Singapur’daki 2. günümüzde sabahtan Malezya’nın Tioman Adası’nda tanıştığımız Fransız Romain’in apartman dairesinden ayrılıp şehir merkezindeki Betle Box adlı hostele yerleştik. Kahvaltı dahil hostelin gecelik konaklama ücreti S$23 olan odasına yerleştik. Üstelik ücretsiz internet de var. Şehir merkezine yarım saat yürüyerek ulaşabiliyorsunuz.

Singapur’daki ilk günümüz yağmurlu başlasa da, yol arkadaşım Farid ile, yağmurluklarımızı giyinip, hostelden de ödünç şemsiye alıp kendimizi dışarı attık. Önce Chinatown bölgesine otobüsle geçtik. Alışveriş yapmak isteyenler için cennet sayılır. Aradığınız her şeyi bulabilmeniz mümkün. Chinatown sonrasında ise elektronik cihaz satan alışveriş merkezlerini görünce ben onlara takıldım. Arkadaşım ise şehir merkezine doğru geçti. Little India yakınlarında çok sayıda elektronik alışveriş merkezleri bulunuyor. Bunlardan birinin 8 katını da gezdim. Niyetim yeni Samsung Galaxy Tablet 10.1’i almaktı. Her mağazada verilen fiyatlar birbirinden farklı. Mağazanın birinde satış görevlisinin birisi sen Türkiye’den misin diye sorunca şaşırdım. Şimdiye kadar tahmin eden olmamıştı. Yine ilginç olan başka bir mağazadaki satış görevlisi kız nereli olduğumu sorunca tahmin etmesini söyledim. Türkiye’densin diyince neredeyse ağzım açık kalacaktı. Konuştuğum İngilizce aksanından tahmin edebiliyormuş. Deneyime bakın!

Tablet PC fiyatlarını not ettikten sonra alıp almamakta kararsız kalarak Little India’ya geçtim. Hintlilerin yaşadığı bu bölgenin fazla dikkat çeken bir özelliği yok. Restoranlar ve küçük mağazalarla dolu olan sokakları sıradan. Victoria Caddesi’ne inip oradan da şehrin popüler mekanı olan Marina Bay bölgesine geçip orada arkadaşım Farid ile buluştuk yeniden. Bu bölge göz alıcı ışıklı tabelalarıyla yüksek binaların ve otellerin, cafelerin olduğu yer. Nehir etrafında çok sayıda insan ellerinde fotoğraf makineleriyle durmadan fotoğraflar çekiyorlardı.

Singapur’un simgesi haline dönüşmüş binalardan biri olan Marina Bay Sands Hotel’den çıkan lazer gösterileri ile yine otelin önündeki nehir üzerinde kurulmuş havuzda yapılan ses ve ışık gösterileri orada bulunanlar ile bizim gözlerimi oraya kilitlenmesine neden oldu. Singapur SokaklarıKlasik müzik eşliğinde suların dansı etkileyiciydi. Aynı havuzdan yine zaman zaman ateş dansı da suların dansına eşlik ediyordu.

Haziran 2010’da açılan, içerisinde casino, alışveriş merkezi, müze olan Marina Bay otelinin 2561 odası bulunuyor. Aynı zamanda dünyanın en maliyetli casinosu olan kompleksin yapımına toplam 8 milyar dolar harcanmış. 500 masası ve 1.600 slot makinesiyle dünyanın en büyük casino salonuna sahip. Tüm kompleksin tamamlanmasıyla Şubat 2011’de yeni bir açılış düzenlenmiş.

Otelin tepesindeki 1 hektarlık SkyPark ise  gemi güvertesi tarzında tasarlanmış, 10 olimpik yüzme havuzu genişliğinde havuzlar bulunuyor ve buradan tüm Singapur adasını görebilme imkanına sahip oluyorsunuz. Düşünün işte ülkenin büyüklüğünü. Tüm ülke ayaklarımın altında demek ne kolay bir şey orada olan için. Tabi bunu tadabilmeniz için otelin müşterisi olmanız şart. Casinosuna giriş yabancılar için ücretsiz, ancak Singapurlu olanlar için cebinde epeyce bir dolar olması gerekiyormuş.

Yürüyerek Arap Street olarak bölgeye geçtik. Buradaki binalar 2-3 katlı tarihi binalardan oluşuyor ve hemen hepsinin altında restoranlar, cafe ve barlar bulunuyor. Sufi’s Corner adlı Türk restoranında oturup çaylarımızı ve nargilemizi söyledik. Uzun bir aradan sonra demlikte çay içmenin tadı bambaşkaydı.

Day 411: Singapur:02  Singapur, 19 Eylül 2011

1 YORUM

  1. KEMAHLILARIN ÇAY SEVGİSİ

    Kemah’lı Değirmenci Halil Ağa’nın eşi Efsane Kahraman Aziz Ağa’nın Annesi
    Hanım Ağa Kemah’lıların Çayı neden bu kadar çok sevdiklerini şöyle Anlatmış;

    Çayın Alt Demliği Evdeki Kaynanadır; Devamlı Kaynar Durur.
    Üst Demlik Evdeki Gelindir; Alt Demlik Kaynadıkça O Olgunlaşır, Demlenir.
    Damat ise Bardaktır; Biraz Gelin Doldurur Onu Biraz da Kaynana.
    Çocuklar Çayın Şekeridirler; Tat Verirler.
    Görümce de Çay Kaşığıdır; Arada Bir Gelir ve Karıştırır Gider.
    Kaynataya Gelince O da Çay Tabağıdır; Dökülenleri Bir Araya Toplar.

    İbrahim SEVİNDİK
    Sevindik Çay Evi
    İSTANBUL

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!