Siem Reap, Angkor Wat Tapınakları için bir kapı görevini görüyor. Kamboçya’daki bu dünyanın sekizinci harikalarından sayılan Khmer mirası, Angkor Tapınaklarını görmek için gelen milyonlarca ziyaretçi, şehrin yüzünü değiştirmiş. Her yıl bir yenisi açılan lüks oteller ve yeni eklenen spa merkezleri, butik oteller ve misafirhaneleri ile bu turizm şehri aşırı hızda büyümeye devam ediyor.

The Angkor Uluslararası Havalimanı şehrin 15 dakika uzağında bulunuyor. Çok sayıda uluslararası havayolu şirketinin, Phnom Penh, Bangkok ve Ho Chi Minh şehirlerinden Siem Reap’e uçuşları var. Ülkeye girişte 20$ karşılığında vize alınabiliyor, ancak havayolu ile ülke çıkışında ayrıca 25$ çıkış harcı alınıyor. Havalimanından şehir merkezine tuktuk veya taksi ile 4-7$’a gitmek mümkün. Cebinizde dolar varsa parayı Kamboçya para birimi olan Riel‘e çevirmeye gerek yok. Şehrin her yerinde dolar kullanmak mümkün.

Karayolu ile başkent Phnom Penh’den Siem Reap’a otobüsle ulaşım 5-6 saat alıyor, yol gayet düzgün. Gün içerisinde çok sayıda karşılıklı seferler düzenleniyor. Yine Sihanoukville ve Battambang şehirleri ile Siem Reap arasında otobüs seferleri düzenleniyor. Tayland’tan gelenler, Tayland-Kamboçya sınır geçişi kapılarından Poipet, sonrası taksi veya otobüsler ile Siem Reap’a ulaşabilir.

Şehri keşfetmenin birkaç yolu var. Tuk tuk, motosiklet veya bisiklet kulanılabilir, ancak tuk tuk ile gün boyu seyahatin biraz gürültülü olabileceği unutulmamalı. Motosiklet veya bisiklet kullanılmayacaksa eğer tuk tuk, hem ekonomik yönü (15$/gün) hem de çevreyi en iyi gözlemleme fırsatı verdiğinden tercih edilebilir. Zamanı olmayanlar taksi kiralayarak kısa zamanda daha çok yeri hızlıca ziyaret edebilirler.

Kamboçya veya Siem Reap’ı ziyaret etmek için en uygun zamanlar Ekim-Mart arası. Bu mevsimler arasında hava güneşli ve şehri gezmek için oldukça uygun. Nisan ve Ağustos ayları arası ise yağışlı sezon olduğundan hava hem daha sıcak, hem de yüksek nem oranlarına sahip. Yağmur sezonunda fiyatlar düştüğünden,  dar bütçeyle seyahat eden gezginler için bir fırsat olduğu da unutulmamalı.

Lüks otellerin çoğu şehrin merkezi dışında, havalimanı ile şehir arasında kalan yol üzerinde bulunuyor. Ulaşım için her dakika kolayca tuk tuk bulunabiliyor ve çoğu mesafe için 1$ ödemek yeterli. Şehir dünyanın birçok popüler turist şehriyle kıyaslandığında ise oldukça güvenilir. Raporlanmış suç oranları düşük, özellikle gece bile rahatlıkla şehrin sokaklarında, Siem Reap Nehri ve Pub Street’te güvenle dolaşmak mümkün.

Kaldığım otelden bisikletime atlayıp şehri keşfetmeye çıktım. Benim de bulunduğum Siem Reap Nehri’nin doğu yakası, Wat Bo Road’ın çevresi ekonomik konaklama isteyenler için uygun seçenekler sunuyor. Çok sayıda butik otellerinde olduğu bu çevrede çok sayıda bahçeli stilinde bar ve restoranlar da sıralanıyor. Gündüzün sessiz olan bu bölge dün gece oldukça kalabalıktı.  Burada bulunan Wat Bo (Bo Tapınağı), bu bölgenin en eski tapınaklarından. Bu bölge merkez diyebileceğimiz Old Market bölgesine yürüyerek 10 dakika uzaklıkta bulunuyor.

Oldukça sakin akan Siem Reap Nehri üzerindeki köprüden geçerek ulaştığım ana cadde olan Charles de Gaulle Bulvarı, Angkor Wat tapınaklarına kadar uzanıyor. Çok sayıda lükse restoran ve kafenin olduğu bu bulvar, aynı zamanda lüks konaklama otelleri Raffles Grand Hotel d’Angkor, Le Meridien Angkor ve Tara Angkor Hotel’e ev sahipliği yapıyor.

Şehrin en önemli müzesi olan Angkor National Museum, 1000 Buda galerisine ev sahipliği yapıyor. Müze, Khmer gelenekleri ve Angkor Wat mirasını yakından tanımanın fırsatlarını sunuyor. Angkor dönemine ait 1300 parçadan fazla serginin olduğu Ankor Ulusal Müzesi’nde multimedia gösterileri de yapılıyor. Saat 09.00-20.00 arasında açık olan müzeye giriş ücreti ise 12$.

Bisiklet ile Siem Reap gezimin son durağı, çok sayıda alışveriş dükkanının, kafe restoranların olduğu Eski Pazar (Old Market) bölgesi oldu. Çoğu sade ve basit olan dükkânlarda hemen her şeyi bulmak mümkün. El yapımı ürünler, ipek ile yapılmış tekstil ürünleri, Kamboçya’nın ünlü kuklaları ve tropik meyvelerle dolu tezgahlar alışveriş severlerin ilgisini çekebilir. Spa ve masaj salonları ise keyif düşkünlerini ağırlamaya hazır. Asya’nın hangi ülkesine yolunuz düşerse düşsün mutlaka masaj yaptırın. Gittiğim her ülkede en az bir defa bunu deneyimlemek olmazsa olmazlarım arasında.

Günün yorgunluğunu atmak için önce masaj, sonrasında ise güzel bir akşam yemeği gibisi yok.

Day 632: Kamboçya:26, Siem Reap, 25 Nisan 2012

11 YORUMLAR

  1. Ucuz bütçeyle yolculuk yapan gezginler için, kaçırılmaması gereken bir fırsat. Yazıyı okurken tropikal yağmurlar altında, sırt çantamla gezdiğimi düşündüm. Özellikle son resimdeki sokakta masaj yapan arkadaşın, arkasındaki tabela da dikkatimi çekti. Masaj 1$ yazıyor. Hem ucuz hem de eğlenceli bir deneyim.

    • Kaldığım hostelde kendime ait oda 10 liraydı, bisikleti ise 2 Liraya kiraladım. Yine ayak masajıda 1 liraydı. Pazarda yediğim meyve de 1$’dı. Kamboçya’da her şey 1 dolar. 🙂

      • Bizim şu meşhur 1 milyoncular gibiymiş ne güzel. 🙂 Uygun fiyatlı olması sebebiyle nereye gitsem kararsızlığında olan yurt dışı tatil meraklıları için not edilmesi gereken bir yer o halde.

        Kemal bey sitede dikkatimi çeken bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum.

        Gittiğiniz ülkelerde edindiğiniz tecrübeler, gördüğünüz yerler hakkında makaleler yazarken oralarda yaşadığınız olumlu/olumsuz tecrübeleri daha fazla yazarsanız, o ülkelere gidecek insanlar için çok faydalı olacaktır. Örneğin (atıyorum) “Şu bölgede yürürken hırsızlık olaylarına karşı dikkatli olun, şu ülkeye giderken yanınızda spor ayakkabınız, şemsiyeniz olsun, x bölgesindeki oteller kötü/iyi, …. ülkesi çok pahalı vs…” gibi uyarılardan bahsediyorum. Yazmıyorsunuz diyemem ancak bana yeterli gelmedi. Yanlış anlaşılmamıştır umarım. 🙂 Benim ki sadece naçizane bir öneri.

        Sevgiler…

  2. Etnik renkler içerisindeki seyahatleriniz en çok dikkatimi çekenler oluyor. Bu yazınız da her zamanki gibi özendirici. Umarım ben de bir gün kendimi esen rüzgara bırakabilirim. Heyecanınızı hiç kaybetmemeniz ve bu yazılarınızdan bizi mahrum bırakmamanız dileğiyle. 🙂

  3. Çok teşekkürler İbrahim Bey. Bisikeltle hem Siem Reap şehrini gezebilir hem de Angkor Wat tapınaklarını keşfedebilirsiniz. Zamanınız vasa bunun için 2-3 gün ayrımanız iyi olacaktır. Tapınaklar şehir merkezine 5-6 kilometre uzakta bulunuyor. İyi bir bisiklet olması sizi daha az yoracaktır.

    • Yakın zamanda Kamboçya’ya gitme düşüncesinde biri olarak; yazılarınız gerçekten çok ilgi çekici. Teşekkür ederim.

  4. Selamlar,

    Websiteniz gerçekten çok başarılı olmuş. Kısa bir soru sormak istiyorum, şehirde bisiklet kiralarsam tapınaklara rahat ve kolay bir ulaşım sağlayabilir miyim? Teşekkürler.

    • Bence bu bölgeyi gezmenin en güzel yolu tuktuk kiralamak. Hem ucuz hem de pratik. Bir tuktuka 4 kişi binebiliyor. Sıcağa dayanamam diyeneler için turist minibüsleri var. Acentelerden bu minibüslerle yapılan Angor Wat turu satın alınabiliyor, tabi daha pahalı.

      • Bütçe durumunda göre Angkor Wat gezilirken bisiklet, tuktuk, taksi veya turist minibüsü kallanılabilir. Maliyet de ona göre değişiyor tabi. Aslında en güzeli bisikletle gezmek.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!