Ana Sayfa Ürdün Akabe Akabe’de Dalış: Kızıldeniz’de Mercan Resifleri

Akabe’de Dalış: Kızıldeniz’de Mercan Resifleri

57432

Ürdün’ün antik liman kenti Akabe, sadece 4000 yıllık tarihiyle değil, deniz altı zenginliğiyle de öne çıkıyor. Burası eskiden Mısır, Hindistan, Arabistan ve Çin’e açılan bir kapıymış; bugün ise dalış meraklıları için bir cennet. Petra ve Wadi Rum’u keşfettikten sonra Akabe’ye vardığımda, çölün kurak sessizliği ile Kızıldeniz’in berrak sularının kontrastı beni büyüledi.

Şehrin plajlarından birine adım attığınızda, denizin sıcaklığı ve mercanların renk cümbüşü hemen dikkatinizi çekiyor. Ben de Berenice Beach Club’ta birkaç saat boyunca şnorkelle ve scuba dalış yaparak mercanların arasında dolaştım, tropik balıkları yakından gözlemledim. Akabe’de dalış, ister yeni başlayan olun ister ileri seviye dalgıç, herkese uygun noktalar sunuyor; kıyıdan sadece birkaç metre açıkta sığ alanlarda pratik yaparken, batık ve enkazların bulunduğu 26 metre derinliğe kadar da dalış yapmak mümkün.

Akabe, turist kalabalığından uzak, samimi ve misafirperver bir şehir. Denizi pırıl pırıl, plajlar nispeten sakin, yemekler lezzetli ve yerel halk, güzelliklerini paylaşmak için her zaman hazır. Bir dalış sonrasında yüzümdeki gülümseme ve kameramda dolu dolu kareler, bu deneyimi özetliyor: Akabe’de sadece denize değil, doğaya ve tarihe de dalıyorsunuz.

Dalış ise işin başka boyutu. Akabe, yıl boyunca 20’ye yakın dalış noktasıyla dalış tutkunlarını bekliyor. Cedar Pride Wreck, suların 26 metre derinliğinde yatan, 1985’te batmış Lübnanlı bir gemi. Oraya dalmak bana hem tarihi bir keşif hissi verdi hem de dev Napoleon balıkları ve deniz kaplumbağalarıyla karşılaşma şansı sundu. Biraz daha yüzeyde kalmak isteyenler için Japanese Garden sığ suları ve renkli mercanlarıyla ideal; Little Dragon Fish’i yakalamak mümkün.

Her seviyeden dalgıç için uygun dalış noktaları var. Kıyıdan sadece 100 metre açıkta 7 metrelik sığ dalış noktaları olduğu gibi, batıklar ve enkazlar üzerinde 26 metreye kadar derin dalış deneyimleri de mümkün. Özellikle Cedar Pride Wreck gibi batıklar hem yeni başlayan hem deneyimli dalgıçlar için keşif heyecanı sunuyor.

Daha farklı deneyimler için Black Rock, Seven Sisters, Paradise, Blue Coral ve Kiwi Reef gibi dalış noktaları var. Her birinde ayrı bir renk cümbüşü, farklı balık türleri ve mercan yapıları görebiliyorsunuz. Seven Sisters’ta ise Amerikan ordusuna ait bir tankın deniz dibinde durduğunu görmek inanılmaz bir sürprizdi; dalış sırasında kendimi hem tarih hem de doğa arasında bir keşifte hissettim.

Akabe’de dalış yapmak için ideal zaman aslında tüm yıl. Ilıman iklimi ve kış aylarında bile günde 12 saatten fazla güneş, visibility açısından mükemmel. Suyun sıcaklığı kışın 20°C, yazın ise 26°C’ye kadar çıkıyor. Benim dalışım sırasında, 127 farklı mercan türü arasında Hawksbill kaplumbağaları, Nudibranches ve yüzlerce renkli balık türüyle karşılaştım. Japanese Garden olarak bilinen dalış noktası özellikle etkileyici: rengarenk mercanlar ve canlı balık sürüleri insanı adeta sarıyor. Tayland, Bali, Filipinler ve Borneo’da dalmış biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim, Akabe su altı yaşamı beni fazlasıyla tatmin etti.

Akabe’nin su altı yaşamı sadece dalışla sınırlı değil. Şehirdeki Aqaba Marine Park ve Aqaba Aquarium, suya girmeden de mercanları ve tropik balıkları gözlemleme imkânı sunuyor. Şnorkelle yüzmek isteyenler için de mükemmel bir alan; özellikle mercanların etrafında dolaşan renkli balıkları görmek, fotoğrafçılar için de bulunmaz bir fırsat.

Üstelik tüm bu deneyim, yıl boyunca ılık ve sakin sular sayesinde neredeyse her mevsim mümkün. Nisan-Kasım arası dalış için ideal zaman; hava ne çok sıcak ne çok soğuk, deniz ise her zaman davetkâr. Dalış şirketleriyle bireysel turlar veya kurslar ayarlamak mümkün, isterseniz tekneyle şeffaf tabanlı gezilerle bile balıkları doğal ortamlarında izleyebilirsiniz.


Beni organize eden ve deniz tatilimi unutulmaz kılan yer ise Berenice Beach Club oldu. Aqaba Marine Park Natural Aquarium’un kalbinde, kıyıdan birkaç metre içerideki mercan resifi bile şnorkelle dalmayı sevenleri tatmin edecek seviyede. 5 yıldız kalitesindeki bu club, deniz, güneş ve dalışı bir arada sunuyor; gün batımını izlerken birkaç saat önce çöldeki rüzgârla üşüdüğünüz anı hatırlamak bile ayrı bir keyif.

Konaklama için Akabe’de çok sayıda yıldızlı otel ve guesthouse mevcut. Ben DoubleTree by Hilton Akabe’de kaldım; konforlu odalar, zengin kahvaltı seçenekleri ve şehir merkezine yakınlığıyla oldukça pratikti. Ulaşım da kolay: Türk Hava Yolları haftada 3 tarifeli sefer ile Akabe’ye uçuyor, İstanbul’dan uçuş süresi yaklaşık 2,5 saat.

Kısacası, Petra ve Wadi Rum’un çöl ve tarih zenginliğini keşfettikten sonra Akabe’de dalış yapmak, şnorkelle mercanların arasında yüzmek ve Berenice Beach Club’da gün batımına karşı dinlenmek, Ürdün gezisini eksiksiz kılıyor. Benim için bu kombinasyon, hem ruhu hem bedenini besleyen bir deneyim oldu.