

Neredeyse tamamı tozlu ve topraklı zeminden oluşan yolları aşıp Nong Khiaw’a varmamız 6 saati buldu.  Hepimiz dağılıp kendimize kalacağımız yer aradık. Alman genç çiftle Phulisack Guest House’a yerleştik (40000KIP, 9TL). Gündüzün çok sıcak olan hava burada oldukça serindi.

Kasabanın aslında ne kadar güzel bir yerde olduğunu fark etmem ancak sabah gün aydınlanmasıyla oldu. O kadar çok fotoğraf çekmişim ki, bazı kareler birbirinin aynısı. Sisler içerisindeki yüksek dağlar arasında uzanan nehir, nehrin üzerinde onlarca küçük ada ve tabi yemyeşil bir doğa. Nehrin iki kıyısındaki kasabayı birbirine bağlayan beton köprünün belki de 100 metreyi bulan ayakları bulunuyor. Bu manzaraya karşı kahvaltı yapıp, restoran çalışanlarından kasabada neler yapılabileceğini öğrendim.

Birkaç dakika sonra trekking ayakkabılarımı giyinmiş, çantamı sırtıma vurmuş halde ilk ziyaret edeceğim yere, Phathok Cave’e  (Patok Mağarası) doğru yürüyordum. Kasabayı çevreleyen yüksek ve dik dağlar etkileyici bir görüntü sunuyor. O kadar uzun ve zorlu yollar bu manzarayı görmeye değer doğrusu. Mağara II.Indochina Savaşında yerel halk tarafından sığınak olarak kullanılmış. mağaranın önündeki çocuklar beni yalnız bırakmayıp eşlik ettiler.

Mağara ile kasaba arasında bulunan bir patikaya saptım. Kasabayı çevreleyen dağlardan birine çıkmaya niyetliydim. En güzel manzaraya sahip ve 4 saatlik bir trekkingle orman içerisinden geçen patikayla ulaşabileceğimi söyledikleri bu tepe, kasabada zirvesine çıkılabilen en yüksek ikinci tepe aynı zamanda. Belirli belirsiz patikayı takip edip ormana ulaştım. İçerisinde izleri takip edip nihayet zirveye ulaştığımda 2 saati bulmuştu. Kolay bir yürüyüş yolu sayılmaz, ancak hem yürüyüş yolundaki ormanın güzelliği, hem de zirveye çıktığımda ayaklarımın altında olan manzaraya paha biçilemez.

Zirvede olma hissi zaten başlı başına bir tatmin sebebi. Manzaranın tadını çıkarıp dinlendikten sonra geri dönüş yoluna koyuldum. Tamamen belirgin bir patikayı takip ediyordum ama patika daha önce geldiğim patikadan farklıydı. Bana iki ayrı yol olduğunu söylemişleri ve bu o olmalıydı. Ancak bir noktada yol kaybolduğu gibi önümde geçilmesi zor ve riskli bir eğim ve ağaçlar belirince, geri dönüp diğer patikayı aramaya karar verdim.

Tam 3 defa aynı yolu gidip geldim. Gün batımına çok vardı ama ormandaki yüksek ağaçların gölgesi nedeniyle hava kararmak üzereydi. Acıkmış, yorulmuş ve susamıştım. Çantamdaki bisküvi ve elmayla idare ettim. Suyum bitmişti. İlki 2 patika aramamda başarısız olmuştum, sonunda üçüncü defa aynı yolu yürüyüşümde belirli belirsiz diğer patikayı yakaladım. Yüzümde kocaman bir sırıtma ile dik yokuşu hızlı adımlarla inip kasabaya geri döndüm. Macera olmadan yapılan bir gezi eksiktir zaten değil mi?

Day 583: Laos:16 Luang Nam Tha, 8 Mart 2012

4 YORUMLAR

  1. Phathok Cave den sonrasını okumadım.
    şaka tabi ki.artık yine mi mağara diye sormayacağım .bu son olsun 🙂

  2. mağarada kayboluşundan sonra bu ikinci kayboluşun oluyor… okurken ben bile korkmuştum… patikanın seni istediğin yere götürmesine sevindim.. senin de dediğin gibi macera olmadan gezi eksik kalırdı.. dağlar arasında manzara mükemmel… doyasıya seyrettiğine ve tadını çıkardığına eminim… günbatımı fotografına bayıldımm.

    • Aynen öyle Nur, Aynı yolu ikinci arayışımda da bulamayınca benim de aklıma Filipinlerdeki mağara maceram geldi. Heyecan ve yorgunluk manzaraya değdi doğrusu.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!