680 gündür uzakta olduğum ülkeme sadece birkaç gün uzaklıktayım. Şu an İran-Azerbaycan sınırındaki küçük köy Choobar’da, couchsurfing yaptığım Azim’in evindeyim. Yarın Tebriz’e geçip iki gün sürecek bir couchsurfing gezi organizasyonuna katılacağım. Cumartesi günü Urumiye üzerinden Gürbulak sınır kapısını geçip Yüksekova’ya, oradan da 1996-1997’yıllarında 1 yıl yaşadığım Van’a geçeceğim. Pazar günü (17 Haziran) ise Van’dan İzmir’e uçacağım.

Memleketteki ilk gecemde couchsurfing yapıyor olacağım. Ülke sınırları içerisinde ilk defa gönderdiğim couchsurfing isteğime olumlu yanıt almak benim için çok sevindirici oldu. İran’daki keyifli CS deneyimi sonrası bunu Türkiye’de de bunu ilk defa yaşamak yeni bir deneyim olacak.

Sabah kahvaltısında ayak üstü menemen, çay – Bazaar, Tahran

Başlıkta belirttiğim gibi Türkiye yeni bir rota olacak. Bu bir dönüş değil sadece bir süreliğine verilmiş bir mola olacak. Eylül’e kadar Türkiye’de kalıp, henüz yazamadığım Kamboçya, Kuzey Tayland, Malezya ve İran yazılarını yayınlamayı ve aklımdaki bazı projeleri hayata geçirmeyi planlıyorum. Bu süre içerisinde İzmir, Bodrum, Antalya ve İstanbul civarlarında olacağım.

Sonrası mı?

Galiba Nepal ve Hindistan… veya kim bilir dünyanın hangi noktası!

Yakında görüşmek üzere dostlar.

Day 680: Iran:16, Choobar 13 Haziran 2012

 

Önceki blog yazısıYolda Olmak Üzerine
Sonraki blog yazısıDipnot Tablet: Melekler Şehri Bangkok
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

35 YORUM

  1. Yeni rotanızın hakikaten TÜRKİYE olmasını o kadar arzu ediyorum ki ! Yeni rota Türkiye demişsiniz ama Türkiye’ye doğru düzgün geldiğiniz yok 🙂 Yerinizde olsam bunu hayata geçirir, öncelikle cennet ülkemi karış karış gezer, sonrasında dünyaya açılırdım. Umarım bir gün bu sitede yurt dışı makale ve fotoğraflarından çok, Türkiye’nin tüm vilayetlerini ve kasabalarını okur ve görürüz 😉

  2. Dünyanın her yeri görülmeye değer! Ancak Türkiye’yi, burada yaşayan ne kadar çok insanın ihmal etitğini gördükçe şaşırıyorum. Parası, gençliği olan insanlar bile Hasankeyf’i, Mardin’in manastırlarını, Antalya’nın şelalelerini, hatta yaşadıkları İstanbul’un bile az bilinen tarihi semtlerini görmemişler, görmekle de ilgilenmiyorlar. İnsan arada bir çıkıp kaybolmak istemez mi yahu! 🙂

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın