Saraybosna, Bosna-Hersek’in en büyük şehri ve başkenti. Dinar Alpleri’yle çevrili bir vadi içerisindeki Miljacka Nehrinin çevresinde kurulan şehir esas gelişmesini 1463’te bölgeye hâkim olan Osmanlı’ya borçlu. Yakın tarihin bu hüzünlü toprakları şimdi huzur ve sükunet hakim. Batı ve Doğu medeniyetlerini aynı anda bünyesinde barındıran ve ülkenin başkenti olan Saraybosna, bu özelliği ile Balkanlarda görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.

Saraybosna Balkanlardaki kültürel şehirlerin en önemlilerinden biri. Biraz doğulu biraz batılı Saraybosna, vizesiz ve uygun fiyatlı hafta sonu gezisi için rota arayışında olanlar için nefis bir tercih olur. Hem kış mevsiminde hem de baharda ziyaret ettim bu şehri. İlk defa gittiğim kış mevsiminde 2 gün boyunca sokak sokak gezdiğim şehri pek sevdim ben.

Saraybosna Gezilecek ve Görülecek Yerleri

Saraybosna Gezilecek Yerler

Şehirdeki tüm önemli gezilip görülecek yerlerin birçoğu birbirine yürüme mesafesinde olduğundan keşfetmesi kolay bir şehir. Saraybosna’nın tarihi çekirdeği olan ‘Stari Grad’, yani Başçarşı, kentin en önemli cazibe merkezi. Şehri gezmeye başlamak için en uygun nokta olabilir. Ortada etrafını güvercinlerin mekan seçtiği çeşmesi ve sağlı sollu sıralanmış bakımlı ahşap dükkânları ile bir Anadolu köşesini andırıyor.

Saraybosna’da hostel tercih edenler için nefis ve temiz hostel olan Passenger Guest House tavsiyem olsun. Türklerin işlettiği hostelden çok memnun kaldım. Zaten Saraybosna’nın kalbinde, Başçarşı’ya sadece birkaç dakika yürüme mesafesinde.

1. Başçarşı

Saraybosnada-Gezilecek-Yerler
Bedesten, Barçarşı

Başçarşı (Bašcaršija), Saraybosna’nın kalbi gibi olan, 16. yüzyılda kurulmuş önemli bir Osmanlı çarşısı. Bir fincan sıcak Bosna kahvesi içmek ve ağır tempolu Saraybosna yaşam tarzını içinize çekmek için mükemmel bir yer. Saraybosna’nın en eski bölgelerinden biri olan çarşı, kendine has mimarisiyle Avrupa’nın ortasında klasik Osmanlı şehir anlayışı ve Türk-İslam sanatının inceliklerinin en iyi harmanlandığı yerlerden.

Miljacka Nehri’nin kuzey kıyısında yer alan Başçarşı, zanaatkarların ürünlerini yapıp sattığı küçük dükkanların bulunduğu dar sokaklardan oluşan bir pazar. 1463’te Fatih Sultan Mehmed döneminde fethedildikten sonra, Eski Şehir olarak anılan bölge gelişen imar faaliyetleri ile büyümüş. Müslüman Boşnakların yaşadığı bu muhitte camiler, tekkeler, medreseler, hanlar ve hamamlar, sebiller inşa edilmiş.

Malta

Bosna’da uzun süre görev yapan sancak beyi olarak görev yapan Gazi Hüsrev Bey döneminde yapılan camiler, hanlar ve medreseler bugün hala ayakta. Başçarşı, 19. yüzyılda geçirdiği büyük bir yangında dükkanların neredeyse yarısını kaybetse de her zaman şehrin kalbi olmayı başarmış.

Balkanlar’ın bu en iyi korunmuş oryantal mimari örneği çarşıda, bir zamanlar her sokak farklı bir zanaat türüne ayrılmıştı. Başçarşı’nın altın dönemi 17. yüzyılda seksen farklı zanaatı uygulayan binden fazla dükkân bu çarşıda sıralanıyordu. Günümüzde eski esnaf dükkânlarının birçoğu hediyelik eşya dükkânlarına, kafelere ve restoranlara dönüştürülmüş.

Saraybosna’nın simgelerinden biri olan Sebil, Saat Kulesi, Morica Han, Gazi Hüsrev Bey Cami, Ferhadiye Caddesi ve Brusa Bezisten gezilip görülecek yerler arasında yer alıyor. Bir zamanlar Galatasaray futbol takımında yer almış meşhur futbolcu Tarık Hodzic’in sahibi olduğu Galatasaray’da köfte (cevapcici), Osmanlı motiflerini üzerinde taşıyan güzel mekan Morica Han’da Boşnak kahvesi bir Bosna gezisi klasiği.

2. Başçarşı Sebili

Bascarsiya-Sebil

Başçarşı Sebili (Sebilj), Tarihi Başçarşı’nın kalbinde yer alan zarif bir ahşap şadırvan. Türkiye’den düzenlenen Balkan turlarının önemli bir ziyaret noktası. Tarihî şadırvanın olağanüstü bir hava kattığı bu meydanın üç tarafı da Başçarşı’yı oluşturan dükkânlarla çevrili.

Başçarşı’nın sembolü olan ‘Sebil Çeşmesi’, Vali Hacı Mehmet Paşa tarafından 1753’te, İstanbul’daki çeşmeler model alınarak yaptırılmış. Tahta kubbeli çeşme önünde bir fotoğraf çektirmeden şehirden ayrılmayın. Başçarşı Sebili’nin bir benzeri bildiğim kadarıyla Ankara ve Konya’da da bulunuyor.

3. Saat Kulesi

Saraybosna-Saat-Kulesi

Saat Kulesi, Başçarşı’da yer alan bir diğer önemli yapı. Gazi Hüsrev Bey Vakfı tarafından 17. yüzyılda yaptırılan kule ilerleyen yıllarda çıkan yangın sonucu büyük hasar almış, daha sonra 1762’de yeniden restore edilmiş. Gazi Hüsrev Bey Camiinin yanı başında yer alan saat kulesinin yüksekliği 30 metre.

Saate kadar çıkan 74 ahşap basamak var. Ay takvimine göre çalışan saat kulesinin saati, ay takvimine göre saat 12.00’yi gösterdiğinde yanı başındaki minareden ezan sesi duyuluyor. Ezan ve saatin çınlaması birbirine karışıyor. Bir görevli kulenin saatini haftada bir kez ayarlıyor.

Kuledeki saatin mekanizması, Londra’daki Big Ben’i de yapmış Gillett & Bland of London tarafından yapılan bir mekanizma ile 1874’te yılında değiştirilmiş. Ziyarete kapalı olan kule aynı zamanda “Valter Defend Sarajevo” filminden sahnelerle kullanılmış.

4. Gazi Hüsrev Bey Cami

Bascarsi Camii

Gazi Hüsrev Bey Camii, Bosna Sancak Beyi Gazi Hüsrev Bey’in 1531’de Tebrizli mimar Acem (Esir) Ali’ye yaptırılan cami, Saraybosna’da en önemli Osmanlı eserlerinden. Güzelliği kartpostallara, hediyelik eşyalara ve hatta birçok belgesele taşınan cami, tarihi saat kulesi ile komşu.

Bosna Savaşı sırasında hasar alan cami daha sonra 1996’da aslına uygun olarak restore edilmiş. Gazi Hüsrev Bey Caminin dış duvardaki iki metal oluklu çeşme bulunuyor. Bu olukların birisinden su içenin bu şehre yeniden geleceği, diğerinden su içenin ise bu şehirden evleneceği rivayet ediliyor.

Geniş bir avlu içinde yer alan cami, bütünüyle kesme taştan yapılmış. Gazi Hüsrev Bey’in kesme taştan yapılmış türbesi caminin sol tarafında yer alıyor. Caminin karşısında ise Hüsrev Bey’in annesi Selçuk Hatun adına yapılan medrese yer alıyor.

5. Gazi Hüsrev Bey Medresesi

Gazi Hüsrev Bey Medresesi
Gazi Hüsrev Bey Medresesi

Gazi Hüsrev Bey Medresesi, 16. yüzyılda inşa edilmiş. Sultan II. Bayezid’in torunu ve Fatih Sultan Mehmet’in büyük torunu olan Gazi Hüsrev Bey’in emriyle inşa edilen medrese Kurşunlu Medrese olarak da biliniyor. Bina cami gibi muntazam işlenmiş kesme taşlardan yapılmış.

Osmanlı zamanında dini eğitim verilen bir okul olarak kullanılan, kurulduğu dönemde 50 bin kitap kapasiteli bir kütüphaneye sahip olan medrese, Bosna-Hersek’in en eski eğitim kurumu olarak kabul ediliyor.

Günümüzde de eğitim ve öğretim hayatının devam ettiği medresede 500’e yakın öğrenci eğitim görüyor. İngilizce, Arapça ve Türkçe dillerinde eğitim yapılan medresenin diploması ülkedeki diğer liselerle aynı statüde. Medreseden mezun olan öğrenciler yalnızca ilahiyat değil diledikleri bölüme devam edebiliyor.

Malta

6. Başçarşı Camii

Bascarsi-Camii-Saraybosna

Başçarşı Camii, Sebil’in hemen aşağısında, 1529’de yapılan ve Durak Camii olarak da bilinen, kentin en eski tarihi yapılarından. Caminin bahçesinde kocaman bir şadırvan yer alıyor. 1527’de inşa edilen caminin girişinde dört ayaklı üç sivri kemerin oturduğu üç kubbeli son cemaat yeri bulunuyor.

Cami, 1697 yılında çıkan yangında büyük zarar gördükten sonra 1762 yılında yenilenmiş. Caminin girişinde yer alan kitabeye göre 1866-67 yılları arasında onarılan cami Bosna iç savaşında büyük zarar görmüş. Türkiye Vakıflar Genel Müdürlüğünün girişimleriyle aslına uygun olarak restore edilen cami ibadete açık.

7. Moriça Han

Morica-Han

Moriça Han da Başçarşı’da yer alan önemli bir yer. Halk arasında Han-ı Atik olarak adlandırılan altı kapılı bedesten medresenin az ilerisinde yer alıyor. İsmini Mustafa Moriç Ağa’dan alan Moriça Han, Gazi Hüsrev Bey Vakfı tarafından 1551’de inşa edilmiş.

Vaktiyle üç yüz kişinin konaklayabildiği bu büyük kervansaray, bir yangın geçirmiş. 1697’de aslına uygun şekilde yenilenmiş. Eski zamanlarda şehirde sayısı elliyi bulan hanladan günümüzde ulaşabilmiş tek han.

Gazi Hüsrev Bey Cami üzerinde bulunan Saraci Caddesindeki kemerli kapıdan giriliyor. Halen Gazi Hüsrev Bey Vakfının malı olan Moriça Han’da, çeşitli kafelerin yanı sıra otantik kilim gibi eşyalar satan dükkânlar bulunuyor. Hanın ortasında çok hoş bir açık alan var. İki katlı Moriça Han, ıhlamur ağacı altında, yorgunluk kahvesi içilebilecek en güzel mekânlardan birisi.

8. Brusa Bezistan

Bezistan

Brusa Bezistan, Giyim Pazarı anlamına gelen Türkçe kelimeden geliyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Rüstem Paşa tarafından 1551’de Bursa İpeği satışı için yapılmış bir kapalı pazar yeri. 1992–1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı sırasında büyük hasar alan bezisten daha sonra restore edilmiş.

Bezistenin içerisinde geleneksel el sanatlarından farklı hediyelik objelere kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip çok sayıda dükkan bulunuyor. Bezistenin bir bölümü Günümüzde Saraybosna Müzesi olarak da hizmet veriyor. Saraybosna’nın tarihine harika bir genel bakış sunan müzeyi gezere Saraybosna’yı keşfetmeye başlamanızı tavsiye ederim.

Saraybosna şehrinin tarihini ve gelişimini tarih öncesi, antik ve Ortaçağ olarak üç zaman dilimine göre sunan müzede, askeri teçhizat, mücevher, eski aletler, geleneksel giysiler ve diğer birçok antika eserler görebilirsiniz.

9. Ferhadija Camii

Sarajevo-Mosque

Ferhadija Camii (Ferhad Paşa Camii), şehrin kalbinde Ferhadiye Caddesi üzerinde yer alıyor. 16. yüzyıl Osmanlı İslam mimarisine sahip cami, Bosna sancak beyi Ferhad Paşa tarafından yaptırılmış. Caminin kitabesinde cami ve külliyenin gaza malıyla yaptırıldığı yazıyor.

Cami geçen yıllar içerisinde medrese, sıbyan mektebi, hamam, su yolu, kervansaray, çarşı ile bedesten ve köprü gibi ek binalarının tamamını kaybetmiş. Bosna İç Savaşında Sırplar tarafından büyük zarar gören cami 7 Mayıs 1993’te mayın döşenerek yerle bir edildi. Cami TİKA tarafından aslına uygun olarak restore edildikten sonra yeniden ibadete açıldı.

10. Ferhadiye Caddesi

Ferhadiye Caddesi
Sonsuz-Ates
Sonsuz Ateş

Ferhadiye Caddesi, Başçarşı’nın bittiği yerde başlıyor. Arnavut kaldırımlı taşlar yerini bu caddede parkeye bırakıyor. Burası cafe, restoranlar ile alışveriş dükkanlarının olduğu oldukça modern bir alışveriş caddesi. Civarında ise otel ve hosteller yer alıyor.

Saraybosna Katedrali (Katedrala Srca Isusova), Ferhadiye Caddesinde görülmesi gereken bir kilise. 1889’de Paris’teki Notre Dame Katedrali’nden esinlenilerek yapılmış. Neo gotik mimari tarzındaki katedral, Saraybosna Savaşı esnasında zarar görse de yenileme çalışmalarıyla ayakta kalmış.

Sonsuz Ateş (Vjecna Vatra), Ferhadiye’nin başında yer alan, II. Dünya Savaşında Saraybosna’nın kurtuluşu için dikilmiş bir anıt. Şehrin kurtuluşundan sonra 6 Nisan 1946’te açılan Sonsuz Ateş, II. Dünya Savaşı asker ve sivil kurbanların anısına yapılmış. Marshalla Tito Caddesi’nin köşesinde bulunan anıt, 2011’de bir grubun ateşli saldırısına uğrasa da çok fazla hasar görmeden kurtulmuş.

Caddenin ortasındaki ara sokak Jelića’da yer alan Hostel Franz Ferdinand konaklama için güzel bir tercih. Ayrıca Emre ve Zerrin’in işlettiği nefis ve temiz bir hostel olan Passenger Guest House da tavsiyem olsun. Zaten Saraybosna’nın kalbinde, Başçarşı’ya sadece birkaç dakika yürüme mesafesinde.

11. Latin Köprüsü

Latin Köprüsü, Saraybosna

Latin Köprüsü (Latinska ćuprija), Başçarşı’ya yakın bir konumda bulunan, I. Dünya Savaşının çıkmasına sebep olan Avusturya Macaristan Prensi Arşidük Franz Ferdinand’ın suikaste uğradığı köprü. Bosna Sancağı menşeli 1541 tarihli bir kayıtta, Saraybosna’daki en eski köprülerden Latin Köprüsünün bugün olduğu noktada Sirmerd’in oğlu derici Hüseyin tarafından inşa edildiğinden söz ediyor.

1565 tarihli bir mahkeme vesikasında ise tahta köprünün Saraybosna’nın seçkin ailelerinden Ali Ayni Bey tarafından taşlarla yeniden yapıldığı kaydediliyor. 1791’de selden zarar gören taş köprü, Saraybosnalı tüccar Abdullah Aga Briga tarafından tekrar restore edildi. Milli Kütüphane’nin karşısında bulunan köprüye göz atmadan şehirden ayrılmayın.

12. Bosna Hersek Ulusal Kütüphanesi

Saraybosna-Gorulmesi-Gereken-Yerler

Bosna-Hersek Ulusal Kütüphanesi, Milyatska’nın kenarında, mimari özellikleri Avusturya Macaristan İmparatorluğu tarafından oluşturulmuş ve önceleri belediye binası olarak kullanılmış görkemli bina. Yapı, 1949’da kütüphaneye dönüştürülmüş. I. Dünya Savaşının çıkmasına neden olan suikastın kurbanı Franz Ferdinand olaydan kısa süre önce bu binadaki bir kokteyle katılmış.

Ne yazık ki kütüphanedeki paha biçilemez el yazmalarının tamamına yakını, 1992’deki bombalamalarda yok olmuş. Ağustos 1992’de 2 milyondan fazla kitap binayla birlikte yanmış. Kütüphanenin restorasyonu yıllarca devam edip, 2014’te tekrar açılmış. Başçarşı’nın hemen yakınında, nehir kenarında yer alıyor.

🕘 Bosna-Hersek Ulusal Kütüphanesi ziyaret saatleri 09.00-16.00. Kütüphane, haftanın 7 günü ziyarete açık. 💶 Bosna Hersek Ulusal Kütüphanesine giriş ücretsiz.

13. Bosna-Hersek Ulusal Müzesi

Bosna-Hersek-Ulusal-Muzesi

Bosna-Hersek Ulusal Müzesi, Saraybosna’da göreceğiniz müzeler içerisinde en zengin olanı. Müze çok büyük ve gezmek için en az birkaç saat ayırmak gerekiyor. Arkeoloj, etnoğrafya ve ekoloji binaları olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Bahçesinde de birçok çeşit bitki ve ağacın bulunmasıyla ayrı bir bölüm olan harika bir müze.

Arkeoloji bölümünde genelde Roma Dönemi eserleri, Etnografya bölümünde Bosna kültürüne dair kültürel eserler, doğa ve botanik bölümünde ise devasa bir flora ve fauna koleksiyonu, değerli madenler, taşlar, dondurulmuş hayvanlar sergileniyor.

Salı ve cuma arası 10.00–19.00 arası, hafta sonu ise 10.00–14:00 arası ziyarete açık. Pazartesi günleri kapalı. Giriş ücreti 8 KM. Tramvayla kolayca ulaşım mümkün. Başçarşı’dan kalkan Ilıdza tramvayı müzenin tam önünde duruyor. Sabah erken saatte gidilirse sakin sakin gezersiniz.

Bosna Hersek Tarih Müzesi de oldukça yakın. Saraybosna Kuşatması’nın bir koleksiyonuna ev sahipliği yapan müzenin dışarıdan ilginç görünen bir mimari sergilese de içerisi feci. II. Dünya Savaşı dönemine ait nesneler ve kuşatmada Saraybosna’da halkının neler yaptığının canlandırıldığı bir müze. Savaşta hayatta kalanlar tarafından bağışlanan bazı ilginç eserler var. Giriş, düzeni ve ısıtması gezmeyi teşvik etmiyor. Müze giriş ücreti de yüksek, 7 KM.

Bosna-Hersek tarihini anlamak istiyorsanız ziyaret edebileceğiniz birkaç müze daha tavsiye edebilirim. Bosna savaşında yaşananları hissetmenizi sağlayacak Galerija 11/07/95, Saraybosna’daki Yahudi nüfusunun tarihini öğrenebileceğiniz Jewish Museum, Bosnalıların ne güçlüklerle ülkelerine sahip çıktığını en iyi şekilde görmenizi sağlıyacak Museum Of Crimes Against Humanity And Genocide 1992-1995 gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

14. Umut Tüneli

Tunnel-Muzesi

Umut (Hayat) Tüneli, Bosna Savaşı sırasında Bosnalılar için en kritik noktalardan birisi olmuş. Sırp kuşatmasının olmadığı tek nokta olan havaalanına yakın bir konumda bulunan tünel, savaş boyunca başta ulaşım olmak üzere ilaç ve silah transferinde kullanılmış. Bosnalı gönüllüler tarafından 8 saatlik mesailer ile kazılan tünel tamamlandığında 960 metre uzunluktaymış.

Tünel sayesinde 300 binden fazla kişi kente giriş çıkış yapmış, yiyecek, ilaç, silah ve yaralılar taşınmış. Günümüzde tünelin yalnızca 20 metrelik kısmı ziyaretçiler tarafından gezilebiliyor. Tünel o zamanlar evini tünel kazılması için hibe eden aile tarafından ziyaretçilere açık tutuluyor.

Saraybosna’dan düzenlenen tünel turlarına katılın veya bir taksiciyle anlaşın. 🕘 Umut Tüneli ziyaret saatleri 09.00-16.00. Tünel, haftanın 7 günü ziyarete açık. 💶 Umut Tüneli giriş ücreti 15KM.

15. İnat Evi

House-Inat-kuca

İnat Evi (Inat Kuca), Saraybosna gezilecek yerler listesindeki en ilginç yerlerden biri. 20. yüzyılda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu kamulaştırma ile nehir kıyısındaki evleri yıkılmak istemiş. Avusturyalıların güç gösterisi için şehirdeki görkemli ve önemli binaları yok etme planı ne mutlu ki bu evde işe yaramamış. Inat Kuca’nın sahibi Benderija, evin diğer kıyıya taşınması şartını koşmuş.

Araya giren hatırlı kişilere rağmen ev sahibi evini yıktırmamış ve ev bugünkü yerine taşıtmış. Evin sahibinin inadı nedeniyle ev “İnat Evi” olarak anılmaya başlanmış. İnat Evi, 1997’den bu yana restoran olarak kullanılıyor. Lezzetli Boşnak yemekleri ve şarapları tadılabilir. ‘Bir zamanlar diğer tarafta duruyordum, ama inadına bu yakaya taşındım’ tabelasını görün.

16. Hünkâr Cami

Hunkar-Camii

Hünkar Camii, 1457’de İsa Bey tarafından Fatih Sultan Mehmet Han’a armağan olarak yapılmış bir cami. Osmanlı İmparatorluğunun Bosna fethi sonrasında kentte ilk inşa edilen cami unvanını taşıyan Hünkar Camii, aynı zamanda kentteki ilk Osmanlı yerleşiminin de etrafında şekillendiği yapı.

İshakoğlu İsa Bey, caminin yanı başına hamam ve köprü de yaptırmış. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Miljacka Nehrinin üstündeki Hünkâr köprüsünün karşı tarafında bulunan caminin diğerlerinden büyük ve cemaatinin çok olduğundan söz etmiş.

17. Svrzo Evi (Svrzina Kuća)

Svrzo Evi, Saraybosna’da yer alan en güzel eski Osmanlı evlerinden birisi. Saraybosna Müzesine bağlı olan Svrzo Evi modern evlerden uzak olarak eski tip ahşap mimariye sahip. Moriça Han’ın arka taraflarında Logavina Caddesi yakınlarında yer alıyor.

Ev, 18. ve 19. yüzyılda Saraybosna’da yaşayan Müslüman bir ailenin yaşam tarzını gösteriyor. Evin içerisinde o döneme ait gündelik eşyalar bulunuyor. Beyaz badanalı duvarlara, geniş bir avluya, haremlik ve selamlık bölümlerine sahip olan ev, o dönem mimarisine tanık olabileceğiniz bir yapı.

🕘 Svrzo Evi ziyaret saatleri 09.00-17.00. Ev, haftanın 7 günü ziyarete açık. 💶 Svrzo Evi giriş ücreti 15KM.

18. Vrelo Bosne (Spring of Bosna)

Vrelo Bosne, Bosna nehrinin kaynağının bulunduğu ve Igman Dağı eteklerinde yer alan bir milli park. Saraybosna’nın doğal açıdan en güzel bölgesi olarak kabul edilen bu park, etrafında oluşturduğu ekolojik zenginliği, küçük şelaleleri, köpüren kaynakları, yürüyüş yolları, küçük köprüleri ve doğal güzelliğiyle etkileyici bir yer. Hotel Hollywood’a 15 dakika yürüme mesafesinde. Giriş ücreti 2KM. Orman içerisinde restoran da bulunuyor.

Saraybosna’ya nasıl gidilir ✈️

Saraybosna’ya Türkiye‘den İstanbul Havalimanından Türk Hava Yolları ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından ise Pegasus Havayollarının direkt uçak seferleri bulunuyor. İstanbul-Saraybosna yolculuğu 1 saat 55 dakika sürüyor.

Saraybosna Havalimanı ile şehir merkezi arasında 9 km’lik bir uzaklık bulunuyor. Havalimanı ile şehir merkezi arasında en konforlu ve hızlı ulaşım yöntemi taksi ve özel araç. Şehir merkezine olan yolculuk yaklaşık 10 dakika sürüyor. Ayrıca uçuş saatlerine göre mesai saatlerinde hizmet veren transfer otobüsleri toplu ulaşım hizmeti sağlıyor.

İstanbul Esenler Otogarı’ndan hareket eden Alpar Turizm’in otobüsleri ile Türkiye’den Saraybosna’ya otobüsle gidilebiliyor. Edirne Kapıkule, Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ güzergahını izleyen otobüs sınır kapılarında beklemeler ve aksilikler dışında 33 saatte Saraybosna’ya ulaşıyor.

İstanbul’dan Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna 1.162 km uzaklıka. Özel araçla trafik ve sınır kontrollerindeki beklemeler hariç olmak üzere 16 saat gibi bir sürede şehre ulaşılabiliyor. Kapıkule Sınır Kapısından sonra Bulgaristan’ın başkenti Sofya ve Sırbistan üzerinden Bosna’ya gidilebiliyor. Ulaşım konusunda daha detaylı bilgi için Saraybosna’ya nasıl gidilir blog yazıma göz atın.

Saraybosna, her ne küçük bir şehir gibi görünse de gezilecek görülecek oldukça fazla yeri var. Saraybosna gezilecek yerler listesini fırsat buldukça genişleteceğim. Vizesiz seyahat edebileceğimiz yakın destinasyonlardan olan Saraybosna’yı ucuz uçak bileti fırsatlarını takip ederek keşfedebilirsiniz.

Önceki blog yazısıFilipinler Gezi Rehberi
Sonraki blog yazısıPrag Gezi Rehberi
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

49 YORUM

  1. Merhaba, haftaya Bosna Hersek Saraybosna’ya gideceğiz. Gitmişken başka şehirlerinide görelim diyoruz ülkenin. Bize herkesin bildiği dışında tavsiyeleriniz var mı?

    • Saraybosna yakınlarında Travnik güzeldir. Mostar’a zaten gideceksinizdir. Yol üzerinde Koniçe’yi de görebilirsiniz. Mostar’dayken Blagaj’a gidin Alperenler Tekkesini görün. Ayrıca Poçitel Köyü nefistir. Yine Mostar yakınlarındaki Kravitse Şelalesi görmeniz gereken yerlerden biri.

  2. Kimileri polislerden şikayetçi olmuş bunun çok geçerli bir sebebi var. Bosna hersek çok uluslu bir yapıya sahip. Bosnanin polis olan kesimi Boşnak değil çoğunlukla sırptır. Sırplar ise tam bir türk düşmanı ve duzenbazlikta ustadirlar. Boşnak halkının böyle bir şey yapacağını zannetmiyorum.

    • Bosna-Hersek devleti 1992-95 Sırp ve Hirvatlar’ın saldırı ve işgali sonrasında büyük bir direnişle bağımsızlığı kazandı fakat devlet Dayton barışiyla üç kurucu halktan oluşan çok milliyetli bir anayasaya mahkum edildi!
      Ülke entite ve kantonlara bölündü. Mesela Mostar’ın güneyinde Kravitsa şelalesinin bulunduğu şehir Katolik Hirvatlar’ın konyrol7nde ve buranın polisi Hırvattir, müslüman Boşnaklar ve Türklere hazimsizliklarini hissettirirler.

      Ülkenin Sırp entitesinde doğuda ve batıda ki Banyalukada polis teşkilatı Sırplar’in, Travnik yolu üzerindeki küçük kasaba Vitez merkezde ise ve Hırvatlar yaşar ve tabii burada helal et yemek vs..buraları Boşnaklar da bilinçli Türkler de tercih etmez.

      Saraybosna, Travnik, Mostar’ın tarihi doğu kesimi Boşnak ağırlıklıdır ve polis de yeme içme de ‘bizden’dir, bu ince ayrıntıları ortaya gittikten sonra otel veya yetki birine sormalı derim! Unutulmamalı ki, 1995’de Bosna’da savaş bitmedi sadece durduruldu!

      Boşnaklar zafer kazanmak ve işgalci Sırpları cezalandırmak üzereyken ABD ve Batı Avrupa’da müslüman ağırlıklı bir devlete izin vermediler ve Boşnaklar Türkiye’nin de o dönem nispeten zayıf olmasından dolayı taviz vererek uzlaşmak zorunda kaldılar ve bu yönetilen devlete Dayton dönemi Bosna’si diyoruz. Bodna-Hersek vatandaşı olarak bu bilgileri paylaştım. En toleranslı en batılı Müslüman halk ve en batıda doğu olarak medeni, misafirperver güzel insanlar ülkesi Bosna’yı her okuyan yazan gezmesini seven Türk görmeli.

  3. Merhaba ; yorumların bazısı çok olumsuz bazıları ise pozitif yönde. Hangisine inanacağız bilemedim. Nisand ucakla 1 hafta eşimle gideceğim yorumları okuyunca canım sıkıldı. Lütfen hangisi daha geçerli bilgilendirirmisiniz. Teşekkürler

  4. Bosna Hersek Türk düşmanı bir ülkeden başka bir yer değildir. Türk olduğunuzu anladıkları anda heeeçç acımazlar. Her gördüğünüz yerde durup helal ettir deyip yemek yemeyin, herşey olabilir. Hani müslüman kardeşlerimiz diye bağrımıza basmıştık savaş zamanı, o nesil gitmiş yerine acayip bir nesil gelmiş.

    İşsizlik 50% üzerinde, sanayi yok, hırsızlık dizboyu. Sarajevo’da gezerken cüzdanlarınıza dikkat edin, iç cebinize koyun. Elinizde pahalı telefonlar ile yol ortasında sallana sallana gezmeyin. Yüzünüze abi, arkadaş derler arkanızdan sektirirler. 10 senelik tecrubedir.

    Yollar berbat, Montenegro (Karadağ) vizesiz gidiliyor oraya da, şiddetle tavsiye ederim. Bu Bosnalılara bir kuruş para bırakmayın. Ev kiralarsınız ama eve misafir olarak anne baba dayı kuzen gelirse extra para isterler. Pansiyon kiralarsanız kaç kişi iseniz o kadar para alırlar. Havaalanında bavula extra para isterler. Arabaya 3 kişi binerseniz üçünüzden de para isterler, yani 3 taksi ile gitmek gibi bir şey. Sürekli ağlarlar ama çalışmaktan nefret ederler. Sıcagı gördükleri zaman arizona kertenkelesi gibi atarlar cafelerin önüne kendilerini akşama kadar 1 expresso ile otururlar. Enteresn bir toplum. Cenazeyi tabutla gömüyorlar. Kaç kere gördüm ve yahu bu böyle olmaz demekten bıktım. Haa bir de borazan eşliginde sahrana dedikleri cenazeleri var. Adamın adı hasan hüseyin adnan müslüman ismi ama cenaze hiç bir dine ait gelenekleri taşımıyor. Valla burda ölmeyin yeminle mındar gidersiniz öteki tarafa.

  5. Hafta sonu oradaydım çok ülke gezdim ama beni en çok etkileyen yer Bosna oldu tek kelimeyle kalbim orada kaldı şiddetle tavsiye ederim hele tarihe meraklıysanız Bursamizinbozulmamishali Allah ecdattan razı olsun

    • Bosna Ve Hersek adından da anlaşılacagı üzere 2 farklı yer aslında. Aksan farkı var. Bosnalılar Hersek’lilerden, Jersekli den Bosnalıdan nefret ediyor. Birbirlerine iş bile vermezler. Buraları okuyup toz pembe hayaller içinde yazan arkadaşları görünce gülmemek elde değil. O yüzden 2-3 gün içinde gördüklerinizden ötürü hemen fikir sahibi olmayın derim. Bazıları ecdadın topraakları demiş, ecdadımız buraları görse şimdi mezarında ters dönerdi.

      Kültürel hiç bir benzerligimiz yok aslında. Türkçeden kalmış bir miktar türkçe kelime harici benzer hiç bir kültür yok. Kültür o kadar enteresan ki hadi söyleyin bakalım kaç kişi burada kaldığı sürece taharet muslugu gördü? Kaç kişi cenazeye gitti? Hangi yemek aynı? Bunlar her şeyi dejenere etmiş, başka hiç bir şey kalmamış. Cenazeler tabutla gömülüyor. Zekat fitreyi istediğinize veremiyorsunuz, islam birligi diye bir yer var oraya veriyorsunuz. Sahtekarlık diz boyu. Her gün bir market soyuluyor. Polis yabancı olduğunuzu hele bir de Türk olduğunuzu anlasın. Oyy oyyy yanmasın keten helva.

      İnanmayanlara öneri; En son RTE miting için Sarajevo’ya geldiği zaman gazetelerde yazılan şu idi; “Gelmesin neden geliyor, biz Türklere muhtaç değiliz, bizi kendilerinden bir şehir gibi düşünüp idare etmelerinden bıktık gelmesinler” diye yüzlerce yorum ve yazı çıktı. Açıp okuyun, zor değil. Birleşmiş milletler oylamasında ki İsral’in başkenti olayı hatırlarsanız. 170 kusur ülke hayır derken Bosna Hersek evet dedi ki oylamayı da RTE taşımıştı Birleşmiş Milletlere hatırlarsanız. Adı sanı duyulmayan 8 ülkeden biri de KARDEŞŞ-MÜSLÜMAN dediğimiz BOSNA HERSEK idi. Alın size kardeş Bosna…

      • Son dediğiniz oylamada bosna hersek federasyonu abd leyhine oy kullanmamıştır.eki çekimse oy kullanmıştır. Bunun da sebebi bu ülke bir federasyondur. boşnak müslümanlar, katolik hırvatlar ve ortodoks sırplardan oluşan bir federe yapı söz konusu. bu ülkede uluslararası kararlar oybirliği ilkesiyle alınır. oy birliği olmayınca çekimser oy vermiş olunur. o son bahsettiğiniz oylamada boşnak yönetimi türkiye devletinin teklifini destekledi fakat hırvatlar ve sırplar da desteklemediği sebebiyle otomatikman federasyon yönetiminin kararı çekimsel oldu. diye hatırlıyorum. yanlışım varsa biri düzeltsin.

    • Saraybosna-Podgorica ulaşım saatleri: 08:15, 09:00, 14:00, 20:00 saatlerinde seferler var. 6-7 saat sürüyor. Biletler 35.50KM, ve 1KM’de bagaş için isteniyor. Kontrol etmekte fayda var.
       
      Olur da bilet bulamazsan Foca, Bosna-Hersek’e gidip, oradan Podgorica’ya geçebilirsin. Alternatif olarak Saraybosna-Budva yapıp, Budva’dan Podgorica’ya geçebilirsin. Dikkat edilmesi gereken bir konu; eğer Güney yönünden giden otobüslere bineceksen Hırvatistan’dan geçip geçmeyeceklerini sorman gerekiyor. Hırvatistan’ın Schengen vizesi istediğini hatırlatayım.

  6. Araç kiralamakta yarar var. Hyundai firmasından hatta sitesinden irtitabata geçebilirsiniz. Adnan bey var orada, adının Adnan olduğuna bakmayın Türk değil. Her konuda yardımcı olurlar. Orada araba olmadan gezmenin bir anlamı kalmaz.

    • Araba kiralarken arabanın sağına soluna iyice bakın. Çizik vuruk ezik varsa ve siz eğer kontrol etmediyseniz ödemek zorunda kalırsınız. Biraz araştırın kaç kişiye bu oyunu oynadıklarını görürsünüz. Kiralamadan önce kontrol edin beraber ve en ufak çizigin bile resmini çektirip yazmalarını isteyin. Yoksa dönüşte ödersiniz…

  7. Kültürel benzerliğimizin olduğu görülmesi gereken Balkan şehirlerinden biri. Gezilecek yerleri, mutfağı ve sahip olduğu tarihi mirası ile her zaman ilgi duyulan bir destinasyon.

  8. Harika bir yazı olmuş. Resimler inanılmaz güzel elinize sağlık. Şu kış soğuğunda insanın içi ısındı.

  9. Saraybosna ya gittim keyifli bir şehir savaşın insanlara bıraktığı izler derin tekrar gitmek isterim tarçında dostlarım var😊 teşekkürler anılarımı tazeledi😊🎶🍁🍁🍁🍁🍁

  10. Tekrar gitmeyi düşündüğüm şehir..Mostar köprüsünde foto çekilmek isteyenlere caminin bahçesine inmelerini tavsiye ediyorum en iyi yer

    • Tüm Balkan şehirlerini tek turla gezmek çok mantıksız, bazılarının arası 5-6 saat, bence de kısa kaçamaklarla hepsine ayrı ayrı gidilmeli

  11. Ssraybosna avrupa’da en uygun şehirlerden birisi. Ayrıca şehirde birçok türk dükkanı ve Türkçe bilen insan var. Mayıs 2016da gittim hiç yabancılık çekmedim. Başçarşı yakınlarında Konyalı Mehmet usta lokantası var. Bol bol türk çayı içilen bir çok mekan mevcut. Clio araba kiralama 30km (15 euro). Günü birlik Hırvatistan a geçip dubrovnik i gezebilir dönüşte Mostar blagaj (tekke) gibi yerleri de gezebilirsiniz.

  12. Bu sebeple turla çıkmıyorum gezilere. Bosna’ya da turla gitmedim. İki şehir gezdik sadece ama doya doya gezdik. Diğer şehirlerde bekler. İnşALLAH en kısa zamanda tekrar o güzel topraklarda olabilirim.

  13. http://www.prime-travel.ba
    Prime Travel Sarajevo is a professional travel agency, which is based on creation of tourist packages within Bosnia and Herzegovina, and providing other travel services to domestic and international clients.

    The agency has a professional, experienced, dedicated team, whose primary task is satisfying the needs and desires of clients in the tourist segment.

    The mission of the agency is to show to our clients the beauty and the magic of Bosnia and Herzegovina, and to provide a pleasant and remembered journey that will lead you to the thoughts to come again.

    In addition to the tourist packages we are also offering adventure packages, and the ability to “Create your own package”.

    If you are interested to visit our beautiful country and to experience the magic, please contact us at your disposal is a professional team, that will certainly create the unprecedented travel and entertainment.

    Thank you for your confidence!

    The Team of Prime Travel Sarajevo!

  14. SARAYBOSNADA RÜŞVETÇİ POLİS..
    Türkiyeden Kendi arabamızla Balkanları dolaşarak,Bosnayı görmeyi hedefledik.Yunanistan,Makedonya,Kosova,Arnavutluk,Karadağ,Hırvatistandan üzerinden keyifli bir gezi ile bir sorun yaşamadan Bosnaya geldik.Bir gün ve gece Kalarak Mostar şehrini gezdik.Sareyovaya yola çıktık,Akşam üstü Saat:19da şehri Arabamızla dolaşırken(Şehre henüz Yarım Saat önce girmişken) Işıksız yaya kaldırımı olan bir geçitte yaya giden bayanın geçmesine müsaade ettik bayandan sonra yaya yolunu geçer geçmez sağda duran polis aracı bizi durdurdu.Genç bir memur elindeki kağıda anlaşılmaz şekiller çizerek hangi dilden olduğunu bilmediğim anlaşılmaz bir şeyler anlattı ceza uygulayacağını işaretle anlattı.Biz yarı ingilizce yarı işaretle hatamızın olmadığını anlattık,bu defa o gitti polis aracındaki daha yaşlı göbekli amiri olduğunu düşündüğüm diğer görevli geldi aynı karalamayı kağıt üzerinde yaparak ceza işareti yaptı.Ben ve eşim gerekli işlemi yaoıp evrak vermesini istedik o görevli;resmi paraları olmamasına rağmen 32 Euro istedi biz de tamam makbuzunu yaz dedik,elimizde oanda bulunan 20 euroyu kaparak arabasına yöneldi arabadamdan inerek israrla 32 euroluk makbuz istememe rağmen alamadım.Günlerden Pazardı Türk konsolosluğundan ya da başka yardım alacağım kimse yoktu.Oradan geriye döndük şehir stadı civarında başka bir pölis ekibi başka bir araca ceza makbuzu kesiyordu.Bize uygulanan durumu anlattık makbuz verilmeyip ceznın cebe indirildiğini söyledik.Hiç oralı olmadı,yakındaki pölis merkezini tarif etti,Fakat bulamadık bütün günün yol yorgunluğu ve moral bozukluğu akşam da olmuştu 65 Yaşımızda Bosna polisine haraç vermek (yani aptal yerine konmak) Önemli olan para değildi ondan daha fazlasını bizler 90 lı yıllarda Bosnalı kardeşlerimize yardım olarak göndermiştik…
    İşte bu duygularla Saraybosnayı hedeflediğimiz şehri hiç gezmeden ve şehirde kalmadan geriye döndük,Hırvatistan,Slovenya,Avusturya,Romanya ve Bulgaristan üzerinden bir aylık gezimizi noktaladık..Bu gezdiğimiz bu kadar ülkede böyle bir olumsuzluk yaşamadım.Zaten Türkiyede bile yıllardır trafik cezası almadım..Bosnaya gideceklere..Ben bir daha gitmeyi hiç mi hiç düşünmüyorum…

    • Çok doğru bir tespit. Onca ülke geçersiniz ama Bosna’ya gelince çektirmedikleri eziyet kaalmaz.
      Enteresan bir toplum burası. Dua edin şanslısınız siz. Farkında değilsiniz ama direkten dönmüşsünüz.

      Sizden pasaportu alıp -Git cezayı yatır pasaportu al dememişler. Dönünce de o polisleri orada bulma şansınız SIFIR. Akşama kadar pasaportu bulmak için koştururdunuz. Tecrube ile sabittir. Kısacası Türklerden nefret ediyorlar, siz o abi, kardeş, müslüman söylemlerine bakmayın. Ellerine düşmeye görün, kanınızın son damlasına kadar sömürürler valla. Karadağ’a gidin, vizesiz ve muhteşem ülke.

    • Degermiydi bu kadar caninizi sIkmaya… “Ver kurtul”… 32.-€ yüzünden zehir etmissiniz tatilinizi. Yasiyacaginiz cok güzel hatiralarinizi karartmissiniz.

  15. Gezilecek yerler belli de Walter’da biftek yiyin, kesinlikle hayatınızda yediğiniz en güzel yemekler arasına girecek hem de bedavadan az pahalıya.

  16. Ben de askerliğimi Bosna’da yaptım gerçekten çok güzel bir yer. Zenica, Tuzla, Travnik, Mostar, buraları da gezip görmenizi tavsiye ederim.

  17. Şehir Balkanların derinliklerinde tam bir Boşnak şehridir. Kültürü, müziği Sırp ve Hırvatınkinden belirgin şekilde farklıdır.Osmanlı Türk izleri yoğundur. Bu yoğunluğu belkide Balkanda başka bir şehirde bu ölçüde göremezsiniz çünkü zaten yok edilmiş, ihmal edilmiştir. Ayrıca kısmi Avusturya-Macaristan çizgileri de bulunmaktadır. Özgün bir şehirdir. Boşnaklığın kalbidir.

  18. Eskiden yeşil alan olan Aliya Izzetbegovic’in kabri ve sehitlikler de Saraybosna yakın tarihinin bir özeti olarak ziyaret edilmeli. Bas Çarsi’dan tam karsiya sehrin yamaclarina yurumeniz yeterli.

  19. Balkanlar turunda gitmiştim. Eskiden bizim olan yerleri görmek güzeldi. Ayrıca Boşnak Böreği yemeden dönmeyin derim….

  20. Ben de bu yaz gitmiştim. Gerçekten çok güzel. Saraybosna Üniversitesi Kampüsüne de ugramistik. Eski Yugoslavya meşhur lideri Tito heykelini görmüştük. Bir de şehrin tren gari müzesi var. Tren yolu köprüsü bombardımanda yıkılmış ve hala ibretlik duruyor. Sehirdeki binaların üzerindeki kurşun izleri de görülmeye değer.

  21. Alperenler Tekkesini mutlaka gormelisiniz, şehitliği de.
    Mostar Köprüsü’nu gormeden Saray Bosna’dan donulmez tabi.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın