Antalya Kumluca‘ya bağlı Çıralı Köyü civarında, havanın kararmasıyla birlikte tüm güzellikleri ortaya çıkan büyülü ve mistisizm dolu, az kişinin bildiği bir yer var; adı Chimaera, ya da bizdeki adıyla Yanartaş. Gecenin karanlığında gizemli gölgelerine dönüşen ağaçların arasından ilerleyip dağa doğru biraz yorucu bir yolu çıkmayı heves edinenler bu güzelliği keşfetme fırsatına erişebilir ancak.

Kayaların arasından yükselen Yanartaş’ın alevleri 100 yıldır yanıyor. Sonsuz Ateş’ olarak da anılan ve doğal bir ateş kaynağına sahip Yanartaş, Anadolu’nun mucizevi doğal güzelliklerinden biri. Beydağları Milli Parkı içerisinde, Çıralı ve Olimpos Tepelerinde, deniz seviyesinden 230 metre yükseklikte yer alıyor. Chimaera’dan yükselen alevler denizden dahi görülüyor.

yanartaş nerede

Yanartaş, Çıralı, Antlaya

Zerdüştlük dininin kurucusu Zoroaster’in izinden giden Zerdüşt korsanların törensel mekanı olup İranlı ışık ve akıl tanrısı Mitra’ya adanmış bir zamanlar. Üçüncü yüzyılda Hıristiyanlık baskın çıkana kadar, Mitraizm Küçük Asya’da oldukça yaygın bir inanç olarak biliniyor.

Antalya Yanartaş sırrı yapılan araştırmalarla çözülmüştü. Yapılan analizlerle 1000 senedir yanmakta olduğu anlaşılan Yanartaş’ta, kaynağın büyük oranda metan gazından oluştuğu görülüyor. Ancak bu metanın nereden geldiği bir türlü bulunamamıştı. Çünkü Yanartaş’taki jeolojik özellikler, metanın oluşabilmesi için yeterli sıcaklığı sağlamıyordu.

Beni instagramdan takip edin @yoldaolmak

149,7k Takipçiler
Takip et
   
 

Bilimsel araştırmalarda Yanartaş’ta yüzeyin hemen altında bulunan ve çok nadir bulunan elementlerden olan rutenyum elementinin metan için bir katalizör etkiye sahip olabildiğini gösterdi. Yanartaş’taki sıcaklıkların rutenyum katalizörlüğündeki metanın oluşabilmesi için yeterli olduğu belirtiliyor. Kayaların arasından sızan gaz 30 cm yükseğe dek ulaşabilen bir alevle etrafı aydınlatıyor.

Bu alevlerin, İyonyalı büyük yazarı Homeros’un İlyada Destanında ateşler saçan Chimera canavarına ilham olduğu düşünülüyor. Efsaneye göre Chimaera, aslanbaşlı, keçi-vücutlu, yılan kuyruklu, ağzından ateş püsküren bir canavar.

yanartaş çıralı

Yanartaş nerede, nasıl gidilir

Yanartaş’a gitmek için önce Çıralı’ya ulaşmanız gerekiyor. Antalya-Çıralı 82 km ve özel araçla yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Kemer’den Çıralı’ya gidecekseniz ortalama 50 dakika yolunuz var demek. Olimpos’tan Çıralı’ya gidiş ise yaklaşık 30 dakika.

Kumluca istikametinde, Kemer’den yaklaşık 28 km uzaklıkta yer alan Çıralı girişindeki köprüyü geçip devam edin. Pansiyonların ve portakal bahçelerinin arasından uzayan yolu 3.5 km geçtiğinizde Yanartaş’a çıkan yolun başına varıyorsunuz.

Buradan Yanartaş’a, yaya olarak yaklaşık 1400 m uzunluğundaki bir patikadan, yaklaşık % 10 eğimli yokuştan 30 dakika yürüyerek ulaşabilirsiniz. Girişte 5 TL ücret alınıyor. Yıllar önce ilk çıktığımda yol çok kötüydü, şimdiyse taşlardan oluşan merdivenler yapılmış. Yine de çıkması biraz yorucu, ama buna değer.

Tırmanırken arada bir mola verip, yukarıdan sahilin ve doğanın güzel manzarasını seyretmeyi ve bol bol fotoğraf çekmeyi ihmal etmeyin. Yanınıza su almayı unutmayın. Çıkmak için en uygun zaman ise gün batımı saatleri. Yanınıza fener alın! Feneriniz yoksa telefonunuzun ışığını kullanın.

çıralı yanartaş

Yanartaş’ta en ilgi çekici antik kalıntılar arasında, o dönemin papazlarının kaldığı evler ve kiliselerin bulunduğu Bizans Ortodoks bazilika kompleksi bulunuyor. Güneyde bulunan büyük, tek parça taşlardan yapılmış şenlik ve kabul alanının olması burasının ateş tanrısının tapınağının olduğu izlenimi taşıyor.

Yanartaş efsanesi (Khimaira Efsanesi)

Çıralı Plajı’nın kuzeyindeki kayalıklarda yer alan Yanartaş, antik Yunan mitolojisine konu olmuş efsanelerde de anlatılan bir söylencesi var: Ephyra Kralı Glaukos’un oğlu Hipponoes bir av partisinde kardeşi Belleros’u öldürür ve ‘Belleros’u Yiyen’ anlamına gelen Bellerophontes adını alır. Ephyra’dan sürülen Bellerophontes, Argos kralına sığınır. Kendisine sığınan bu genci öldürmeyi kendine yakıştıramayan Argos Kralı onu Likya kralına gönderir.

Likya kralı acınacak haldeki bu genci öldürmek istemez ve onu Olympos Dağı’nda yaşayan aslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu ve ağızdan alevler saçan canavar Chimera ile dövüşmeye gönderir. Bellerophontes, Pegassos adlı kanatlı atına binerek Chimera ile dövüşmeye gider.

yanartaş

Chimera saldırdığında Pegassos havalanır ve Bellerophontes yere inerken mızrağı ile canavarı yerin yedi kat dibine gömer. Fakat Chimera yerin 7 kat altından alevler saçmaya devam eder. Anadolu’da binlerce yıldan beri anlatılagelen ve Homeros’un bize bu şekilde aktardığı efsaneye göre hala yanan alevler, Chimera’nın yerin yedi kat dibinden fışkıran alevleridir.

Bellerophontes’in zaferini kutlamak amacıyla Olympos’da bir yarış düzenlenir. Atletler Chimera Kutsal Ateşiyle meşalelerini tutuşturarak Olympos kentine koşarlar. Böylece, daha sonraları değişik spor dallarının eklendiği ve birkaç gün süren Olimpiyat Oyunları’nın Anadolu’daki ilk örneği gerçekleşmiş olur. Günümüzde yakılan ‘Olimpiyat Meşalesi’ Chimera’nın sönmeyen ateşinin sembolik bir ifadesidir.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın