Dün akşam Yogyakarta’dan Jakarta’ya gitmek için, şehir merkezindeki tren istasyonundan “bisnis” tarifesinden 190 bin Rp’ya biletlerimizi aldık. Jakartaya gündüz treni ile gitmek istiyorduk. Bizim tercihimiz genellikle ekonomi sınıfı olmasına rağmen gündüzün giden tek tren olduğundan bisnis bilet almak zorunda kaldık. Oysa Jakarta’ya gece yolculuğuyla giden trenin ekonomi biletleri 25.000 Rp idi.

Bisnis sınıf trende klima ve vantilatörler vardı ama içerisi buna rağmen sıcaktı. Lokal satıcılar olmaz diye düşünmüştük ama ekonomi sınıfından farkı yoktu. Koltukları da daha dardı. 7 saatlik pek de rahat olmayan bir yolculuk sonrası Jakarta  Bangar Senen istasyonuna vardık.

Daha önce couchsurfing web sitesinden yazıştığımız Lamia gelip bizi istasyondan aldı. Kendisi ailesiyle yaşıyor ve bizi konaklama imkanı sunamadığından arkadaşı Nando’dan yardım istemişti. Bir cafede Lamia’nın arkadaşları Monte ve Nando ile buluştuktan sonra 3 tekerlekli motosiklet olan “beçak”’a  atlayıp Nando’nun evine geçtik.

Dar uzun yapıda ve 2 katlı oldukça basit ve eski bir binada bize kendi yataklarını verdiler. Evde Nando, erkek kardeşi ve eşi ile çocuğu ve diğer erkek kardeşi Elyas ile kalıyorlar. Lamia müslüman ve oruç tutuyor, Nando ve kardeşleri ise Hıristiyan.

Eşyaları yerleştirip, duş aldıktan sonra Jakarta’nın ünlü turist caddesi ve bölgesi olan Jaksa’ya geçip yemek yedik. Sonrasında bir bara geçtik. Diğer birkaç Couchsurfer de gelip bize katıldı. Hepsi bizimle oldukça ilgili ve samimi. Gülmeyi ve kahkaha atmayı çok seviyorlar.

Ertesi gün Lamia ve Monte evinde kaldığımız Nando ve Elyas’ın evine geldiler. Hep birlikte Jakarta’nın tarihi şehir bölümü olan Kota’ya gittik. Jakarta TransJakarta olarak adlandırılan bir otobüs taşımacılığına sahip. İstanbul’daki Metrobüs benzeri bir sistem. Çift şeritli yol ortasındaki iki şerit geliş ve gidiş olarak sadece bu otobüslere ayrılmış. Gişeden biletinizi alıp içeri geçiyorsunuz. Sistem içerisinde kaldığınız müddetçe dilediğiniz yere bu otobüslerle gitme şansına sahipsiniz. Kaçak girişleri önlemek için açık olan her kapıda çok sayıda güvenlik görevlisi bekliyor. Yine ayrıca otobüsün kapısında da bir görevli önce otobüstekilerin inmesini, sonrasında ise otobüsü bekleyenlerin otobüse binmesini sağlıyor. Gereksiz çok sayıda emek heba ediliyor böylece. Otobüsler, koltuklar eskimiş ve dağılmış durumda. Güzel olan şey klimaların çalışmasıydı. Yoksa o kalabalıkta o sıcakta otobüs işkence yerinden farksız olurdu.

Kota’nın Dutch stilindeki binalarıyla bezeli sokaklarında biraz dolaştıktan sonra müzeye gittik. Endonezya’nın Hollanda kolonisi olduğu dönemlerdeki yönetim binası şimdilerde müze olarak düzenlenmiş. Tabi her zaman olduğu gibi hem binanın durumu hem de eserler içler acısı. Duvarlar dökülmüş, orijinal mobilyalar zarar görmüş, duvarların renkleri kaçmış ve kirli. Binanın zemin katında 4-5 tane zindan bulunuyor. Köylüler tarafından tarlalarda bulunmuş ve devlet tarafından alınıp müzeye konmuş, üzerinde çoğu Hinduizm ile ilgili motifler olan eski çağlardan kalma taşlar ilgi çekici.

Müze gezisi sonrası, müzenin önündeki geniş alandaki bisikletçilerde 15.000 Rp karşılığında bisikletlerimizi kiraladık. Bisikletler 1940 ve 50’li yıllardaki Hollanda döneminden kalma. Önce sokaklarda sonra da eski liman bölgesinde gezimize devam ettik. Limanda bulunan eski ve tarihi balıkçı gemilerini dolaştık. Meydan geri döndüğümüzde akşam pazarı kurulmaktaydı. Sokak restoranlarından (warung) yiyecek bir şeyler alıp yedikten sonra şehir merkezindeki büyük alışveriş merkezlerinden birine takıldık. Daha sonra bize katılan diğer Couchsurfer Nanda gelip bize katıldı ve daha sonra arabasıyla bizi eve bıraktı.

Eve döndüğümüzde evinde kaldığımız Couchsurferler Elyas ve Nando’nun  ablası ve onun eşiyle tanıştım. İkisi de çok tatlı ve hoş sohbettiler. Ertesi gün bizi öğlen yemeğine davet ettiler. Maria gayrimenkul satış ofisinde çalışıyor eşi ise film stüdyoları için grafik dizayn ve tasarım işlerinde çalışıyor ve bu işi için çoğunlukla da Bangkok’a gitmesi gerekiyormuş.

Kaldığımız ev oldukça sıcak, doğrusu sauna gibi ve çok sayıda sivrisinek var. Şimdiye kadar Endonezya’nın hiçbir bölgesinde bu kadar sivrisinek görmedim. İşin ilginci sinek koruyu spreyimi de pek salladıkları yoktu. O yüzden 2 gecedir uyku sorunu çekiyoruz, tabi kimi takar sivrisinekleri. Saz benim için!

Day 388, ID:45, Jakarta, Java. 27 Ağustos 2011, Cumartesi

2 YORUMLAR

  1. Etkilenmemek mumkun degil. Trenlere olan bakış açımı değiştirdiniz, yazılarınızı severek okuyorum bundan sonraki ilk fırsatta trenle yolculuk yapıcam.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!