Ayak basılan her yerinde geçmişin izine rastlanılan Orta Avrupa, tarihi mirasını taşıdığı tarihi ve sanatsal sokaklarıyla insanı içine çekiyor. Budapeşte Kalesi’nden şehrin ışıklarını izlemek, Prag’ın heykellerle süslü taş köprülerinde yürümek, Viyana’nın muhteşem müzikal mirasına kulak vermek, Heidelberg‘in nefis kafelerinden birinde soluklanıp espresso yudumlamak… İnsanı bir başka boyuta taşıyıp geçmişin sayfaları arasında yolculuğa çıkaran farklı bir yer Orta Avrupa.

Orta Avrupa turları bu sıralar o kadar revaçta ki, ben de bundan etkilenmiş olmalıyım. Avrupa anılarımın eski fotoğraflarımı incelerken buldum kendimi. Ortaçağın büyüleyici dokusuna yapacağım bir Orta Avrupa turu beni bekliyor.

Orta Avrupa Turları Prag
Temmuz 2005’te gittiğim Prag, Çek Cumhuriyeti, Orta Avrupa

Asya ve Okyanusya’da uzun süre seyahat ettikten sonra, Balkan turu yaparken fark ettiğim bir şey oldu. Ortaçağ atmosferini yaşatan sokakları, mimariyi ve dokuyu özlemişim. Baltık Denizi ile Adriyatik Denizi arasında kalan, Avrupa’nın kalbi olarak adlandırılan Orta Avrupa (Central Europe), seyyahlar için Ortaçağa yapılan yolculuk anlamına geliyor. Beni çeken şey de bu olmalı sanırım.

Orta Avrupa Ülkeleri Hangileri?

Orta Avrupa, mimarisinden kültürüne kadar Ortaçağ’a dair mirasın çok iyi korunduğu, birbirine benziyor olsa da farklı kültürel motiflerin yer aldığı, dünyanın en eski kadim ormanlarından ünlü Alplere kadar olağanüstü güzellikler sunan bir coğrafyanın içerisinde yer aldığı büyüleyici bir bölgeyi kapsıyor.

Aynı zamanda Avrupa’nın ve dünyanın en zengin ekonomilerini oluşturan şehirlerden bazılarına da ev sahipliği yapan Orta Avrupa, Latin, Germen ve Slav kültürlerinin de kaynaştığı bir coğrafya.

Baltık Denizi ve Adriyatik arasında yer alan bölgedeki ülkeler; sosyal ve kültürel yaşamı son derece zengin Almanya; sokakları kahve kokan Avusturya; tarih kokan sokaklarıyla Çek Cumhuriyeti; şatolarıyla ünlü minnacık ülke Lihtenştayn; artık dağılmış olan Varşova Paktı üyelerinden Macaristan ve Polonya; sessiz sedasız Çek Cumhuriyet’inden ayrılan Slovakya; eski Yugoslavya’dan ayrılan ve şimdilerde Avrupa Birliği üyesi olan Slovenya ve nefes kesen dağ manzaraları ile İsviçre Orta Avrupa ülkeleri olarak sınıflandırılıyor.

Orta Avrupa Ülkeleri Haritası

Orta Avrupa Ülkeleri Haritası
Orta Avrupa Ülkeleri Haritası

2014 yılı benim için seyahatler ile dolu bir yıl olacakmış gibi görünüyor. Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk, Karadağ, Bosna-Hersek ve Sırbistan ülkelerini kapsayan 1 aylık Balkanlar Turu sonrasında; yüzümü tekrar Avrupa’ya çevirmeye karar verdim. Arada başka kıtalara da kaçamaklar olsa da bu defa Yunan Adaları, Balkanlar ve Orta Avrupa ülkeleri ve özellikle de Avrupa’nın küçük, sevimli, Ortaçağdan kalma kentleri odağımda olacak.

En çok satan tur operatörlerin verdiği bilgilere bakılırsa, bu yıl tatilcilerin seyahat tercihlerini Orta Avrupa Turları’ndan yana yapacağı görülüyor. Evet, ben de aynı fikirdeyim.

Orta Avrupa Turlari Viyana
Viyana, Avusturya, Orta Avrupa (2005)

Aynılaşmış şehirlere ne zaman gitseniz yerinde bulursunuz; sokakları, kiliseleri, müzeleri değişmeden yıllarca ve yıllarca sizi bekler orada, ama ya insan, ya kültür?

Görkemli mimari eserlere ev sahipliği yapan Avrupa şehirlerinin karakteri belki de uzun yıllar değişmeden kalacak, ancak özellikle sofistike özellikleriyle dikkat çeken Doğu Avrupa ülkeleri hızlı bir değişim içerisinde olduklarından, bir nebze olsun geçmişe dair imajlarını anlamak için biraz acele etmek istiyorum aslında.

Kültür zenginliğinin içinde dalmak, Avrupa’nın en keyifli, en renkli ve zevkli şehirlerini tekrar ve tekrar keşfetmek istiyorum. Aslına bakarsanız geçmişte, bir turist veya tatilci olarak, Avrupa ülkelerinin büyük bir bölümünde bulundum, ama bu defa bir seyyah gözüyle gezmek, fotoğraflamak istiyorum.

Orta Avrupa’ya seyahat planları yapmak için önerilere her zaman açığım; gezilecek yerler, görmemi istediğiniz gizli kalmış köşeler ve Orta Avrupa’ya dair deneyimlerinizi duymak isterim?

42 YORUMLAR

  1. Geçen sene Christmas tatili için Viyana’ya gitmiştim, tek kelimeyle muhteşemdi. Tabii çok soğuktu ama biz buna rağmen gece yarılarına kadar sokaklarda dolaştık. Fakat tekrar gitmem gerekiyor, 3 gece olarak planladığımız gezimiz bize yetmedi. Schönnbrunn sarayına gidemedik, zaten yazlık saray olduğu için yazın gitmemizi önermişlerdi.

    Stephan’s Dom da konser dinledik, tamamen tesadüf. Gitmeden önce bilet almıştım Mavi Tuna Valsini izledik, ama Spanische Hofreitschule’deki atların gösterisi de seyretmek için tekrar gitmeyi isteme sebeplerimden biri. Ona bilet bulamadık malesef.

  2. Bugüne kadar çoğunluğu Avrupa olmak üzere 26 ülke gezdim ve sanırım içlerinde en çok beğendiğim başkentlerden biri Prag oldu. Sadece köprü üzerinde bir kahve içip, sokak sanatçılarının müziklerini dinlemek için bile ziyaret etmeye değer. Kaldı ki ne kadar çok keşfedilecek yeri var Prag’ın.

  3. Prag, Viyana, Avusturya turunda tadı damağımda kalan tek yer Karlovy Vary idi. Rüya gibi bir şehir.Kısmet olursa bir daha gitmek istiyorum ama yine yaz aylarında. Tabiatın güzelliği,mağazaların şıklığı, porselenlerin çeşitliliği, prenses kıyafetleri zarafetindeki kıyafetleri veee incecik kağıt helvasına büyülenip kalmıştım.

  4. Prag, muhteşem bir şehir ama daha çok Therezine Nazi Kampı beni etkiledi. Yaşanmışlıkları dinledikçe tüylerim diken diken oldu. Bir de ortaçağ Avrupa’sı şato gecesi öneririrm, çok eğlenceli idi. Ve tabi ki Prag likörü, Bechorovka… Çok iyidir.

  5. Bir böcek olarak uyandığımız her günde, Gregor Samsa’nın tersine bir Sapiens olduğumuzu hatırlayabileceğimiz bir şehir Prague. Praha. Charles Bridge’de hava hafif sisli iken otoritelerin gözleri arasında kaleden halka uzanan yolda yürümek. Praha bambaşkadır.

  6. Orta Avrupa’yı tamamen gezmemiş olsam da Prag, Viyana ve Graz’ı gezme fırsatı bulmuştum. Daha önce Brugge’u gezerken binalarından ve tarihinden çok etkilenmiştim. Prag’da da aynı tarihi dokuyu hissetmek beni çok heycanlandırmıştı. Bana sorarsanız Paris’den çok daha romantik bir şehir. 🙂 6 ay kadar İspanya’da yaşamış biri olarak gitmediyseniz orayı da gezmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Oraları ve özellikle Endülüs’ü çok beğeneceğinize eminim. 🙂

  7. Bir kızın kır çiçeklerini sevmesi gibi değildir benim Polonya’yı sevmem. Tarih kokan sokaklarında sıradan bir gezi olmayacak sizinkisi. Benim gibi uzun süre yaşamanıza da gerek yok. Birkaç gün bile tarihin tam ortasında kalbinde durmanıza izin verecek ender ülkelerden biridir Polonya. Gdansk, Krakow özellikle görmeniz gereken en başlıca şehirleri. Oradan döndüğünüzde farklı bir anı bırakacak sizde. Düşündükçe özleyip, üzüleceksiniz.

  8. Merhabalar,
    Orta Avrupa Turuna henüz katılmasam da turda dahil edilen bazı ülkeleri geçen yıl içerisinde görme şansına eriştim. Özellikle Prag şehrini bütün geziseverlere tavsiye ederim. Adeta bir açık hava müzesi olan bu şehir sizi tarih kokan mekanlarıyla sarıp sarmalayacaktır. Sanat kokan bir diğer şehir olan Viyana ise mutlaka ziyaret etmek isteyeceğiniz yerlerden birisidir. Umarım bu tura katılıp keşfedemediğim diğer güzelliklerle tanışma şansına erişebilirim.

  9. Yazılarınızı zevkle takip ediyorum. Bir mimar olarak Orta Avrupa turu yapmak çok istiyorum. Henüz fırsat bulamamış olsam da… Gitme fırsatı bulduğum da sizden bilgi almak isterim. Muhteşem bir yaşam şekli gezgin olmak. Hiç bırakmamanız dileğiyle…

  10. Geçtiğimiz Haziran ayında Belçika, Hollanda, Luxemburg, Paris ve Köln’ü kapsayan 10 günlük bir Avrupa turuna katıldım. Aralarında en çok 3 gün kaldığım Hollanda’yı beğendim. İnsanı, doğası, patatesi, birası, Arjantin Steak’i, kanalları ve muhteşem manzarası sebebiyle yeniden gitmek istediğim bir yer. Avrupayı gezmek isteyip önce nereye gitsem diye düşünenlere Hollanda’ya özellikle tavsiye ederim.

  11. Avrupa’da yalnızca Paris’i gorme sansim oldu, bayildim bu sehre. Eifiel Hotelde kaldim. Elbette Eyfel Kulesi’nden Paris’i izlemenizi oneririm. Ayrica kulenin tepesinde mumya muzesi var.

    Paris pahalı bri sehir. Metro cok gelismis. 3 ya da 4 kat metro hatti var yerin altinda. Notre Dam Kilisesi, Sacrakör kilisesi, Montrmarte Ressamlar Tepesini tavsiye ederim. Louvre Muzesi icin sıra bekleyeceksiniz ama beklediginize degecek. Bir de Eifiel yakininda yazar Balzac’in evi muze halinde. Ben çok begendim.

    Şanzelize oldukca renkli. La Fayette alisveris merkezi de gormeye deger.

  12. 2014 Ocak ayında Orta Avrupa gezisine katıldım, tadı damağımda kaldı. Kış dolayısıyla bir çok yer açık değildi ve bazı yerleri de gezemedik. Frsatım olsa ilk fırsatta gideceğim yer Özellikle Avusturya. Fakat bu kez yaz ya da bahar aylarında.

  13. Özellikle mimarisi ile beni hep cezbden ve bu yaz yapacağım tur programıma dahil ettiğim ülkeler. Yazınızı okuduktan sonra bir an önce yaz gelsin demedim değil 🙂

  14. Ben Polonyada 6 ay gibi kısa bir süre yaşadım.Gerçekten özellikle 2. Dünya Savaşı kalıntılarını ve hayata etkisini görmek isterseniz Krakow ve Wroclaw’a gidebilirsiniz.Krakow özellikle birçok özelliği ve acıyı sokaklarında taşımaktadır.

  15. Gezmeye başladığımdan beri gezi yazılarını özel bir merakla takip ediyorum. Ama sizin yazılarınızı okurken çok eğleniyorum ve beğeniyorum. İnsanın her şeyi bırakıp yazdığınız yere gidesi geliyor. Tabi çalışmak zorundayız ve tatil için para biriktirmek zorundayız. 🙂 Avrupa da sadece Almanya ve Polonya’ya gittim. Diğer yerleri görmeyi de çok istiyorum. İnşallah fırsatımız olur giderim. Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. iyi gezmeler. 🙂

  16. Viyana’da yaşayan birisi olarak bu şehrin mutlaka gezilip görülmesi gereken listelerin baş sıralarına alınmasını tavsiye ederim. Bir sonraki Viyana gezinizde seve seve eşlik edebilirim. 🙂

  17. Kemal bey daha yurtdışına çıkma fırsatı bulamamış bir reklamcı adayıyım. Umarım bu yaz bi interrail yaparak bi Avrupa Turu yapmak istiyorum ve siteniz bu konuda bana çok yardımcı oldu teşekkürler. Yolunuzun ve hayallerinizin her daim açık olması dileklerimle. 🙂

  18. Prag, adım attığınız andan itibaren karşınıza çıkan mimari güzelliklerle dolu. Sokak sanatçılarının gösterileriyle ruhunuzu canlandıran büyüleyici bir şehir.

  19. Gecen yil Orta Avrupa turu yaptim. En çok sevdiğim ülke Çek Cumhuriyeti oldu. Özellikle Karlovy Vary adeta bir masal kenti. Yemyesil, rengarenk.. Tekrar gidecegim mutlaka..

  20. Yazılarınızı daha yeni keşfettim ve hayalimdeki şeyi yapıyorsunuz gerçekten. Ben ancak birkaç Avrupa şehrinde bulunabildim, fakat sizin Avrupa ile ilgili yazılarınıza çok rastlayamadım. Eğer bunlarla ilgili de yazılarınızı paylaşırsanız görmekten ve fikir sahibi olmaktan çok memnun olurum. Zira bunlardan faydalanarak yola çıkmak bizim gibi genç insanlar için her açıdan daha iyi olacaktır. Şimdiden teşekkürler.

  21. Heidelberg ve Salzburg çevresine 1000 kere daha gitsem sıkılmam heralde! Ne kadar farklı yerlere gidersem gideyim, hep oraların tadını, dokusunu özlüyorum. Sizin yüzünüzden işi gücü bırakmak zorunda kalacağım. 🙂

  22. Merhaba 🙂
    Gezmeyi, keşfetmeyi, yeni ülkeler yeni insanlar ve coğrafyalar tanımayı ruhumun önemli bir gıdası olarak kabul ediyorum. Genellikle yaz aylarında seyahat etmeyi tercih eden ve seyyahların deneyimlerinden de faydalanmaya özen gösteren birisi olarak.

    Orta Avrupa gezi yazınızın bana verdiği ilham için çok teşekkür ederim. Yolunuz hep açık olsun….

  23. Eğer hala bu rotaya koyulmadıysanız Avusturya Salzburg ve civarı yerleşimler, harika doğaya sahip bir çok köy barındırıyor. Yolda dağ ve göl manzaraları eşliğinde küçük, temiz ve şirin köylerden geçerken Artık yerleşik hayata geçme fikrine kapılabilirsiniz. Gezi hayatınız için tehlikeli olabilecek bu durumu göz ardı etmeden yola koyulun derim 🙂 Zevkle ve merakla yazılarınızı bekliyoruz. sevgiler

    • Ekim başında Salzburg, Innsbruck ve Friedrichshafen bölgesinde 1 hafta gezeceğim. keşfedecek çok güzel şirin kasabalar, küçük köyler olduğuna eminim. Hava biraz soğuk olmuş olacak ama olsun, gezmek güzeldir. Teşekkürler önerilerin için.

      • Keşke daha önce keşfetse idim sizi ve bloğunuzu ama geç kalmış değilim,Haziran’da yapacağımız baştan başa Avusturya gezimiz için bayağı güzel yerler keşfetmiş oldum sayenizde ve rotamı ona göre çizmiş oldum..

  24. Abi bu gezini merakla bekliyorum! Almanya‘da özellikle Kassel’i gezmeni ve yazmanı daha sonra bu yazını güzel bir kahve eşliğinde okumayı çok isterim. Adını önceden hiç duymadan gidip çok keyifli bir 6 ay geçirdim orada. UNESCO tarafından korunan Herkules ve Wilhelmshöhe Park’ı ve Orangerie’siyle mest edecektir. Şehrin zamanında %90’ı bombalandığı için çok eskı yapılar yok ancak konumu itibariyle var olanı korumuş ve kendini geliştirmiş bir şehir. Çevresinde çok ufak ama güzel şehirler var; Göttingen, Hannoversch Münden, Kaufungen, Eisenach, Bielefeld gibi.

    Bunun haricinde yine Almanya içerisinde en beğendiğim iki şehir Bremen ve Heidelberg olmuştu. Batıda Hamburg, Köln, Düsseldorf; doğuda Berlin, Dresden ve Nürnberg, kuzeyde Lübeck ve Kiel; güneyde de Freiburg ve romantik yol çok ilgi çekici. Dresden’de her yaz Bunte Republik Festivali oluyor o tarihlerde çok hareketli ve eğlenceli. Ancak Elbe nehri yine taşabilir dikkat et 🙂

    Dresden’den Çek Cumhuriyeti‘ne çok uygun tren biletleri var. Hatta kampanya biletleriyle çok komik rakamlara geçebilirsin. Otostop (mitfahrgelegenheit) ise her zaman daha uygun tabii. Çek‘te Karlovy Vary şehri Prag haricinde görülmeye değer güzel şehirlerde. Polonya‘da Krakow harika ve çok ucuz. Auschwitz ve Birkenau kamplarına da 40 km uzaklıkta sadece. Budapeşte ve Bratislava’ya da uğramamak olmaz. Bu iki şehrin de gecesi gündüzü çok hareketli. Bratislava‘da Downtown Backpacker’s çok hoş bir hosteldi. Bunun haricinde Viyana ve Zürih zaten malum çok güzel iki şehir ancak bütçe olarak beni çok zorladı bu ikisi. 🙂

    Şimdiden iyi eğlenceler; şüphesiz ki yazıları da dört gözle bekliyorum. Yolun açık olsun!

    • Mertcan, aslına bakarsan Kassel’e gecenin geç bir saatinde varmıştım. O nedenle şehrin neye benzediğini ancak ertesi gün görebimiş; çok vaktim olmamasından dolayı da erken ayrılmıştım.

      Sanırım 2005’ti ve arabayla Frankfurt’tan başlayarak Almanya’nın nerdeyse 3/4’ünü gezmiştim. (Tabi o zamanlar turist ve gezgin arasında bir yerdeydim)

      Senin Kassel yazını geçtiğimiz aylarda okumuştun. O zamandan bu yana aklımda olan bir şey var, bu vesile ile de söyleyeyim sana: Kassel ile ilgili bir rehber yazı hazırlarsan yoldaolmak.com Konuk Gezi Yazıları bölümünde yayınlamaktan mutluluk duyarım. 🙂

      Göttingen’i ne çok beğenmiştim! Çok hoşuma gitmişti ama bir kahve içimi kadar vakit ancak harcamışımdır orada. Benim yukarıda bahsettiğim gezideki korkum şu; Gittiim bir çok yeri muhtemelen çok beğeneceğimden, oradan ayrılmam zor olacak. Bu durumda düşündüğüm gezi benim en az 6 ayıma mal olabilir 🙂 Buna bütçe dayanmaz değil mi?

      Seninle tamamen aynı fikirdeyim: Benim favori Almanya şehirlerim Bremen ve Heidelberg. Aslında yukarıda yayınladığım yazı oldukça uzundu, böldüm. Diğer bölümünde daha önce Orta Avrupa’da gezdiğim ve gezmeyi istediğim yerler ile ilgili bilgiler var ve onu da yakında paylaşırım.

      Bahsettiğin yerlerin bazısını gördüm, diğerleri üzerinde de araştırma yapayım biraz. Ben normalde pek rota çıkarmayı ve üzerinde çalışmayı pek sevmem ama, Avrupa için bunu yapsam iyi olacak.

      • Çok güzel olur; çok mutlu olurum burada konuk olarak yer almaktan. Aslında Kassel ile ilgili daha önce böyle bir girişimim oldu ancak internet ortamına aktarmadım. Sadece Erasmus Rehberi olarak paylaştım. Bunu daha kapsamlı ve güncel bir hale getirip dediğin gibi paylaşabiliriz. Konuyla ilgili bir taslak varsa ona göre de düzenleyebilirim.

        Aslında Orta Avrupa Polonya ve Macaristan dışında, belki Slovenya’da dahil olabilir oraya gidemedim; genel olarak pahalıydı. Özellikle son zamanlardaki Euro’nun yükselişiyle bize daha da pahalı geliyor belki 🙂

        Umarım keyifli bir gezi olur ve biz de her zamanki gibi takip ederiz.

  25. Fotoğraflara şöyle bir bakıyorum. Avrupa’nın bir şehri değil de Türkiye’den kareler görüyorum sanki… Biz onların, onlarda bizim bir parçamız olmuşuz sanki öyle değil mi!? 🙂

  26. Orta Avrupaaa Orta Avrupa!
    Orta Çağın resim bulduğu yegane bölge. Kültürel mirasın, tarihle üretildiği ve belkide yeniden tarih yazılmak istercesine kişilerin o dönemde yaşamak en azından bir dönemine tanıklık etme hissiyatı uyandıran bir süreç, bir gezi olacak.

  27. Viyana merkez alınarak harika keşifler yapılabilir.
    Özellikle Slovakya hakkında söylemek gerekirse gerçekten ufak olsa bile çok güzel şehirleri var. Bratislava’yı es geçmeyin kesinlikle. Oradan izlenimlerinizi okumak çok keyif verecektir bana. Bunun dışında Prag, Bratislava gece hayatı açısından keyifli de olabilir. Sevgiler, saygılar.

    Bu arada çok özledim oraları..

    • Viyana’da daha önce bulundum, ama o zaman sadece 1 gün kalmıştım. Bu defaki gezimde sokak sokak keşfetmek istiyorum.

      Aslında Avrupa’nın şehirlerindense köylerine daha çok ilgi duyuyorum. Ancak hem bütçe hem de zaman açısından Avrupa turu yapmak pek kolay değil. Ha diyince de atlayıp gidemiyorum. 🙂

    • Aslında ben Avrupa ile ilgili çok hevesli değildim, ne de olsa geçmişte epeyce Avrupa ülkelerini de gezmiştim. Ancak hakkında yazı yazmak istediğim yerlerin başında Avrupa şehirleri geliyor ve elimdeki fotoraflar pek de iyi sayılmaz.

      Bir de turist gözüyle değilde, şimdi gidip gezmek ve güncel bilgileri burada paylaşmak istiyorum. Diğer yandan Balkan gezimde fark ettim; Avrupa şehirlerini özlemişim galiba 🙂

      • Bence de en guzeli, cok farkli yerlere gitmek, cok daha otantik yerleri gormek. Ortadogu, Afrika, mesela Mali gibi ilginc yerler cok daha hos. Fas Avrupa’dan cok daha ilginc geliyor. Ayrica daha ucuz.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!