Phang Nga bölgesi Phuket, Ranong, Surat Thani ve Krabi bölgeleri arasında kalıyor. Batısında, Tayland’ın en dikkate değer denizaltı güzelliklerine sahip Andaman Denizi ile çevrili. Similan ve Surin Adaları burada bulunuyor. Güneyi ise, ilginç kaya oluşumları, mağaraları ve adaları ile Phang Nga Körfezi ile çevrili. Dalış kursumu aldığım Koah Lak’da Phuket’e giden otobüslerden birine atladım (70THB). Khok Kloi denen yerde inip oradan da Phang Nga Kasabası’na giden otobüse bilet aldım. Bu kavşaktaki küçük otobüs terminalinde bilet satışı yapılıyor (50THB).

Bölgenin başkenti olan Phang Nga Kasabası ise pek de çekici güzelliğe sahip değil. Phang Nga’ya geliş sebebim ise aslında bir kayayı görmek. Ne zaman Tayland ile ilgili bir şeyler araştırıyor olsam karşıma çıkan şahane görüntüye sahip bir kaya. 1974 yapımı The Man with the Golden Gun James Bond filminin bir sahnesinde burası kullanılmış. Kuzeye yüzümü çevirmişken tekrar güneye, bu kayayı görmek için düşmüştüm yollara.

Tabi ki görmek istediğim sadece bir kaya değildi. Bu bölge birbirinden ilginç kireçtaşı kayalıklarıyla oluşmuş 40’tan fazla adadan oluşuyor. Burası aynı zamanda 400 km karelik alana yayılan Ao Phang Nga National Park olarak adlandırılıyor.  Kayaların bazılarının yüksekliği 300 metreye kadar ulaşabiliyor. Etrafı ise yeşile çalan deniz ile çevrili. Ormanları da ekleyince manzaranın güzelliğini hayal edebiliriz. Bu park alanında 10.000 yıl öncesi gibi tarih öncesi zamanlarından kalma kanıtlar var. Ko Tapu (James Bond Adası) ve Ko Panyi (Eski deniz çingeneleri köyü) şimdilerde parkın en çok ziyaret alan yerleri.

Phang Nga Kasabası’nda indikten sonra 150 metre ilerideki Muang Thong Hotel’e gidip, kasabada Ao Phang Nga National Park’a tur düzenleyen 2 sağlam organizasyondan birisine sahip ve aynı zamanda otelin de sahibi olan Haşim ile tanıştım. Birçok tur seçeneği içerisinde kendime uygun olanı seçtim. Saat 2’de başlayacak olan turla ulusal park alanı içerisinde tekne turu yapacağız (800THB, 46TL) ve tur sonrası Ko Panyee adasındaki balıkçı köyünde kalacağım. Bu fiyata tekne turu, Ko Panyi balıkçı köyünde tek kişilik odada konaklama, akşam yemeği, sabah kahvaltısı ve 200 THB olan park giriş ücreti de dâhil. Koh Phi Phi ve Phuket Adasından buraya düzenlenen yarım günlük turları 2000 Tayland Bahtı (120TL) civarında.

Bir Alman çift ve Amerikalı ile birlikte uzun kuyruklu Tayland teknesine doluştuk. Tropikal kuşakta kıyı ve bataklık alanlarda yetişen mangrov ormanları arasında tekneyle ilerledik. Tek kelimeyle manzara şahane. Kayalıklar, adalar, mangrov ormanı, deniz… Teknemiz, tavanında çok sayıda ilgi çekici sarkıtları ve kaya formasyonları bulunduran küçük, köprü şeklindeki bir Tham Lod Mağarası’nın içerisinden geçip geri döndü.

Hava yavaştan bozmaya başladığında manzara daha da çekici oldu. Adaları kaplayan bulutlarla görüntü gizemli bir hal almıştı. Hafif yağmur altında Ko Phing Kan Adası’ında teknemizden indik. Buraya geliş sebebimiz ise James Bond Adası adıyla bilinen Ko Tapu’yu görmek. Hiç kuşkusuz şimdiye kadar gördüğüm en güzel manzaralardan birine sahipti.

Beyaz kumlara sahip bu daracık koyun hemen karşısında gökyüzüne uzanan bu kireçtaşı kayasından oluşan adadan gözlerinizi ayırmak zor. Ada çok kalabalık, çok sayıda Çinli turist dolu. Oraya buraya koşuşturup, yüksek sesle konuşarak durmadan fotoğraflar çekiyorlar. Sanırsınız panayır var. Uygun yer bulup fotoğraf çekmek dahi zordu.

Ko Tapu kadar üzerinde bulunduğumuz Phing Adası’da bir o kadar güzel. Hem tekneyle yanaştığımız plaj hem de Tapu Adası’na bakan plaj şahane. Kaya formasyonları ise yine ilgi çekici. Hele belki 30 metre uzunluğunda dümdüz şekilde olup da adanın sırtına dayanmış kırmızı kayalıklar ise başlı başına ilgi çekici. Adada yarım saat oyalandıktan sonra Müslüman balıkçı köyü olan Panyee adasına geçtik. Bu gece burada konaklayacağım.

Day 545: Tayland:34 Koh Panyee, 30 Ocak 2012

13 YORUMLAR

  1. Kartpostal gibi yerler. Bu üçüncü gidişimde burayı listeye alıyorum. Her yanı güzel bir ülke Tayland. Keşke uçak biletleri bu kadar pahalı olmasa.

  2. Geçen sene bu zamanlar tam da oldugum yer. 🙁 Bu yazınızla beni yine oralara götürdünüz Kemal bey.

  3. Sabah uyandım bi bakayım dedim, 1 saaten fazladır yazıların içerisinde kaybolmuşum 🙂 James Bond Adasını da kenara not ediyoruz, Tayland’a yolum düştüğünde görmek istedim. Hele bu soğuk kış günlerinde içimi açtı.

    • Olağanüstü güzellikte bir yer. Hayatımda yaptığım en güzel tekne gezilerinden birini James Bond Adasının da yer aldığı bu Milli Park alanında yaptım diyebilirim. Hele bir ara çöken gri bulutların hemen altında yol aldığımızda sanki başka bir gezengende yolculuk yapıyormuşuz gibiy hissettiriyordu. Denizin üstünde yükselen dik kayalar gri manzarada çok ilginç bir görünüm sergiliyordu.

  4. Yazının kısa ve öz oluşu çok hoşuma gitti. Paylaşılan fotoğraflarla birlikte güzel bir bütün oluşturmuş. Tayland’da hiç bulunmamış olmama rağmen oraları gezmiş gibi oldum.
    Paylaşım için teşekkürler.

    • Karşılaşsaydık keşke. Sinan bana programı gönderdi ama bir türlü programımız çakışmadı. Sanırım onla belki Lao veya Tayland’da karşılaşacağız. Keyifli bir gezi çıkarmışsın. 🙂

      • Kemal Bey ben de Tayland gezi planlıyorum. Bu geziyi hangı ayda yaptınız (aralık-ocak)? Tayland’a gitmek için en iyi zamanı ne zamandır? Turla mı tek mi gıtmemi önerirsiniz? Tur ve tek gitme arasında geziler dahil fıyat farkı var mıdır?

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!