Budapeşte, Avrupa’nın en etkileyici şehirlerinden biri. Macaristan’ın başkenti şehir, zevkli bir mimarinin ürünü silüeti, tarihi bugüne taşıyan yapılarıyla hayranlık uyandıran masalsı bir kent atmosfere sahip. Ne de olsa Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna Viyana ile birlikte başkentlik yapma ayrıcalığına erişmiş bir kent.

Tarihi güzellikleri büyük bir titizlikle korunmuş Budapeşte’yi kaç defa ziyaret etmiş olursam olayım göz alıcı panoramik manzarası ve sade ve anıtsal yapılarıyla hiçbir zaman bana sıkıcı gelmiyor. Şehirde geçmişe şahit olmanın heyecanıyla dolaşırken aynı zamanda günümüzün modern atmosferini hissediyorsunuz. Şehrin romantik atmosferine, ağırbaşlılığına olduğu kadar çılgınlığı da eşlik ediyor.

budapeşte gezi rehberi

Tüm ülke nüfusunun beşte birinin yaşadığı 2 milyonluk Budapeşte, Orta Avrupa’nın en çok yabancı ziyaretçi ağırlayan başkentlerinden biri. Budapeşte, tarihte gördüğü savaşlara ve bu savaşların getirdiği yıkımlara rağmen kendi dokusunu, güzelliğini muhafaza edebilmiş bir yer.

Şehri tanımlayan önemli unsurlardan biri ağırbaşlılık diğeri romantizm. Bu kelime şehrin dokusuyla doğal bir uyum içerisinde. Elle tutulur bir lüks anlayışı Budapeşte’nin ağırbaşlılık karakterine yansımış. Dantel gibi zarif binalar izliyor şehrin romantik havasını tamamlıyor.

Kendini kolay ele veren, güzellikleri vitrininde sergileyen bir şehir değil Budapeşte. Romantik ve ağırbaşlı karakterini kavramak için kendisine zaman ayırmanız, havasını uzun uzun solumanız gerekiyor. Prag, Viyana, Budapeşte üçlemesi turunu yapanların çoğu Budapeşte’de kısa süre geçirdiğinden şehrin nazlı güzelliğine tanık olması pek de mümkün olmuyor.

Budapeşte Gezi Rehberi

Budapeşte 1873’te kuruldu ve oldukça genç bir şehir olduğu söylenebilir. 3 farklı şehir olan Buda, Pest ve Obuda’nın birleşmesiden bu güzel şehir ortaya çıktı. Üç şehir 1872’de bağlanmışlar birbirlerine. Bu birleşmeden bu güzel şehir ortaya çıkmış.

Biri doğuya diğer batıya, biri daha çok gösterişe ve geçmişe dönük, diğer daha çok günümüze ve eğlenceye dönük. İçinden nehir geçen şehirler gibi Budapeşte de birbirinden farklı dokuya sahip iki kutup arasında gerilmiş gibi.

Danube Nehri tarafından ikiye bölünmüş olan şehir de Pest tarafı neredeyse dümdüz bir coğrafyaya sahipken Buda ve daha ilerisindeki Obuda tepelik alanlara ve daha eski yerleşim bölgelerine sahip.

📍 BUDA ŞEHRİ, Tuna’nın sağ tarafında yer alıyor. Buda’nın (Budin) kuruluşu, eski Roma dönemine kadar uzanıyor. Sırtını tepelere yaslamış Buda, eskinin haşmetiyle, Macar Krallığının, Osmanlı hakimiyetinin, Avusturya lmparatorluğunun anılarıyla dolu. Gellert Tepesi’ne çıkıp şehri yukarıdan izlemenin tadına doyulmuyor. Günün hangi saati olursa olsun en iyi manzarayı burada yakalayabiliyorsunuz.

🔘Varnegyed (Kale Bölgesi): Varnegyed bölgesi şehrin en güzel mekanlarından biri ve tarihi 13.yy’a kadar uzanan yerleşim yerlerine sahip. Bölgeyi en iyi tanımlayan şey ortaçağ döneminden kalma dev surları. Kuzey tarafında dolambaçlı sokaklar ve eski evlerle birlikte St. Matthias Kilisesi, Balıkçı Tabyası ve Hilton Oteli bulunuyor.

🔘Vizivaros (Su Tepesi): Kale bölgesi ile Danube arasında uzanan ince uzun kasaba Vizivaros, II. Bölge de olarak biliniyor. Vizivaros tarihi olarak balıkçıların ve el sanatları ile uğraşan zanaatçıların yaşadığı yer olarak biliniyor. Castle tepesi eteklerine eteklerine kurulmuş, çoğu yerinde yol yerine ufak patikalar ve merdivenler bulunan şirin bir kasaba. Ana caddesi Fo uca kuzeyden güneye doğru Vizivaros ile aynı uzunlukta ve nehire çok yakın paralel şekilde uzanıyor. Burada yaşayanlar ve turistler için oldukça pahalı kiralara sahip.

🔘Rozsadomb (Gül Tepesi): Buda tepelerinin II. Bölgesi. Şehre en yakın kısmı, özellikle son moda ve lüks yerleşim alanları yer alıyor.

🔘Buda Hills (Buda Tepeleri): Sayısız yerleşim bölgesine ev sahipliği yapıyor. Sanki şehirden çok çok uzaktaymış hissiyatı yaratıyor, tek başına bir kent olsa pek şaşılmazdı. Burada ki yerleşim bölgeleri genellikle üzerinde bulundukları tepelerin isimleri ile anılıyor. Eğer bu tarz yerlerde yürümeye seven biri değilseniz görecek çok fazla bir şey bulunmuyor.

📍 PEŞTE ŞEHRİ ise Tuna Nehrinin sol tarafında ise geniş bir ova üzerine yayılmış. Hem başkentin hem de tüm Macaristan’ın beyni ve kalbi olan Peşte. Mağazalar, dükkânlar ve gece hayatının bulunduğu bölge olarak, kentin yaşayan cıvıl cıvıl bölgesi. Kentin yeni ve modern yüzünü simgeleyen Peşte’nin, gezilip görülecek pek çok yeri bulunuyor.

🔘Belvaros (Şehir Merkezi): Pest’in tarihi merkezi Belvaros’un anlamı ‘şehir merkezi’ ve Danube’ye batısından bağlanıyor. V. Bölge’yi ouşturan Pest içerisinde bir çok tarihi binalar yer alıyor. Bunlara ek olarak da şehirde çok fazla sayıda lüks oteller ve tüm Macaristan da çok meşhur olan alışveriş cadddeleri bulunuyor.

🔘Lipotvaros (Leopold Kasabası): V. Bölgenin devamı niteliğinde olan kasaba Belvaros’un kuzeyinde bulunuyor ve Lipotvaros’u Pest merkezinin bir kısmı haline getiriyor. Burası 18.yy’ın sonlarında gelişmeye başlamış ve çevre hızlı bir şekilde bu değişime ayak uydurarak Pest’in iş ve devlet yönetimi merkezi haline gelmiş. Parlamento ve bir çok bakanlık binaları, adliyeler ve eski borsa binası burada bulunuyor. Savaştan öncede burası burjuvaların yaşadığı yer olarak biliniyordu.

🔘Terézváros (Theresa Kasabası): VI. Bölgede bulunan Terezvaros’un karakteritikleri şehrin en ünlü bulvarı Andrassy ut ile ortaya çıkıyor. Kahramanlar Meydanından, Oktogon ve aşağıda bulunan şehir merkezine doğru uzanan devasa bir bulvar. Bu dev cadde zerafet ile anılan ismini taşımayı çok iyi başarıyor e şehirde ki en iyi adres olarak bilinmesinin sebebi de bunun kanıtı. Özellikle üst kısımları artık UNESCO listesine girdikten sonra iyice önem kazanmaya başladı. Terezvaros ile kesişen Oktogon en büyük meydanlardan biri. Nagymezo utca ise şehrin küçük tiyatro bölgesi olarak biliniyor.

🔘Erzsébetváros (Elizabeth Kasabası): Burası VII. Bölge oluyor. Terezvaros’un güneydoğusunda bulunan Erzsebetvaros, Pest’in tarihi Yahudi semti olarak biliniyor. 1944-1945 arasındaki Alman işgalinde bu bölge bir getto olarak Yahudilerin yaşam yerini oluşturuyordu. Günümüzde de halen Budapeşte’nin Yahudilerinin yaşadığı bölge. Savaş nedeniyle çok ağır yaralar almış olsa da son dönemlerde yapılan iyileştirmeler neticesinde düzgün bir görünüm kazandı ve ilerisi için yatırım yapılabilecek bir bölge haline geldi.

🔘Józsefváros (Joseph Kasabası): VIII. bölge’nin en geniş Pest semtlerinden biri. Jozsefvaros, Erzsebetvaros’un güneydoğusunda bulunuyor. Pest’de çok fazla tercih edilmeyen bir bölge olarak ün yapmış ancak içerisinde zamanınızı ve enerjinizi harcamaya değecek bazı yerler bulunuyor. Düzelmek için çok çaba sarfeden bir şehir o yüzden destek olmak gerek.

📍 OBUDA ŞEHRİ ise III. Bölge’yi oluşturuyor ve Danube’ye oldukça uzun bir kıyısı olmasına rağmen günümüzde çoğunlukla yerleşim bölgesi olarak kullanılıyor. Eski rejimin etkisi altındayken genelde çalışanlar için bir tatil yeri olarak kullanılmaktaydı. Tesislerin çoğu özelleştirildi ve çok sayıda otel bulmak mümkün. Pest’e gitmek isteyenler için ulaşım sıkıntılı olabilir o yüzden burada kalmanızı tavsiye etmem. Antik Roma kalıntıları olan Aquincum ve harika şekilde korunmuş ana şehir meydanı Obuda’nın en meşhur ve ziyaret edilebilecek yerleri arasında bulunuyor.

Budapeşte Gezilecek Yerler

Budapeşte, sokaklarında, meydanlarında, anıtlarında çalkantılı bir tarihin, çağlar boyunca Avrupa’nın başına gelmiş her şeyin izini taşıyor. Budapeşte’de mesafeler uzak olduğundan rahat yürüyüş ayakkabınızı yanınıza almayı unutmayın. Büyüklüğüne rağmen gelişmiş ulaşım sistemiyle ve yürüyerek gezmek kolay ama zaman istiyor. Acelesi olanların Budapest Card alıp metro sistemini kullanmaları iyi fikir.

Budapeşte, Doğu Avrupa’nın en zengin müzelerine sahip şehirlerden. Müzeleri gezmeyi seviyorsanız sizi mutlu edecek bir şehir. Arkeolojik eserlerin, tarihi kıyafet ve enstrümanların sergilendiği Budapeşte Ulusal Müzesi, Ulusal Galeri ve Kütüphane, Etnoğrafya Müzesi, Süsleme Sanatları Müzesi ve Uzakdoğu Müzesi bunlardan en önemlileri.

Budapeşte’nin hamamları da benzersiz ve keyifli bir deneyim sunuyor, ne de olsa seyahate çıkan herkes arada bir şımartılmayı hak eder. Burada seçenek çok; Széchenyi Termal Hamamında satranç oynamak, Gellért Hamamının yüksek sütunları arasında yüzmek ve Budapeşte’deki en eski örneklerinden olan Rudas Hamamının tavanını incelemek…

Hepsi öyle cazip ki seçim yapmak çok zor. Ben hemen hepsini denedim, zamanınız azsa Széchenyi Termal gitmeniz gereken adres olsun.

1. Vörösmarty Meydanı

budapeşte nasıl bir yer

Vörösmarty Meydanı (Vörösmarty tér), Budapeşte gezisi için en iyi başlangıç noktası. Meydandan Budapeşte’nin hemen her yerine kolaylıkla ulaşılabiliyorsunuz. İsmini vatansever Macar şair Mihály Vörösmarty’den almış. Vörösmarty tér’in orta yerinde 1908’de dikilen Vörösmarty Anıtı var. Anıtta şair dışında çiftçi ve kızı, geleneksel Macar elbiseli halk, bir öğrenci, karısı ile genç oğluyla bir işçi betimlenmiş.

Meydanındaki ünlü Gerbeaud Pastanesi‘ne uğrayın. Tarihi pastanenin tam karşısında da Avrupa kıtasının en eski metro hattı M1 metro hattı bulunuyor. Meydandaki aslanlı çeşme ise şehrin buluşma notalarından. Meydanın diğer tarafında ise Budapeşte’nin 100 yıllık konser salonu Vigado var.

2. Vaci Utca

budapeşte sokakları

Vaci Macar dilinde aslında sokak anlamına geliyor, yani Utca Sokağı burası. Sadece yaya trafiğine açık cadde 18. yüzyıldan bu yana Budapeşte’nin en işlek noktası. Cadde üzerinde bulunan büyük binaların çoğu 19. ve 20. yüzyılın başlarında inşa edilmiş. Bir çok hediyelik eşya dükkanı, oteller, bar ve kafeler cadde üzerinde. Akşamları zaman geçirmek ve yürümek için ideal.

Vörösmarty Meydanından (Vörösmarty tér) başlayıp kapalı pazar yeri Central Market Hall’e 600 metre kadar uzayan keyifli bir yer. Bir çok çeşme de bu renkli alışveriş caddesine renk katıyor. Avrupa’nın ünlü Buddha-Bar Hotel Budapest (kapandı) bu cadde üzerinde yine. Yine sokak üzerinde kalabileceğiniz iki nefis otel var; Estilo Fashion Otel ve Mercure City Otel. Her ikisinde de kaldım. Her ikisi de nefis olsa da Estilo tavsiyem.

3. Budapeşte Parlamento Binası

budapeşte rehberi blog

Gotik uyanış döneminden kalma Budapeşte Parlamento Binası, neorönesans üslubuyla Tuna kıyısının gerçek bir incisi. 96 metrelik kulesi ile yapıldığı tarihte dünyanın en yüksek binalarından biri. Şehrin sembollerinden Parlamento Binası, Peşte tarafında, Tuna Nehri’ne bakıyor.

1884 yılında Neo-Gotik mimaride inşasına başlanan bina, 1902’de ancak tamamlanabilmiş. Parlamento Evi’nin içi, Macaristan’ın en iyi sanatçıları tarafından dekore edilmiş. 233 heykelin süslediği toplam 691 odaya sahip. Giriş ücreti tam 4000 HUF, öğrenci 2000 HUF, 6 yaş altında çocuklar için ise ücretsiz.

4. Zincir Köprü

Zincir Köprü (Lánchíd) hâlâ dünyanın en güzel köprülerinden biri. Şehrin Buda yakasını Peşte yakasına bağlayan 9 adet köprüden ilki ve en ünlüsü olan Lánchíd Köprüsü, görkemli beton bloklara ve demir zincirlere sahip. Gündüz otantik ve nostaljik bir görünümdeyken gece ışıklandırıldığında ise ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Köprüyü boydan boya yürüyerek kenti farklı bir açıdan görebilirsiniz.

5. Balıkçılar Tabyası

budapeşte gezisi

Budapeşte’yi düşmanlardan korumak için 20. yüzyılın başlarında inşa edilen Balıkçılar Tabyası (Fisherman’s Bastion), neo-gotik ve neo-romanesk mimari stillerinde dantel gibi işlenmiş bir kale. Balıkçılar Tabyası (Halászbástya), ülkeyi kuran yedi kavimi temsil eden yedi kuleye sahip.

Devasa merdivenleri, arma motifli duvarları ve bir çok süsleriyle aşağısında bulunan cadde ile birleşiyor. Kale Tepesiʼnde yer alan Balıkçılar Burcuʼnun terasından Peşteʼnin göz alıcı silüetine gözler önüne seriliyor.

6. Matthias Kilisesi

budapeşte kiliseleri

Matthias Kilisesi (Mátyás-Templom), Franz Joseph ile eşi Elizabeth’in taç giyme törenlerinin yapıldığı kilise olmasıyla da ünlü. Kilise olarak yapılan, camiye çevrilen, sonra yine kilise olan Matthias Kilisesi’nin iç dekorasyonu ve mimarisi de en az dışı kadar göz alıcı ve zengin.

Orta Çağʼdan kalan ve 19. yüzyılda Macar ulusal gururunun yeniden alevlendiği dönemde yenilenen kilise 700 yıldan uzun süredir ayakta. Hemen yanındaki, Macar ulusunun babası Kral Stephenʼın at üstündeki bronz heykeli, Matthias Kilisesi’nin çatısındaki baklava desenlerine bakıyor.

7. Budin Kalesi ve Kraliyet Sarayı

budapeşte kraliyet sarayı

Tarih süresince birçok savaş atlatmış olan Budin Kalesi ve Kraliyet Sarayı, günümüzde birçok müze ve galeriye ev sahipliği yapan görkemli bir tarihi kompleks olarak hizmet veriyor. Yerleşke içerisinde Sanat Galerisi, Saray Müzesi, Budapeşte Tarih Müzesi ve Macar Ulusal Galerisi yer alıyor.

On dokuzuncu yüzyılda Budapeşte Kalesi’nin yapımında işçilerin tepeye kolaylıkla çıkıp inmesi amacıyla yapılmış olan finiküler (Budavári Sikló) ziyaretçilerine şehrin muhteşem panaromik görüntüsünü sunuyor.

8. Gellert Tepesi ve Özgürlük Heykeli

budapeste rehberi gellert tepesi

Sovyet döneminden kalan ve elinde palmiye dalı tutan bir kadınla temsil edilen Lady Liberty, yani Özgürlük Anıtının bulunduğu Citadella Hisarı Gellert Tepesi‘ne konumlanmış. Şehrin en güzel manzarasını bence burası sunuyor. Panoramik olarak Tuna Nehri’nin iki kıyısına yayılmış Budapeşte’nin tüm güzellikleri gözler önünde.

9. Gellért Kaplıcaları

budapeşte gidilecek kaplıcalar

Gellert Tepesinin eteklerinde bulunan meşhur Gellert Hotel ziyaretçilerine olağanüstü Gellért Kaplıcaları‘ndan faydalanma imkanı sunuyor. Budapeşte’nin en çok fotoğrafı çekilen kaplıcası olan Gellért Kaplıcaları (Gellért Fürdő), 1918’de hizmete açılan Budapeşte’deki ilk lüks otelinde yer alıyor.

Art Nouveau tarzında havuz, SPA ve buhar banyoları var. Buraya kadar gelmişken Macar hamamına girmemek olmaz. Pek çok rahatsızlığa iyi geldiği bilinen kaplıcaların Roma tapınağını andıran muhteşem mimarisinin tadını çıkarmanız için illa hasta olmanıza gerek yok elbette.

10. St. Stephen Bazilikası

budapest guide

St. Stephen Bazilikası (Aziz Stefan Bazilikası), şehrin en büyük ve en görkemli kilisesi. Aziz Stephen Meydanında yer alan Roma Katolik bazilikasının 50 yıldan uzun süren inşası 1800’lerde tamamlanmış. 96 metre yüksekliğindeki etkileyici merkez kubbesi Parlamento Binasının yüksekliği ile aynı. Devlet ve Din arasındaki dengeyi ifade ediyor.

Bazilika 8.500 kişilik bir kapasiteye sahip. Bazilikanın 9,5 ton ağırlığındaki çanı ülkedeki en büyük çan. Bazilikanın kulesine ücret ödeyip çıkabiliyorsunuz. Pazartesi günleri 17:00’da bazilikada konserler veriliyor. M3 hatlı metroya binip Arany János Sokağı durağında indiğinizde kiliseye kolaylıkla ulaşıyorsunuz.

11. Andrassy Bulvarı

budapeşte opera binası

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Andrassy Bulvarı (Andrássy út), 19. yüzyılın son yarısından bu yana Budapeşte’nin en şık ana caddesi. Aziz Stefan Bazilikasının önünden başlayıp Kahramanlar Meydanına kadar uzayan 2,5 kmlik cadde boyunca çok sayıda tarihi bina, marka mağazalar, cafe ve restoranlar sıralanmış.

Şehir merkezini Şehir Parkına (Városliget) bağlamak için inşa edilen Andrassy Bulvarının merkezinde Oktogon adlı metro durağı var. Opera Binası ve Terör Evi Müzesi bulvarda görülmesi gereken önemli yerler arasında. Yabancı ülkelerin büyükelçiliklerine ev sahipliği yapan bulvar Budapeşte’nin bürokratik caddesi olarak da biliniyor.

Çarpıcı bir mimariye sahip olan Macaristan Devlet Opera Binası Andrássy Caddesi’nde yer alıyor. Neo-Rönesans ve Barok mimari tarzda oldukça ihtişamlı olan bina, bir tasarım harikası ve başyapıt olarak kabul ediliyor. Avrupa’da bulunan en iyi akustiğe sahip bina olan yapıyı rehber eşliğinde gezmek mümkün.

12. Széchenyi Termal Hamamı

budapeşte kaplıca

Széchenyi Kaplıcaları (Széchenyi fürdő), Budapeşte’deki şifalı kaplıca kompleksleri arasında en büyük yapı. Avrupa’nın da benzer kategorideki kaplıcaları arasında en büyüğü olarak kabul edilen hamam kapalı birçok havuzdan oluşuyor. Tarihi, görkemli bir mimariye sahip hamam doğal yollardan ısıtılıyor.

Budapeşte Kaplıcaları Rehberi blog yazımda gidebileceğiniz tüm kaplıcalar hakkında daha geniş nilgiye yer verdim.

13. Kahramanlar Meydanı

budapeşte gezi rehberi gezilecek noktalar

Macar halkı için büyük değere sahip Kahramanlar Meydanı (Hösök Tere), Macar tarihinin en önemli liderleri ve savaş kahramanlarının heykellerine ev sahipliği yapıyor. İktidardaki rejime, işgalcilerin kimliğine göre heykellerin bir konup bir kaldırıldığı Hösök Tere, Macaristan’ı fethinin 1000. yılı anısına yapılmış. Meydanın ortasındaki 36 metrelik sütunun en tepesinde Marcar kraliyet tacını ve elindeki apostol çift haçı tutan Başmelek Gabriel tasvir edilmiş.

Meydanda yer alan Budapeşe Güzel Sanatlar Müzesi (Szépművészeti Múzeum), uluslararası sanat eserlerinin sergilendiği bir müze. 1863’te kurulmuş ve 636 tuallik resim koleksiyonuna sahip. Mısır, Yunan ve Roman eserlerinin yanında Rembrandt, El Greco ve Goya gibi büyük sanatçıların da çalışmaları bulunuyor. Müze ayrıca çok başarılı bir arkeolojik eser koleksiyonuna da sahip. Görmeye değer.

14. Şehir Parkı (Városliget)

budapeşte şehir parkı

Kahramanlar Meydanına çok yakın enfes bir park Varosliget. Gölün hemen karşısındaki Vajdahunyad var (Vajdahunyad Kalesi) ekim ayının ortalarında leziz Szekely tatlılarına adanmış ilginç bir festivale ev sahipliği yapıyor. Hemen sol tarafında yer alan Budapeşte Hayvanat Bahçesi gezilebilir.

15. Margaret Adası

budapeste rehber margaret adasi

Tuna Nehri’nin ortasında bulunan Margaret Adası (Margitsziget), Osmanlı İmparatorluğu zamanında harem olarak kullanılmış ve daha sonra kraliyet ailesinin dinlenme evine çevrilmiş. 1908’de halk parkına dönüştürülen Margaret Adası, yüzme havuzları, Japon bahçeleri ve Art Nouveau tarzı bir su kulesine sahip.

Bisiklet kiralayabileceğiniz, açık, kapalı havuzlar ve oyun alanlarıyla dolu bu ada aileler için ideal bir yer. Nehrin ortasında yemyeşil bir ormana benzeyen Margit-sziget’te (Margaret Adası) etrafı seyrede seyrede gezebileceğiniz nefis bir doğa var.

16. Gül Baba Türbesi

gül baba türbesi

Gül Baba, Kanuni Sultan Süleyman’ı etkileyen ve onun daveti üzerine Avrupa taarruzlarına katılan Bektaşi bir derviş. Savaşların ardından ömrünün sonuna kadar Budapeşte’de yaşayan Gül Baba’nın mezarının olduğu yerde bir türbe yaptırılarak önüne de büyük bir heykeli dikilmiş.

17. Kerepesi Mezarlığı

Kerepesi Mezarlığı

Kerepesi Mezarlığı, Avrupa’daki en etkileyici mezarlıklardan biri. Macar tarihinin en önemli insanlarının çoğu Kerepesi Mezarlığında yatıyor. Mezarlık, devasa boyutlarıyla bir çok lahit ve görkemli kabirlere ev sahipliği yapıyor.

Kerepesi Mezarlığı Budapeşte’yi ziyaret edenlerin görülecekler listesinde pek bulunmuyor olsa da aslında Budapeşte’nin en güzel yerlerinden biri. Adeta bir açıkhava müzesini andıran mezarlıkta tüm kabirleri keşfetmek için çok fazla vakit harcayabilirsiniz. 1847’de Budapeşte’nin dışında yapılan mezarlık o günden beri Macaristan’ın en önemli kişilerinin ebedi uykuya yattığı yer. 56 hektarlık dev bir alana sahip olan mezarlık East Station’dan sadece beş dakikalık mesafede bulunuyor.

Kerepesi Mezarlığında yatanlar arasında Macaristan’ın en yetenekli heykeltraşları, ressamları, bilim adamları, yazarları, politikacıları ve geçmişten gelen diğer önemli kişileri bulunuyor. Anıtların çoğu sarmaşık ve yosunlarla kaplanmışken yakın zaman önce hepsi temizlenmiş. Şehrin gizli mücevherlerinden biri olan bu mezarlığı ziyaret etmek için zaman ayrımanızı tavsiye ederim.

Budapeşte yeme ve içme

Budapeşte, 2014’ten önce pek fazla ziyaret edilmiyordu ancak muhteşem dönüşünün ardından fiyatlarda neredeyse 3’e katlandı. Bu büyük artış neyse ki sadece fiyatta değil yemeklerin kalitesinde ve çeşitliliğinde de meydana geldi. Aynı şekilde restoranların sayısı da çok yükseldi. Nereye bakacağınızı iyi bilirseniz 1200 forint’e makul bir yemek yiyebilirsiniz.

Budapeşte’de şu anda Michelin yıldızına sahip 2 yer var ve neredeyse 2 milyon kişinin yaşadığı bu şehir için oldukça şaşırtıcı. Günümüzde dünya mutfakları arasından rahatlıkla seçim yapabildiğiniz şehirde 4-5 Vietnam restoranı bulunması on yıl önce fanteziden öteye geçmeyecek bir düşünceydi. Nereye giderseniz gidin her yerde sushi bulabilirsiniz ancak çoğu aynı. Yine de Fransız ve İtalyan mutfaklarının çok çok çeşitli örneklerini bulabileceğiniz kentte aynı zamanda ev yemeği usulü geleneksel Macar ve Macar Yahudi klasiklerini tadabilirsiniz.

Macar mutfağı, Türklerin damak tadına oldukça uygun yemekler içeriyor. Yerel mutfakta kırmızı biber, kırmızı et, süt ürünleri, av hayvanları eti, tatlı su balıkları, patates, soğan ve lahana sık sık kullanılan yiyeceklerden.

Osmanlının Macaristan’a yaptıkları en büyük katkılardan biri de paprikayı Macar kültürünün içine dahil ederek Gastronomi konusunda olmuştur. Macaristanın mükemmel iklimi sayesinde kırmızı biberler bolca yetişiyor. İlk zamanlarda sadece dekoratifliğinden dolayı elitler tarafından yetiştirilen paprika köylüler tarafından yiyecek ve baharat olarak kullanılıyordu. 19. yüzyılda bir ara karabiberin çok masraflı olması herkesi paprikaya yönetmiş. Halk arasında Török bors yada Türk biberi olarak biliniyordu. Paprika’nın bir çok çeşidi var. Çok acıdan (csipos) tatlıya (edes) bir çok farklı türleri bulunuyor.

Café Gerbeaud ve Central halen açık olan tarihi kafelerden iki tanesi ve mutlaka ziyaret edilmesi gerekiyor. 18. yüzyıla ait bir kafe olan Angelika da yine tarihi kafelerden biri ancak karşınızdaki masada ünlü bir yazar yerine sırt çantalı birini görme ihtimaliniz çok yüksek.

Budapeşte’nin en meşhur kafelerinden biri olan Gerbeaud’da çikolatalı Esterhazy turtayı mum ışığı altında yemeden Budapeşte seyahatiniz tam anlamıyla bitmiş asla ve asla sayılmaz. Kemerinizden bir delik daha genişletin ve Macar efsanesi goulash ile kremalı sazan çorbasına yer açın.

Dilerseniz İtalyan, Japon yada yüzen şık restoranlardan birini tercih etmek isterseniz de nehire doğru gitmeniz yeterli. Muhteşem bir şekilde ışıklandırılmış Kale Bölgesindeki Alabardos, muhteşem foie gras ve paprika ile tatlandırılmış Afrika tavuğu gibi seçenekleri çok zarif bir ortam eşliğinde müşterilerine sunuyor.

Lánchíd Caddesi’nde yer alan Zona, Four Seasons Oteli’nin girişindeki Gresham, Vigyázó Ferenc Sokağı üzerinde bulunan Mák Bistro ve Szarvas tér bölgesindeki Aranyszarvas, Macar mutfağını prestijli bir atmosferde deneyimlemek isteyenler için ideal.

Tuna Nehrinden Zincir Köprü ve parlamento Binası

Macar mutfağı başlı başına Budapeşte’yi ziyaret sebebi. Macar mutfağında et de bolca kullanılır, özellikle sığır, domuz, tavuk ile av hayvanlarının etlerinden yapılan yahniler çok leziz. Ayrıca krema, peynir, bal ile mevsim meyveleri de yemek malzemeleri olarak kullanılıyor. Denizi olmayan bir ülke olmasına rağmen ponty ve fogas balıklarıyla yapılan yemekler de ünlü. Şehirde tadabileceğiniz geleneksel tatlılardan biri ise “dobostorta”.

Fozelék: Çok sağlıklı olan bu yemek çorba ile yahninin karışımına benziyor ama içinde et yada sebze parçaları bulunmuyor. Bir çok çeşidi bulunuyor, yeşil bezelye, patates ve tavuklu olanları en popülerleri. Sebze içerikli olanlarda bazen et suyu olabiliyor o yüzden vejetaryenlerin önceden bunu sorması iyi olur.

Lángos: Bir çok kültürün derin yağda kızartılmış hamur ile yapılan çeşitli yemekleri bulunuyor. Burdakinde ise üstüne peynir yada jambon olan ve en sonunda da sarımsak sosu koyulan bir çeşit mevcut. Üstüne koyabileeğiniz şeyler çok fazla ancak Mexikoi pek otantik olmayacaktır. Denemek isterseniz bulabileceğiniz en iyi yer Alışveriş Merkezi (Központ Vasarcsarnok). Üst kata çıktığınızda sağ taraftaki yemek büfelerine gidebilirsiniz.

Halászlé: Bir balık çorbası olan bu yemek sazan, turnabalığı yada tatlı su levreği ile yapılıyor. Hemen hemen tüm restoranlarda kolaylıkla bulunabiliyor.

Palacsinta: Fransızlar bu yemeğe krep adını veriyor. Macarlar ise ulusal hazineleri olarak görüyor. İçine koyabileceğiniz bir çok seçenekler bulunuyor. Bazı palacsinta restoranlarında 3 yada 5 krep için tatlı da dahil olmak üzere fix menüleri bulunuyor. Ücretler ise genellikle 800 ft’in altında.

Somlói Galuska: Çikolata severleri çok mutlu edebilecek bir tatlı. Bir kap içinde küp halindeki kekler rom çeşnileriyle zenginleştirilerek üzerine vanilya sosu dökülüyor. Daha sonra çikolata sosuna bulanan tatlının en tepesine köpük krema sıkılarak dayanılmaz bir çekiciliğe sahip oluyor. Diyettekilerin korkulu rüyası olan tatlı restoranların tatlı menüsünde genellikle bulunabiliyor.

Turós táska (tatlı peynir): İçi peynirle doldurulmuş meyveli tarta benzeyen tatlı hemen hemen tüm fırınlarda bulunabiliyor.

Túró Rudi: Bu o kadar Macarlar özgü bir tatlı ki ülke dışında bulmanız imkansız. Geri gelen ziyaretçilerin ilk gün aradıkları şey genelde bu oluyor. Küçük bir kütük şeklinde, quark adı verilen bir peynirin çikolata ile ince bir şekilde sarılmasıyla meydana geliyor. En fazla tercih edileni ‘natur’ aromalı olanı ancak meyveli olarak da satılan bir çok farklı türleri de bulunuyor. Orijinali beyaz renkte, kırmızı noktalı bir pakete sarılı olarak geliyor. Bunu hiç bir menüde bulamazsınız ancak herhangi bir markete gittiğinizde buzdolabı bölümünde bir çok farklı çeşidini görebilirsiniz. Hem besleyiciliği hem de 80ft gibi uygun fiyatıyla Macar ailelerinin eve gelen misafirlere bolca sunduğu bir tatlı.

Türkler Macarlara kahveyi verdiklerinde ise kültürü olağanüstü bir şekilde değiştirmişler. 1800lerin sonlarında sadece Budapeşte’de 500’den fazla kafe açılmış. En meşhur olanları da yazarlar, sanatçılar, müzisyenler ve diğer entellektüellerin bol bol geldikleri yerler olmuş.

Macaristan kırmızı ve beyaz şarapları ve bitki likörleri ile ünlü. Villány kırmızı şarapları, Tokaji tatlı beyaz şarapları, meyveli votka palinka ile birçok yerel bitkinin harmanlanmasından oluşan Unicum likörleri şehrin en ünlü alkollü içecekleri arasında yer alıyor. Alkolsüz içecek olarak ise kahve, üzümlü gazoz Traubi Szoda ve vişneli gazoz Márka sıklıkla tüketilen ürünler.

Budapeşte alışveriş

Budapeşte’de Tuk Tuk ile gezmece

Avrupa Birliğine katılmasının ardından geçen yıllarda Macaristan‘ın başkenti Budapeşte hiç beklenmedik şekilde hızlı bir büyümeye girdi ve alışveriş konusunda bir çok yeni dükkan ve AVM’ler şehrin her tarafında açılmaya başladı.

Hem bütçe dostu olsun hem de alışveriş konusunda harika bir şehir olsun istiyorsanız Budapeşte kesinlikle sizin şehriniz. Şehrin güzelliği, tarihi ve kültürü Avrupa’nın tüm büyük şehirlerine çok rahatlıkla rakip olabilecek seviyede ve dahası da Budapeşte onlardan çok daha uygun fiyatlara sahip! Budapeşte’nin ana caddesi olan Vaci Utca ve daha üst seviye alışveriş deneyimi yaşatan Andrassy Bulvarı, doğru adresler.

Vaci Utca, Budapeşte’nin en büyük yayalara ayrılmış caddesi ve tüm turistleri burada görebilirsiniz. Sadece yayalara açık olan cadde Vörösmarty Meydanı‘ndan Peşte’de ki Central Market Hall’a kadar devam ediyor. Budapeşte’nin en bilinen alışveriş caddesi Vaci utca, başka bir isimle söylemek gerekirse “shopping street”. Vaci utca bulvarı ise butikler ve el yapımı deri eldivenler, Halas dantelleri ve Herend porselenleri satan dükkanlarla dolu.

Sıkı pazarlıkçıları gitmesi gereken yerler arasında Central Market Hall yada bir çok antika ürünlerin, el yapımı eserlerin bulunduğu çeşit çeşit bit pazarlarına gitmeleri gerekiyor. Taze ve yerel ürünlerin satıldığı Central Market Hall ise Gustave Eiffel tarafından tasarımı yapılmış ilgi çekici bir mekan.

Andrassy utca, Budapeşte’nin Şanzelizesi ve kaliteli mağazaların da çevresinde bulunduğu Peste tarafında bulunuyor. Şehrin yerlilerinin çoğu vitrinleri gezerken bir kısmı da Andrassy Ut.’da lüks markaları tercih ediyor.

Yerel sanat eserleri olan seramik, tahta oyuncak, kutu ve oyuncak bebekler buranın en meşhur ürünleri. Herend yada Zsolnay porselenler ise geleneksel hediyelik eşyalar için en iyi seçim olacaktır. Gurmeler listelerine kaz ciğerini ekleyebilir, tabiki etik olarak uygun buluyorlarsa.

Pahalı antikacılar ve galeriler Falk Miksa utca bölgesinde, neo-gotik parlamento ve Macaristanın bir numaralı tasarım devi Katti Zoob’un hemen yanında bulunuyor. Antikalar için ise Falk Miksa Utca baştan çıkarıcı ve atmosferik dükkan ve galerileriyle müşterilerini bekliyor. Esceri Piac’a kadar her şeyi bulabileceğiniz bölge, Doğu Avrupa’nın en büyük bitpazarı.

Yirminci yüzyılın başlarında yapılan ve görkemli cam tavanı ile hayranlık uyandıran heykellerle süslü Párisi Udvar, Budapeşte’nin Art-Deco ve gotik mimaris sitllerde inşa edilmiş alışveriş merkezi. 20. yüzyılın başlarında yapılmış ve devasa bir cam tavan ile bolca heykel dekorasyonlarına sahip.

Parisi udvar’ın ana girişi Budapeşte’nin en eski meydanlarından biri olan Ferenciek tere’de bulunuyor. AVM, yedi katlı muhteşem bir bina olan Brudern House’un ilk iki katında dağılmış. Paris’de ki cam kaplı Passage des Panoramas’dan esinlenerek modellenmiş. İşte muhtemelen bu yüzden buranın bilinen bir diğer adı da Paris Evi (Parisi haz).

Budapeşte gece hayatı

Avrupa’nın en hip şehirlerinden birinde olduğunuzu unutmayın. Budapeşte renkli, dinamik ve canlı bir gece hayatı atmosferine sahip. Şehir çok sayıda caz kulübüne, canlı müzik barına, disko ve gece kulübüne ev sahipliği yapıyor. Budapeşte gece hayatının hareketli olduğu bölgeler, VII Liszt Ferenc, Blaha Lujzave Corvin semtleri ile IX Ráday, Almássy, Kazinczy ve Akácfa Caddeleri.

Uğranabilecek en prestijli ve popüler eğlence mekânları arasında ise Filter Club, Szimpla Kert, Café del Rio, Gödör Club, A38 ve Old Man’s Music Pub bulunuyor.

Budapeşte gündüz saatlerinde oldukça güvenli bir şehir. Ancak akşam karanlık çöktüğünde şehir merkezinden uzakta bulunan dış banliyö ve semtlerin bazılarında bulunmamanız daha iyi olur. Bu bölgeler arasında Pest bölümündeki 8. ve 9. bölgeler, Népliget semti, Lujza, Dankó, Magdolna ve Népszinház Caddeleri ile József Bulvarı yer alıyor.

Váci Caddesi özellikle turist kapanları ile ünlü. Bu caddede gündüz güvenli bir şekilde gezebilirsiniz ancak burada bulunan striptiz kulüplerine uğramamaya, restoranlara rağbet etmemeye ve döviz bürolarına güvenmemeye özen gösterin.

Budapeşte’de nerede kalınır

budapeşte otel
Estilo Fashion Hotel

Budapeşte’nin en lüks ve popüler konaklama alternatiflerine ev sahipliği yapan bölgeleri, Castle Hill, Kálmán Imre Utca ve Pest semtleri ile Lorinc Pap Ter, Váci, V Roosevelt Tér ve Erzsébet Caddeleri olarak biliniyor. Daha hesaplı konaklama seçenekleri için ise Dohany Utca, Vigszinhaz ve Kecskemeti Caddelerine göz atabilirsiniz.

Benim konakladığım Budapeşte otelleri ise Buda bölümünde art’otel budapest, Peşte bölümünde ise Mercure City Center, Estilo Fashion Hotel ve Arena Hotel’de konakladım. Tuna Nehri kıyısındaki art’otel en sevdiğim yer oldu. Uzandığınız yataktan Tuna Nehri ve Peşte tarafı görünüyordu.

Peşte’nin kalbi Vaci Utca Caddesinde yer alan Mercure City Center ve Estilo Fashion Hotel de şehrin kalabalığına hemen karışmak isteyenler için nefis. Danubius Hotel Arena ise şehrin dışında yer alıyordu, metro ile gidip geliyordum.

Budapeşte’ye nasıl gidilir

Budapeşte, yazın sıcak ve güneşli, kışın ise soğuk ve kar yağışlı bir iklime sahip. Şehri keşfetmek ve açık alanların keyfini çıkarmak için Budapeşte’yi nisan-eylül ayları arasında kalan ilkbahar ve yaz dönemlerinde ziyaret etmek uygun. Diğer yandan Budapeşte’yi masalsı bir kış manzarası eşliğinde gezmek için ise kasım-şubat ayları arasında kalan kış mevsiminde ziyaret edebilirsiniz.

Türkiye’den Budapeşte’ye Türk Hava Yolları, Wizz Air veya Norwegian Airways’in 2 saatlik direkt uçuş seferleri ile ulaşabilirsiniz. Şehir merkezine 16 km mesafede, kentin güneydoğusunda bulunan Budapeşte Franz Liszt Uluslararası Havalimanı’ndan merkeze ulaşım banliyö trenleri, ücretli havalimanı servisi, ticari taksi veya araç kiralayarak sağlanıyor.

Havalimanından Budapeşte şehir merkezine gitmek için, Terminal 1’in yanında bulunan Ferihegy Tren İstasyonu’ndan, MÁV firması tarafından işletilen ve ‘személy’ adı verilen banliyö trenlerine binebilirsiniz. Yolculuk yaklaşık 25 dakika sürüyor. Budapeşte’ye nasıl gidilir blog yazımda daha detaylı bilgiler paylaştım.

Terminal 2’den ise her 10 dakikada bir merkeze hareket eden 200E No’lu otobüse binerek 10 dakikada tren istasyonuna gelebilir ve yine buradan şehir merkezine giden banliyö trenlerine binebilirsiniz.

3 YORUM 💬

  1. Budapeşte, yalnızca Doğu Avrupa’nın değil, Avrupa Kıtası’nın göz bebeği bana göre. Şehri gezdiğinizde anlayacaksınız ki, resmen şehir kartpostal gibi… Verdiğiniz faydalı bilgiler için çok teşekkür ederim 😊

  2. Ilk etapta tipik bir avrupa şehri izlenimi yaratsa da tanıdıkça içinizde sempati uyandıracak, özellikle christmas dönemini geçirmek için avrupa’nın en güzel yerlerinden biri olan güzeller güzeli şehir ; Budapeste.

    Gitmeden once Budapestede lokal turk rehber Bulent’e ulastik. Internette budapestetur diye yazinca hemen cikiyor turk rehber olarak.

    Aile ile gidince stress yasamadan yorulmadan gezmek birde sehiri gercekleriyle ögrenmek icin bu yolu tavsiye ederim. Transferde istedim 45 euroya onlardan. Yarim gunluk sehir yuruyus turu 4 kisi icin 80 euroya anlastim. Otobus turlarindan ucuza geldi😄. Ustelik bize ait rehberimiz oldu. Kalvinterdeki esnaf lokantasini; sicak sarabi; gece manzaralarini; CF dondurmasini unutmayacagiz. Aparti 80 euro ayarladim. Rehberin gosterdigi yerlerde yemek yedik. Gunluk 50 euroya geldi. Pegasusta zaten indirimliydi. Bir vizeye verdigim paraya acidim.
    Yoksa ucuz sehir tadini cikartin….

    Ayca&Demir

  3. Bizde Budapesteyi cok sevdik. Gitmeden once Budapestede lokal turk rehber Bulent’e ulastik. Internette budapeste.net diye yazinca hemen cikiyor.

    Aile  ile gidince stress yasamadan yorulmadan gezmek birde sehiri gercekleriyle ogrenmek icin bu yolu tavsiye ederim. Transferde istedim 45 euroya onlardan. Yarim gunluk sehir yuruyus turu 4 kisi icin 85 euroya anlastim. Otobus turlarindan ucuza geldi😄. Ustelik bize ait rehberimiz vardi. Kalvinterdeki esnaf lokantasini; sicak sarabi; gece manzaralarini; cf dondurmasini unutmayacagiz. Aparti 80 euro ayarladim. Rehberin gosterdigi yerlerde yemek yedik. Gunluk 50 euroya geldi.

    Kesinlikle hos sehir

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın