Kalemegdan (Belgrad Kalesi), Sava ve Tuna nehirlerinin birleştiği yere bakan yüksek bir arazi parçası üzerinde kurulu görkemli bir kale. Aslen Keltler tarafından MÖ 3. yüzyılda kurulmuş, Romalılar tarafından genişletilmiş kale, art arda gelen istilalarla ne zaman yerle bir edilse tekrar yeniden kurulmuş bir kale. Ziyaret ettiğinizde göreceklerinizin çoğu, 18. yüzyılın başlarındaki kısa ömürlü olan Avusturya Döneminden kalma.

Belgrad‘ın en güzel köşelerinden birisi Kalemegdan, şehrin en tatlı yerlerinden biri. Şahane manzarası, doğa ve yeşille iç içe geçmiş dokusu, çevrede dolaşan aşıkların ve çiftlerin enerjisini burada hissedebiliyorsunuz. Şehrin kalbinde, şehre karakter ve ruh katan ama bir kadar doğal duran bir yer. Neolitik dönemden beri insanlara yuva olmuş bir yer. Birkaç müze, restoran ve Belgrad Hayvanat Bahçesine ev sahipliği yapıyor.

Sırbistan, oldukça küçük bir ülke olmasına rağmen, tarihi mirası, uzun ve zengin geleneği, gelenekleri ve inançları ile gururla övünen bir ülke. En çok da etkileyici Belgrad Kalesi – Kalemegdan ve surlarıyla gurur duyuyorlar. Sırbistan Cumhuriyeti tarafından korunan bu muhteşem sur, 1979’da Olağanüstü Öneme Sahip Kültür Anıtı ilan edilmiş.

Şehrin ister eski tarafında olun, ister yeni tarafında, karşıda, yeşillikler içerisinde şahane bir manzara sizi bekliyor. Hani bu yeşil alanlar sonradan şehre kazandırılmış parklar gibi eğreti de durmuyor. Her bir park, her bir ağaç sanki asırlardır orada, ki öyle de. Şehrin kalbinde yer alan Kalemegdan’a gidince ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Gölgesinde dinlenebileceğiniz banklar, göz alıcı heykeller, sanat sergileri, hayvanat bahçesi, eğlence parkları, hediyelik eşya standları gibi keyifli bölümlere sahip. Satranç oyuncularının, sincapların ve aşık çiftlerin en gözde mekanı burası. Huzurlu ve dinlendirici. Piknik veya çimenlerde dinlenmek için harika bir yer.

BELGRAD’DA NEREDE KALINIR
ⓘ Belgrad konaklamanızı Stari Grad bölgesinden seçin. Savamala bölgesinde yer alan, üç gece kaldığım 4 yıldızlı Jump Inn oteli dizayn tasarımı ile tercih edilebilir. Son gezimde kaldığım Kopernikus Hotel Prag (4*),şehrin en iyi ve en eski otellerinden biri. NapPARK Hostel ise Belgrad’ın en iyi hostellerinden biri. Tuna Nehri kenarında, nehir üstündeki ilginç hostellerde de kalabilirsiniz. ArkaBarka Floating Hostel, San Art Floating Hostel ve Green House Hostel bunların en iyileri.

Kalemegdan, Belgrad

Kalemegdan, Sava ve Tuna nehirlerinin birleştiği yere bakan bir tepenin üzerinde yer alıyor. Kale, Antik Çağda 600 yıl boyunca Trako-Daçyalı Singi kabilesinin ikamet ettiği bir bölge olmuş. Keltler, burada bir kent kurulmuş. 34-33 yılları arasında Roma ordusunun kaleyi almasıyla şehrin adı Singidunum olmuş.

Belgrad Kalesi, MS 69 ve 96 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nu yöneten IV. Flavian’ın lejyonunun ana karargâhı olmuş. 1. yüzyılda Romalılarca büyüyen kent, 2. yüzyılın ortalarında Roma otoritelerince kent ilan edilmiş ve yüzyılın sonunda tam teşekküllü bir Roma kolonisine evrilmiş.

Yüzyıllar süren kuşatmalar, savaşlar ve fetihler sonucunda sayısız kere orijinal kale yıkılmış ancak her seferinde tekrar yapılmış. Kale, MS 535 civarında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yeniden inşa edilmiş. 16. yüzyılda Türkler tarafından fethedilin kale, sonraki üç yüzyıl boyunca Osmanlının hükümdarlığı altında kalmış.

Kalenin şu anki görüntüsü ise Osmanlı sonrası, 18. yüzyılda kısa Avusturya yönetimi döneminden kalma. Kalemegdan Park, 19. yüzyılın sonlarında kalenin önündeki bir platoda kurulmuş. Kalemegdan, her biri görmeye değer Aşağı şehir, yukarı şehir, Küçük Kalemegdan ve Büyük Kalemegdan olmak üzere dört bölüme ayrılmış.

Ortodoks kiliseleri (Ružica ve Sveta Petka), cazibe merkezi Roman’s Well (Rimski bunar), Askeri Müze, Ormancılık ve Avcılık Müzesi ve Kalemegdan Hayvanat Bahçesi gibi görmeye değer yerleri var.

Kelemegdan Kalesi, Sırbistan’ın en popüler turistik cazibe merkezi. Orta çağ kapıları, Ortodoks kiliseleri ve İslami kalıntılarıyla, Belgrad’ın kanlı geçmişinin önemli sembollerinden bir tanesi. Kalenin üst taraflarında bulunan surlar ve kapılar iyi korunmuş. Aynı şekilde Askeri Müze, St. Petka ve Ruzia kiliseleri, Roma Kuyuları da çok iyi korunmuş eserler arasında bulunuyor.

Makedonya
Flyista

Parkta dolaşırken, aralarında şairler Milan Rakic, Jovan Ducic ve Djura Jaksic ile besteci Stevan Mokranjac’ın da bulunduğu önemli kişilerin anıtlarına denk gelebilirsiniz. Yürüyüşünüz sırasında muhtemelen satranç oynayan Belgradlıları göreceksiniz. Parkta, konser veya tiyatro gösterisi gibi kültürel etkinlikle kaşılaşma şansınız bile olabilir.

Belgrad keşfinizde yorulduğunuzda, programınızı burada dinlenecek şekilde planlayın. Belgradlıların yaşlı veya genç fark etmeksizin doldurduğu parkın bir benzerini ülkemizde görmeyi çok isterdim. İki nehrin muhteşem ve nefes kesen birlikteliğine bakan bahçesiyle en sevdiğim yeri.

Sürekli değişen ve gelişen, birçok orduyla karşılaşan, birçok çatışmaya sahne olan Belgrad Kalesi, Kalemegdan, Kale Müzesi ve Belgrad Hayvanat Bahçesine de ev sahipliği yapıyor. Bu muhteşem park, günümüzde sokak kafeleriyle dolu büyük bir yaya yolu olan eski bir Roma caddesi olarak bilinen Knez Mihailova Caddesi’nin ucunda yer alıyor.

Roma Kuyusu

Roma Kuyusu, sadece turla ziyaret edilebiliyor. Diğerler görecekleriniz Avusturya-Macaristan imparatorluğu, yani sadece 200 yıl öncesine aitken, gizemli Roma kuyusunun geçmişinin Roma dönemine kadar uzandığı söyleniyor. Kuyunun toplam derinliği 60,15 metre, çapı ise 3,40 metre.

Hayvanat Bahçesi

Belgrad Hayvanat Bahçesi, 1936’da açılmış. 150’den fazla farklı türü temsil eden 1.700 hayvana ev sahipliği yapıyor. Belgrad Hayvanat Bahçesi, dünyanın en büyük beyaz aslanlarına da ev sahipliği yapıyor. Ayrıca bu hayvanat bahçesinde dünyanın en yaşlı timsahı da bulunuyor.

Belgrad Askeri Müzesi

Belgrad Askeri Müzesi (The Belgrade Military Museum), esas olarak II Dünya Savaşının sonuna kadar Sırbistan ve Yugoslavya’nın askeri tarihini anlatan bir müze. Ayrıca 1999’daki NATO bombalamaları hakkında küçük bir ek bölümü de var. Sırbistan Askeri Müzesi 1878’de kurulmuş. Sırbistan’ın dahil olduğu tüm çatışmalardan hatıralar var.

Müzedeki bazı resimler oldukça rahatsız edici. Bir insanın hemcinslerine karşı nasıl bu kadar acımasız olabildiğini anlamakta güçlük çekiyorum. Müzenin ana binasının dışında ise çok sayıda tank, füze rampaları ve birçok türden zırhlı araç var. Belgrad Kalesi kompleksinin bir parçası olan müzenin bu açık hava kısmı ücretsiz.

Zafer Anıtı

Pobednik Heykeli (The Victor – Zafer Anıtı), Belgrad Kalesinin Yukarı Kasabasında, Sırbistan’ın Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ve Avusturya-Macaristan imparatorluklarına karşı kazandığı zaferi anmak için inşa edilmiş bir anıt. Kalenin her yanından görülüyor.

Bulunduğu plato, nehirlerin ve günbatımının muhteşem birer manzarasını sunuyor. Belgrad’ın sembolü olan zafer anıtı Pobednik’in yanından, Sava rıhtımına demirleyen yolcu gemileri ve Tuna Nehri üzerinde yüzen tekneler izlenebiliyor.

Aşağı ise Tuna Nehri kıyılarında Orta çağdan kalma eski şehir merkezini bulabilirsiniz. Çevresi duvarlarla örülmüş ve bir limanı bulunuyor. Günümüze sadece bir kaç bina kalmış. 1460 yılından kalma Kula Nebojsa (Cesaret Kulesi), şu anda planetaryum olarak kullanılan Türk Hamamı 18. yüzyıldan, VI. Carl Kapısı 1736 yılından günümüze ulaşmış.

Şehrin en büyük ve muhtemelen en güzel parkı olan Kalemegadan Parkı’nın manzaralarını keşfederek kolayca bir gün geçirebilirsiniz. Yeşil alanları, ağaçlıklı patikaları, anıtları ve kültürel cazibe merkezleriyle sevdiğim bir yer. Belgrad gezinizde yine bir akşam üstü saatinizi, kaleden şahane gün batımını izlemek için ayırın.

Sırbistan, vizesiz ülkeler arasında yer alıyor. Bu da uçak bileti alıp, oteli ayırttınız mı uğraşacak başka bir şey yok demek. Şehir merkezine 18 km uzaklıktaki ülkenin en büyük ve en işlek havalimanı olan Nikola Tesla Havalimanına İstanbul’dan direkt, Ankara’dan da İstanbul aktarmalı uçak seferleri bulunuyor.

Önceki blog yazısıBambu Adası: Koh Russei
Sonraki blog yazısıLaos Vizesi Nasıl Alınır
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

7 YORUM

  1. Merhaba, bu aralar Belgrad’a gitmeyi kafaya taktım. Sizce turla mı, yoksa bireysel mi gitmek daha mantıklı ? Havaalanı prosedürlerinden biraz çekiniyorum açıkçası. Cevabınız ve yazınız için şimdiden teşekkürler.

    • Bence bireysel gidin. Daha rahat hareket edebilirsiniz böylelikle. Havaalanı prosedürlerinden de çekinmenizi hiç gerek yok. Pasaportunuz daha önce vize gördüyse hiç sıkıntı yaşamazsınız. Ama pasaportunuz boşsa kenara çekip. Neden geldin? Neden Belgrad? Ne iş yapıyosun? Dönüş biletin? Otelinin reservasyonu? gibi belgeleri istiyorlar. Sırada beklerken öndeki genç bir grubun otellerini arayıp teyid aldılar mesela. Ama sonuç olarak sorun yaşamanız çok düşük bir ihtimal.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın