İran İslam Cumhuriyetinin başkenti ve en büyük şehri Tahran, hareketli ve kalabalık bir şehir. Ülkenin ekonomi, politika ve sanayi merkezi konumundaki 18.5 milyonluk başkentin, bundan 200 yıl önce küçük bir köy olduğunu düşünmek zor. 75 milyona nüfuslu İran’ın bu devasa şehrinin sokaklarındaki genç nüfusu oldukça dikkat çekiyor.

Görkemli sarayları, nadide eseler barındıran müzeleri, büyük meydanları, çok sayıda park ve bahçeleri olan Tahran,  Fars kültürü ve sanatı ile süslü, estetik kaygıyla inşa edilmiş binaları olsa da genel olarak göze hoş gelmeyen bir şehir. Merkezi yerlerin dışındaki mahallelerde evler 2-3 katlı. Geleneksel İran mimarisi ile yapılmış evlerin çoğu sarı tuğladan yapılmış ve üzerlerinde sıva ve boya olmadığından tüm şehre hakim olan bir sarı renk göz çarpıyor.

Tehran-iran
Tahran, İran by Hansueli Krapf (commons.wikimedia.org

Zıtlıklar Başkenti Tahran

Şehrin modern yüzünün geleneksel yüzüne yenik düştüğü Tahran, tam bir zıtlıklar şehri. Kuzey Tahran, zenginliğin, modernizmin sembolü iken, daha eski geçmişe sahip Güney Tahran, fakirliğin, muhafazakar dini bir yaşamın merkezi olmuş.

Paykan

Neredeyse tek kuralın kuralsızlık olduğu araç trafiği ise bu sakin, zarif insanların nasıl bu kadar agresif olduğunu açıklamakta zorluyor insanı. Kontrolsüz hızlı büyümüş bu şehirdeki kaos halindeki işleyen trafik ve insanın genzini yakan kirli hava oldukça rahatsız edici. Alerjisi olduğu halde Asya’da uzun süredir ilaç kullanmadan seyahat eden ben Tahran’daki ilk günümde ilaçsız yapamayacağımı anladım.

Hurdalık görünümüne rağmen, trafikte yüzbinlercesi seyreden İranlıların gözde otomobili Paykan (Ok anlamına geliyor), 1967-2005 arasında Fransız Peugeot firması ortaklığıyla üretilmiş ve çevreye verdiği zarardan dolayı üretimden kaldırılmış. Lüks otomobil sayısı ise çok fazla değil.

Paykan -iran-car
Paykan, by Fabienkhan (commons.wikimedia.org)

Savari

Tahran’da ulaşım için birkaç yöntem var. Şehirde, savari olarak adlandırılan dolmuşlar şehri içi ve yakın çevre için kullanılıyor. Her an tıklım tıklım olan savarilerde, otobüs ve metrolarda olduğu gibi kadın erkek yer ayırımı yok. Şoförlerin her biri Formula pilotu gibi sanki, bir yere tutunmadan koltukta rahat oturmak mümkün değil. Bu dolmuşların bazılarının şoförünün kadın olduğunu görmek ise şaşırtıcı. Dolmuşlar 5.000 Riyal (0,73 TL).

Ticari çalışan taksiler Tahran ulaşımında son seçenek olarak kullanılıyor. Başkentte, trafikte seyreden her araç potansiyel bir ulaşım aracı aslında. Yol kenarında durmak yeterli; kısa sürede oradan geçen otomobiller durup nereye gideceğinizi soruyor, anlaşırsanız aracınızı buldunuz demektir.

Trafikte seyreden bu külüstür otomobil ve dolmuşlara tezat şehrin gelişmiş ve modern bir metro ağı var. Eğer seçilen konaklama yeri, metro hattına yakınsa Tahran gezilecek yerler ile ilgili ulaşım oldukça kolaylaşmış oluyor. Ayrıca metro oldukça ucuz sayılı, 3.000 Riyal (0,44 TL). Tahran Metrosu’nda kadınlar, kendilerine ayrılmış ayrı vagonda seyahat edebiliyorlar. Yanlarında erkek varsa, erkelerin olduğu vagonlarada yolculuk etmelerine müsade ediliyor. Otobüsler ise ortadan demir parmaklıklarla ayrılmış. Ön taraf erkeklere, arka taraf ise kadınlara ayrılmış. Kadınlar ön taraftan gelip şoföre para verdikten sonra orta kapıdan binip arkaya geçiyorlar.

Sadabad-Palace
Sadabad Sarayı (Sadabat Kültürel-Tarihi Kompleksi)

Riyal? Toman?

İran’da 23 gün kalmama rağmen, İran parasını anlayabilmiş değilim. İran’ın resmi para birimi Riyal (IRR) olsa da ülkede herkes onun yerine Toman sözcüğünü (Tümen) kullanıyor. 1 Toman, 10 Riyal anlamına geliyor. İran’daki bir şey hakkında fiyat sorarken, konuşulan rakamların Riyal mi yoksa Toman mı olduğunu sormakta fayda var. Gerçi bir süre sonra kanıksansa da anlamak zaman alabiliyor.

Tahran gezisi içim, Pakistanlı arkadaşım Zeeshan ile birlikte kaldığımız Couchsurfing evinden sabah erkenden ayrıldık. Evinde kaldığımız Hossein bize günü nasıl değerlendireceğimize dair bazı önerilerde bulunmuştu. İlk işimiz de cebimizdeki dolarları İran parası olan Riyal’a çevirmek oldu.

Para bozdurmak için en uygun yer Ferdosi Meydanı çevresindeki döviz büfeleri. Bankalardan daha iyi kur verdikleri gibi işlemler de çok kısa sürede hallediliyor. Meydana girdiğiniz anda ellerinde tomar paralarla, ayaklı döviz ofisleri etrafımızı sardı. Bunun yerine bir exchange ofisi kullanmayı tercih ettik. 400$ bozdurduktan sonra elimde katlanamayacak ve cebe sığmayacak kadar tomar tomar İran Riyal’i oldu. Sırt çantama yerleştirirken bile zorlandım diyebilirim. Bu miktar paranın 23 günlük İran seyahatim için gerekenden fazla olacağını sonradan öğrenecektim.

Tahran Sokakları

Tahran sokak tabelaları, Farsça dışında İngilizce de hazırlanmış olduğundan, elde harita veya Google Map ile yön bulmak kolaylaşıyor. Sokaklar hafızalarda canlandırılandan çok daha farklı. Şeriatla yönetilen bir ülkede olmama rağmen, ilginç bir şekilde hiç şeriat atmosferi altında olduğumu hissetmedim. İran bir İslam Cumhuriyeti ve hem ülkede yaşayanların hem de ülkeye ziyarete gelenlerin uymak zorunda olduğu bir çok şeri kural bulunuyor. 1979 İslam Devrimi sonrasında çok sert uygulanan kurallar, halkın yükselen tepkisiyle şimdilerde biraz daha gevşemiş olsa da, zaman zaman ciddi müdahaleler yapılabiliyor.

Iran-Kizlari
Tahran Sokakları

Sokaklar da tezat; bir yanda çarşaflı kadınlar varken, diğer yanda gösterebildikleri tek yer olan, bolca makyajlı yüzleri, sürmeli gözleri ve başörtülerinin altından yüzlerine dökülen saçlarıyla İran kızları, güzellik ve süste birbirleriyle yarışıyor. İri gözleri ve göz temasından çekinmeyen bakışlarıyla İran kadınlarını anlatmak için başlı başına bir makale yazmak gerek.

Sokakta her adım başı burnu estetikli biriyle karşılaşıyorsunuz. Bunu sadece kadınlar değil erkekler de yapıyor ve bu bir hava atma, gösteriş aracı bile sayılıyor.

Ülke, İslami kurallara göre yönetilse de halkın sanki % 80’i buna uymak istemiyor gibi görünüyor. En azından konuştuğum herkes bunu ifade ediyordu. Sokaktaki giyim tarzlarına, çarşaflı sayısına ve saçlarının yarısı açıkta olan kızlara bakınca bu az da olsa anlaşılabiliyor zaten. Konuştuğum, tanıştığım hemen herkes modern ve açık görüşlü bir hayatı savunuyordu. Eğitim seviyesinin oldukça yüksek olduğunu da belirtmek gerekiyor.

Tahran-Streets

Para işini çözdükten sonra, Türkiye Büyükelçiliği yakınlarındaki bir mobil shoptan pasaportumun fotokopisini vererek bir GSM hattı aldım. Hem kart fiyatı, he de internet kullanım ücreti açısından Asya’nın neredeyse 2 katıydı. Twitter, Facebook, Youtube ile birlikte 5 milyona yakın web sitesi sansüre uğramış. Neyse ki Instagram engellenmemişti ve tüm anlık paylaşımlarımı buradan yapıp, Facebook ve Twitter’le paylaşabiliyordum.

Gençler arasında internet kullanımı ve mesajlaşma çok yaygın. Baskı altında tutulan ve görüşemeyen gençler sosyal medya veya sanal chat sohbetlerine yönelmiş. Proxy denilen sistemlere abonelikler ödeyerek sistemi kırmayı başaranlar da çok.

Sadabad-Palace

Tahran’da yaşayan, Couchsurfing sitesinden tanıştığımız Mehtab daha sonra bize katıldı. Bir şehri, şehrin yerlisiyle gezmek ve tanıma, gezi tarzları içerisinde en sevdiğimdir. Hele Farsça konuşmanın müzikal rengi ve ahengi apayrı etkileyici. Hayatım boyunca ismimin bu kadar güzel söylendiğini duymamıştım: Ke’maaaayl. My dear (sevgili) hitap şeklini de sıkça kullanılıyor.

Ulusal Mücevher Müzesi (National Jewels Museum), İmam Humeyni Camisi (Imam Khomeini Mosque), Sadabad Sarayı (Sa’d Abad Museum) gezisi sonrası yorulunca, önce Modern Tajrish Caddesinde biraz vakit geçirip daha sonra Derbend denilen sayfiye yerine geçtik. İranlıların şehrin boğucu havasından kaçtıkları yer olan Derbend, dağdan gelen buz gibi suyun aktığı vadi şeklindeki bir yerde kurulmuş. Şark köşesi tarzında kurulmuş yer sofralarına yayılıp günün yorgunluğunu içtiğimiz çaylarla attık.

Gülistan Sarayı (Golestan Palace), Tahran Çarşısı (Tehran Bazar), Ulusal Müze (The National Museum of Iran) ve diğer gezilecek yerler ise 1 güne sığdırılamazdı.

Bir yanda dinsel kurallara göre belirlenmiş geleneksel bir yaşam sürdürenlerle, modern yaşama hasret, özgürleşmek için mücadele edenlerin bir arada yaşamını sürdürdüğü bu zıtlıklar şehrinden, daha sonra tekrar dönmek dönmek üzere ayrıldım. Yüzümü tarihi ve kültürel mirasın zengin izlerini taşıyan güneye, İran çöllerine çevirdim.

Day 665: İran:1 Tahran, 29 Mayıs 2012

23 YORUMLAR

  1. Eger İrani ve İranlıları begenmiorsaniz Türkiye’yi de beğenmiyorsunuz demektir. Chunku 2500 yil once nardeyse Dunyanin heryeri Irandi (Turkiye de dahil) Kurush (iranin padishahi) dunyaya hukmediyordu. Bunun bilmenizi istiyorum ki sizin dilinizde cok Farsca kelimeler var ve bu da o yilara gidior. Umarim Irana gelip ve bizim kulturumuz ile yakindan aşina olursunuz.🇮🇷🇹🇷

    • 2500 yıl önce biz Türkiye’de değildik. O zamanlar biz Çin’e ve Ortaasyaya hükmediyorduk. İran ve Türk halkları Selçuklular zamanından sonra kaynaştılar. İran ve Türk medeniyetleri birbirine çok benziyor.

  2. Tahran’a gece 23:00’de ineceğim, acaba direk havalimanından İsfahan’a taksi yada dolmuş bulabilir miyiz? Acaba ne kadar maliyeti olur. 2 kişi yolculuk yapacağız. Tehran’a dönüş için uygun uçak buldum. Gece yolculuğu yapıp sabah İsfahana varabilersem gitmek istiyorum yoksa Tehran’da kalacağım.

    • Bu saatte Tahran havalimanında Tahran merkeze dahi toplu taşıma yok. Bulabileceğiniz her araç sizi ücretli Tahran Merkeze götürür. Ancak havalimanından İsfahan’a götürecek kimse bulmanız imkansıza yakın bana göre. Çok iyi para vermeniz lazım. Sizi otogara bırakmalarını isteyin bence, oradan geç saatte giden veya sabaha doğru giden otobüsler muhtemelene vardır.

  3. Bayram tatili icin bilet aldim hizli bir sekilde Tahran ve Tebriz’i gezmek istiyorum. Muzelerle ilgilenmedigim icin sure yeter diye dusunuyorum.
    Merkeze yakin yerde ekonomik otel ismi verebilirseniz sevinirim.

  4. Birincisi çok ucuz değil. İkincisi çok yavaş ve tembel bir millet. Üçüncüsü yemekleri sadece pilav aç kalırsın. Öyle bizdeki gibi hijyen aramayın. Trafik berbat ötesi İstanbulu aratmıyor. Kalite konusunda elindeki ile yetinmek zorunda sın

    • Birincisi turkiye ile kiyaslandiginda ucuz degil, cok ucuz. İkinci olarak hangi sehre ve neresine gittin merak ediyorum? Ücuncu olarak yemek cesidi cok fazla ama genellikle et yemekleri. Et yemiyorsan bile ac kalmazsin cunku Turkiye’de bulunmayan bir cok sebze cesidi var. Ayrica hijyen konusunda cok titizdirler tabi sehrin disinda cok salas bi lokantaya gitmediysen. Şehrin bi cok yerinde luks restoranlar ve kafeler bulabilirsin ki genellikle kalabalik olur. Trafik kesinlikle berbat katildigim tek konu. Kalite konusundan Turkiye ile eşdeger her sey. İranli bir turk. Saygilar.

    • Yorumunuz beni çok şaşırttı. Dün sabah iran’dan döndüm.
      Aç kalmak mümkün değil. Et, köfte, tavuk şiş ve kebapları çok lezzetli. Et yemeyen kişiler için muazzam lezzette çorbaları, her türlü sebzeleri, patlıcan közleme ve fırın çeşitleri, salatalar, üzümlü ,safranlı, domatesli kalorisi düşük üstü fırınlanmış pilavları, ayranları, çok şık restaurantlarda yeme ve cafelerde çay, kahve içme imkanı varken nasıl aç kalınır anlayamadım.

      Üstü, eli, ayağı pis bir tek insan ve dilenci görmedim. Çok temiz, titiz insanlar. Parklar, sokaklar, bahçeler tertemiz. Yerlede çöpün kırıntısı bile yok. Restorantlar tertemiz. Evet Tahran trafiği çok kötü. Ama Tahran’a gitmemek için bir sebep değil.
      İnsanlar nazik, kibar. Yüksek sesle konuşmak, birbirini rahatsız etmek söz bile değil. Çok yoğun Tahran trafiğinde dahi korna çalınmıyor. Herkes birbirine saygılı. Aydın, eğitimli, bilge insanlar. Yollar, parklar heykellerle dolu.Sanat heryerden fışkırıyor. İnsanlar sürekli okuyor, kitap, şiir ne bulursa okuyor. Okullarda uygulamalı müze dersleri var. Her müze öğreci dolu. Meydanlarda, tarihi eserlerin önünde güzel sanat okulları öğrencileri sürekli çizim yapıyor. Nice nice medeniyetler görmüş bir toplum farsiler. İran’ı mutlaka gidin görün ve bizim toplum olarak ne kadar bilgisiz, eğitimsiz, kültüründen uzaklaşmış bir toplum olduğumuzu anlayın. Türklüğü anlamak İran’dan geçer.

  5. Bence irani gezipte sadece kızların ve erkeklerin burun estetiğin farkına vermişsiniz, turkiye de eğer.kadınlar kafalarını hepsi kapatsa,iranin yaninda koy gibi durur.irani bir kac gün gezmeyle çözemezsiniz,iran zaten zengin bir ülke,lux yaşamıyla ünlü,sadece probleminiz miletin basinda olan o başörtü,eğer açık olsaydilar diyecektiniz çok modern bir ülke.halbuki kapalı olmalarına rağmen çok kültürlü ve dediginiz gibi eğitim seviyesi çok yüksek.ben irana gittim ama uzun bir zaman kaldım insanların kafa genişliğine her konuda bayıldım.

  6. Tesadüfen sizlere ulaştım. Yurtdışı tatil planlıyordum ama notlarınızı görünce İran’a gitmeye karar verdik. Üç genç emekli arkadaşız. İran’a nasıl gidilir, hotel fiyatları nedir, genel bilgi yazar mısınız? Araştırdım bugün, hotel fiyatlari 15/25000 tümen ama çok çelişkili, 100 avroya da var. Bir hafta ne kadar harcarız her şey dahil? Tercümanlık yapacak bayan tanıdığınız var mı? Götürülmesi özellikle gereken veya sakıncalılar hakkında da bilgi rica ediyorum.

  7. İran’ın bir dışardan görünen yüzü var, aslında asıl yüzü içlerine girdiğinizde, oradan arkadaş edindiğinizde ve evlerinde kaldığınızda. oldukça modern ve entelektüel birikime sahip, iyi yabancı dil bilen çok sayıda İranlı arkadaş edindim. hepsi de eğlenmeyi, içmeyi ve gece hayatını çok seviyorlar. Baskıcı rejim bu insanlara ne kadar direnecek acaba merak ediyorum.

  8. Önyargınızla anlatmanız oldukça itici. Sanki Türkiye’de yaşamayan olumsuzlukları görmeyen biri gibi yazmışsınız. Oysa anlatamayacağım kadar sosyal bir devlet bir o kadar ilgili ve ucuzlukta tavan yapmış bir ülke diyorum. İnşallah ileride her şeyiyle kendine yeten bir ülke oluruz tabikii İran gibi…

    • ”Yanibasimizda ki uzak ulke, Iran” diye okumustum Ozcan Yurdalan’in “Ahsap fanus” kitabini ve elime alip yola cikmistim tek basima. Kadin olmak bana cok seyi kazandirdi, bazende olmadik seyler kazybettirdi. Her ulkede her kulturde oldugu gibi. Inanilmaz derecede guzel bir ulke, anlatmakla bitmeyecek, Lubnan ve Suriye’ye gittim ama Iran’dan aldigim tadi alamadim. Hatta işi belgesele kadar getirdim. Fotografci olarak orada cok arkadasliklar edindim, her yerde oldugu gibi her turden insanin oldugu bir yer. Ama es gecilmeyecek derecede buyuleyici olabiliyor.

  9. Aktarım için teşekkürler. Ben de kısacık bir ekleme de bulunacağım, sizin genel bakış açınızdan sonra biraz kişisel yorum eklemek iyi olacaktır. Benim seyahatim maalesef İran odaklı değildi, Hindistan’a gitmeden önce İran aktarmamız vardı ve sadece 3-4 gün geçirme şansım oldu. Bir kadın olarak ilk defa başımı kapatmak zorunda kalmıştım ve her ne kadar durumdan haberdar olarak gittiysem de otobüsteki haremlik selamlık ayrımıyla da karşılaşınca gerçekten kendimi çok kötü hissetmiştim. Eşim önde oturmak zorundaydı bense şehir otobüsünün yarısından sonrasını teşkil eden kadınlara özel bölümde.

    Aslında çok güzel şeyler kalabilirdi aklımda, ama bu durum psikolojimi bayağı bir etkilediği için geziden aklımda kalan en baskın şey bu hissiyat oldu. Tekrar gitmeyi tabii ki istiyorum, ama belki sizin bir erkek olarak hiç hissetmediğiniz bir şeydir bu, gözlemleme fırsatınız olmasına rağmen, o baskıyı resmen bedeninizde hissetmemişsinizdir.

    Sadece İsfahan ve Tahran’ı gezebilmiştik o da kısmen. Ve sizin de söylediğiniz gibi, her taksi kullanımından önce pazarlık yapmamıza rağmen sonunda kazıklandığımızı düşünerek sonlandırmıştık o yolculukları.

    Sokaklardaki kadın nüfusundaki azlık, çay ya da kahve salonu olmaması (İmam meydanını gören, ikinci katta yer alan bir nargile cafe vardı, bizim oturabildiğimiz tek yer (cafe olarak) o oldu), pek çok Azeri Türkmeniyle karşılaşmamız ve bize gerçekten çok ilgi göstermeleri, samimiyetleri, genç çift görünce onları dışarıdaki dünyaya açılan bir kapı gibi görüp gelip konuşmaktan çekinmeyen genç kadınlar, yaptıkları iktidar eleştirileri gibi şeyler ise baskın olarak hissettiğim o duygudan hemen sonra aklıma gelen şeyler.

    İyi yolculuklar.

  10. Selam, bir arkadas İran’a kendi aracimla gidebilir miyim sormus, tabi ki gidebilir. Ben İranliyim ve Tebriz’de yasiyorum. İran dunya medyasinin onyargili tanitmasina ragmen cok guzel bir ulke.

    İran’da insanlarin dini ne olursa olsun (İslam, Şii, Sunni, Hıristiyan, Kalimi yada Yahudi) kardesce yasiyorlar. İran’in tek dusmani var, o da İsrail ve Siyonistler. Malesef Turkler bu konuda kendilerine yakismayan bi tutum icindeler. Bakin Kuran acikca Yahudileri dusman diye belli etmis ve bize onlardan uzak olun soylemis. Onlar ırkçı ve seytanin hizbi.

  11. Merhaba, İran’a kendi aracımla gidebilir miyim acaba? Bu konuda bilginize ihtiyacım var, teşekkürler.

  12. Yazilarinizi okumaya dalinca zaman nasil geciyor anlamiyorum. Cok sanslisiniz. Hem kiskaniyor, hem imreniyor, hem taktir ediyorum…..
    Neyse ben isime doneyim, ekmek parasi..

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!