Long Neck Karen: Dünyanın En Uzun Boyunlu Kadınları

Long Neck Karen: Dünyanın En Uzun Boyunlu Kadınları

25 Mayıs 2014, 16:30 

Tayland’ın kuzeyindeki dağlık bölgede, Myanmar-Tayland sınırı yakınında yer alan Mae Hong Son’da yaşayan Long Neck Karen kadınları, boyunlarına taktıkları halkalar nedeniyle tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Red Karen (Karenni) Kabilesi‘nin bir alt gurubu olan ve Dünyanın en uzun boyunlu kadınları unvanını taşıyan Padaunglar, Chiang Mai şehrine giden turistler için en popüler atraksiyonlardan birisi.

Efsaneye göre Karenlerin ataları dişi bir ejderha ile rüzgâr tanrısından geliyor. Karen kadınlarının boyunlarını uzatma geleneği ise ejderhanın görünüşünün yansıtma çabasıymış. Kadınlar ejderhayı, erkekler rüzgârı sembolize ettiği mitolojilerinde, sadece ejderha olanlar bu altından boyunlukları takabilirlermiş. Bu halkaları sadece çarşamba günü doğmuş kadınlar yine sadece dolunay zamanlarında takarmış. Herhangi bir yazılı kayıt olmadığı için, eldeki bilgiler ağızdan ağıza aktarılan hikâyeler ile biliniyor.

Kabilenin neden bu boyunlukları kullanığına dair aktarılan bilgilerden diğer biri de; vahşi hayvan saldırılarından korunmak için olduğu söyleniyor. Köle ticareti zamanında kadınların kendilerini çirkin göstermek amacıyla takıyor oldukları ise diğer bir bilgi.

Long Neck Karen Hiiltribe-Thailand_Chiang Mai_Tayland_Padaung

Kökenleri 2000 yıllık Tibet-Burma göçerlerine giden Kayan insanlarının 130 binden fazlası Myanmar’da yaşıyor. Kuzey Tayland’ta, çoğu 300 yıldan beridir burada yaşayan 6 ana kabile bulunuyor; Karen, Hmong, Lahu, Akha, Yao ve Lisu. Bu kabilelerden Karen grupları 150 yıldan fazladır bu bölgede yaşıyorlar. Hepsinin kendi dilleri, gelenekleri, kıyafet ve inançları var. Büyük bir bölümü Budist olan Karenler’in, %15’i Katolik ve Baptist Hıristiyan. Bunun yanında eski animist inancına ait gelenekleri de sürdürüyorlar. Tayland’da 9 ayrı kampta ise 100 binden fazla Kayan insanı hayatlarını sürdürmeye çalışıyor.

Karen kabilesinin bir alt kolu olan ve aslında Myanmar’ın Kayar bölgesinde yaşayan Padaung Kabilesi, Myanmar’da cuntaya karşı bağımsızlık ve toprak için savaşmış ve 80’lerin sonlarındaki askeri darbe sonrasında ülkeden kaçıp Kuzey Tayland’a sığınmışlar. Uzun boyunlu kadınları ile ünlü olan kabile, Tayland’ın Mae Hong Son bölgesinde turistler için hazırlanmış 3 köyde ve bir mülteci kampında yaşıyor.

Shan dilinde uzun boyun anlamına gelen Padaunglar aynı zamanda Zürafa Kızlar olarak da biliniyor. Bir Padaung kadını hayatı boyunca ortalama 20 halka takıyor. Yaklaşık 10-12 kilogram ağırlığı bulan bu ağır pirinç halkalar zamanla omuzları aşağı bastırarak vücudun şeklini bozuyor ve böylece boyun daha uzun görünüyor. Çocuklar daha 5-6 yaşlarındayken boyunlarına takılan halkaların sayısı ilerleyen her yaş ile birlikte artıyor.

Long Neck Karen Hiiltribe-Thailand_Chiang Mai_Tayland_Padaung

Uzun boyunlarıyla turistlerin ilgisini çeken bu kabile, Kuzey Tayland’daki popüler turistik aktivite olduğunu fark eden Tayland’lı yatırımcılar, yapay köyler kurarak bu insanları turizm için kullanmaya başladılar. Mae Hong Son bölgesindeki Padaunglar daha önce kaldıkları mülteci kampından bu yapay köylere taşınmış. İlginç gelenekleri ile yaşadıkları ülkede turizm endüstrisinin bir gelir kaynağı olmalarına rağmen hala varlıkları tanınmıyor. Sağlık, eğitim, okul, yol, elektrik ve su gibi hizmetlerden faydalanamıyorlar.

Uzun boyunlu kadınları görmek için kurulmuş köylere girişi için ücret ödeniyor. Turistler için alış-veriş mekanı olarak düzenlenmiş köylerde, tezgâhların başında uzun boyunlu kızlar ve kadınlar hediyelik eşyaları satıyorlar, geleneksel yöntemlerle ip eğirme gösterileri sunuyorlar. Fotoğraflarını çekildiğinde karşılık olarak hediyelik eşya satın almanızı uman ve günlük kazançları 150 Baht (9TL) civarında olan bu çarpıcı güzellikteki kadınlar, bulundukları köylerin dışına dahi çıkamıyorlar.

Long Neck Karen Hiiltribe-Thailand_Chiang Mai_Tayland_Padaung

Long Neck Karen Hiiltribe-Thailand_Chiang Mai_Tayland_Padaung

Turizm endüstrisi tarafından geleneklerin metalaştırıldığı günümüz dünyasında, uzun boyunlu güzel insanların yaşadığı bu yer bir hayvanat bahçesi veya bir hapishane gibi. Etik gözle bakarsak eğer ziyaret etmeli mi, yoksa uzak mı durmalı?

Kültürleri derinlemesine incelemeye meraklı bir gezi yazarı ve bloggeri olarak, ilgi çekici ve renkli Karen Kabilesini ziyaret ederken kendimi rahatsız hissetsem de suçlu hissetmedim. Bu eğreti duran köylere giriş ücreti olarak ödenen para ve hediyelik eşya tezgahlarından satın alınan her bir ürün, onların hayatlarını idame ettirmesi için bir gelir kaynağı. Kendileri de yoksulluk ve açlıkla boğuşacakları bir ülkede yaşamaktansa, para ödendikçe ve kendilerini güvende hissettikçe bu sanal hapishanede yaşamayı tercih ediyorlar.

Yaşam ve seyahat özgürlüğü hakkı önündeki engelleri olan bu insanların diyarına, sadece görmek ve fotoğraflayıp gitmek amacında olan bir turist bakış açısıyla seyahat ediyor olsaydım farklı duygulara sahip olabilirdim. Muhtemelen hiç de rahatsız olmazdım.

Bir gezgin ile turisti birbirinden ayrıştıran şeylerden biri de bu değil midir?

Yeni yazıları eposta ile almak için abone olun. Onay maili almadıysanız epostanızın junk klasörüne bakın.

Feedburner

4 YORUM YAPILMIŞ

  1. Web sitenizi hem tasarım, hem de içerik olarak çok beğendim. Emeğinize sağlık.

  2. Efe Aksu says:

    Bu köyü gezerken çok rahatsız olmuştuk, çok acıklı bir köy.

DENEYİMLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Hakkında  |  Reklam  |  Arşivler  |  Medya  |  Konuk Gezi Yazıları  |  Rotalar Copyright © 2011-2014 Yolda Olmak! Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.
22 Kişi Online
Gezi yazıları içerisinde arama yapın
SSL