22 Ağustos 2012 tarihinde saat 20.00’de, TRT Radyo 1’de yayınlanan Öğrenci İşleri programının canlı yayın konuğu oldum. Yıllardır yollarda, otobüs koltuklarında, tren kompartımanlarında, havaalanı köşelerinde yazdığım hikâyeleri bu kez bir stüdyoda, profesyonel mikrofonların önünde anlatmak farklı bir duyguydu. Mikrofonun diğer tarafında olmak, 70.000 kilometreyi ve yüzlerce günü birkaç saate sığdırmaya çalışmak kolay değilmiş.
Programda tam 685 gün süren Güneydoğu Asya ve Okyanusya seyahatimi konuştuk. Yolda olmanın romantik tarafını değil, gerçeğini anlatmaya çalıştım. Neden uzun süreli yola çıktım, bütçemi nasıl yönettim, tek başıma seyahat ederken neler öğrendim, hangi ülkelerde ne kadar kaldım gibi sorulara yanıt verdim. Özellikle sırt çantalı seyahat pratiği, düşük bütçeyle uzun süreli gezmenin yolları ve “yolda yaşamak” fikri üzerine konuştuk.

🎙 TRT Radyo 1’de Kemal Kaya: Couchsurfing’den Dünya Turuna
Yayında en çok ilgi gören başlıklardan biri Couchsurfing ve Help Exchange (Workaway benzeri gönüllü değişim sistemleri) oldu.
Couchsurfing nedir, ben nasıl yaşadım?
Couchsurfing’i ilk denediğimde açıkçası biraz tedirgindim. Sonuçta hiç tanımadığın birinin evine gidiyorsun. Ama referansları okuyup, uzun uzun yazışıp, içime sinen ev sahiplerini seçtiğimde deneyim bambaşka oldu. Otelde kalmakla aynı şey değil; bir ailenin akşam sofrasına oturuyorsun, sabah onların rutinine uyanıyorsun, şehri onların gözünden görüyorsun. En büyük fark şu: Turist olarak değil, misafir olarak ağırlanıyorsun. Bu hem bütçeyi düşürüyor hem de ülkeyle kurduğun bağı güçlendiriyor. Ama şunu net söyleyeyim, profilini iyi hazırlamazsan ve iletişimi ciddiye almazsan bu sistem işlemez.
Help Exchange (Workaway benzeri sistemler) nedir, ben nasıl kullandım?
Help Exchange’i Avustralya’da aktif kullandım. Günde birkaç saat çalışıp karşılığında konaklama ve çoğu zaman yemek aldım. Bulaşık yıkadım, boya yaptım, çit tamir ettim, bahçe işleri yaptım. Hatta Down Sendromlu bir çocuğa 10 gün boyunca arkadaşlık ettim. Para kazanmadım ama barınma derdim olmadı ve yerel hayatın tam içine girdim. Bu sistem uzun süreli seyahatte bütçeyi ciddi rahatlatıyor. Ama “bedava kalayım” mantığıyla olmaz; gerçekten katkı sunman gerekiyor. Ne verebileceğini net söylersen, karşılığında çok daha fazlasını alıyorsun.
Yabancı bir ülkede yerel bir ailenin evinde kalmanın deneyimi nasıl?
Bir ülkeyi gerçekten tanımak istiyorsan otel odasından çıkman gerekiyor. Couchsurfing ya da Help Exchange ile bir ailenin evinde kaldığında o ülkenin gündelik ritmini görüyorsun: sabah kahvaltı alışkanlığı, akşam sohbeti, çocukla iletişim biçimi, mutfak düzeni… Turistik yüz değil, gerçek hayat. Benim en büyük kazanımım buydu. İpucu: Gitmeden önce ev sahibinle net iletişim kur, beklentileri açık konuş, kalacağın gün sayısını ve ev kurallarını baştan netleştir.
Kültürel etkileşim gerçekten anlatıldığı kadar güçlü mü?
Evet, ama romantize edildiği gibi otomatik değil. Sen ne kadar açıksan o kadar güçlü oluyor. Ortak sofraya oturmak, birlikte alışverişe gitmek, küçük bir ev işine yardım etmek buzları hızla eritiyor. Pasif misafir olursan yüzeyde kalırsın. İpucu: Kültürü “gözlemleyen turist” gibi değil, “katılan misafir” gibi yaşa. Küçük bir Türk yemeği yapmak bile sohbeti derinleştiriyor.
Güvenlik konusu nasıl yönetilmeli?
Güven tamamen şansa bırakılacak bir konu değil. Referansları dikkatle okumak, uzun ve detaylı profilleri tercih etmek, yeni açılmış ve yorumsuz hesaplara temkinli yaklaşmak şart. İlk mesajlaşmada içgüdünü dinle; belirsiz cevaplar, yuvarlak ifadeler kırmızı bayraktır. İpucu: İlk gün şehir merkezine yakın bir plan yap, adresi bir yakınında paylaş ve her zaman B planın olsun.
Uzun süreli seyahatte konaklama maliyeti nasıl düşürülür?
En büyük gider kalemlerinden biri konaklama. Couchsurfing tamamen ücretsiz, Help Exchange/Workaway gibi sistemlerde ise konaklama ve çoğu zaman yemek karşılığında günde birkaç saat yardım ediyorsun. Bu hem bütçeyi düşürüyor hem de ülkeyle bağ kurmanı sağlıyor. İpucu: Sadece tasarruf odaklı düşünme; ev sahibinin ihtiyacına gerçekten katkı sunabileceğin alanları seç. Bahçe işi, boya, çocuklarla oyun, sosyal medya desteği… Ne sunabileceğini net yazarsan daha kaliteli eşleşmeler oluyor.
Bu sorular üzerinden pratik bilgiler paylaştım. Kendi deneyimlerimden örnekler vererek, Güneydoğu Asya’da ve Okyanusya’da evlerde, çiftliklerde, hostellerde gönüllü olarak kalma süreçlerimi anlattım. Seyahatin sadece tüketmek değil, üretmek ve paylaşmak tarafına da değindik.
Programın yapımcılığını Dorukhan Yılmaz ve Seda Arslan Şavural üstlendi. Sunuculuğunu ise Gencay Aydın yaptı. Yayın boyunca hem öğrencilerden hem de dinleyicilerden gelen sorularla interaktif bir sohbet havası oluştu. Özellikle gençlerin uzun süreli seyahat hayali kurarken karşılaştıkları “maddi kaygılar” ve “kariyer endişeleri” üzerine konuşmak önemliydi.
Öğrenci İşleri programı her çarşamba saat 20.00–21.00 arasında TRT Radyo 1’de yayınlanıyor ve gençlere eğitim, kariyer ve kişisel gelişim konularında farklı perspektifler sunuyor. O akşam, programın odağında yol vardı. Üniversite sıralarından çıkıp dünyanın öbür ucuna gitmenin mümkün olduğunu, bunun için zengin olmak gerekmediğini, planlama ve cesaretin çoğu zaman daha belirleyici olduğunu anlattım.
Yolda geçen 685 günün bir saatlik radyo yayınına sığması mümkün değildi elbette. Ama o akşam şunu net hissettim: Deneyim paylaşıldıkça çoğalıyor. Eğer bir kişinin bile “Ben de yapabilirim” demesine vesile olduysam, o mikrofonun karşısında olmak fazlasıyla anlamlıydı. 🎙🌍



![Boat International Dergisi [Röportaj] Boat International Dergisi](https://yoldaolmak.com/wp-content/uploads/2018/08/boat-international-dergisi-238x178.webp)
![Daily Sabah: Turkish ‘Digital Nomad’ Shares Life Philosophy [Röportaj] Daily Sabah Roportaji](https://yoldaolmak.com/wp-content/uploads/2017/02/daily-sabah-roportaji-238x178.webp)