Ana Sayfa Yunanistan Yunan Adaları Girit Adası Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler, Ne Yenir, Nerede Kalınır?

Girit Adası Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler, Ne Yenir, Nerede Kalınır?

15199

Girit, Ege Denizi’nin güneyinde, Yunanistan’a bağlı ve hem Ege’nin en büyük hem de Akdeniz’in beşinci büyük adası. Coğrafi ölçeği küçük ada romantizminin ötesinde; burada mesafeler ciddi, şehirler arası yol planı gerekiyor. Kıyı boyunca uzanan uzun plajlar, iç kesimlerde zeytinlikler ve dağ silsileleri adanın karakterini belirliyor. Beyaz evler, taş limanlar ve Venedik döneminden kalan surlar görsel dili oluşturuyor ama Girit’i asıl güçlü yapan, tarih katmanlarının hâlâ okunabiliyor olması.

Ada, Minos uygarlığından Venedik’e, Osmanlı’dan modern Yunan dönemine kadar farklı medeniyetlerin izini taşıyor. Merkezi Kandiye (Heraklion) bugün adanın idari ve ekonomik kalbi. Knossos Sarayı çevresindeki arkeolojik alanlar, Hanya ve Resmo’daki Venedik limanları, Osmanlı izleri ve yerel köy yaşamı birlikte var. Girit yalnızca plaj adası değil; arkeoloji, gastronomi ve kırsal kültür üçlüsü üzerine kurulu bir destinasyon.

Girit
Hanya, Girit

Benim ilk dikkatimi çeken şey yine ölçek oldu. Haritada ada gibi duruyor ama içeride ciddi mesafeler var. Bir sabah Hanya’da kahve içip öğleden sonra Elafonissi’ye denize gireyim dersen yol seni yoruyor. Girit sabırsız gezgine göre değil. Programını akıllı kurarsan işler yolunda; aksi hâlde direksiyon başında zaman kaybedersin. Bu ada “hızlı tüketim” turizmine uygun değil.

Girit’i diğer Yunan adalarından ayıran şey sadece plaj değil, yerel karakter. Köyler hâlâ yaşıyor; meydanlarda yaşlılar oturuyor, tavernalarda aile işletmeleri var. Kıyı hattında el değmemiş koylar bulmak mümkün ama çoğu noktaya araç gerekiyor. Sualtı dünyası zengin, dalış meraklıları için alternatif çok. Fakat burayı özel yapan tek bir şey yok; deniz, tarih ve mutfak birlikte çalışıyor.

Romantik cümle kurmaya gerek yok. Girit güçlü bir ada çünkü dengeli. Antik Minos kalıntıları, Venedik limanları, Osmanlı izleri ve modern Yunan hayatı yan yana. Ama hepsini görmek için zaman ayırman şart. Bu ada sana her şeyi veriyor; karşılığında plan ve sabır istiyor.


Girit Adası Gezi Rehberi 🇬🇷

Girit, Ege’nin güneyinde, Yunanistan’ın en büyük adası. Coğrafi olarak Ege ile Akdeniz arasında bir geçiş hattında duruyor; bu yüzden tarih boyunca stratejik olmuş. Adanın geçmişi MÖ 2000’lere, hatta ilk insan izleri açısından daha da geriye uzanıyor. Avrupa’nın erken uygarlıklarından Minos burada doğmuş; Knossos çevresindeki kalıntılar bunun en somut kanıtı.

Konumu nedeniyle Girit sürekli el değiştirmiş. Roma egemenliği, ardından Doğu Roma dönemi, Arap akınları, Venedik hakimiyeti ve uzun süren Osmanlı dönemi adanın kimliğini şekillendirmiş. 1645–1669 arasındaki kuşatma sonrası Osmanlı yönetimine geçen ada, 20. yüzyıl başında Yunanistan’a bağlanmış. II. Dünya Savaşı’nda ağır bombardıman görmüş, özellikle merkezi Kandiye (Heraklion) ciddi hasar almış.

Bugün Girit çok katmanlı bir ada. Venedik limanları, Osmanlı yapıları, Minos saray kalıntıları ve modern Yunan yaşamı yan yana. Resmi dil Yunanca, turizm nedeniyle İngilizce yaygın. Para birimi Euro, Türkiye ile aynı saat diliminde. Yaklaşık 635 bin nüfuslu ada, ölçek olarak küçük görünse de içeride mesafeler ciddi.

Özetle Girit; deniz, tarih ve mutfağı birlikte sunan büyük bir ada. Sadece plaj destinasyonu değil, kültürel arka planı güçlü bir rota. Programı iyi kurarsan verimli; acele edersen yorucu.


Girit Adası Sana Göre mi? Artıları ve Eksileriyle Gerçekçi Değerlendirme

Girit Adası tatil planı yapıyorsan şunu bil: Burası küçük ve kompakt bir Yunan adası değil, başlı başına bir dünya. Yüzölçümü büyük, karakteri güçlü, tarihi katmanlı. Beklentini doğru kurarsan çok tatmin eder. Artıları ve eksileriyle gerçekçi tavsiyeler bu rehberde.

Girit’te deniz kadar tarih var. Hatta bazen deniz ikinci planda kalır. Eğer sadece plaj tatili arıyorsan, ada sana fazla büyük ve dağınık gelebilir. Ama kültür, gastronomi, doğa yürüyüşü ve farklı şehir atmosferlerini bir arada yaşamak istiyorsan burası güçlü bir seçenek. Sezon beklentisi önemli: Yazın sıcak sert, mesafeler uzun, araba kiralamadan verim almak zor. Spontane ada tatili değil, biraz plan isteyen bir rota.

Artıları net: etkileyici antik kalıntılar, dramatik kanyonlar ve yürüyüş rotaları, turkuaz koylar, güçlü ve özgün Girit mutfağı, farklı şehir dokuları (Heraklion hareketli, Hanya daha romantik), uzun sezon avantajı.

Eksileri de net: mesafeler uzun, toplu taşıma sınırlı, araba şart diyebilirim, yazın özellikle Temmuz–Ağustos’ta yoğun turist akışı, bazı popüler plajlarda kalabalık kaçınılmaz, ada küçük beklentisiyle gelen için yorucu olabilir. Ayrıca tek merkezde konaklayıp her yeri görmeyi hayal edersen zaman kaybedersin.

Ben tabloyu net koydum. Deneyimleyerek anlattım, bizzat gördüm. Girit Adası, Yunan Adaları içinde “tek tip tatil” değil, çok katmanlı bir deneyim. Gerçekçi tavsiyem: En az 4–5 gün ayır, mümkünse Mayıs–Haziran ya da Eylül tercih et, araç kiralamayı planın başına yaz.

Detaylı rehber ve tam liste gezilecek yerler yazının devamında. Eğer daha kompakt, yürüyerek gezilebilir bir ada arıyorsan başka alternatifler daha dengeli olabilir.


Girit’e Ne Zaman Gidilir?

Girit tam anlamıyla Akdeniz ikliminin çalıştığı bir ada. Yazlar sıcak ve kuru, kışlar ılıman. Ama işin detayı var: adanın güney kıyıları Kuzey Afrika etkisini daha fazla alıyor. Yani yaz burada daha uzun ve daha sert. Temmuz–Ağustos döneminde özellikle güney hattında güneş ciddi yakıyor. Deniz güzel, evet; ama gün ortasında gezmek zorlayıcı.

Benim bakışım net: Eğer önceliğin denizse, Mayıs sonu–Haziran ve Eylül en dengeli dönem. Su ısınmış oluyor, kalabalık yönetilebilir, fiyatlar zirve seviyede değil. Temmuz–Ağustos tam sezon; plajlar dolu, yollar yoğun, konaklama pahalı. Ama “ben yaz enerjisi istiyorum” diyorsan o dönem de çalışır, sadece programını sabah erken–akşamüstü ağırlıklı kurman gerekir.

Kültür odaklı gezeceksen ilkbahar ve sonbahar daha mantıklı. Knossos, Hanya eski şehir, Resmo sokakları gibi yerleri 40 derece altında gezmek ciddi konfor farkı yaratıyor. Kışın da gidilir mi? Gidilir. Deniz için değil ama yerel hayatı görmek için sakin bir dönem. Turistik işletmelerin bir kısmı kapalı olabilir; bunu bilerek gitmek lazım.

Özetle Girit yılın her döneminde bir şey verir ama beklentini doğru eşleştirmen gerekir. Deniz için geç ilkbahar ve sonbahar başı, tam yaz enerjisi için Temmuz–Ağustos, kültür ve yürüyüş için bahar. Ada hazır; mesele senin ne aradığın.


girit nasıl gidilir

Girit Adası Gezilecek Yerler 📌

Girit’i gezmeye kuzey hattından, yani Kandiye (Heraklion) merkezden başlamak en mantıklısı. Ada büyük; gelişigüzel dolaşmak yerine bölge bölge ilerlemek gerekiyor. Kandiye’de ilk durak liman çevresi. Venedik döneminden kalan surlar ve denize doğru uzanan kale hattı şehrin omurgası. Limanın ucundaki Koules Fortress kentin simgesi. Sabah erken saatler en iyi zaman; kruvaziyer kalabalığı gelmeden gezmek rahat.

Şehir merkezinde meydanlar arasında yürüyerek ilerlemek yeterli. Morosini Fountain (Aslanlı Çeşme) ve çevresi canlı. Çeşmeler, kiliseler, Osmanlı döneminden kalan izler yan yana. Tarih okumayı seviyorsan mutlaka Heraklion Archaeological Museum’a zaman ayır. Minos uygarlığını anlamadan Knossos’a gitmek eksik kalır. Özellikle Phaistos Diski’ni yerinde görmek, o “çözülememiş dil” meselesini zihne yerleştiriyor.

Merkezden 8 km dışarıdaki Knossos Palace ise Girit’in en tartışmalı ama en önemli alanı. Restorasyon biçimi eleştiriliyor; buna hazırlıklı git. Rehbersiz gezersen taş yığınından fazlasını göremeyebilirsin. Önceden biraz okuma yapmak veya rehber eşliğinde dolaşmak fark yaratıyor. Mitoloji burada daha anlamlı: Minotor efsanesi, labirent hikâyesi, Minos saray düzeni.

Batıya doğru ilerlediğinde rota değişiyor. Chania (Hanya) eski limanı ve Venedik dokusuyla daha estetik bir şehir. Akşamüstü liman hattında yürümek Girit’in en iyi anlarından biri. Daha doğuda Rethymno (Resmo) var; Venedik Kalesi ve dar sokaklarıyla kompakt bir durak. Doğa tarafında ise Imbros Gorge gibi kanyon rotaları yürüyüş sevenler için iyi alternatif.

Nasıl Gezilir? Girit’te en doğru yöntem araç kiralamak. Toplu taşıma var ama ada büyük, plajlar ve arkeolojik alanlar dağınık. Konaklamayı tek noktada sabitlemek yerine 2–3 bölgeye bölmek daha verimli: örneğin ilk günler Kandiye, sonra Hanya hattı. Böylece direksiyon başında geçen süre azalır.

Mutlaka Görmeli mi? Knossos ve Arkeoloji Müzesi (birlikte düşün), Kandiye liman ve sur hattı, Hanya eski şehir ve en az bir doğal rota (kanyon ya da güney kıyı plajı) görün.

Pratik Tavsiyelerim: Yazın öğlen saatlerinde arkeolojik alan gezmek zor; sabah erken veya gün batımı saatlerini hedefle. Müze + antik kent kombinini aynı güne koymak yorucu olabilir, ikiye böl. Restoran seçerken turistik meydandan bir sokak içeri gir; fiyat farkı var. Ve en önemlisi: Girit’i “bir ada turu” gibi değil, küçük bir ülke gibi planla.

Özetle Girit; tarih, deniz ve doğayı birlikte sunuyor ama program istiyor. Plansız gezersen mesafe yorar, planlı gezersen ada karşılığını verir.

1. Kandiye

Heraklion

Kandiye, orijinal adı Heraklion olan, Girit Adasının yönetim merkezi ve en büyük şehri. Yunan Adaları turları içinde önemli bir yeri olan şehir ünlü Yunan yazar Nicos Kazancakis’in memleketi aynı zamanda. Kandiye, bir Yunan kasabası hissinden daha çok Venedik döneminden kalma bir şehir gibi.

Şehirde ilk göze çarpanlar, Venedik kalesi ve neredeyse her köşe başında denk gelebileceğiniz çeşmeler. Çeşmeler arasında ise en dikkat çekici olan, şehrin meşhur ve hareketli meydanı Lion’daki Aslanlı Çeşme. Venedik Kalesi ise ada Venedik hakimiyetindeyken, şehri saldırılardan korumak için inşa edilmiş.

Heraklion Arkeoloji Müzesi, sergilediği koleksiyon ve boyutu açısından küçük denilebilecek, Girit tarihindeki savaşlar ve olaylarla ilgili bazı belgeler ve fotoğrafların sergilendiği bir müze. Müze içerisinde Kazancakis’e ayrılmış bir bölüm de bulunuyor. Müzenin en nadide parçası ise kilden yapılma bir tablet olan Phaistos Diski. Girit’in önemli müzeleri arasında olan Girit Tarih Müzesi de Kandiye’de.

Venedik Surları (Venetian City Wall), Kandiye’nin eski kent merkezini çevreleyen, Venedik döneminde inşa edilmiş savunma duvarları. Tarihi geçmişi Orta çağa uzanan surlar, adanın Venedik işgali döneminde baştan aşağıya yeniden inşa edilmiş. Osmanlı fethi sırasında 21 yıl boyunca tarihin en uzun kuşatmasına dayanan surların büyük bölümü günümüze bozulmadan ulaşmayı başarmış. Surlar, Avrupa’da en iyi korunan Venedik surları olarak kabul ediliyor.

Koules Fortress, Kandiye’nin eski limanının girişinde yer alıyor. Venedik Cumhuriyeti tarafından 16. yüzyılın başında inşa edilen kale, günümüze kadar ulaşmayı başarmış. Sanat sergileri ve konserlere ev sahipliği yapan yapı, Venedik’in sembolik tarihi noktalarından.

Aziz Minas Katedrali, Girit Başpiskoposluğu’nun merkezi. 1862 yılında yapımına başlanan katedral, 1895 yılında tamamlanmış. Girit’in en büyük dini yapısı olan katedral, Hristiyanlık dünyası için büyük önem taşıyan Aziz Minas’a adanmış.

Potamos Plajı, Kandiye’nin 41 km doğusunda, Malia kasabasında yer alıyor. İsmini yanı başında akan nehirden alan Potamos Plajı, ince kumlu kumsalı, doğusunda yer alan arkeolojik alanı ve serin ve sığ denizi ile özellikle çocuklu aileler ve kalabalıktan hoşlanmayanların tercih ettiği bir yer.

Cretaquarium, Avrupa’nın en büyük akvaryumlarından biri. 2005 yılında açılan akvaryumda köpek balığı başta olmak üzere birçok balık türü ve deniz canlısı bulunuyor. Akdeniz deniz yaşamının çeşitliliğini yansıtan akvaryum, interaktif sunum salonları ile belgesel gösterimlerine de ev sahipliği yapıyor.


2. Knossos Antik Kenti

Girit’in kuzeyinde, Heraklion merkezine yaklaşık 4 km mesafedeki Knossos Palace, Minos uygarlığının başkenti kabul ediliyor. Tarihi MÖ 1900’lere uzanıyor. Avrupa’nın en eski saray kompleksi olarak anılıyor. Girit’i anlamak istiyorsan burayı atlaman zor.

Alan geniş ama gördüğün yapıların bir kısmı rekonstrüksiyon. 20. yüzyıldaki restorasyon yöntemi hâlâ tartışmalı. O yüzden beklentini “antik taş dokusu” üzerinden değil, tarihsel bağlam üzerinden kur. Önce Heraklion Archaeological Museum’u gezip sonra Knossos’a geçmek en doğrusu. Sarayda çıkarılan pek çok eser müzede sergileniyor; özellikle Yılanlı Ana Tanrıça figürü Minos kültürünü anlamak için önemli.

Saray planı karmaşık. Avlular, depo odaları, tören alanları ve dar geçişler labirent hissi veriyor. Minotor efsanesinin buraya bağlanması tesadüf değil. Yangınlar ve depremlerle zarar görmüş, ardından terk edilmiş bir merkez. Bugün ayakta kalanlar, o dönemin idari ve ritüel gücüne dair fikir veriyor.

Pratik önerim: Yazın öğlen saatlerinde gitme; gölge az. Rehberle gezmek ya da önceden temel Minos bilgisi okumak deneyimi ciddi değiştiriyor. Aksi halde taş duvarlar arasında anlam kayboluyor. Knossos, fotoğraf değil bağlam isteyen bir yer.


3. Platanias – Hanya’nın Batı Hattı

Platanias, Crete

Platanias, Girit’in batısında, Chania merkezine yaklaşık 10 km mesafede yer alan bir sahil yerleşimi. Hanya Körfezi’nin batı–güney kıyı hattını oluşturuyor. Konumu avantajlı; hem şehir merkezine yakın hem de denize sıfır konaklama seçenekleri yoğun. Otel, apart ve tatil köyü profili güçlü. Restoran, kafe ve hediyelik eşya dükkânlarıyla yaz sezonunda canlı.

Plajı uzun ve geniş. Batı Girit hattının en bilinen kumsallarından biri kabul ediliyor. Deniz genelde temiz, ancak rüzgâr durumuna göre dalga artabiliyor. Şezlonglu alanlar yaygın ama havlunu serip daha sakin bir köşe bulmak da mümkün. Çocuklu aileler ve uzun konaklama planlayanlar için pratik bir merkez.

Kıyıdaki küçük limandan günübirlik tekne turları kalkıyor. Bu turlar genellikle Hanya Körfezi boyunca yüzme molalı programlar sunuyor. Eğer daha sakin koyları görmek istiyorsan mantıklı bir alternatif.

Özetle Platanias; Hanya’ya yakın, plaj odaklı, konforlu bir tatil üssü. Eski şehir romantizmi arıyorsan Hanya merkez daha karakterli; deniz ve konaklama kolaylığı istiyorsan Platanias daha işlevsel.


4. Rethymnon (Resmo), Girit

Rethymnon, Girit’in kuzey kıyısında, Heraklion’un yaklaşık 80 km batısında yer alıyor. Venedik ve Osmanlı döneminden kalan yapılar burada iç içe. Eski şehir dokusu korunmuş; dar, kıvrımlı sokaklar arasında yürürken cephe detayları hâlâ okunuyor. Deniz tarafında uzanan Antik Venedik Limanı gün batımında en iyi durak. Liman hattında kısa bir mola verip deniz havası almak yeterli; restoranlar turistik ama atmosfer çalışıyor.

Şehrin arkasında yükselen dağ silsilesi Resmo’ya farklı bir derinlik katıyor. Kıyıda plaj, arkada köyler. Bir günü mutlaka iç kesimlere ayır. Küçük Yunan köylerinde tempo düşüyor; taş evler, meydan kahveleri ve zeytinlikler Girit’in daha sade yüzünü gösteriyor. Resmo yalnızca sahil kasabası değil, iyi bir yürüyüş üssü.

Şehre yakın doğa duraklarından biri Kournas Lake. Girit’in tek tatlı su gölü. Koruma alanı statüsünde; yılan balığı popülasyonu ile biliniyor. Çevresinde salaş restoranlar ve deniz bisikleti kiralama noktaları var. Göl kenarında sakin bir öğle yemeği, deniz–şehir yoğunluğuna iyi bir denge olur.

Özetle Rethymnon, Girit’te dengeli bir durak. Tarih, plaj ve dağ hattı aynı çerçevede. Kısa kalırsan yüzeyde kalırsın; en az bir gece konaklayıp sabah–akşam ışığında şehri görmek daha doğru.


5. Plakias

Plakias, geçmişte mütevazı bir balıkçı köyüyken günümüzde Girit’in güney sahilindeki en popüler tatil merkezlerinden birine dönüştü. Adanın en gelişmiş bölgesi olan kuzey sahilinin aksine küçük bir kasaba hissini yansıtan sakin atmosferi ve bakir özelliklerini koruyan köy, hilal şeklindeki plajı ile ünlü.

Preveli Manastırı, Plakias köyünün Ege Denizi’ne hakim tepesinde eşsiz bir manzaraya sahip. 17. yüzyılda inşa edilen manastırın içerisinde dini eserler koleksiyonuna sahip bir müze bulunuyor. Açık havalarda Libya’yı da görebileceğiniz manastır, birçok kişinin günbatımı manzarasını seyretmek için geldiği bir yapı.

Preveli Plajı, Girit’in en ünlü plajlarından biri. Adanın güneyinde, küçük bir nehrin ağzında yer alan plaj, her iki tarafından yükselene kayalıklarla sarılı. Hem karadan hem de teknelerle denizden ulaşılabilen plaj, adanın güneyini keşfetmek isteyenlerin uğrak noktalarından.

Matala Plajı, Girit’in güney kıyısında, bir tarafı kayalıklarla çevrili, mavi mağaralarla çevrili, ince kumlu bir plaj. Çevresinde çok sayıda restoranın sıralandığı plajda küçük teknelerle mağara turları düzenleniyor. 1960’lı yıllarda hippilerin uğrak noktası olan mağaralar günümüzde gezginlere hitap ediyor.


6. Imbros Kanyonu

Imbros Kanyonu, Girit’in güneyinde, Sfakia (Hora Sfakion) bölgesinde yer alıyor. Yaklaşık 11 km uzunluğunda; bunun 8 km’lik kısmı işaretli yürüyüş parkuru. En dar noktası 1,60 metreye kadar düşüyor. Bu dar geçişler kanyona karakter veriyor; kaya duvarları neredeyse omzuna değiyor.

Parkur teknik olarak zor değil ama zemin taşlık. İyi tabanlı ayakkabı şart. Ortalama tempo ile 2,5–3 saatte tamamlanır. Yazın sıcak ciddi; sabah erken başlamak en doğrusu. Rehberli turlar var ama işaretleme yeterli olduğu için bireysel yürüyüş de mümkün.

Kanyonun tarihi katmanı da var. II. Dünya Savaşı sırasında İngiliz askerlerinin tahliyesinde bu hat kullanılmış. Yürürken yalnızca doğayı değil, yakın tarihin izlerini de düşünüyorsun.

Pratik tavsiyem: Parkur tek yönlü planlanır; çıkışta seni başlangıca götüren minibüs servisleri bulunur. Yanına su al, gölge sınırlı. Deniz–plaj programının arasına bir gün doğa eklemek istiyorsan Imbros iyi bir denge. Samaria kadar kalabalık değil, daha sakin.


7. Hanya – Eski Başkent

Hanya, Girit
Hanya, Girit

Hanya, 1971’e kadar Girit’in başkentiydi. Bugün Batı Girit’in merkezi. İlk bakışta daha estetik, daha düzenli bir şehir hissi veriyor. Pastel tonlu evler, dar sokaklar, begonviller, küçük avlular… Ama burayı “romantik Yunan kasabası” diye etiketlemek eksik kalır. Hanya aynı zamanda ciddi bir tarih katmanına sahip. Venedik, Osmanlı ve hatta Mısır döneminin izleri liman hattında hâlâ okunuyor.

Şehrin kalbi Old Venetian Harbor. Akşamüstü burada yürümek şart. Liman çevresi yazın kalabalık; kafeler, restoranlar ve barlar dolu. Turistik mi? Evet. Ama ışık iyi, atmosfer çalışıyor. Sabah erken saatlerde geldiğinde ise aynı liman daha sakin ve daha gerçek.

Doğa tarafında Hanya güçlü. Adanın en çok fotoğraflanan noktalarından biri olan Balos Lagoon turkuaz sığ suyuyla kartpostal gibi. Ulaşım biraz zahmetli; yolun son kısmı toprak. Erken gitmezsen kalabalık artıyor. Diğer ikonik plaj Elafonissi Beach. İnce kumlu, sığ ve berrak. Deniz kabukları nedeniyle uzaktan pembe ton veriyor. Yazın yoğun ama alan geniş.

Şehir içinde de detay var. Cathedral of the Assumption (Hanya Katolik Katedrali) adanın tek Katolik katedrali. Küçük ama karakterli. Şehrin 15 km güneyindeki Theriso Gorge ise doğa kaçamağı için iyi bir rota. 14 km’lik dar vadi yürüyüş ve doğa sporları için uygun; yol boyunca tavernalar var.

Hanya’da en doğru plan şu: Eski şehirde bir akşam geçir, bir gününü Balos ya da Elafonissi’ye ayır, bir yarım gününü de iç kesimlere kaçır. Sadece liman hattında kalırsan yüzeyde kalırsın. Hanya güzelliğiyle çeker ama asıl gücü çevresinde.


8. Samaria Kanyonu

Samaria Kanyonu, Girit’in güney batısında, 18 km uzunluğunda, muhteşem bir manzaraya sahip. Girit porsuğu ve dikenli fare gibi Girit’e özgü endemik hayvan türlerine de ev sahipliği yapan kanyonun 16 km’lik kesiminde işaretli yürüyüş parkuru bulunuyor. Kanyonla aynı ismi taşıyan milli park içinde yer alan kanyon UNESCO Biyosfer Rezervi alanı olarak koruma altında.


9. Agios Nikolaos

Agios Nikolaos için Girit’in modern yüzü tanımlaması yapılıyor. Adanın doğu kıyısında bulunan Agios Nikolaos, modern, şık otel ve restoranları ile adaya gelen turistlerin gözdesi. Antik kalıntılarla dolu bir bölgede yer alan kasaba gölü, limanı, Kitroplatia Plajı ve marinasıyla ünlü.

Spinalonga, Girit’in kuzeydoğusunda, Elounda doğal limanının ağzında konumlanan 8.5 hektarlık bir alana sahip, kurak ve çorak kayalıklardan oluşan adacık. Stratejik konumu nedeniyle yüzyıllar boyunca Girit’in savunmasında öncü bir rol üstlenen adanın etrafı surlarla çevrili. İnsan yaşamanın olmadığı adaya tekne turları ve özel teknelerle ile ulaşılıyor.

Voulismeni Gölü, Agios Nikolaos bölgesinde zaman geçirmek için en keyifli noktalardan biri. Göl kenarına konumlanmış restoran ve kafelerde dingin zamanlar geçirebileceğiniz gibi bot turuna da çıkabilirsiniz.


10. Kritsa Köyü

Kritsa, Girit’in doğusunda yer alan Agios Nikolaos kasabasına 11 km uzaklıkta bulunuyor. Lassithi (Dikti) dağlarında eski evleri ve dar sokakları ile geleneksel bir Girit köyü olan Kritsa’nın pek çok noktasından zeytin bahçeleri, sahil ve dağ manzarasını izleyebilirsiniz. Ödüllü zeytinyağı üreten çok sayıda butik işletmenin yer aldığı köyün aile işletmesi restoranlarında mola verebilirsiniz.


11. Richtis Kanyonu

Richtis Kanyonu (Richtis Gorge), Agios Nikolaos ve Sitia arasında yer alan 4 km uzunluğundaki kanyon. Kanyonla aynı ismi taşıyan eşsiz güzellikteki şelale kanyonun en ilgi çeken noktası. Çınar ağaçlarıyla bezeli yemyeşil bir bitki örtüsüne sahip olan kanyonda yerel kelebek türleri, küçük sürüngenler, kuşlar ve küçük memelerden oluşan zengin bir yaban hayatı var.


12. Paliani Manastırı

Palliani Manastırı (Moni Palianis), Kandiye’nin 20 km güneybatısında, Venereto Boğazı’nın doğusunda bulunan Avgeniki ve Venerato köylerinin yanında yer alıyor. Girit’in en eski manastırlarından biri olan Palliani Manastırı, Osmanlı’nın Girit’e egemen olduğu dönemde tahrip olmasına rağmen Yunanistan’ın bağımsızlığının ardından restore edilerek yeniden ibadete açılmış. Manastırın Hristiyan dünyası için önemi Meryem Ana’nın ikonuyla ilişkili olan kutsal Myrtle ağacının manastırın bahçesinde yer alması.


13. Palm Beach

Girit’in en izole bölgesi olan doğu kıyısında yer alan Palm Beach, altın renkli kumları, palmiye ağaçları ve doğal bir havuzu andıran turkuaz deniziyle turistler arasında oldukça popüler. İzole bir bölge olmasından dolayı plajın doğası göz alıcı bir görünüme sahip. Asıl ismi Finikodasos olan plaj, günümüzdeki adını dev palmiye ağaçlarından alıyor.


14. Listis Plajı

Listis Plajı, Kandiye’nin 69 km güneydoğusunda, Kastri ve Tsoutsouras köyleri arasında yer alıyor. İnce kumu, kristal berraklığındaki sığ suları ve sakin atmosferi ile Girit’te gözlerden uzakta dinlenmek ve denizin tadını çıkarmak isteyenler tarafından en çok tercih edilen plajlarından biri olan Listis’te plajın doğusunda yer alan dev kayalar görülmeye değer. Plajın yanı başında bulunan iki ayrı mağara, geçmişte korsan yatağı olarak kullanılmış.


15. Chrissi Adası

Chrissi Adası, Altın Ada olarak bilinen, Güney Girit Denizi’nde, Girit’in yaklaşık 15 km doğusunda yer alan altın sarısı renkli kumsallarıyla ünlü bir ada. Ierapetra’dan ve Myrtos’tan teknelerle ulaşılabilen adanın kuzey bölümü çıplaklar plajı olarak kullanılıyor. Adanın batı kesiminde ise 13. yüzyılda inşa edilen St. Nicholas Şapeli bulunuyor. Ada çevresindeki sığ sulu plajlar çocuklu aileler ve yüzme bilmeyenler için ideal.


Girit’te Ne Yenir? Nerede Yenir? 🍽

Girit mutfağı övüldüğü kadar var. Bu romantik bir iddia değil; yapısal bir gerçek. “Akdeniz tipi sağlıklı beslenme” modelinin çıkış noktası burası. Zeytinyağı temel, yabani ot bol, deniz ürünü taze. Tabaklar süslü değil ama malzeme kaliteli. Doğru pişirilmiş bir balık ve yanında zeytinyağlı dağ otu çoğu yerde yediğin gösterişli tabağı geride bırakabiliyor.

Ne Yenir?

Başlangıcı Dakos ile yap. Anadolu’daki peksimet kültürünü hatırlatır; üzerine zeytinyağı, rendelenmiş domates, kremamsı keçi peyniri ve kekik gelir. Basit ama yerel.

Tatlı–tuzlu arası bir hamur işi denemek istersen Kalitsounia (peynirli turtalar) iyi bir tercih. Keçi peyniri dolgulu, bazen bal veya gül suyu dokunuşlu versiyonları var.

Sfakia Pies ise ince hamur arasında peynirli bir gözleme gibi düşün. Üzerine bal gezdirilerek servis edilir.

Yabani ot kültürü güçlü. “Askordoulakous” adı verilen ot salataları veya kavurmaları masada sık görürsün. Zeytinyağı ve limon yeterli.

Deniz ürünleri net seçim. Izgara ahtapot, kalamar, taze balık güvenli tercihler. Daha yerel bir tat ararsan zeytinyağında pişirilen salyangoz (chochlioi) dene; şarap veya sirke ile servis edilir.

Yanına uzo ya da yerel şarap. Girit’te eğlence müzik, uzo ve uzun sohbetle çalışır. Gürültülü değil; masada kalma kültürü var.


Nerede Yenir?

Her kasabada taverna bulursun. Turistik meydanlarda fiyat yükselir; iki sokak içeri girince aynı kaliteyi daha dengeli fiyata yersin. Yerel halkın oturduğu masaları referans al. Menüde İngilizce fotoğraflı sayfa varsa biraz daha turistik olduğunu bil.

Kandiye, Hanya ve Resmo’da popüler restoranlar var; kişi başı 20€ civarında doyurucu bir masa kurabilirsin. Daha salaş bir tavernada iki kişi ortalama 30€ civarına rahatça doyar. Alkol fiyatları abartılı değil; yerel bira 3€, kahve 2,5€ bandında.

Şık fine dining arıyorsan seçenek sınırlı. Girit mutfağı gösteriş değil ürün kalitesi üzerinden çalışır. O yüzden “en pahalı yer en iyidir” mantığı burada geçerli değil.


Pratik Tavsiyem

  • Öğlen hafif, akşam uzun masa yap.
  • Günlük balık sor; vitrindeki ürünü seç.
  • Zeytinyağı şişesine dikkat et; çoğu yer kendi üretimini kullanır.
  • Turistik liman hattında oturacaksan manzaraya para ödediğini bil.

Girit’te yemek bir etkinlik değil, gündelik hayatın parçası. Büyük beklenti kurmadan, yerel gibi mekana dalıp sipariş verdiğinizde dahi ödediğinizin karşılığını alıyorsunuz. Özlediğimiz esnaf lezzetini ben adanın küçük mekanlarında görebildim.


Girit Adası’na Nasıl Gidilir?

Girit’e Türkiye’den direkt uçuş yok. En pratik rota Atina aktarmalı uçmak. İstanbul’dan Atina’ya yaklaşık 1 saat 25 dakikalık uçuş sonrası, Atina–Girit (genelde Kandiye/Heraklion) hattı yaklaşık 50 dakika sürüyor. Yaz sezonunda sefer sayısı artıyor; erken rezervasyon fiyat avantajı sağlar.

Girit’in ana havalimanı Heraklion International Airport şehir merkezine yaklaşık 3 km mesafede. Havalimanından merkeze toplu taşıma sınırlı; taksi, araç kiralama veya özel transfer daha pratik.

Alternatif olarak Atina’daki Port of Piraeus’tan feribotla geçiş mümkün. Yolculuk yaklaşık 7–8 saat sürüyor. Deniz yolunu tercih edeceksen gece feribotları zaman kazandırır.

Adada ulaşım için araç kiralamak en mantıklısı. Mesafeler uzun, otobüs saatleri seyrek.

👉 Detaylı rota, havayolu alternatifleri ve pratik bilgiler için: Girit Adası’na Nasıl Gidilir? (Detaylı Rehber) bağlantısına göz at.


Girit, büyük lafı hak eden bir ada. Yunanistan’ın en büyüğü olması boşuna değil; hem coğrafyası hem kültürü hem de tarihiyle dolu dolu. Akdeniz çanağının en önemli turizm merkezlerinden biri denince abartı gibi geliyor ama adaya adım atınca nedenini anlıyorsun. Burada sadece denize girip dönmüyorsun. Avrupa medeniyetine öncü olan Minos uygarlığının izlerini görüyorsun, taş sokaklarda yürüyorsun, sofrada sade ama karakterli Girit mutfağıyla tanışıyorsun. Aynı gün içinde antik bir kalıntıdan turkuaz bir koya geçebiliyorsun. Bu çeşitlilik adayı güçlü kılıyor.

Ama dürüst olayım: Girit kompakt bir ada değil. Mesafeler uzun, plan yapmadan verim almak zor. O yüzden bu rota biraz bilinçli seyahat istiyor. Zaman ayırırsan karşılığını alırsın, “iki günde her yeri göreyim” dersen yüzeyde kalırsın.

Ben deneyimleyerek anlattım, bizzat gördüm. Eğer Girit Adası tatil planı yapıyorsan gerçekçi tavsiyem şu: En az birkaç gününü adaya ayır, araç kiralamayı düşün ve sezon beklentisini doğru kur. Yukarıdaki detaylı rehber ve tam liste gezilecek yerler listesini okuyup kendi planınızı yapın. Girit herkese göre değil ama doğru beklentiyle giden için Akdeniz’de kolay kolay unutulmayacak bir durak.

📋 Girit Adası Hakkında Sık Sorulan Sorular

❓ Girit Adası’nda kaç gün kalınır?

Minimum 3-4 gün öneririm. Merkezi noktalar için 2 gün, yerel semtler ve günübirlikler için 1-2 gün ekleyebilirsiniz.

❓ Girit Adası pahalı mı?

Backpacker: günlük 40-50 €, orta sınıf: 80-120 €, konforlu: 150 € üzeri. Türkiye’nin 2-3 katı aralığında.

❓ Girit Adası ne zaman gidilir?

Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim hem hava hem kalabalık açısından en dengeli dönemler. Yaz turisti çok, kış ise bazı noktalar kapalı.

❓ Girit Adası’nın en önemli turistik yeri hangisi?

Rehberde detaylı anlattım. Zamanın kısıtlıysa önce tarihi merkezden başla.

❓ Girit Adası’ndan günübirlik nereye gidilebilir?

Çevre şehirlere 1-2 saatlik otobüs veya tren bağlantıları var. Rehberdeki gezi planı bölümüne bak.

❓ Türk vatandaşları Girit Adası’na nasıl gider?

Güncel vize ve giriş koşulları için Girit Adası büyükelçiliğini veya Dışişleri Bakanlığı sitesini kontrol et. Bilgiler değişebilir.