Milliyet Pazar Eki: Yetkin Dikinciler ile Namibya Gezisi

Kemal Kaya
Seyahat Yazarı · 29 yıldır dünyayı keşfediyor, 16 yıldır tam zamanlı deneyimle, bizzat gezdiği yerlerin rehberlerini yazıyor
Son Guncelleme ·

Vize süreci başlı başına ilginç bir deneyimdi. Güya 15–20 günlüğüne Afrika’ya gidiyordum. Plan basitti: Namibya’yı iki hafta gezerim, sonra Zambiya’ya geçer Viktoria Şelalesi’ni görürüm, büyük ihtimalle de dönerim.

Öyle olmadı.

Afrika’da 60 Gün: 15 Günlük Plan 2 Aya Dönüşünce

Kasım ayında başlayan yolculuk tam 2 ay sürdü.
Ve o iki ay beni şu ülkelerden geçirdi:

  • Namibya
  • Zambiya
  • Zimbabwe
  • Botswana
  • Güney Afrika Cumhuriyeti
  • Lesotho

Dönüşte de Katar’ın başkenti Doha’ya uğrayıp öyle döndüm ülkeye.

Bazen yol planı dinlemiyor.
Bazen yol seni planın dışına çağırıyor.


Himbalar’a Umut Olmak: Yetkin Dikinciler ile Namibya

Namibya’nın başkenti Windhoek’te bir araya geldik.
Gazeteci Zafer Kantar, tiyatro oyuncusu Yetkin Dikinciler, fotoğrafçı ve Instagrammer Ahmet Erdem ve Qatar Airways’ten sevgili Zeynep ile buluştum.

Sonra peşlerine takıldım. Bir hafta boyunca birlikte Namibya’yı gezdik.

Bu seyahatin asıl amacı, Qatar Airways projesi kapsamında Namibya’nın yerli kabilesi Himbalar’a yardım malzemelerini ulaştırmaktı. Turistik bir rota değildi sadece; bir temas, bir katkı, bir sorumluluk boyutu vardı.

Benim için hem ilginç hem de insani tarafı güçlü bir deneyimdi.
Afrika’yı görmek başka, bir topluluğun gündelik hayatına dokunmak başka.


Windhoek’ten Skeleton Coast’a

Windhoek’te önce 29 Ekim resepsiyonuna katıldım. Afrika’da Cumhuriyet Bayramı… Evden binlerce kilometre uzakta, başka bir kıtada, başka bir gökyüzü altında 29 Ekim’i kutlamak garip bir duygu.

Sonra ekiple birlikte şu rotayı izledik:

Windhoek → Swakopmund → Walvis Bay → Skeleton Coast → Sesfontein → Opuwo → Etosha National Park → Outjo → Windhoek

Swakopmund’da Alman etkisini, Walvis Bay’de Atlantik’in serinliğini, Skeleton Coast’ta sert ve çorak bir yalnızlığı gördüm. İskelet Sahili adını boşuna almamış. Rüzgârın sesi bile farklı.

Etosha National Park ise başlı başına bir dünya. Fillere, zürafalara, aslanlara aynı gün içinde tanık olmak… Afrika’nın vahşi yüzü, kontrolsüz ve büyüleyici.

Afrika kendini tek bir yüzle göstermiyor.
Çöl var, okyanus var, vahşi doğa var, yerli kültür var.
Hepsi yan yana, hepsi aynı anda.


Milliyet Pazar Eki: Namibya Gezisi

Milliyet-Pazar-Eki
Milliyet Pazar

Namib-Naukluft: Tek Başına Keşif

Ekip döndükten sonra ben yüzümü güneye çevirdim. Kalabalık dağıldı, program bitti, sorumluluklar hafifledi.
Önümde geniş, sessiz, neredeyse sonsuz bir çöl vardı.

Namib-Naukluft National Park bana kalmıştı.

Solitaire,
Sesriem,
Sossusvlei,
Dead Vlei…

Bu isimler birer durak değil, birer manzara hafızası. Kızıl kum tepeleri, çatlamış toprak zemin, kurumuş ağaç siluetleri… Fotoğraf karesi gibi ama fotoğraftan daha gerçek.

Burada acele etmedim.
Tek başıma, yavaş yavaş, sindirerek gezdim.

Sabahın ilk ışığında kum tepesine tırmanmak, öğlen sıcağında gölgede beklemek, akşam çöl sessizliğini dinlemek… İşte gezgin olmak bu değil mi?

Kalabalıktan çıkıp yalnız kalabilmek.
Programdan çıkıp akışa bırakabilmek.

Yol yine beni benden aldı.
Ve yine ben oldum.

Başta 15 gün diye çıktığım Afrika, 60 güne uzamıştı. Namib çölü o sürecin dönüm noktalarından biri oldu. Plan bozuldu ama yol genişledi.

Bazen gerçekten en iyi karar, planın dağılmasına izin vermek.

4 Ocak 2017, Doha, Qatar 🌍✈️