Resmen Phra Nakho Si Ayutthaya olarak bilinen Ayutthaya, aynı zamanda Ayutthaya Eyaletinin başkenti. 1351 yılında Kral U-tanga tarafından kurulmuş şehir, şimdi tarihi bir parkı haline getirilmiş ve kutsal şehir olarak adlandırılıyor. Bangkok’un yaklaşık 80 km kuzeyinde olan Ayutthaya üç nehir tarafından çevrelenmiş bir ada konumunda; Chao Phraya, Lopburi ve Pa Sak Nehirleri. Bir milyondan fazla nüfusuyla, 400 yıldan uzun bir sure o zamanki adı Siam olan eski Tayland’ın başkentliğini yapmış.

1767 yılında, yedi yıllık direnişe rağmen Burma Ordusu tarafından işgal edilip, yıkılıp harabe haline getirilen şehirde bulunan 16 metre yüksekliğindeki 250 kg altından yapılmış devasa Budha heykeli eritilip Burma’ya götürülmüş. Kentin tapınak ve diğer birçok dinsel heykellerinin çoğu tahrip edilmiş olsa da restore edilen kalıntılar hala ayaktadır.

Tarihi şehir 1991 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine dâhil edilmiş. Ayutthaya şehri “Dengeli Hayat, Sürdürülebilir Yaşam” temasıyla EXPO 2020 için aynı zamanda İzmir’in rakibi olacak şehirlerden bir tanesi.

Şehirde, taş oymacılık, seramik, müzik aletleri yapımı ve hatta tasarımı gibi gelişmiş bir el sanatları üretimi var. Sakin ve huzurlu bir atmosfer sunan Ayutthaya, Bangkok’un kalabalığından uzaklaşmak isteyenler için de bir kaçış yeri. Tayland’ın eski kültürü en iyi şekilde temsil eden yerlerden biri olan Ayutthaya Tarihi Parkı’nı her yıl 4 milyondan fazla kişi ziyaret etmektedir.

Sabah Hayko bana güzel bir kahvaltı hazırladı. Gezime başladığımdan bu yana ilk defa sucuk yedim. Erzurum’dan bir couchsurfer getirmiş.  Hayko’nun evinin yakınından kalkan minibüsle şehre ulaştım. Bangkok’dan şehre ulaşmak 1,5 saat (70THB). Şehir çok geniş bir alan yayılmış. o yüzden tüm şehri 1 günde gezmek çok zor. Burayı ziyaret edenler ya bisiklet kiralayıp tapınaklar arasında dolaşıyor veya tuktuk kiralayıp etrafı daha hızlı gezebiliyor. Yine şehrin etrafını çevreleyen nehirde tekne turları da düzenleniyor.

Oldukça sıcak olan havaya rağmen ben yürümeyi tercih ettim. UNESCO listesindeki yerlerde daha organize turlar, temiz bir görünüm olmasını beklerdim, ancak şehir, çoğu yol güzergâhı çöplerle dolu. Yine de yürüyerek gezilmesi keyifli bir yer. Nehir üzerindeki antik köprülerden geçip güzel bahçesinde yürüyerek antik anıtları izlemek güzeldi. Phra Mongkhon Bophit tapınağı yakınlarında fil safarisi de yapılıyor.

Phra Mongkhon Bophit Tapınağı’nda yer alan 9.55 metre genişliğinde ve 12.45 metre yüksekliğindeki bronz Buda heykeli Tayland’daki büyük Buda heykellerinden biri. 1448-1602 arasında erken Ayutthaya dönemde inşa edilmiş olduğu düşünülüyor. Daha önce şehrin doğusunda bulunan bu tapınak sonraları Song Tham tarafından şimdiki konumu olan batı tarafına taşınmış.

Nisan 1767’de Ayutthaya düşerken yangında büyük bir bölümü zarar görmüş. Burma işgalinde Buddha’nın kafası ve sağ kolu kırılmış olsa da 1920 ve 1931’de iki defa restore edilmiş. 1956 yılında Ayutthaya’ya resmi ziyarette bulunan Birmanya Başbakanı Vihara, restorasyon için bağışta bulunmuş. Buda heykeli eskisine bağlı kalınarak yeniden onarılmış. Restorasyon çalışmaları sırasında, bulunan sol omuz şu anda Chao Sam Phraya Ulusal müzesinde sergileniyor. Mongkhon Bophit Vakfı, 1992 yılında H.M. Kraliçe Sirikit.’in 60.doğum gününün anısına Buda heykelini altın varakla kaplamış.

Tapınağın bahçesi ve içerisi oldukça kalabalıktı. İçeri girerken terliklerinizi rafa bırakıp yalın ayak ziyaret ediyorsunuz. Dua etmek için gelenler, ücretini ödeyim, mum, lotus çiçekleri ve tütsüleri alıp buda heykelleri karşısına oturup ibadetlerini yapıyorlar. Tütsüler ve lotus çiçekleri toparlanıp tekrar tekrar satılıyor.

Görülecek daha çok yeri olmasına rağmen sıcaktan ve yorgunluktan bunalan ben bir motosiklete atlayıp (30THB) otobüs terminaline gittim. Biletimi alıp (41THB) şehre ulaştım. Ancak Kuzey Otobüs Terminal’ine gittiğimden oradan tekrar kaldığım yere ulaşmam trafikten dolayı 2 saatimi aldı.

Akşamında popüler gezgin durağı olan Khao San Sokağında takılarak geçirdim. Adını o kadar çok duyduğum bu caddeyi daha güzel hayal ediyordum. Oysa bir yanda bar restoranların düzensizliği, seyyar satıcıları sokağı işgali ile sıradan bir caddeden farkı yoktu. Temizliğinden bahsetmeme gerek bile yok. Pek de beğenilecek bir yönü yok. Ancak çevrede çok sayıda bütçeye uygun otel olduğundan düşük bütçeli gezginlerin çoğu burayı tercih ediyor.

Day 551: Tayland:40 Bangkok, 5 Şubat 2012

8 YORUM

  1. Kemal Bey ben de önümüzdeki ay gezi amaçlı Tayland a gitmeyi düşünüyorum. Mahasarakham hakkında bilgi verebilir misiniz lütfen?

  2. MERHABA ADIM ATAKAN. MAYIS AYI İÇERİSİNDE TAYLAND’A GİTMEK İSTİYORUM,AMA İNGİLİZCEM YOK AYNI AYDA GİDECEK OLAN İNGİLİZCE BİLEN VE ORADA BİRBİRİMİZE YARDIMCI OLABİLECEK BİR ARKADAŞ ARIYORUM.

  3. Kemal bey gezi yazılarınızı takip eden birisi olarak acaba çok gezen mi yoksa çok okuyan mı bilir diye sorsam? 🙂

  4. Tayland gerçekten çok ilginç bir ülke. Lüks otellerin yanında, hesaplı olan konaklama seçenekleri yanyana dünyada başka yerde yoktur herhalde.

  5. Merhaba Kemal Bey, araştırdığım kadarıyla Tayland konusunda sizin kadar detaylı anlatan, ifadesi güçlü başka bir blog görmedim. Okuduklarım bana iyi bir kaynak oldu.

    Haziran için dün biletlerimizi aldık, ancak eşimle tatilimiz 10 gün olduğu için bu süreçte her yeri görme imkanımız olmayacak. Bu kısıtlı zamanıda iyi bir planlama ile geçirmek lazım. Size danışmak istiyoruz. Uçakta geçen zaman hariç bize kalan toplam 9 gece 8 günde Koh samui ve Phuket, Bangkok sırasıyla konaklamak istiyoruz.

    Bu süreçte hangi lokasyona daha çok vakit ayırmalı bize bir rota çizebilir misiniz? Teşekkürler.

    • Tayland turu için iyi bir plan yapmak için yeteri kadar zamanınız var gibi görünüyor. Bangkok için ayıracağınız son 2 gün en azından tarihi yerleri görmeniz ve Bangkok gece hayatı deneyimi için yeterli.
       
      Koh Samui, Ko Tao ve Koh Phangan birbirine yakın yerler. Bunlar 3 kızkardeş diye anılıyor. Ko Tao dalış ve şnorkelle yüzmek için uygun bir yer. Yaz mevsimi yağışlı olabileceğinden dalış için ne kadar elverişli olabileceğini bilemiyorum. Dalış sertifikanız olmasa bile en azından deneyimlemek için dalın derim.
       
      Koh Phangan ise dünyanın en ünlü partilerinden Full Moon Party’nin ana yurdu. Özellikle bir sonraki bu Dolunay Partisi’nin ne zaman olduğuna bakıp, oraya gitmişken o deneyimi yaşamanızı öneririm.
       
      Koh Samui (5), Phuket (3), Bangkok (2) şeklinde planlayabilirisniz. Phuket için 1 gün Ao Phang Nga National Park’a gitmeniz iyi olur. Burada james Bond Adası’nı görebilirsiniz. 1 gününüzü de Koh Phi Phi adası için ayırmanız şart.
       
      Gittiğiniz her yerde çok sayıda acente göreceksiniz. Her türlü organizasyonu yapıyorlar. Sıkı pazarlık yapmayı unutmayın. Çok yer görmektense bu dediğim yerleri görmenizi tavsiye ederim. Koh Samui-Bangkok-Pattaya-Bangkok şeklinde alternatif bir plan da önerebilirim.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın