Makedonya’nın başkenti Üsküp, Vardar Nehri’nin iki kıyısına kurulmuş. Makedon dilinde Skopje olarak adlandırılan şehir, tarihi ve kültürel özellikleri ile yabancılık hissetmediğimiz bir yer.

1392’de Osmanlı topraklarına katılan şehir, 500 yıldan fazla bir süre Osmanlı egemenliğinde kalmış. Şehrin bir yakasında Arnavutlar ve Müslümanlar yaşarken, diğer tarafta Ortodoks Hıristiyanlar yaşıyor. Bu nedenle şehrin Eski Türk Çarşısı bölümünde çok sayıda Osmanlı eserine rastlamak mümkün.

Makedonya-Uskup

Üsküp: Skopje 2014

Geçmiş Yugoslavya devletinin parçalanmasıyla ortaya çıkan Makedonya, geçtiğimiz yıllarda bağımsızlığının 20 kuruluş yıl dönümünü (2011) kutlamıştı. O günden bu yana başkent Üsküp tam bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Bu sıralar şehir hummalı bir inşaat ve yeniden yapılanma havasında. Devletin yürüttüğü Skopje 2014 adlı proje ile, şehir turistik açıdan geliştiriliyor, diğer bir deyişle yeniden yaratılıyor. Şehrin dokusuyla örtüşüyormuş gibi görünen şaşalı köprüler, havuzlar ve bronz ve mermer heykeller şehre serpiştiriliyor.

Skopje 2014 projesiyle şehir sanki bir tema parkı haline geldi. 1963’teki depremde kaybedilen tarihi mirasların yeniden canlandırıldığı söylense de gördüğüm tablo bunu pek kanıtlamıyor sanki. Bu değişimin gözlemleneceği en iyi yer ise Makedonya Meydanı.

Uskup-Balkanlar

Kentin simgesi olan 13 kemerli Taş Köprü ve köprünün bağlandığı Makedonya Meydanı şehrin kalbi. Avrupa şehirlerinin bir çoğunun kalbinde meydanlar yer alıyor, ancak 18,500 metrekarelik Makedonya Meydanına dikilen çok sayıdaki yeni heykeller pek bir dikkat çekici. Makedonya’nın kuruluşunun 20 yılı anısına Floransa’da yapılmış ve Eylül 2011’de tamamlanmış Atlı Savaşçı Heykeli ise meydanın göbeğinde yükseliyor.

Şehrin bu en geniş meydanında yükselen 22 metrelik sütünün başına kondurulmuş olan bu heykel aslında Büyük İskender’i temsil ediyor. Ancak Makedonya hükümeti resmi olarak bu heykele Atlı Savaşçı demek zorunda. Zira, Yunanistan’la arada süren Büyük İskender’i (Alexander the Great) sahiplenme problemi nedeniyle bu isimle adlandırmamaları yaptıkları masraf göz önüne alınınca tam bir ironi.

Uskup-Nerede

Makedonya Meydan çevresinde sayabildiğim kadarıyla yirmiden fazla heykel var. Bu nedenle Üsküp, Heykeller Şehri olarak da anılıyor bu sıralar. Milli Mücadele Müzesi (Museum of Macedonian Struggle) ve bir de zafer takı yükseliyor (Skopje Triumphal arch) burada. Bunun yanında yeni dışişleri bakanlığı binası, yeni anayasa mahkemesi, yeni bir arkeoloji müzesi, yeni ulusal tiyatro ve diğer yeni binalar bu meydan çevresinde yükseliyor. Her biri “yeni” kelimesiyle başlıyor.

Proje kapsamında Vardar Nehri üzerine yeni köprüler de eklendi. Eye Bridge ve Art Bridge adındaki köprüler öyle şatafatlı yapılmış ki, eskinin o sade mimarisi yanında bayıyor insanı.

Uskup-Skopje

Tüm bu “yeni” diye yapılan eserlere toplamda 560 milyon Avro’dan fazla bir bütçe harcandı. proje yürürlüğe girerken konuşulan rakamlar 80 milyon Avro olduğunu düşünürsek ayrılan bütçeden ne kadar sapma olduğunu görebiliriz. Bu rakam belki Türkiye için küçük olsa gerek, ancak Gayri safi yurt içi hasıla 20 milyar dolar ve Dünya Bankası tanımlamalarına göre aşağı orta milli gelir seviyesinde yer alan bir ülke.

Hoş ülkede kişi başına düşen milli gelir 2011 yılında 10,112 dolar olarak gerçekleşse de zengin bir ülke sayılmaz (Türkiye $15,137$). Nüfusun 2 milyonun biraz üzerinde olduğu bir yerden bahsediyoruz.

Skopje-Uskup-Macedonia

Skopje-Macedonia

Ülkenin tanıştığım yerlilerine proje hakkında ne düşündüklerini sordum. Şehrin hızla değişen bu turistik gibi görünen çehresini kimileri beğeniyor, kimileri ise zaten olmayan paranın çarçur edildiği düşüncesiyle tam isyanda.

İşsizliğe ve yoksulluğa çare bulunacak projelere öncelik verilmesi  düşüncesi en sık duyduğum tepkiydi. Yine mimarlar da projelerin tasarımından rahatsızlık duydukları sık sık dile getiriliyor.

Uskup-Makedonya

Üsküp’ün yeni neo-klasik görkemli yapısı insanın damağında şüpheli bir tat bırakıyor, ne olduğu biraz belirsiz gibi. Yine de Üsküp beğendiğim bir şehir oldu. Bunda tanıştığım insanlarının büyük etkisi olduğu hiç kuşku götürmez bir sebep.

Makedonya’nın başkenti Üsküp sonuçta insanı sıradanlığın dışındaki duruşuyla şaşırtmayı becerebiliyor. Milyon dolarların yatırıldığı “yeni” Üsküp’ü gördüğümde kış mevsimiydi, ama belki yaz döneminin canlılığı ve yeşiliyle belki daha sıcak bir atmosfer sunuyordur, kim bilir!

14 YORUMLAR

  1. Merhaba. Ben ekimde ilk defa gidiyorum Makedonya’da ve çok heyecanlıyım şimdiden benim dedemin ve babaannemin doğduğu toprakları görecem ve bir haftalık tatilim.

  2. Eylül ayında kalabalık bir arkadaş grubuyla çıktığımız Balkanlar gezisi sırasında Üsküp’ü görmek nasip oldu. Osmanlı mimarisinin sadeliği, samimiyeti, sıcaklığı yanında yeni mimarinin yapaylığı ve ihtişamı çok şaşırtıcıydı. Çok üzüldüğümü söylemeliyim. Osmanlıdan kalan mirasın gölgede bırakılmak istendiği hissine kapıldım. Şehir sanki bir köprüyle ikiye bölünmüş, iki ayrı kültür, iki ayrı ülke gibi. Daha önce Üsküp’te devlet televizyonunda çalışan ve bize orada rehberlik yapan bayan arkadaşımızın verdiği bilgiye göre proje İtalya ve Yunanistan tarafından destekleniyormuş. Umuyorum bu çalışmalar kapsamında ecdadımızdan kalan miras zarar görmez.

  3. 2 kere gitmis biri olarak sunlari soyleyebilirim. Üsküp 2’ye ayrılmış bir şehir. Muslüman ve gayrimüslim bölge. Gayrimuslim bölge gözü yoracak kadar heykellere bogulmus. Yetmemiş gibi Osmanlı’dan kalan Müslüman Mahallesi’ne de kilise yapma derdindeler!

  4. Yerel halk da bu heykellerden şikayetçi. Tanıdığım bir mühendis arkadaşımız 400 avro aldığını, heykellere bol para akıtıldığını bu nedenle çalışanlara az ücret verildiğini söylüyor. Ben de beğendim, ama eski çarşıyı ve kaşarlı köftesi.

  5. Biz 2012 yazında gittik Üsküp’e, o dönemde de bir ıssızlık özellikle nehrin öte yakasında Osmanlı’dan kalan bölgelerde dikkat çekiyordu, hem gündüz, hem gece üstelik! Fakat bu projenin yapıldığı kısımlar gene epey kalabalık sayılabilirdi, bana ise çok yapay geldi. Olmayan bir şeyi zorluyorlar gibi. Henüz bitmemişti çalışmalar, ama mevcut haliyle bile bana “fazla” geldi yapılanlar, sevemedim.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!