İtalya’nın Puglia bölgesinde yer alan Martina Franca şehri, Itria Vadisinin kalbinde olan şehirde 1310’dan bu yana bölgenin en önemli ticaret merkezi konumunda yer alıyor. Burası aynı zamanda Itria Vadisi’nin en kalabalık ve en büyük yerleşim yeri. Dönemin zengin ve soylu ailelerinin yaşadığı Martina Franca için kalabalık dediğime bakmayın tabi, 700 yıllık bu şehrin nüfusu 50 binin altında.

Martina Franca veya sadece Martina olarak çağrılan şehir, Taranto eyaletinde bir şehir. Taranto’da Puglia bölgesi içerisinde yer alıyor. Tranto’dan sonra da bölgenin en kalabalık ikinci büyük şehri. Taranto’nun Arap istilasından kaçan mülteciler tarafından 1300’lü yıllarda kurulan şehir, 14. yüzyılda gelişmeye başlamış. Bölge ticaret yolları üzerinde olmasından dolayı zenginleşen şehirde kaleler, saraylar, surlar inşa edilmiş.

Martina Franca, Puglia
Via Vittorio Emanuele Sokağı

Adını kentin koruyucusu olarak ilan edilen Aziz Martin’den alan Martina Franca, Barok ve rokoko mimarilerini yansıtan şehirlerden birisi. İlk kurulduğu dönemde, toplam 24 kule ve 4 ana kapısıyla surlarla çevrili olan kent, giderek modernleşerek günümüzdeki haline bürünmüş. Bazı kuleleri yıkılan ve Barok mimariyle kendini geliştiren yapılar, Rönesans döneminin izlerini en zarif şekilde taşıyor.

Martina Franca, sahip olduğu çok sayıda saray ve kilisesiyle tarihe açılan bir kapı gibi. Burada yaşayan varlıklı kesimin maddi durumundan dolayı zenginliğin sokaklarda rahatlıkla görülebildiği şehir, modernleşen tarafının yanında eski kalmış pek çok yere de sahip.

Martina Franca
Arco di Sant-Antonio

Şehrin eski bölümüne barok bir kapıdan (Arco di Sant-Antonio) giriş yapılıyor. Hemen karşıda ortasında fıskiyeli bir havuzun olduğu, ağaçlarla kaplı üçgen şeklinde şirin meydan Piazza Roma bulunuyor. Meydana bakan, 17. yüzyıla tarihlenen Palazzo Ducale zamanın zenginliğini gözler önüne seriyor.

Piazza Roma Meydanın bakan Palazzo Ducale di Martina Franca, Caracciolo hanedanlığının zenginliğini ve gücünü gözler önüne seren bir saray.

Barok saray, 1668’de beşinci Petracone tarafından, 1338’den kalma antik kale üzerine kurulmuş. Zamanında kale, kraliyet sarayı olarak kullanılan yer şimdilerde müze olarak hizmet veriyor. Saray duvarlarındaki frescolar oldukça etkileyici.

Piazza Roma
Palazzo Ducale Sarayının balkonundan Piazza Roma Meydanı

Piazza Roma Meydanından doğruca yürüdüğünüzden karşınıza San Martino Basilica’sı çıkıyor. Rococo mimarisine sahip ön cephesi pek bir etkileyici. Tarihi 1747 yılına uzayan bazilikanın içi de oldukça görkemli.

San Martino Bazilikasının hemen ilerisindeki Piazza Plebiscito Meydanı ise sadece şehrin değil İtalya’nın en güzel meydanlarından birisi. Diğer popüler İtalya şehirlerinin meydanlarına göre oldukça sakin ama bir o kadar da huzur veren bir yer.

Piazza Plebiscito
Piazza Plebiscito

Soluk taş duvarlı ve beyaz badanalı evleri, dolambaçlı sokaklarıyla Martina Franca oldukça fotojenik bir şehir. Piazza Plebiscito Meydanı’ndan başlayarak labirent gibi dar sokaklarda yürümek tavsiyem. Ferforje balkonlardan sarkan sardunyaların altında yürümek pek bir keyifli.

İtalya’da Itria Vadisi tüm şehir ve kasabalarıyla hayatın yavaş aktığı, cittaslow kültürünün en güzel hissedildiği yerler. Bu yüzden sokakları da ağır ağır gezmek gerek. Önünden hızlıca geçtiğiniz bina 500 yıllık bir saray olabilir çünkü. Stabile Palace (in via Masaniello), University Palace, Cappellari House, Martucci Palace, Guerra ve Torricella Palace bunlardan sadece bazıları.

Piazza Plebiscito
Piazza Plebiscito
Martina Franca, Italy
Martina Franca, Italy

Itria Vadisi ve Puglia Bölgesi yeme içme kültürü ve mutfağıyla pek bir ünlü yer. Martina Franca da,  lezzetli mutfağıyla ön plana çıkıyor. Çok sayıda farklı yiyecek ve içecek çeşidiyle hizmet sunan şık kafeler, sadece yeni yerler görmek isteyenler için değil, yepyeni lezzetler tatmak isteyenler için de oldukça cezbedici.

Itria Vadisinde yer alan diğer şehir Cisternino’ya 3 km uzaklıkta olan Masseria Calongo hem iyi bir yemek hem de konaklama için tercih edilebilir. Yine Cisternino, Martina Franca ve Locorotondo arasındaki üçgen alanda yer alan Agriturismo Masseria Madonna dell’Arco, hem peynir üretiminin nasıl yapıldığını görmek, hem leziz Puglia yemeklerini keşfetmek için uygun.

Agriturismo Masseria Madonna dell’Arco
Agriturismo Masseria Madonna dell’Arco

Masseriaların Puglia bölgesinde tarihi trulli evlerinde konaklamak ve yeme içme hizmeti sunan çiftlikler olduğunu da hatırlatayım. Ailelerin işlettiği bu çiftlikler hem daha ekonomik konaklama hizmeti sunuyor hem de yerel kültüre yakın olmaları nedeniyle tercih edilmesinde fayda var.

Bölgedeki diğer şirin kasaba ve şehirler olan Cisternino, Locorotondo, AlberobelloOstuni ile birlikte Martina Franca güzel bir seyahat rotası olabilir. Özellikle yerel kültüre daha yakın olmak isteyen, gurme gezginler için enfes bir rota Itria Vadisi. Hem fiyatlar yeme içme ve konaklama açısından diğer pahalı turistik İtalya şehirlerine göre daha da uygun.

9 YORUMLAR

  1. Merhaba, muhteşem fotoğraflar! Mart ayında İtria Vadisi’nde bisikletle gezmiş ve çok keyif almıştım. Dediğiniz gibi, toplu taşıma imkanları yetersiz. Otel ve çiftlik evlerinin neyseki tren istasyonundan pick up servisleri var. Locorotondo, Cisternino, Martina Franca arasında bulunan yollarda ise bisikletle keşif yapmak çook güzel bir tecrübe. Günde 20-30 km’lik parkurlarda bisiklete bindikten sonra Puglia mutfağının leziz yemeklerini yerken vicdan azabı çekmedim. 🙂 Selamlarımla, Pınar.

  2. eskiden çatısı olan evlerden vergi alınıyormuş, vergi memurunun geleceği haberini alan bölge halkı çatılarını söküyormuş. kilit taşını çıkardıktan sonra bu çatıyı indirmek ve örmek çokta zor değil-miş.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!