Fransa, dünyanın en fazla ziyaretçi alan ülkesi ve bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini söylemek mümkün. Aşıklar Şehri olarak anılan başkent Paris, Alp Dağları boyunca sıralanan kayak merkezleri, Akdeniz kıyısında yer alan bakir kumsallar ve Orta Çağ esintili kasabalarıyla Avrupa’nın en önemli turizm destinasyonlarından.

Aşıklar Şehri Paris, Alplerdeki kayak merkezleri, Akdeniz kıyılarındaki hoş kumsallar, Orta Çağdan kalma tarihi kale ve şatolarıyla Fransa Avrupa’nın en popüler ülkelerinden biri. Tarihi ve kültürünün yanı sıra mutfağıyla da ünlü bir marka olan Fransa, şarap, ekmek ve peynir çeşitleriyle tüm dünyada tanınıyor.

fransa gezi rehberi

Zengin tarihi ve kültürel birikiminin yanı sıra gastronomi alanında da öne çıkan Fransa ekmek, peynir ve şarap çeşitleriyle dünyaca ünlü bir merkez. Hem Akdeniz hem de Orta Avrupa ülkesi özelliğini taşıyan Fransa’da bu çeşitlilik kültürel, tarihi, mimari ve gastronomi alanında görülebiliyor. Moda alanında da öncü olan ülke zengin koleksiyona sahip müzeleri ve tarihi binalarıyla ziyaretçilerine çok sayıda alternatif sunuyor.

Sakin ve pastoral görüntüsüne rağmen Fransa’nın ateşli ve hareketli bir geçmişi var. Bin yıldan uzun süredir Avrupa’nın öncü kuvveti olan ülkenin, zenginlikle tecrübenin getirdiği dokusu ülkenin her yanında kendini gösteriyor. Bu tarihi miras ülkede o kadar geniş bir kesime yayılmış ki, her nereye giderseniz gidin mutlaka Fransa’nın geçmişinden bir parça görmeniz mümkün.

Tarih boyunca dünyanın en önemli siyasi ve ekonomik merkezlerinden biri olan Fransa, dünya tarihini değiştiren önemli olaylara ev sahipliği yaptı. Avrupa’nın üç önemli etnik kökeni Keltler, Latinler ve Frenklerin zaman içerisinde yaşadığı birliktelikten oluşan Fransa, hoşgörü ve birlike yaşama kültürünün de en iyi örneklerinden.

Güneyde, Dordogne’nin tarih öncesinden kalma mağara resimleri ile Roma anıtları, kuzeyde Gotik katedraller, Loire Şatosu ve elbette Paris’in olağanüstü mimarisi, mutlaka görülmesi gereken yerler. Bu tarihi miras ülkede o kadar geniş bir kesime yayılmış ki, her nereye giderseniz gidin mutlaka Fransa’nın geçmişinden bir parça görmeniz mümkün.

Fransa Gezi Rehberi 📌

Resmi olarak ülke 22 bölgeye ayrılan Fransa’nın en büyük bölgesi Paris’in de içinde bulunduğu Ile de France. Diğerleri ise Alsace, Aquitaine, Auvergne, Brittany (Bretagne), Burgundy (Bourgogne), Centre, Champagne-Ardenne, Corsica (Corse), Franche-Comté, Languedoc-Roussillon, Limousin, Lorraine, Midi-Pyrénées, Nord-Pas-de-Calais, Lower Normandy (Basse Normandie), Pays de la Loire, Picardy (Picardie), Poitou-Charentes, Provence-Alpes-Côte d’Azur, Rhône-Alpes and Upper Normandy (Haute Normandie).

Hem nüfus hem de yüzölçümü olarak Avrupa’nın en büyük ülkelerinden biri olan Fransa’da ülke içerisinde seyahat etmek oldukça kolay. Ülkenin dört bir yanı kara yolu, demir yolu ve hava yoluyla birbirine bağlı durumda. Bisikletçiler için çok nitelikli bisiklet yollarının olduğu ülkede ülke içi ulaşım çok iyi organize olmuş durumda.

Fransa, yalnızca Avrupa’nın değil, tüm dünyanın en çok turist ağırlayan ülkesi. Yalnız Fransızlar, televizyon ekranlarında göründükleri gibi değiller. Ülkede neler olup bittiği konusunda pek çok farklı görüş olduğundan, genelde politika, göçmenlik ve inanç gibi konularda derinlere inmek istemiyorlar. Diğer ülkelerle karşılaştırılmalarından rahatsız oluyorlar. Fransa’ya gitmeden önce Fransızlar hakkında bu tarz şeylere dikkat etmeniz keyfinizin kaçmaması adına oldukça yararlı olur.

Fransa Gezilecek Yerler

Fransa, ziyaretçilerini zenginlikleri ile şımartmayı çok iyi bilen bir ülke. Tarihi, kültürü, meşhur Fransız mutfağı, dillere destan şarabı, ekmeği ve peynir çeşitleriyle dünyanın ilgi odağı. Alplerin muhteşem atmosferinin tam ortasında bulunan kış locaları ve kayak merkezleri, moda ikonu oluşu, Loire Vadis’ndeki kaleleri ile elbette güney Fransa’nın eşsiz güzellikteki kumsalları…

Kendinizi seçenekler denizinde boğuluyor gibi hissetmeniz normal, zira kendine ait dokusu, kültürü ve doğası bulunan pek çok yer, Fransa’yı eşsiz bir konuma taşıyor. Fransa’da nereye gidilir? sorusunun ilk yanıtı tartışmasız başkent Paris. Aşıklar Şehri, Işık Şehri gibi isimlerle anılan Paris, kültürel zenginliği ile ülke tarihinin en önemli merkezi.

Sanat, gece hayatı ve etnik çeşitliliği ile tüm diğer büyük şehirlerden ayrılan Paris bu bağlamda en iyi şehir olsa da Lyon, Bordeaux, Toulouse, Marsilya gibi dünyaca ünlü diğer şehirler de sanat, spor ve hemen her konuda fazlasıyla görülmeye değer.

Elbette Fransa bu on kentten ibaret değil. Cote d’Azur, Loire Vadisi, Biarritz, Arles, Provence, Avignon,Besançon ve daha gezilip görülmesi gereken pek çok bölgeye sahip. Öyle ki Fransa, pek çok özelliği ile başlı başına kendine has bir dünya.

1. Paris

fransa rehberi paris

Paris, her yıl 45 milyon ziyaretçinin uğrak yeri. Ile-de-France bölgesinin merkezi olan Fransa’nın başkenti Paris, sanatın, modanın ve lüksün dünyadaki başkenti olarak kabul ediliyor. Günümüzde dünyanın en popüler turist destinasyonu. Işık şehri, Aşk şehri ve Moda’nın Başkenti gibi isimlerle de sıkça anılan Fransa’nın başkenti Paris, romantik atmosferi, iş hayatı, eğlence, gastronomi, moda, kültür ve sanat gibi endüstrilerde zirvenin tartışılmaz ismi.

Şehirde görebileceğiniz Eyfel Kulesi, Zafer Anıtı, Notre Dame Katedrali’nin yanında dünyanın en iyi müzelerinden olan Louvre ve Musee d’Orsay’da yine bu efsanevi şehirde yer alıyor.

Gustave Eiffel tarafından tasarlanan ve günümüzde Fransa’nın sembol yapısı haline gelen Eyfel Kulesi, Paris gezilerinin en popüler adreslerinden. 1887-1889 yılları arasında inşa edilen ve ilk yapıldığı dönemlerde geçici olarak kullanılması düşünülen kule, beklenin üzerinde bir ilgi gördüğü için bugün hala şehri süslemeye devam ediyor.

Gotik tarzı ve ihtişamlı mimarisiyle göz kamaştıran Notre Dame Katedrali, 69 metre yüksekliğinde ikiz kuleleriyle ünlü. Kulelerinin yanı sıra Bakire Taçkapısı, Uçan Payangalar, Gülpencereler gibi bölümleriyle de bilinen katedral, inşa edildiği 1163-1334 yıllarından bu yana şehrin en önemli ibadethanelerinden

Dünyanın en büyük sanat müzesi olarak anılan ve tamamını gezmek için bir günün asla yeterli olmadığı Louvre Müzesi, giriş kapısı önüne sonradan inşa edilen Cam Piramit sayesinde ününe ün katmış durumda. Fransız İhtilali’nden sonra açılan ilk müze olan Louvre’de Mona Lisa, Milo Venüsü gibi eserlerin de aralarında bulunduğu 35 binden fazla eser sergileniyor.

Sacre Coeur Bazilikası, mimarisiyle göz alan evleri ve her köşesinden sanat fışkıran sokaklarıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Montmarte Tepesi, deniz seviyesinden 130 metre yükseklikte bulunuyor. Montmarte, geçmişte Vincent van Gogh ve Salvador Dali gibi ressamların atölyelerinin yer aldığı bir bölge olduğu için Ressamlar Tepesi ismiyle de anılıyor.

Montmarte Tepesi’nin üzerinde bulunan en görkemli yapı olan Sacre Coeur Bazilikası, şehrin en popüler tarihi binalarından. 1875-1914 yılları arasında Fransa-Prusya Savaşı’nda hayatını kaybedenlerin anısına inşa edilen bu bazilika, Paris’in enfes manzarasını izlemek isteyenlerin de buluşma noktalarından.

Paris’e gidip de Şanzelize Caddesi’ne uğramadan dönmek olmaz. Hem Paris’in hem de ülkenin en ünlü ve lüks caddelerinden olan Şanzelize, 1667 yılında yapıldı. Günümüzde Paris’in en pahalı mağazalarının, kafe ve restoranlarını yer aldığı bir cazibe merkezi haline gelen Şanzelize Caddesi’nde Zafer Takı’nı da mutlaka görmelisiniz.

Şehirde iki bin hektarlık bir alanı kaplayan devasa bir eğlence merkezi olan Disneyland, Amerika Birleşik Devletleri sınırları dışında kurulan ikinci Disneyland olmasıyla da ünlü. Disneyland Park ve Walt Disney Studios Park olmak üzere iki bölümden meydana gelen Disneyland Paris, şehir merkezine yaklaşık 32 kilometre uzaklıkta konumlanıyor.

2. Strasbourg

fransa rehberi strasbourg

Kuzey Fransa, çoğunlukla düz bir coğrafyaya sahip. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Strazburg kentinin de yer aldığı Alsace-Lorraine bölgesi, Avrupa’yı derinden etkileyen önemli savaşlar ve anlaşmaların yapıldığı kent. Almanya sınırındaki kentte Alman kültürü baskın. Karma yemek kültürü, katedralleri ve korunmuş şehirleri ile bu bölge görülmeye değer.

Strasbourg, Fransa ve Almanya sınırında bulunan Alsace bölgesinin başkenti. En büyük özelliği ise Avrupa Parlamentosu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başta olmak üzere Avrupa Konseyi gibi üst düzey makamların da merkezlerine de ev sahipliği yapıyor oluşu. Strasbourg’un tarihi merkezi olan Grande İle ise kenti ziyaret etmek için başlı başına bir sebep. Burada, Fransız ve Alman mimarisinin muhteşem karışımını görmek mümkün. Strasbourg, ziyaretçilerine birçok müze, dükkân, kafe, astrolojik saat ve 300 yıllık el yapımı oymacılığın bulunduğu çarpıcı pek çok Gotik katedral görme fırsatı da veriyor.

3. Lyon

fransa gezi rehberi blog

Lyon, Fransa’nın doğu bölgesinde bulunan Rhone bölgesinin başkenti. Avrupa’nın en yüksek noktası olan Alp Dağları’nın Mont Blanc Zirvesi de İtalya-İsviçre sınırındaki Rhône-Alpes bölgesinde yer alıyor. Uzun ve zengin bir tarihe sahip olan Lyon, günümüzde Fransa’nın en büyük üçüncü şehri konumunda. Pek çok özelliğinin yanı sıra ününü ‘Dünyanın Gastronomi Başkenti’ unvanından alan Lyon, UNESCO Dünya Mirası Listesinde.

Tarihi, mimarisi, mutfağı ve canlı kültürü ile öne çıkan Lyon’un her sokağında farklı bir etkinliğe denk gelmek mümkün, üstelik hepsinin de kendine has bir özelliği var. Örneğin Presqu’ile, şehrin tam kalbinde restoran ve barlarıyla meşhurken, Croix-Rousse yüzlerce gizli patika yolu ile biliniyor. Fourviere, Roma dönemi kalıntıları ve Gotik kiliselere sahipken, Brotteaux bölgenin en elit ve zengin bölgesi olmakla birlikte muazzam güzellikteki Tete d’Or Park’a da ev sahipliği yapıyor.

4. Provence-Alpes-Côte d’Azur

fransa rehberi

Fransa’nın güney doğusunda yer alan Alpler, ülkede ve Avrupa’da kayak için en çok tercih edilen yerlerden. Kuzeyde Jura Dağlarına kadar uzanan bu bölge daha çok doğa sporları ve outdoor aktiviteleri ile öne çıkıyor.

Alplerden Akdeniz’e uzanan coğrafyada ise Fransa’nın ünlü Provence bölgesi bulunuyor. Marsilya kentinin de olduğu bu bölgede Roma dönemine ait kalıntılar, rüya gibi kasabalar, üzüm bağları, lavanta tarlaları ve muhteşem lezzetler sunan şirin restoranlar bulunuyor.

Biraz daha ilerlediğinizde güneyin tadını çıkarmaya devam etmek isteyenlerin karşısına Cannes, Nice ve Monaco gibi sahilleriyle ünlü müthiş şehirlerin bölgesi Côte d’Azur çıkıyor. Namı diğer Fransız Rivierası (French Riviera) ülkenin Akdeniz kıyılarındaki cennet köşesi.

5. Marsilya

fransa gezi rehberi marsilya

Marsilya, Fransa’nın en büyük ikinci kenti. Bouches-du-Rhône ilinin ve Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinin merkez şehri. Avrupa’nın da en eski şehirlerinden olan kent Fransa’nın güney doğu kıyısında, Akdeniz’e bakan bir cenneti andırıyor. İklimi de cabası! Tüm Fransa’da olduğu gibi burada da Roma dönemi antik kalıntıları, Orta Çağ mimarisi ve dört bir yana dağılmış kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Marsilya’yı diğer şehirlerden ayıran en büyük özellik ise, birçok üniversite ve endüstriyel şirketlerle ortaklıklar yapıyor oluşu. Temelde bakacak olursak Marsilya çok eski bir liman kenti. Tarihi iki kale tarafından kuşatılmış olan bu liman, deniz kenarı, kafeler, dükkânlar ve barlar ile sıralanmış. Marsilya’nın doğal güzellikleri arasında ise ilk sırada Calanques adı verilen küçük körfezler bulunuyor. Bu körfezlerde ise mutlaka görülmesi gereken masmavi bir deniz ve heybetli kalker taşı tepeleri bulunuyor.

6. Nice

fransa rehberi nice

Nice, Fransa’nın en ünlü ve önemli turizm merkezi olarak kabul ediliyor. Akdeniz sahilinde, Marsilya ile Cenova arasında yer alan ve Fransa’nın beşinci büyük kenti olan Nice, popüler olmasına rağmen huzurlu ve dingin bir şehir olmayı da başarıyor. Gerek doğası, gerek iklimi gerekse de sahilleri olsun, Fransız rivierasının başkenti olan kent, palmiyelerin sıralandığı İngiliz Gezinti Yolu, Melekler Körfezi, etkileyici performanslarıyla ünlü opera binası Opera de Nice, meşhur Massena Meydanı, rengârenk Çiçek Pazarı’ya öne çıkıyor. Cours Saleya, Vieux Nice, Nice Katedrali, Chateau Tepesi derken Nice’te deniz ve güneşle birlikte hem doğa, hem de tarihten esintilerin Fransız kültürüyle buluştuğu pek çok yer var.

7. Bordeaux

fransa gezi rehberi bordeaux

Bordeaux, Garonne Nehri’nin hemen yanı başında Atlantik Okyanusu’nun yalnızca yarım saat kadar içerisinde bulunan bir liman şehri. Elbette çoğu liman şehrinde olduğu gibi o da oldukça canlı bir yer. Aquitaine-Limousin-Poitou-Charentes bölgesinin kalbi tarihi kent dünyanın en ünlü kırmızı ve beyaz şaraplarının üretildiği bir bölge olarak şarap tutkunlarını ağırlıyor. Bordeaux’un iç kısımlarında, ziyaretçilerin tercihi antik bölgeler, muhteşem görüntülere sahip olan Dordogne ve çevresindeki Limousin’in Köylerini gezmek. Bu bölgenin yer mantarı, ördek ve kazı ise Perigord mutfağının en lezzetli örneklerinden.

Mimarisi, tarihi yerleri, dünyaca meşhur alışveriş mekânları ve dünyanın en önde gelen kültür sanat etkinlikleri ile Fransa kültüründe ayrı bir yere de sahip. Bordeaux’nun şehir merkezi 350’den fazla tarihi binaya ev sahipliği yapıyor. Bunların arasında Orta Çağ kiliseleri ile Ponte de Pierre gibi tarihi köprüler de bulunuyor. Şehir ayrıca Place de la Bourse gibi olağanüstü plazalara da sahip. Aynaya benzeyen görüntüsü ise görülmeye değer.

8. Toulon

Toulon, Fransa’nın Akdeniz kıyısındaki bir liman kenti. Côte-d’Azur Bölgesi’nin üçüncü büyük kenti olan Toulon, Fransız donanmasının önemli üslerinden biri olmakla birlikte gemi yapım, balıkçılık ve şarapçılıkta da gelişmiş. Şahane bir sahil şeridine sahip olan kent, on altıncı yüzyılda Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması tarafından da üs olarak kullanılmış. Pek çok tarihi yapı ve müzesi bulunan kent, yıl boyu ılıman bir iklime sahip.

9. Toulouse

fransa gezi rehberi toulouse

Toulouse, Fransa’nın güneybatısında ülkenin üçüncü en yüksek gayri safi milli hasılasını üreten, Avrupa havacılık sanayisinin merkezi ve üniversiteleri ile bir öğrenci kenti. Pembe Şehir olarak bilinen ve Akdeniz lezzetleri ile çekiciliği doruğa ulaşan Toulouse, zarif bir meydan olan Place du Capitole, St. Sernin Bazilikası, Jakobenlere ait kilise ve manastırlara sahip. Aynı zamanda Avrupa’nın en eski kanalı olan ve UNESCO Dünya Mirası kapsamında korunan Canal du Midi’ye de sahip. Toulouse’de aynı zamanda popüler bir uzay müzesi de bulunuyor.

10. Lille

Lille, ülkenin kuzeyinde, Belçika sınırındaki en büyük Fransız kenti. İsmi Deûle Irmağı’ndaki bir adadan gelen ve tarih boyunca Roma etkisinde kalan Lille’in tarihi şehir merkezi, Flaman mimari dokuları ve çan kuleleriyle ünlü. Aynı zamanda on yedinci yüzyıldan kalan meşhur kalesi, Lille Sanat Galerisi gibi pek çok çağdaş sanat akımını sergileyen galerileriyle de biliniyor. Çocuklarıyla seyahat edeneler için ise, Lille Hayvanat Bahçesi oldukça popüler.

11. Nantes

fransa rehberi blog

Nantes, Fransa’nın batısında Loire ve Erdre Nehirlerinin birleşme noktasına kurulan ve Batı Fransa Metropolü olarak adlandırılan bir Fransız kenti. Diğer yandan çevre dostu yaşamıyla, Avrupa Yeşil Başkenti unvanına sahip olan kentin liman üzerine kurulmuş sanayi kenti olma özelliği de bulunuyor.

Fransa’nın en büyük altıncı metropoliteni olan Nantes, şehirden ziyade şirin bir kasabayı andırsa da, geniş caddeleri ve boylu boyunca bisikletle seyahat edebileceğiniz sakin bir yer. Bir öğrenci kenti olan Nantes, gençlerin oluşturduğu nüfusuyla da neşesini her daim koruyor. Jules Verne’in Evi, Jardin des Plantes de Nantes isimli botanik bahçesi, şarapları ve sokak aralarındaki sevimli kafeleriyle tanıdığımız Fransa’dan farklı ve bir o kadar da güzel bir kent.

12. Normandiya

fransa gezi rehberi

Fransa’nın en bakir bölgelerinden biri olan Normandiya (Normandy), Kuzey Atlantik Kıyısı boyunca uzanıyor. Zengin tarihi geçmişi ile öne çıkan bölgede kaleler, katedraller, savaş alanları ve etkileyici sahiller göz dolduruyor. Kendine has bir yemek kültürünün olduğu bölge Monet’nin evi, adı Fransa’nın ulusal kahramanı olan Jeanne d’Arc ile anılan Rouen kenti ve elbette Mont St. Michel Adası ile de ünlü.

13. Breton

Fransa’nın batısında yer alan Breton (Brittany) bölgesi daha çok Kelt kültürünün hissedildiği bir yerleşim merkezi. Enfes deniz ürünleriyle öne çıkan bölgenin muhteşem kıyı şeridi yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. Loire Vadisi ise yumuşak, verimli bir kırsal bölge olmasının yanında şatolarıyla ve lavantalarıyla ziyaretçilerini büyülüyor.

14. Burgonya

Ülkenin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Burgonya (Burgundy), yemyeşil vadileri, Romanesk kiliseleri, yemekleri ve şarap kültürü ile tanınıyor. Atlantik kıyısından Bordeaux kentine uzanan ve Poitou-Charentes bölgesinden geçen hac yolu üzerinde çok sayıda tarihi yapı bulunuyor.

15. Midi-Pyrénées ve Auvergne

Fransa’nın güneyinde İspanya sınırına kadar uzanan Pireneler (Pyrenes), Bask bölgesinden Atlantik’e, Akdeniz’deki Roussillon Katalan adalarına kadar devam eden çok büyük bir bölge. Kayak başta olmak üzere doğa sporları, yürüyüş rotaları ve plajlarıyla bilinen bölgede muhteşem manzaralar bulunuyor.

Akdeniz kıyısına devam edildikçe Languedoc’un enfes manzaraları, Orta Çağ kentleri ve Cathar Kalesi ile karşılaşıyorsunuz. Küçük ve sakin bir köy olan Massif, meydanı, nehirleri, ormanları, Auvergne Bölgesi’ndeki volkanik toprak örtüsü ile çok güzel bir yer.

16. Korsika

fransa rehber

İtalya’nın batısındaki Sardinya Adası’nın kuzeyine düşen Korsika (Corsica), bin kilometrelik kıyıya ve iki yüzden fazla plaja sahip büyülü bir ada. Fransa’nın güneydoğusunda yer alan ve Napolyon’un da doğum yeri olan Korsika hem İtalyan kültürünü hem de mutfağını yakından tanımak için gidilebilecek en güzel yer.

Fransa’ya ne zaman gidilir

Fransa’yı ziyaret etmek için en iyi zaman bahar (nisan-haziran) ya da sonbahar (eylül-kasım) ayları. Bu dönemlerde seyahat etmek çok daha kolay. Hava ise yıl boyunca genellikle ılıman derecelerde seyrediyor. Temmuz ve ağustos ayları ise ülkenin en kalabalık olduğu zamanlar. Bu dönemlerde yerel halktan birilerini bulmak çok zor çünkü hepsi şehri terk edip tatile çıkıyor.

Fransa hava durumu

Fransa’da hava durumu bölgeden bölgeye ve hatta kasabadan kasabaya bile değişiklik gösterebiliyor. Enlemine rağmen asla çok soğuk olmayan Paris’te kar çok ender görülüyor. Yağmur konusunda ise Brittany bölgesi yılın hemen hemen her dönemi yağmurlu.

Brest, Ekim ve Aralık ayları arasında çok fazla yağmur alıyor. Genellikle sakin yağan yağmur zaman zaman sis yapsa da, genellikle bu durumun bir günden uzun sürdüğü görülmüş değil. Mayıs ise en kuru ay. Brest’in bu havası, küfüyle meşhur mavi peynirinin bu derece lezzetli olmasının da başlıca nedeni.

Güneydeki Akdeniz kıyısı ise en kuru iklime sahip. Yağmurun en yoğun olduğu zamanlar ilkbahar ve sonbahar ayları. Yazların kuru ve sıcak geçtiği güney Fransa’ya karşın Cannes ise bazen Paris’ten daha fazla yağış alabiliyor.

Fransa’ya nasıl gidilir

Fransa’nın birçok kentine Türkiye’den direkt uçak seferleri düzenleniyor. İstanbul Havalimanı’ndan Türk Hava Yolları ve Atlasglobal, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ise Pegasus Hava Yolları’nın Fransa’ya direkt uçak seferleri bulunuyor. Türkiye’den direkt seferlerle ulaşabileceğiniz Fransız şehirleri başkent Paris, Lyon, Nice, Strazburg, Marsilya, Nantes, Toulouse, Bordeaux ve Lille.

Avrupa içinde bir yerden Fransa’ya gitmeyi düşünüyorsanız da en çok tercih edilen tren yolculuğunu seçebilirsiniz. Zira Fransa içinde trenlerle hemen hemen her yere ulaşabilirsiniz. Fransa içinde seyahat etmenin bir başka iyi yolu da otostop çekmek. Sizi arabasına alacak Fransızlar genelde sıcak insanlar, ayrıca ülkede otostopla seyahat etmenin korkulacak bir yanı da yok.

Fransa, yalnızca Avrupa’nın değil, tüm dünyanın en çok turist ağırlayan ülkelerinden biri. Zengin tarihi ve kültürel birikimiyle öne çıkan Fransa’nın dört bir yanında bambaşka bir dünyanın kapıları açılıyor.

2 YORUM 💬

  1. Fransa’nın güneyinde 10 gün süren bir yolculuk yapmıştım. Rüya gibiydi köyleri, doğası, insanları ve tabii ki şarapları.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın