Yanartaş, Beydağları Milli Parkı içinde, Çıralı sahilinin hemen arkasında yer alıyor. Kayaların arasından çıkan ateşin yüzyıllardır sönmediği, benzeri pek de görülmeyen sıradışı bir yer. Çıralı’yı özel kılan ve Chimera adıyla da bilinen Yanartaş, eğimli bir kayalık alan üzerinde farklı noktalardan çıkan alevler metan gazının, katalizör olarak görev yapan rutenyum elementiyle bir araya gelmesiyle oluşuyor.

Kayaların arasından yükselen Yanartaş’ın alevleri bin yıldan fazladır yanıyor. ‘Sonsuz Ateş’ olarak da anılan ve doğal bir ateş kaynağına sahip Yanartaş, Anadolu’nun mucizevi doğal güzelliklerinden biri. Beydağları Milli Parkı içerisinde, Çıralı ve Olimpos tepelerinde, deniz seviyesinden 230 metre yükseklikte yer alıyor.

yanartaş nerede

Yanartaş, Çıralı

Çıralı civarında, havanın kararmasıyla birlikte tüm güzellikleri ortaya çıkan büyülü ve mistisizm dolu, az kişinin bildiği bir yer var; adı Chimaera ya da bizdeki adıyla Yanartaş. Gecenin karanlığında gizemli gölgelerine dönüşen ağaçların arasından ilerleyip dağa doğru biraz yorucu bir yolu çıkmayı heves edinenler bu güzelliği keşfetme fırsatına erişebilir ancak.

YANARTAŞ’A NASIL GİDİLİR
Yanartaş’a gitmek için önce Çıralı’ya ulaşmanız gerekiyor. Antalya-Çıralı 82 km ve özel araçla yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Kemer’den Çıralı’ya gidecekseniz ortalama 50 dakika yolunuz var demek. Olimpos’tan Çıralı’ya gidiş ise yaklaşık 30 dakika. Kumluca istikametinde, Kemer’den yaklaşık 28 km uzaklıkta yer alan Çıralı girişindeki köprüyü geçip devam edin.

Pansiyonların ve portakal bahçelerinin arasından uzayan yolu 3.5 km geçtiğinizde Yanartaş’a çıkan yolun başına varıyorsunuz. Buradan Yanartaş’a, yaya olarak yaklaşık 1400 m uzunluğundaki bir patikadan, yaklaşık % 10 eğimli yokuştan 30 dakika yürüyerek ulaşabilirsiniz. Yıllar önce ilk çıktığımda yol çok kötüydü, şimdiyse taşlardan oluşan merdivenler yapılmış. Yine de çıkması biraz yorucu ama buna değer.

Tırmanırken arada bir mola verip, yukarıdan sahilin ve doğanın güzel manzarasını seyredin. Yanınıza su almayı unutmayın. Çıkmak için en uygun zaman ise gün batımı saatleri. Akşam saatlerinde çıkıyorsanız yanınıza fener alın! Feneriniz yoksa telefonunuzun ışığını kullanın. Yanartaş girişte 15 TL ücret alınıyor.

🏡 Çıralı’da konaklayabileceğiniz inanılmaz şahane yerler ver. Olympos Lodge Otel, tam anlamıyla cennet bahçesi. Ülkemizin en benzersiz butik otellerinden biri. Balayı ve romantik bir tatil için şahane! Villa Lukka, kaldığım diğer bir nefis Çıralı oteli. Merak etmeyin her bütçeye uygun konaklama fırsatı var. Lukkies Lodge Cirali ve çok defa kaldığım Baraka House da hoşunuza gidebilecek diğer seçenekleriniz.

Antalya gezilecek yerler listesindeki Yanartaş’ın sırrı yapılan araştırmalarla çözülmüştü. Yapılan analizlerle 1000 senedir yanmakta olduğu anlaşılan Yanartaş’ta, kaynağın büyük oranda metan gazından oluştuğu görülüyor. Ancak bu metanın nereden geldiği bir türlü bulunamamıştı. Çünkü Yanartaş’taki jeolojik özellikler, metanın oluşabilmesi için yeterli sıcaklığı sağlamıyordu.

Bilimsel araştırmalarda Yanartaş’ta yüzeyin hemen altında bulunan ve çok nadir bulunan elementlerden olan rutenyum elementinin metan için bir katalizör etkiye sahip olabildiğini gösterdi. Yanartaş’taki sıcaklıkların rutenyum katalizörlüğündeki metanın oluşabilmesi için yeterli olduğu belirtiliyor. Kayaların arasından sızan gaz 30 cm yükseğe dek ulaşabilen bir alevle etrafı aydınlatıyor.

Yanartaş’la ilgili anlatılan efsane de ilginç. Antik bir Likya kenti olarak bilinen Chimera’nın yer altından çıkan ateşin kutsal sayılması Homeros metinlerine dayanıyor. Efsane’de geçen Chimera aslan, keçi ve yılanın karışımı ağzından alevler çıkan üç başlı canavar. Dönemin Likya karalı genç yaştaki Bellophontes’i, atı pegasos ile canavarı öldürmesi için gönderir.

Bu savaşta başarılı olan Bellophontes, mızrağıyla Chimera’yı yerin yedi kat altına gömer. Chimera günümüze kadar bu bölgede ateş çıkarmaya devam eder.

Bilhassa güneş battıktan sonra romantik ve mistik bir atmosfere bürünen Yanartaş Çıralı’ya gelenlerin en çok ziyaret ettiği nokta. Yanartaş’ın bu güzelliğini görmek için biraz efor sarfetmeniz gerekiyor. Sahilden birkaç kilometre yürüyüp Yanartaş’ın eteklerine geldiğinizde çoğunlukla büyük taş merdivenlerin oluşturduğu 30 dakikayı bulan dik bir parkur sizi bekliyor.

Makedonya
Flyista

Sonsuz alevleri gördüğünüzde tüm yorgunluğunuzun uçup gideceği Yanartaş’a görmek için en uygun zaman ise akşam saatleri. Güneş battıktan sonra karanlığı aydınlatan ateşlerin sunduğu atmosfer paha biçilemez.

Yanartaş’ta en ilgi çekici antik kalıntılar arasında, o dönemin papazlarının kaldığı evler ve kiliselerin bulunduğu Bizans Ortodoks bazilika kompleksi bulunuyor. Güneyde bulunan büyük, tek parça taşlardan yapılmış şenlik ve kabul alanının olması burasının ateş tanrısının tapınağının olduğu izlenimi taşıyor.

Zerdüştlük dininin kurucusu Zoroaster’in izinden giden Zerdüşt korsanların törensel mekanı olan Yanartaş, bir zamanlar İranlı ışık ve akıl tanrısı Mitra’ya adanmış. Üçüncü yüzyılda Hıristiyanlık baskın çıkana kadar, Mitraizm, o dönemler adı Küçük Asya olan Anadolu’da oldukça yaygın bir inanç olarak biliniyor.

Yanartaş Efsanesi

Çıralı kasabasının kuzeyindeki kayalıklarda yer alan Yanartaş, antik Yunan mitolojisinde Khimaira efsanesine konu olmuş efsanelerde de anlatılan bir söylencesi var: Ephyra Kralı Glaukos’un oğlu Hipponoes bir av partisinde kardeşi Belleros’u öldürür ve ‘Belleros’u Yiyen’ anlamına gelen Bellerophontes adını alır. Ephyra’dan sürülen Bellerophontes, Argos kralına sığınır.

Kendisine sığınan bu genci öldürmeyi kendine yakıştıramayan Argos Kralı onu Likya kralına gönderir. Likya kralı acınacak haldeki bu genci öldürmek istemez ve onu Olympos Dağı’nda yaşayan aslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu ve ağızdan alevler saçan canavar Chimera ile dövüşmeye gönderir.

Bellerophontes, Pegassos adlı kanatlı atına binerek Chimera ile dövüşmeye gider. Chimera saldırdığında Pegassos havalanır ve Bellerophontes yere inerken mızrağı ile canavarı yerin yedi kat dibine gömer. Fakat Chimera yerin 7 kat altından alevler saçmaya devam eder.

Bu alevlerin, İyonyalı büyük yazarı Homeros’un İlyada Destanında ateşler saçan Chimera canavarına ilham olduğu düşünülüyor. Anadolu’da binlerce yıldan beri anlatılagelen ve Homeros’un bize bu şekilde aktardığı efsaneye göre hala yanan alevler, Chimera’nın yerin yedi kat dibinden fışkıran alevleridir.

Bellerophontes’in zaferini kutlamak amacıyla Olympos’da bir yarış düzenlenir.Atletler Chimera Kutsal Ateşiyle meşalelerini tutuşturarak Olympos kentine koşarlar. Böylece, daha sonraları değişik spor dallarının eklendiği ve birkaç gün süren Olimpiyat Oyunları’nın Anadolu’daki ilk örneği gerçekleşmiş olur. Günümüzde yakılan ‘Olimpiyat Meşalesi’ Chimera’nın sönmeyen ateşinin sembolik bir ifadesidir.



Önceki blog yazısıLikya Uygarlığının Önemli Kentlerinden Pınara Antik Kenti
Sonraki blog yazısıAntalya’da Cennetten Bir Köşe: Altınbeşik Mağarası
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın