Kapadokya, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan, eşsiz doğasıyla dünya üzerinde bir benzeri olmayan bambaşka bir coğrafya. Bu coğrafyanın benzersizliği içerisinde farklı renkler de görmek mümkün.

Bu coğrafyada yaşayan farklı kültürlere dair yaşamlar kendilerine münhasır bir mimari ve kültürü de geride bırakmış. Bu kültüre şimdilerde ev sahipliği yapan ilginç yerlerden birisi de Jerveni Cave Hotel.

Mustafapasa-Otelleri

Nevşehir’e 20 km, Ürgüp’e yalnızca 5 km uzaklıkta olan, Sinasos adıyla da bilinen Mustafapaşa Köyü, Rum evleri ve taş işçiliği ile ünlü, sakin, huzurlu, doğallığından hiçbir şey kaybetmemiş bir yer. Mustafapaşa Köyünde hizmet veren Jerveni Cave Otel, şehir merkezine yakın Maraşoğlu Köprüsü’nün hemen yanı başında bulunuyor.

Buradaki yeraltı şehrinin de küçük bir parçası olan otel, mütevazı girişin ardında sizi karşılayan ferah salonda, artık bir otelde olduğunuzu unutup tarihin sayfalarında dolaşmaya çıkarıyor. Küçük mübadele müzesinde, mübadele dönemimden kalma bir çok kıymetli eşyaların, kıyafet yanında ev eşyalarının, değerli evrak ve tapular sergileniyor. Bu bölümde ayrıca dönemin olaylarına dair bir çok kaynak kitap da rafları süslüyor. Bunlar arasında otelin sahibesi Süreyya Hanım’ın kendi yazdığı kitapların da bulunduğu bir kitaplık mevcut.

Jerveni-Cave-Hotel

Jerveni Butik Otel

Otel ismini, dedelerin göç edip geldiği Jerveni Köyü‘nden alıyor. Jerveni Cave Hotel, modern imkanlar ve ücretsiz Wi-Fi ile donatılmış toplam 10 otantik odası ile hizmet veriyor. Odaların isimleri de Jerveni köyünün bağlı olduğu Kastorya ve köylerinin isimlerinden alınmış.

Geçmişi on binlerce yıl öncesine kadar uzanan mağara odalara sahip otel, günümüz konfor beklentisinin ötesini sunuyor. Tarihi dokuya sadık kalınarak dekore edilmiş odalar, benzersiz bir konaklama deneyimi sunuyor. Cave otel veya mağara otel olarak adlandırılan konseptte dizayn edilmiş çok şirin ve etkileyici odalara sahip.

Jerveni-Cave-Kapadokya

Kapadokya-Jerveni-Hotel

Otelin en gözde odalarından biri olan Kastorya, binlerce yıl önce depo olarak kullanılmış. İçine arpa, buğday ve şarap gibi ürünlerin konduğu erzak küplerini yerleştirmek amacıyla açılmış küçük oyuklar hala görülebiliyor. Kaya odada günümüzden imzalara da rastlamak mümkün. Kültürümüzde önemli bir yeri olan Türk hamamı deneyimini bu odada yaşamak fırsatı sunuyor.

Bir başka gözde oda ise, yine ismini göçüp gelinen diyarlardan alan Drenoveni. Örneklerine, ekseriyetle yeraltı şehirlerinde rastlayabileceğiniz sürgü taşlarından bir tanesi Drenoveni odasında bulunuyor. Sürgü taşı, geçmişte, yeraltı yerleşimlerinde savunma amaçlı olarak katları birbirinden ayırmak amacıyla kullanılmış. Çapı 1-2.5 metre, ağırlığı ise 500 kilograma kadar çıkan bu kapılar, güvenlik amacıyla, sadece içeriden açılabilecek şekilde tasarlanmış.

Jerveni-MustafaPasa

Her birinde farklı bir hikaye bulabileceğiniz odalar, yapısıyla uygun biçimde sade ama rahatlıktan da hiç ödün verilmeden döşenmiş. Otelde geleneksel mutfaktan yemekler sunan bir restoran bulunuyor. Günlük kahvaltı açık büfe tarzında servis ediliyor. Alakart restoranı muhacir hamur işleri ve muhacir mantısı dahil yöresel mutfaktan eşsiz yemekler sunuyor.

Jerveni Cave Hotel Adres : Yukarı Mah. Zafer Cad. No:17 Mustafapaşa Kasabası, Ürgüp, Nevşehir
Jerveni Cave Hotel iletişim: (0384) 353 5184

Jerveni Cave Hotel Web Sitesi: www.jervenicavehotel.com | Rezervasyon için tıklayın.

Nerede: Jerveni Cave Hotel, Nevşehir’e 20 km,Ürgüp’e 5 km uzaklıkta, eski rum köyü Sinasos, Mustafapaşa da bulunuyor.

Yakın Yerler: Göreme Açık Hava Müzesi 12 km, Ürgüp şehir merkezi 5 km ve Üçhisar Kalesi 17 km, Nevşehir, Kapadokya Havaalanı ise sadece 50 km uzaklıkta.

Amacınız iste bir kaç günlük tatil olsun, yahut bir gece konaklama, Kapadokya otelleri içerisinde dikkate değer otel olan Jerveni Cave Hotel, farklı deneyimler sunan odalarını mutlaka görün. Hiç kalmaysanız bile, mutlaka Süreyya Hanımla tanışın, bir çay içimlik hikayelerini dinleyin. Jerveni Cave Hotel, Ürgüp’ün bir müze havasındaki lobisini gezin; Sinasos’a dair hikayelere Jerveni’nin kattığı zenginlikten kendinizi mahrum bırakmayın.

5 YORUMLAR

  1. Kapadokya bölgesi özellikle Asmalı Konak gibi diziler sayesinde bir dönem canlılık yaşamıştı. Ancak hala yabancı turistlerin ilgisi yerlilerden fazla. Gezginlerin yazılarıyla bölgeye ilginin artacağınainanıyorum. Eline sağlık!

  2. Paylaşayım dedim: 🙂
    Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: “Peri bacası”.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!