Singapur‘da yağmurlu bir gün daha. Dün sabah gezmeye başladığımda yağmur vardı ama sonrasında hava açmıştı. Ancak bugünkü yağmur dünküne göre şiddetli. Sabahki planım Sentosa Adası’na gitmekti. Aslında Singapur çok da öyle merak ettiğim bir ülke de değil hani.

Avrupa veya Avustralya görünümlü, Asya’nın en zengin ve gelişmiş ülkelerinden biri olan bu ada ülkesinde yapmayı planladığım en önemli aktivite Universal Stüdyoları eğlence kompleksine gitmekti. İlk olarak 1997 yılında Florida’daki büyülü Universal Stüdyoları ziyareti deneyimi sonrası benim için bir kaçırılmayacak fırsattı.

Dünyanın bu tarafında, Asya’da, sadece Singapur’da bulunan Universal Theme parkına gitmek için olan fırsatım da yağmur yüzünden suya düşmüştü.

Sadece yağmuru suçlamamam gerek doğrusu. Aklımda yapılması gereken iki şey daha var. Birincisi Brunei Sultanlığı konsolosluğuna gidip Borneo’ya geçtiğimde oradan Brunei sınır kapısında geçmem için gerekecek vizeyi almak, diğeri ise dün saatlerce vaktimi harcayım fiyat araştırması yaptığım Samsung Galaxy tablet 10.1’i almak.

İlk işim otobüse atlayıp Brunei konsolosluğuna gitmek oldu. Yağmurda 2 otobüs değiştirip gittim, ancak vardığımda, kapıdaki yaşlı ve sevimli görünümü amcadan konsolosluğun kapalı olduğunu öğrendim. Çünkü saat 12’yi geçmişti. Bu arada konsolosluk dışarıdan saray ve bahçesi de botanik bahçesi gibi görünüyordu.

Galiba vize işlemleri de en az bir gün sürdüğünden erken gitsem dahi alamazdım, zira yarın Singapur’dan Borneo Adası’nın Sarawak Eyaleti’nin Miri şehrine geçiyorum. Brunei’ye kapıdan vize alarak girmeyi deneyeceğim artık ama pek de vereceklerine emin değilim.

Otobüse atlayıp şehir merkezine döndüm ve Ulusal Müze durağında inip müzeye geçtim. Yeni Zelanda’da iken aldığım uluslararası geçerli öğrenci kimlik belgemi (ISIC) göstererek, öğrenci fiyatı olan 5 S$’lık giriş ücretini ödedikten sonra müzeyi gezmeye başladım. Ulusal müzede ilk gezdiğim yer olan, Singapur Ekonomik kalkınma Kurulu (EDB)’nin 50. kuruluş yıldönümü sergisi Singapur’u ve tarihini anlamak için iyi bir fırsattı benim için.

Müzede, “Future is ready” sloganıyla geçmiş 50 yılın Singapur’u sunumu vardı. 31 Ağustos 1963’te İngiltereden bağımsızlığını alan Singapur, 16 Eylül 1963’te Malezya ile birleşiyor ve sonunda 9 Ağustos 1965’te Malezya’dan ayrılıp bağımsız bir ülke olarak yoluna devam ediyor. Ülke halkı Malay, Çinli ve Hintlilerden oluşuyor. Ülke sanayinde ilk adımlar 1969 yılında sinek kovma sarmalı ve stikleri üretimi ile başlamış. Hani spiral şeklinde bir şey ve yakınca tüten ve sivrisinekleri uzaklaştıran şey.

Yine plastik çiçek ve peruk yapımı da bu tarihlere rastlıyor. 1962 ilk fabrika olan demir-çelik fabrikasının temelleri atılmış. Seksenli yıllara gelindiğinde Seiko saatleri üretimini buraya taşımış. Yine HP Thinkjet ve DeskJet markalı printer fabrikasını açmış. 1960’ta 1.6 milyon nüfusun %13.5 işsizmiş. 2011’e gelindiğinde ise toplam nüfus 5.076 milyona ulaşırken işsizlik oranı ise  sadece %1.9 olarak kaydedilmiş. Kişi başı milli gelir ise 59.813 S$.

Ekonomiyi geliştirmek için önce bölgesel ülkelere yönelmiş ve bu nedenle Endonezya’nın 3 endüstriyel bölgesine feribot seferleri konmuş. Üretilen ekonomik programlar neticesinde, şu anda 80’den fazla çok uluslu IT şirketlerinin bölgesel yönetim ofisleri Singapur’da ve sadece bu şirketlerde 130.000 den fazla IT profesyoneli çalışıyor. 80 havayolları şirketi 200 şehre uçuş düzenliyor ve Changi Uluslararası Havalimanı’na her 2 dakikada 1 uçak iniyor.

Yine Singapur’un 200 gemi yolu ile 600 limana bağlantısı var. Bazı popüler uluslararası üniversitelerin Singapur’da kampüsleri bulunuyor ve bunlar 100.000’den fazla yabancı öğrenciye ev sahipliği yapıyor.

GlaxoSmithKline ilaç firması ülke farmasotik endüstrisinin kurulmasında etkin rol oynamış. 1948 de. Popüler mide ilacı Zantac burada keşfedilmiş. Jurong Adasi’nda 100 petrol şirketinin rafinerisi 1.3 milyon petrol tutuyor. Ülke 700 milyon Singapur dolarını doğal kaynak araştırma ve geliştirme teknolojilerine yatırmış. Tasarım, spor, müzik, görsel ve işitsel sanatlar desteklenmiş. Kısaca tuttuğum notların özeti bu. Singapore Economic Development Board, profesyonel marketing ile ülkeyi dış dünyaya tanıtmış ve  geçen 50 yıllık süreç modern Singapur’u yaratmış.

Müze içerisinde ise yine Singapur tarihi sesli ve görsel olarak anlatılıyor. Kapıda size verilen elektronik cihazda gezdiğiniz bölümle ilgili numaralara basıp o dönemlerin bilgilerini sesli dinleyebiliyorsunuz. Yine o dönemki hayatı ve çok kültürlülüğü canlandıran tiyatral ses kayıtları da bulunuyor. Müze doyurucu değil, ülke bu kadar yeni olursa tabi ki müzesinde fazla bir şey olmasını beklememek gerekiyor.

Müzeden ayrılıp çiseleyen yağmur altında Little India yakınlarındaki alışveriş merkezine gittim. Bu defa başka bir alışveriş mağazasındaki ilk elektronik shopa dalıp pazarlık yapmaya başladım. Diğerlerinden daha ucuz bir fiyata anlaşınca, kendime hediye olarak Samsung Tableti aldım. İnsan uzun süre vaktini yollarda, otobüste, trende, uçakta geçirince, böylesi bir tablete daha çok ihtiyaç duyuyor ve bununla dilediğiniz e-kitabı okuyarak, blog yazarak veya film izleyerek yolu daha eğlenceli kılmak mümkün. Ekran koruyucu plastik ve taşıyıcı-koruyucu kılıf ile birlikte 1.016 S$ (1.460 TL) ödedim.

Hostelime dönüm cihazı şarja bağladıktan sonra uyuyup, gece kalkıp geç saatlere kadar onunla uğraştım. Gündüzün çok sayıda insan interneti paylaştığından gece internet hızı daha iyi. Brunei vizemi alamamıştım ama sonunda uzun zamandır düşündüğümü yapmış ve tabletimi almıştım.

Asya’daki Avustralya görünümlü ülke Singapur’da Universal Stüdyolarının eğlencesini de kaçırmıştım ama kendime yeni bir eğlence yaratmıştım. Sanırım acısını Hong Kong ve Tokyo Disneyland’larında çıkarırım.

Day 412: Singapur:03  Singapore. 20 Eylül 2011

3 YORUMLAR

  1. ilk olarak tablet hayırlı olsun. apple’ın konuşulduğu tablet piyasasında samsung’a rağmet edilmesi de güzel. malum rekabet fiyatlara yansıyacak 🙂 artık daha online bir yolculuk olacağı kesin. bu da çok sevindirici bir durum. umarım brunei vizesinde de bir sorun çıkmaz da..

    yolun açık olsun..

    • Samsung Android tablet pek de umduğum gibi olmasa da şimdilik yoldayken okumak ve film izlemek işin iyi işe yarıyor gibi Uğur. Bugün 10 saatlik yolda 2 film izledim, kitabımı okudum. Batı kapısından girememiştim Brunei’ye, fikrimi yolda değiştirmezsem eğer K.Kinabalu şehrinde vizemi alıp, öylece geçicem. Teşekkürler.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!