Mersin’in Tarsus ilçesinde, İncil’de “Müjdeleyici” olarak ismi geçen St. Paul’un evinin yeri olarak kabul edilen bir avluda bulunan St.Paul Kuyusu, Tarsus’un UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olarak gösterilen kültür varlıklarından birisi.

St. Paul’un doğum yeri olarak bilinen ve Aziz Paul’a adanan tarihi yer, çok eskiden beri kutsal sayılması nedeniyle Hıristiyanlar için önemli bir ruhani merkez olarak kabul ediliyor. Geçmişte uzun kara yolculuklarıyla Kudüs’e hacı olmak için yöreden geçen Hristiyanlarca ziyaret edilip, kuyunun suyundan içilirmiş.

St.Paul Kuyusu
St.Paul Kuyusu, Tarsus, Mersin

Mersin seyahatimde Tarsus’a uğrama fırsatı bulup kuyuyu ziyaret ettiğim sırada yaklaşık otuz kişilik bir İtalyan turist grubuna denk gelmiştim. 29 Haziran 2008 ile 29 Haziran 2009 arasındaki yıl, Katolik dünyasında Aziz Paul Yılı olarak kutlanmış.

Asıl adı Saul olan Aziz Pavlus, Hıristiyanlığın ilk yıllarında Tarsus’ta doğmuş. Roma vatandaşı olmasına rağmen kendisi Yahudi. Çocukluğunda İbranice öğrenmiş ve Yahudi dininin eğitimini almış.



Hıristiyanlık sonrasında, yaşamı İncil’de yer alarak ölümsüzlüğe erişen Saint Paul, bugün bu inancın en büyük sembollerinden birisisi artık. Türkiye’de Presbiteryen Kiliselerin yanı sıra çok sayıda Aziz Paul Kültür Merkezi, Aziz Paul Evi var. Biz ne adını ne de yerini pek merak etmesek de Hıristiyan dünyası, Aziz Paul Kilisesi’nin ibadete açılmasını haline her yıl milyonlarca turistin hac ziyareti için Tarsus’a geleceği ifade ediliyor. Ne yazık ki siyasiler buna sıcak bakmıyor.

St. Paul Kuyusu

Mersin’e bağlı Tarsus ilçesinde yer alan Saint Paul Kuyusu, Hıristiyanlar için önemli bir kutsal merkez olarak kabul ediliyor. İncil’de “Müjdeleyici” olarak adı geçen Aziz Pavlus’un evinin yeri olduğu kabul edilen bir avluda bulunan Saint Paul Kuyusu, Aziz Paul’un evi olarak kabul edilen bir avluda yer alıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, 2000 yılında İnanç Turizmi ve Sokak Sağlıklaştırma Projesi kapsamında, St. Paul Kuyusu ve çevresinde çevre düzenlemesi ve kamulaştırma çalışmaları yapılmış. Kuyu çevresinde yakın zamana kadar yapılan küçük bir kazı çalışmasında bazı duvarlar ortaya çıkarılmış. Yine çalışmalarda St. Paul’un doğduğu ev olarak tahmin edilen evin taş duvarları St. Paul Kuyusu’nun hemen yanında gün ışığına çıkarılmış.

Eski Tarsus Evleri ile çevrili yerde yer alan, yaz ve kış suyu hiç eksilmeyen kuyunun ağız taşı silindir şeklinde olmasına rağmen, asıl kuyu gövdesi kare biçiminde tasarlanmış ve dörtgen kesme taşlarla yapılmış. Derinliği 38 metre olan kuyunun çapı ise 1,15 metre kadar.

Aziz Pavlus

Sıradan bir çadır dokumacısı olan St. Paul (Aziz Pavlus), ilk eğitimini Tarsus’ta almış. Öğrenimini tamamlamak üzere gittiği Kudüs’te eğitimine devam etmiş ve burada fikir ve düşünce dünyası zenginleşmiş. Bu sürede Hıristiyanlık ile tanışmış, ancak başlangıçta Hıristiyanlığa karşı başlayan saldırıların içinde yer almış ve uzun süre Hz. İsa’ya inananları inançlarından caydırmaya çalışmış.

Ancak sonrasında Aziz Paul’un hayatının bir mucize ile değiştiği aktarılıyor. İncil’de anlatılanlara göre bir gün Şam’a giderken gözleri Tanrı tarafından kör edilmiş ve 3 gün boyunca görememiş. Daha sonra Hz. İsa, Hananya isimli bir inananını Aziz Paul’a göndermiş gözlerini açtırmış. Sonrasında ise ona Hıristiyanlığı yayma görevini vermiş.

Aziz Paul, hayatını Hıristiyanlığı yaymaya adamış ve Anadolu, Yunanistan, Suriye ve Filistin’i dolaşmış. Yanındakilerle birlikte Akdeniz’de ilk Hıristiyan kilise ve cemaatlerini kurmayı başaran Aziz Paul, Hz. İsa’dan sonra Hıristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynamış. Milattan Sonra 46’da başlayan misyonerlik çalışmalarını İspanya’ya kadar götürmeyi bile planlamış.

Gittiği yerlerde halk ile tanışan ve onları Hıristiyanlığa davet eden St. Paul, Musevilerden oldukça tepki görse de, Yahudi olmayan toplulukları oldukça etkilemiş. Başka hiç kimse Hıristiyanlığın yayılma tarihinde bu kadar etken rol oynamadığı aktarılıyor.

Aziz Pavlus Kuyusu
Aziz Pavlus Kuyusu
Saint Paul Kuyusu
Saint Paul Kuyusu

Roma İmparatorluğu’nun doğusuna yaptığı üç misyoner seyahatten sonra Paul Kudüs’e dönmüş. Orada tutuklanıp yargılanmak üzere Roma’ya gönderilmiş. Yargılanmanın nasıl sonuçlandığı Roma’yı terk edip etmediği belirlenemese de, Milattan Sonra 64’de Roma şehri dışında idam edildiği aktarılıyor.

St. Paul hiç evlenmemiş ve hiç kanıtlanmamış olsa da hiç bir kadınla cinsel ilişkide bulunmamış. Cinsellik üzerine görüşleri Hıristiyanlık ahlakı üzerinde oldukça etkili olmuş.

Hıristiyanlık sonrası yaşamının İncil’de yer alarak ölümsüzlüğe erişen St. Paul, bugün Hıristiyanlığın en büyük sembollerinden birisi olarak kabul ediliyor. Türkiye’de Presbiteryen Kiliselerin yanı sıra çok sayıda Aziz Paul Kültür Merkezi, Aziz Paul Evi var.

Mersin’e yolunuz düştüğünde seyahat programınıza Tarsus’u da eklemeyi unutmayın. Tarsus’ta St. Paul Kuyusu ve St. Paul Kilisesi, Tarsus Şelalesi, Tarsus Ulu Camii, Kırk Kaşık Bedesteni, Kleopatra Kapısı, Roma Hamamı ve Roma Antik Yolu Görün. Ayrıca eski, zamana esir olmuş Eski Tarsus Evlerininin sıralandığı eski sokaklarda dolaşın.

9 YORUM

  1. Sorularınızı Instagram @yoldaolmak hesabımdan sorabilirsiniz

    145,2k Takipçiler
    Takip et
  2. Mersinliyim inanın çoğu yeri görmedim ve benim gibi çok insan var. Adam kayalar,uzuncaburç,anamurda ki kale (adı aklıma gelmedi), cennet-cehennem vs. İnşallah yakın zamanda gezilecek. Siz gezin resimleride paylaşın ki görelim.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın