El NidoFilipinler’in en batısında bulunan Palawan Adası’nın kuzey doğusunda bulunuyor. Hükümetçe koruma altına alınmış olduğu söylense de pek işlediğini söyleyemeyiz. El Nido’daki adaların görünümünü farklılaştıran kireç kayalarının oluşumu 250 milyon öncesine kadar dayanıyor.

Bizim peribacaları gibi iklime bağlı olarak aşınarak ilginç görünüm sergiliyorlar. Bu yüzden bölgede çok sayıda mağara, lagün, gizli koylar oluşmuş. Denizaltı hayatı zengin mercan, balık ve kaplumbağa cinslerini barındırıyor. 30’a yakın dalış bölgesi bulunuyor.

Sırtını yüksek dağlara dayamış kasaba birkaç caddeden oluşuyor. Tüm kasaba turistlere hizmet eden hostel, tekne turları satan acenteler, restoran ve barlardan oluşuyor. Fiyat olarak da makul. Kısıtlı tatil süresi olanlar için mükemmel bir tatil yeri olduğunu söyleyebilirim. Dolu dolu ve keyifli geçirilebilecek bir yer.

Sahilde şahane restoranlar, barlar var. Çok güzel canlı müzik yapıyorlar. Müşterilerin neredeyse tamamı turistlerden oluşuyor. Çoğu benim gibi sırt çantalı olanlardan. Dün akşam yemeğini aldığımız restorana geçip kahvaltımızı yaptık (130P). Eduardo tekne turuna çıktı. Bense neredeyse parasız durumdayım. El Nido’da da ATM olmadığını öğrendim. Merak ettiğim Taytay Kasabası’na gitmeye karar verdim. Belki orada ATM bulabilirdim.

Şehrin doğusunda bulunan 10 dakika yürüyüş mesafesindeki terminale gidip otobüse atladım (150P). Otobüsün her yanı açık ve yollar ise toz toprak içerisinde. 50P daha verip klimalı minibüse binmediğime pişman etti beni. Sarongumu çıkarıp sadece gözlerimi açıkta bırakacak şekilde sardım. Yoksa nefes almak zor. 2 saat sonra Taytay Kasabası’na vardığımda üstüm başım toz içerisindeydi.

Terminal şehrin 2 km dışında. Yol üzerine çıkıp üç tekerlekli bisikletlerden birine atlayıp (10P) kasaba merkezinde indim. İlk işim ATM aramak oldu. 2 banka bulabildim ama ikisinde de visa veya master kart geçmiyor. Taytay şehri beklediğimden daha küçük ve sadece çıktı. Oysa ki Filipinler‘in İspanyol kolonisi olduğu dönemlerde, 1623’te kurulmuş.

Fort Santa Isabel  olarak adlandırılan yerde 300 yıllık tarihi bir kilise ve kale bulunuyor. Kalenin hem dışarıdan görünüşü hem de içerisi güzel.

Taytay’ın kendisinden çok çevresindeki adalar popüler. Bir çoğunda lüks resortlar bulunuyor. Apulit Adası bunlardan en popüler olanı. Yanımda laptopumu getirmiştim, kalenin içerisinde oturup 2 saat günlüklerimi yazdım.

Terminale dönüp bu defa turist minibüsüne atladım (200P). Klimalı, rahat bir yolculukla tekrar El Nido’ya geçip para işini çözmenin yolunu aradım.

Asya’da ATM olmayan yerlerde büyük oteller veya bazı işletmeler, komisyon karşılığı size nakit para verebiliyorlar. Sorduğum birçok kimse Art Cafe’ye sormamı önerdi. Art Cafe’nin balkonundan şahane manzaraya karşı patates kızartması yiyip biramı yudumlarken cebimde 400P komisyon ödeyip aldığım 5000 Peso nakit vardı.

Otelime dönüp dün yapamadığım pazarlığı yapıp oda fiyatını 800P’den 500P’ye düşürdüm. Eduardo tekne turundan çok etkilendiğini, çok güzel yerler gördüğünü anlattı. Tekne turunda Lao’da tanıştığı Amerikalı John ile karşılaşmış. Beraber akşam yemeğine geçtik. Tekne turundan tanıştıkları bir İngiliz çift de bize katıldı.

El Nido tek kelime ile şahane. Kıyı kasabası olan El Nido, neredeyse plajın üzerinde kurulmuş. Sands Inn adındaki kaldığım otelin duvarına vurup yükselen dalgalar otelimizin üst katındaki balkonu bile sular içerisinde bırakmış. Gece boyunca otelin duvarlarını vuran dalgaların sesiyle uyuduk. Eduardo ile birlikte kiraladığımız odanın gecelik ücreti 800Peso.

Day 479: Filipinler:26. El Nido, Palawan, 25 Kasım 2011

3 YORUMLAR

  1. Ben de düzenli olarak girip bakıyorum yazılara-resimlere ama hiç yorum yazmadığımı farkettim. Bu ilk yazım olsun öyleyse. Hayranlıkla takip ediyorum yazıları ve resimleri, özellikle şu tropik adaları gördükçe içim gidiyor. Yolculuğa başlayalı 2 ayı geçti ve hala doğru düzgün bir adaya geçip deniz-kum-güneş ve tabi ki dalış keyfi yapamadım 🙂 Ve en güzeli bu adalar pek duyulmamış, turistler tarafından cılkı çıkartılmamış yerler. Keşke bol zamanım olsaydı da aynı adaları bir bir tecrübe edebilseydim ben de.

    Para meselesine gelince. Myanmar’da parasız kaldıktan sonra akıllandım, çantamda her zaman acil durum parası olarak harcamadığım bir miktar nakit tutuyorum. Gerekli parayı ise ülkeye varır varmaz ATM’den çekiyorum. Dövizcileri kullanmayı Asya’da pek pratik bulmadım, özellikle Hindistan’da saçmasapan kur veriyor herkes, bulabildiğim en iyi yer %15 komisyon alıyordu örneğin. Ama iki şeyden eminim artık: acil durum için nakit bulundurmak insanı gerçekten güvende hissettiriyormuş ve yolda tanışılan diğer gezginlerin para konusundaki tavsiyelerine (aman o ülke çok ucuz, hiç harcamazsın, az para al, vs) sorgusuz sualsiz kanmamak gerekiyormuş. En azından önceden biraz internet araştırması yapmak hayat kurtarıcı olabilirmiş 🙂

    Singapur hakkındaki yazıları da merakla bekliyorum 🙂

  2. selam 🙂

    biraz uzak kaldım buradan. gerçi bütün postları okudum lakin; yinede yorum yazmadan buraya uğradım diyemiyorum 🙂 ada gerçekten de süper. hatta adanın şeklinin biraz Yeni Zelanda’ya benzemesi beni daha da cezbetti.. (yazar burada hayallerinden dem vuruyor) özellikle 1. fotoğrafta dedim burası tam NZ.. ben de senin gibi bir çok gezi blogu takip ediyorum abi biliyorsun. sanırım bu ATM olayı hakikaten sorun yaratıyor. Bekran da geçenlerde aynı problemi yaşamıştı. sanırım en kötü tarafı da komisyon olayı. hakikaten zoruna gider insanın. umarım tekrar yaşamazsın..

    bide “taytay” güzel isimmiş. Türkiye’de bebekler için kullanılan kelime oralarda şehirlere isim olmuş. taytay dursunlar bakalım.. 🙂

    • Sana Y.Zelanda’yı anımsatması ne güzel, ancak şunu diyebilirim ki El Nido ve çevresindeki adalar benzersiz. Şu kireçtaşı kayaları adaların görünümünü ilginçleştiriyor. Hayatımın en güzel 3 tekne turunu yaptım orada. Şahaneydi. İnan NZ’de öyle bir yer yok, tropikal adalar ne de olsa 🙂

      Manila Havalimanında iken para çekmeyi unuttum ben. Komisyon ödemek parasız kalmaktan iyidir yine de. bankanın alacağı komisyonları saymıyorum tabi. Eğer para işini halletmeseydim El Nido’dan vazgeçip 8 saat uzaklıktaki şehre gidecektim. Aslında Bekran’ın Myanmar yazısını okuduğumda ona mail atacaktım. Yanına harcayacağını düşündüğünün 2 katı para al diye. Onun yazısında belirttiği para çok az gibime gelmişti. Keşke mesaj atsaydım.

      Benim ex-şirketimdeki iş arkadaşlarımdan birinin nick adı taytaydı. Kulakları çınlasın. Fırsat olursa belki yaısını yazarım, Filipinler’deki yer ve şehir isimleri bana çok geldi. Banaue, Batad, Baguio, Boracay, Bohol, Sagada, Negros… Şahane.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!