Yılda 5 milyondan fazla ziyaretçisi bulunan Pattaya, başkent Bangkok’un 155 km güney doğusunda bulunuyor ve Tayland’ın en ünlü turistik yerlerinden biri. Dubai adının Birleşik Arap Emirlikleri’nden daha çok bilinmesine benzer, bugünlerde birçok turist Pattaya adını Tayland’dan çok daha iyi biliyor.

1960’larda Vietnam Savaşı sürerken Amerikan Hava Kuvvetlerine bağlı bir grup asker dinlenmek için küçük bir balıkçı köyü olan Pattaya’ya gelir. Askerler, kasabanın 4 km uzunluğundaki plajının güney ucunda bambu kulübeleri kiralarlar. Yöre halkının askerlere çok iyi davranması ve misafir etmesiyle kasaba Amerikan askerleri için dinlenme alanı olarak seçilir. Böylece kasabanın kaderi sonsuza kadar değişir.

Pattaya_Thailand_Tayland_Resimleri_Photos

Savaş biter, Yankiler ülkelerine döner ve 1980’lere gelindiğinde kasabada bambu kulübelerin yerini artık oteller ve resortlar almıştır. Yarım milyona yaklaşan nüfusuyla Pattaya artık sadece Tayland’ın değil tüm Güney Asya’nın en popüler ve iyi bilinen dinlenme ve eğlence merkezidir artık. 2000’lerde ise Pattaya Sin City olarak anılmaya başlar. Yoğun turist ziyaretiyle başlayan çevresel problemler ile deniz kirlenir ve kontrol edilemeyen sex endüstrisi ile şehrin imajı tamamen değişmiştir.

Tayland hükümeti ve özel sektör milyonlarca dolar harcayarak şehre çekicilik katan birçok yeni proje geliştirirler. Sokaklar geliştirilip trafik düzene sokulur, çevresel kirletici faktörler kontrol altına alınır. Şehirde dünyaca ünlü birçok marka zincirlerinin shopları açılır. Geçmiş yıllardaki hatalardan ders alınıp şehir tekrar çekici bir turistik destinasyonuna dönüştürülür.

Her ne kadar şehrin atmosferi yenilenmişse de Pattaya’nın sex turizm merkezi olarak bilinmesi unutulmaz. Pattaya’nın artık iki yüzü vardır. Her yıl milyonlarca turist bu karanlık yüz için şehre akmaktadır.

Pattaya_Thailand_Tayland_Resimleri

Önyargılarınızı memlekette bırakmayıp yanında getirenler; gürültüden, şehrin kalabalığından, kendisine garip gelen bakışlardan, kokudan, yemeklerde şikayet etmeye başlayabilir.

Oysa bu önyargılar ve beklentiler çoğunlukla yanılgılara yol açar. Tayland’ın farklı yerinden gelerek, kendilerine iyi bir gelecek kurmaya çalışan insanlarıyla her geçen gün genişleyen, güzelliği ve çirkinliği bir arada harmanlamış hareketli, 24 saat yaşayan bir şehir olan Pattaya, ilk görüşte önyargılara kurban edilen bir şehir.

Şehrin karanlık yüzü olan seks turizmi için dünyanın dört bir tarafından buraya gelen turistleri, kollarında Thai kızlarla her yanda görmek mümkün olsa da; yemyeşil bir doğa, tropikal adalar, lüks olmasına rağmen ekonomik fiyat sunan her bütçeye uygun oteller, ister yeme içme, ister alışveriş veya eğlence için organize edilmiş modern alışveriş merkezleri ile Pattaya, aslında tam bir tatil ve eğlence şehri.

Pattayada-Gece

Ünlü Pattaya gece hayatı mekanı olan Walking Street ise, birinci sınıf bar, disko ve pubları ile dünyanın her yerinden binlerce kişiyi her gece kendisine çekiyor.

Pattaya, ne kadar çok vakit geçirilirse o kadar zevk alınabilecek yerlerden biri. Şehrin sadece bir yüzüne bakıp, bilgi sahibi olmadan fikir sahip olmak bence yanılgıdır.

Ağzının tadını bilenler için keşfedecek o kadar çok şey varken, birkaç günlük tatillerinde bile; “Türk yemeklerini özledim veya bilmediğim şeyleri yemem” diyenler, bence  önyargılarının ve cesaretsizliklerinin kurbanı. Tatmadan nasıl bileceksin ki elbette! Bilmek mi istiyorsun tatmalısın o zaman. Antep, Hatay veya Adana gibi türk mutfağının enfes lezzetli ürünlerinin ve bin bir lezzetin arasında dolaşırken evdeki makarnayı ve pilavı özlemek gibi bir şey bu.

Pattayada-Gece-Nasil

Güney doğu Asya’da kolonileştirilememiş tek ülke olan Tayland, zengin ve lezzetli seçeneklerle dolu mutfağı ile özellkle son yirmi yılda bir dünya mutfağı haline gelmiş. Batı ülkelerinde açılan restoranlar ve basılan çok sayıda yemek kitaplarıyla birlikte, batıda Hint mutfağından sonra en çok rağbet gören başka bir Asya mutfağı haline gelmiş.

Yemeklerin tipik bir özelliği olarak kullanılan güzel kokulu ve baştan çıkarıcı baharat ve bitkiler ile karakteristik yemekleri damak tadına hitap ediyor. Baharat ve köri sosuyla arası iyi olmayanlar için bu lezzetler biraz ağır gelebilir.

Pattaya deniz ürünleri sevenler için ise cenentin ta kendisi. Deniz ürünleri sevenler buradaki ıstakoz ve jumbo karidesleri, okyanus balıklarını bu fiyata başka nerede bulabilirler? Cadde üst tezgahlarda kızarmış deniz ürünlerini sadece birkaç dolara bulmayı, tropikal meyveler ve içeceklerle susuzluğu gidermeyi kim istemez? İsteyene fast food, isteyene İtalyan pizzası veya Sturbucks kahvesi, isteyene Hint, Arap, isteyen Çin yemekleri…

Pattaya

Böyle işte…

Kamboçya seyahati ardından geçtiğim Ko Samet Adası ziyareti sonrasında yine Pattaya’da, evimden 9.000 kilometre uzakta; dilini, kültürünü artık az çok bildiğim insanların arasındayım. İyisi mi ben gidip kendimi, tütsü kokusu altında, aromatik yağların eşliğinde yapılan gevşetici bir masaja teslim edeyim.

Ruhuma ve bedenime en güzel hediye.

 Day 636: Tayland:3 Pattaya, 30 Nisan 2012

12 YORUMLAR

  1. Önyargılarımızla yola çıkarsak, bu yolculuk olmaz. Çoğu zaman işkenceye bile dönüşebilir. Unutmamak lazım karton bir makette gezinti yapmıyoruz. Gerçek, yaşayan, nefes alan bir şehirde her türlü manzarayla karşılaşmak çok olası. Renkler güzeldir.

  2. Arkadaslar Pattaya’dan henüz dondum. Pattaya ruya gibi bir yer bence. Bir tatilcinin arayicagi her sey burada var. Özellikle guvenlik muthis ve gece gec saatlere kadar disardaydim. Gece hayatinin bu kadar hizli oldugu yerde en ufak bir olumsuz olay bile yaşanmıyor gibi. Guvenlik disinda da, ayrica Pattaya dogal guzellik ve eglence açısından harika. Bu ikinci gidisimdi veilk seferinde acikcasi bu kadar eglenememistim. Tabi bu kadar eglenmemde webden tanisdigim Turgay abinin cok fazla etkisi oldu. Kendisine biz kez daha cok tesekkur ederim. Bence Pattaya’yi herkes muhakkak en azindan 1 defa gormeli. Pattaya’ya giden arkadaslari muhakkak Turgay (alex) abiyle kontak kurmalarini oneririm.

  3. Benim düsüncem Tayland yasanip ölünecek bir yer, yani dünyadaki cennet diyorum. Sadece trafik sorunu sikiyor insani, ama bir tanesi korna calmiyor, sakin. Çok sakin güleryüzlü insanları var. Yani meleklerin ülkesi demek lazim. Ben kendi adima konusuyorum, belki benim mezarim bile orada olacak.

  4. Merhaba arkadaslar, ben Tayland’da yasiyorum. Sorusu olan arkadaslara her sekilde yardimci olabilirim. Ozellikle LGBT arkadaslara her turlu yardimci olabilirim. Maddi degil ancak manevi bakimdan olabildigince destek cikarim. Mail adresim mind_po11@outlook.com skype adresim de aynidir. Sorusu olan bana bu adresten ulasabilir.

  5. Tayland’a ilk gidişimde çok ağır kokular yayılmıştı, çünkü bütün yemekler dışarda sokaklarda tezgahlarda yapılıyordu ve sıcaktı. Aralık ayı olmasına rağmen yine de sıcak vardı, ama doğası harika yemyeşil. İlk turumuzu nehirde yapmıştık ve o da çok hoştu. Sonraki program Alkazar Şovda güzeldi. Timsah çifliği, botanik bahçesi görülmeye deger yerlerden biri.

    Sonra da yüzen çarşı çok güzel. Değişik meyvelerin bulunduğu rengarenk bir yer. Ayrıca Tayland’ın köylerini ve yaşantılarını gezdik çok güzel. Fillerin gösterileri süper; basket oynaması, resim yapması, hatta fillerin resim yaptığı o tişörtü de ben almıştım. Resim çok güzeldi. Ben hayatımda fillerin böyle bir şeyler yapacağını asla hayal edemezdim ama maalesef var böyle şeyler.

    Thai halkı insanlara çok sıcaklarlar, devamlı gülümseyen güler yüzlüler. Yemekleri genelde hep baharatlı ve tuz pek kullanmazlar. Sarımsaklıdır genelde. Çorbalar harika Tomyam çorbası bol acılı çok güzel. Deniz ürünleri harika.

    Mercan Adası’na da gidip görmenizi tavsiye ederim. Walking Street’de barların ve restorantların olduğu yer. İstediniz barda istediniz gibi takılabilirsiniz. Artık Türk dönerciler de Tayland’da mekan açmışlar. Ne yiyebilirim diye düşünmeyin, her şey bulabilirsiniz ama ben ençok tropikal meyvelerden yedim. Çünkü ben meyveleri çok severim.

    İstediniz fiyatlarda otel bulabilirsiniz, yalnız orada günler öyle çabuk geçiyor ki, anlamıyorsunuz. O yüzden vaktinizi iyi değerlendiriniz. Bir yerden bir yere giderken dolmuş taksiler var, kamyonet türü. Nerde inersen binersen aynı fiyat; dolmuş taksileri kullanın, çok ucuz.

    Alış veriş için pazarlık yapınız mutlaka, çok değişik yerlerde değişik hediyelik çok fazla elektıronik eşyalarda uygun bilginiz olsun. Anlatmakta bitmez, gezmek görmek lazım insan alışırsa her sene gitmek istiyor. Ben 5 kez gittim. Phuket gezmeye değer diğer yerlerden biri. Phuket Adası yakınlarındaki James Bond Adası diğer güzel bir ada. Tekne turlarının uğradığı Monkey Beach kumsalı görünce bayılacaksınız. Belki de oradan hiç ayrılmak istemiyeceksiniz, çok güzel harika bir yer.

    Bangkok’ta gezilecek yerler çok. En az birkaç gün ayırın. Ben bu yorumları sizlere yazarken 15 günlük Tayland ve Pattaya gezisi hazırlıklarımı yapıyordum. 3 arkadaş bu sefer tur alamdan beraber gitmeyi planlıyoruz. Hala ilk günkü gibi heyacan var içimde. Ayrıca Tayland’a giderken genelde Amerikan doları alın yanınıza.Elbette Euro da alabilirsiniz. Bangkok Havalimanına indiğinizde ihtiyacınız olacak kadarını Thai Baht’ına çevirin. İlk gün için 3-4 bin Baht yeterli. Çünkü taksi ve otobüs için ihtiyacınız olacak. Taksiye bindiğinizde mutlaka taksimetreyi açtırın.

    Tay halkı genelde ingilizce’yi iy bilmiyorlar. Bilenler de var tabiki. Şunu da söylemeden geçemedim; Thai masaşını body masaj olarak mutlaka yaptırınız.

    Tayland gezisine gidecekler için şimdiden iyi tatiller dilerim.

  6. Pattaya’ya çift olarak gidecekler için görülmesi gereken yerler konusunda önerileriniz nereleri olur?

  7. Ben de bi bayi turu ile gittim Pattaya’ya. Hayatımın en güzel deniz ürünlerini orada tatım. Dev gibi istakoz hem lezzetli ve de ucuzdu. Timsah Çiftliği Gezisi ve kabare Alcazar Show da ilginçti. Torpik bir bahçe vardı ismini hatırlamıyorum o ve fil safarisini herkese tavsiye ederim.

    • Deniz ürünleri ile pek arası olmayan benim gibi vejeteryan ağırlıklı gıdaları tercih edenler için de çok seçenek var. Tek problem çok köri baharatı kullandıklarından bu bana çok ağır geliyordu.

      Pattaya’da yapacak çok şey var.

    • Alcazar Show fena değildi ama benim beklediğim kadar da etkileyici değildi. Timsah görmemiş olanlar için ilk defa görmek güzel olur ama ben onu dapek sevdim diyemem. Botanik bahçesindeki Fil gösterileri ise çok güzeldi. Filler top oynuyor, resim yapıyordu, ben beğendim. Mercan adası da çok güzel ama çok kalabalık olduğunda sıkıntı oluyor. Gece hayatı ise dillere destan 🙂 Aklım orada kaldı.

  8. Daha önce tur firmaları ile Avrupa’ya gittim. Hiç böylesi tropikal iklime sahip bir ülkeye gidemedim şimdiye kadar ve ilk gitmek istediğim yerlerden birisi Tayland olacak. Pattaya’da yazılarınızda geçen Mercan Adası’nı görmek istiyorum.

    Thaili kızları da merak ediyorum tabi 🙂 Ben de yurt dışına çıktığımda aç kalanlardanım. Genelde KFC Mac Donalds gibi yerlerden yemeyi tercih ediyorum.

    • Uzak Doğu’da Tayland ilk görülmesi gereken ülkelerden birisi. Benim gibi sıcak iklim sevenler için tropikal iklimde olmak keyifli.Mercan adası ise gidip de ayrılması zor bir yer. Yanlız ismi Coral olmasına rağmen pek de mercan kalmamış denizinde.

      Çok önyargılı olmasak, yerel yiyecekleri gittiğimiz ülkede denesek daha iyi olur diye düşünenlerdenim. Bizim memlekete de bir turistin gelse ve aç kaldım dese ne düşünürsünüz?

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!