Phuket Adası, Tayland’ın dünyaca ünlü adalarından birisi. Koh Phi Phi Adası’ndan Phuket’e giden büyük tekneye (250THB, 14,5TL) öğlen 14’te atladım. 1,5 saat sonra Phuket’teydim. Teknedeyken, Phuket içerisindeki transfer için bilet satın almıştım (50THB). Ben popüler Patong yerine Phuket Old Town’a geçtim. Otobüs terminalinde inip otel ve hostellerin olduğu 100 yıllık tarihi dokusu oldukça zengin ve korunmuş olan Thalang caddesindeki Phuket 43 Guest House’a yerleştim (350THB). Kendime ait odam var, fiyatı Krabi ile karşılaştırdığımızda pahalı. Otelin lobisinde çok sayıda oyuncak ve nostaljik ürünler var. Eski buzdolapları, radyo ve televizyonlar, tabelalar…

İlk işim kendimi dışarı atıp şehri keşfetmek oldu. Şehir havasından daha çok büyük ve düğün bir kasaba görünümünde. Sokaklar geniş, araç sürücüleri ise oldukça sakin ve yayalara çok saygılı. Makul sayıda, gürültülü olmayan motosikletler de yolları işgal ediyor. Gezerken gördüğüm bir Çin Tapınağına daldım. İçerisi rengârenk heykeller ve figürlerle dolu. Birkaç kişi tütsüleri yakıp dua ediyordu.

Kasabanın ana merkezi tarihi binaların arasında uzanan Thalang Caddesi. Bu çevrede çok sayıda otel, pansiyon, kafe, shoplar, barlar ve sanat galerileri bulunuyor. Gece bu caddeyi dolaşırken dorm odasının 150 Baht olduğunu gördüğüm bir hostelle karşılaşınca hemen ertesi gün için erken rezervasyon yaptırdım. Ertesi gün eşyalarımı alıp Lat-Yai Hostele yerleştim.

Kaldığım Lat-Yai hHostel de şu ana kadar kaldığım hem en ucuz hem de en ilginç yerlerden biri. Dışarıdan baktığınızda bir oyuncak müzesini, antika dükkânını andırıyor. İçeride belki binlerce irili ufaklı eski ürünler sergileniyor. Hostel olmanın yanı sıra aynı zamanda bir restoran olduğunu öğrendim.

Zemini ahşaptan olma üst katta 8 yatak bulunuyor ve yataklar birbirleriyle perdelerle ayrılarak müşterilerine hem dorm odası ucuzluğunu sundukları gibi, kendilerine özel alan oluşturulmuş. Yatağın başında vantilatör, bir yanına resim konabilen ve diğer yanı ayna olan bir çerçeve bulunuyor.  Bir de yine yatağın başındaki sehpa üzerinde sadece dekor olarak eskilerin çevirmeli telefonlarından biri bulunuyor. Yatağımın arka tarafındaki duvara ise sanki sırtınızı bir kitaplığa dayanmışsınız izlenimi veren duvar resmi mevcut.

Sırf içerideki ürünlerle bir oyuncak müzesi kurulabilir. Yalnız aynı zamanda otel lobisi olarak kullanılan restoranın dekorasyonuna özen gösterilmemiş. Her ne kadar sıcak ve rahat bir ortam sunsa da bir karmaşa mevcut.  Avustralya’dan sonra şimdiye kadar gördüğüm en hızlı ve kopmayan bir internet bağlantısına da sahip olunca burayı sevmemem için bir sebep kalmıyor. Kendisine ait özgün karakteri olan bu şehir ve bu güzelim hostelde tahmin ettiğimden daha uzun süre kalacağa benziyorum.

Day 532: Tayland:21, Phuket. 17 Ocak 2012

2 YORUMLAR

  1. Anlatımında ki bu Tostoy detaycılığı,Hosseini sıcaklığıyla harmanlanıp bi de üzerine bi çok insanın göremiyeceği yerlerle ilgili hikayelerin eklenince ortaya okumaktan her zaman zevk aldığım seyahatnameler çıkıyor. Sevgiler. 🙂

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!