Daha önce de söylemiştim, pasaport demek benim için stres demek. Mutlu sona ulaştığım son ana kadar da stres oldu bana. Singapur’a geri gelmemin de sebebi süresinin bitmesine çok az kalmış pasaportumdu. Yollarda olduğumdan bu yana ilk defa ütü yapmama sebep de pasaportumdu. Singapur’da soluğu alır almaz kendimi, 189 m yüksekliğindeki SGX Tower 10. kattaki konsolosluğa atmıştım. Paralı askerlik için başvurusu için bekleyenlerden sonra sıram gelince taşikardim ile birlikte evrakları içeri verip  pasaportumun süresinin bitmekte olduğunu ve yenisini istediğimi söylemiştim.

Görevli kadın bana çalışma izni evraklarımı sorunca o an herhalde kalp vuruşlarım tavan yapmıştır. Singapur’da geçici bulunduğumu ve Avustralya’ya geri döneceğimi söyledim. Kadın ilk önce şaşırdı, sonra yapamayacaklarını söyledi. Benimse vazgeçmeye niyetim yoktu. Biraz derdimi usulüne göre anlattıktan, birkaç soru ve cevaptan sonra siz bekleyin diyip içeri geçti.

Kader anı gelip de beni tekrar çağırdıklarında, yapacaklarını ve ödemeyi yapmamı söyleyince seve seve hazırlamış olduğum, dünyanın en pahallı pasaport ücreti olan 370 TL’yi ödedim. Başvurum tamamlanmış ve bana 10 gün kadar sonra pasaportumu alabileceğim söylendi.

Bu bekleme süresini, 2-3 gün gezmenin yeterli olduğu Singapur’da şimdiye kadar ödediğim en yüksek konaklama ücretlerinden birinin olduğu, otelde pinekleyerek geçirdim. Aralık 9’da evrakları içeri verdikten birkaç gün sonra, 12 Aralık’ta Ankara pasaport şubesinden pasaportumun hazırlanıp Singapur Elçiliğimize gönderildiğini içeren bir mail de alınca keyfim iyice yerine geldi.

Artık dışarılara çıkıp Singapur’u biraz daha keşfetmeye başlamıştım. Ne ilginç, haber gelmeden öylesine otel kuşu olmuştum. Pasaportun hazırlanmış olmasının üzerinden 10 güç geçmesine rağmen hala bana haber gelmeyince kalkıp tekrar konsolosluğa gittiğimde bana kendilerinden gelip pasaportu almama dair mail gelip gelmediğini sordular, gelmemişti. Geri gönderdiler ve maili beklememi söylediler. Posta bu kadar gecikmiş olamazdı, zira Sırtçantalılar grubumun normal postayla gönderdiği tshirt gelmişken pasaportumun gelmemiş olması imkansızdı bana göre.

Bugün telefonla aradığımda, kusura bakmamamı –neden bunu söylediler anlamış değilim- gelip alabileceğimi söylediler. Saat öğleden sonra 4 olmuş, dışarıda korkunç bir yağmur varken ben de hostelimden elçiliğe doğru yola çıktım. Yanlış otobüsle, yanlış yerde inip, diğer otobüse geçtim. Saat 5’te en geç orada olmam gerekirken elçilik kapısından içeri girdiğimde 5:40’tı.

Kapıdaki Hintli görevli herkesin çıktığını ve Christmas tatilinden dolayı haftaya Salı yanı 4 gün sonra gelmemi söyleyince bu ne bahtsızlık diye ver yansın ettim. Kaç defa metroya otobüse bindim de hiç kaybolmazken o kadar kolay bir yolda, gelen otobüsün üzerindeki yazıdaki Raffles Bulvarı ile Raffles Caddesi arasındaki karışıklığı yaşayıp yanlış yerde inmiş ve yağmur altında oradan oraya koşturmuştum.

Bir an önce Singapur’dan ayrılıp Kuala Lumpur’a geçmem gerekiyordu. Sonrasında ise Malezya’dan ayrılıp Yılbaşı öncesi Tayland’ın Koh Pahangan Adası’na kendimi atmak ve yılbaşına orada girmek istiyordum.

Yüzümü dökmüş, ağlak bir suratla neredeyse vazgeçecekken Hintli görevli beklememi söyledi. Telefonu kaldırıp birilerini aradı ve beklememi söyledi. Bir süre sonra kapalı olan ofis ışıkları yeniden yandı ve elçilik memuru Işık Bey ismimi sorup işlemlere başladı. Tekrar şansım dönmüştü.

Yarım saat sonra Işık Bey tekrar gelip değiştireceğim pasaportta TR çıkış mührünü görmediğini ve gerektiğini söyledi. Oysa o şu an süresi biten pasaportumdan önceki eski pasaportumda kalmıştı. Her şey yine ters gidiyordu. Nihayet onu maille gönderebileceğimi söyleyince o sorun da halloldu.

Binadan içeri girip pasaportu elime alıncaya kadar evrak işleri 1 saat sürdü. Kendisi bu işlerden sorumlu olmadığından ve benim için hazırlanmış evraklar yerine kendisi sil baştan bir sürü evrak hazırlamıştı. İşi sağlama almak için de gerekenden fazla evrak işine girdiğine eminim.

Nihayetinde 8 Aralık 2021 tarihine kadar geçerli olan yeni pasaportumu cebime koyup kendimi daha bir özgür hissederek yağmur altında otelime döndüm. Özgürlüğümü tekrar geri almıştım. Tekrar yolda olmak vaktidir.

Day 507: SIN:16 Little India, 23 Aralık 2011, Cuma

12 YORUMLAR

  1. Süreç midede derin etkiler yaratıyor. Şansınız yaver gitmiş Allahtan.
    Bazen insan çok emin olduğu anlarda bile başına gelen talihsizlikler kaybolabiliyor. 10 yıllık pasaporta verilen para ise değişmeyen tek gerçeğimiz…

  2. Değerli kardeşim Kemal Bey,

    Yeni pasaportunuz hayırlı olsun ! Nice güzel maceralara desek nasıl olur ? 🙂

    Not : Ülke dışında da olsanız,yurdum bürokrasisi insanı doğduğuna pişman eder,”Biz buradayız “diye kendini mutlaka hatırlatır !

  3. Bütün o yorgunluğa, aksiliklere ve olumsuzluklara rağmen yol devam ediyor demek ki. Sevindirici bir haber bu. Yola çıkan kişinin yaşayacakları çok farklı olmasına rağmen yolun devamı her daim mutluluk verici olur. 2021 yılına kadar keyifli yolculuklar.

  4. Geçmiş olsun ve yola devam… Singapur elçiliğinin “insani” yaklaşımı takdir edilesi açıkçası. Belki de her elçiliğimiz az çok yaşadığı yerin kültüründen bir şeyler katıyor bünyesine. Singapur’da bunun pozitif bir etkisi olduğu belli.

    • Aslında başvurumda benden work-vize belgemi istediler. Olmayınca veremeyiz dediler, sonra beni bekletirken, elçilik kayıtlarındaki adresimi Avustral’ya olarak girdiğim için verdiler. Halbuki o adres Sydney’de kaldığım hostelin adresiydi. Kesinlikle eminim ki o adres sayesinde başarılı olabildim. Ülkeden ülkeye elçilik kurallarının farklı olması da işin ironisi bir yandan da.

  5. Kemal, pasaport isini halledebildigine cok sevindim. Yolun acik olsun…

    Yeni yilda yeni yerler kesfetmen ve bizlerle paylasman dilegiyle…

    Onur

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!