UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Mulu National Park ofisinden başlayarak Melinau Nehri üzerinden tekne ile başlayan yolculuğumuzda, Borneo Adası’nın yerli kabilelerinden Penanların yaşadığı köyü ziyaret etmiş, yan yana yer alan Winds ve Clear Water Mağaraları’ni incelemiş, jungle içerisinde 8 km yürüyüş ile base kamp alanına ulaşmış, orada 1 gece kaldıktan sonra, ertesi sabah  ilginç The Pinnacles kaya oluşumlarını görmek için 2.4 kmlik bir zorlu bir yürüyüşle 1.200 metre yüksekliğe kadar uzanan Api Dağı tırmanışını gerçekleştirip, döndükten sonra kamp alanında bir gece daha geçirmiştik Artık tekrar yolda olmak zamanıydı.

Sabah 7 de uyandık. Kahvaltı sonrası yola düştük. Kamp alanından, Melinau Nehri’ndeki teknelere bineceğimiz yere kadar olan 8 km’lik yolu yürümeye başladık. Bu yürüyüşümüzü bu defa daha ağırdan, çevreyi inceleyerek ve fotoğraf çekerek tamamlayıp bizi alacak teknelere ulaştık. Bu defa nehrin akış yönünde olduğumuzdan daha önceki gibi birkaç defa tekneden inip tekneyi itme olayı sadece bir defa yaşandı. Mulu National Park HQ’a 1 saat sonra vardık.

Sırt çantalarımızı alıp daha önce erken rezervasyon yaptığımız Sweet Water hostele geçtik. Hostel Mulu National Park girişinin hemen dışında yer alıyor. Kocaman bir odada yan yana dizili 40’a yakın yatak var, sadece 3 kişiyiz. Oysa ki birkaç gün önce burada yer ayırtmaya çalıştığımızda tamamen doluydu ve şimdiyse yerini sessizliğe bırakmıştı. Her zamanki gibi zamanımı böylesi dolu dolu aktivite günlerden sonra fotoğrafları düzenleyerek, dinlenerek ve yazarak geçirdim.

Ertesi sabah 10:30’da Maswings uçağındaydık. Bizimle birlikte The Pinnacles gezisine katılan Polonyalı grup dün parktan ayrılmıştı, ancak havalimanında tekrar onlarla karşılaşınca şaşırdık doğrusu. Dün herhangi bir açıklama yapılmadan uçak seferinin iptal edildiğini söylediler. Demek böylesi iptaller de olabiliyormuş, akılda bulundurmak gerekiyor sanırım. Düşünsenize bağlantılı bir seferiniz veya kritik bir planlamanız olduğunu! Nitekim benzer bir iptal benim de başıma Malezya Mersing şehrinden Tioman Adası’na gitmeye çalıştığımda olmuştu. Sular çok çekildiğinden bot seferleri iptal edilmiş ve 1 gecemi gereksiz bir şehirde geçirmek zorunda kalıp, dönüşte gideceğim Singapur ziyaretimden 1 gün kaybetmiştim.

Mulu’dan, Miri şehrine döndüğümüzde, daha önce kaldığımız The Highlands Hostelimize geçtik. Sonraki planımız hazır. Mulu’da iken kaldığımız homestayi işleten Robert, Marudi şehrinde, 100 yıldan fazladır, kabileler arası geleneksel kürek yarışları olduğunu öğrenmiş ve heyecanlanmıştık. Miri’ye indikten sonra havalimanından şehir merkezindeki turizm ofisine uğrayıp Marudi’ye nasıl gideceğimiz, nerde kalabileceğimiz gibi detaylar hakkında bilgi aldık.

Bu yarışa çok ilgi olduğundan konaklama konusunda sorun yaşayacağımızı düşündüğümüzden, şehirdeki alışveriş merkezine gidip, oradaki bir outdoor mağazasından 2 kişilik çadır ve mata  RM180 ödeyerek aldık. Ortalama bir konaklama için geceliğine RM25 ödediğimizi düşünürsek 2-3 gecemizi çadırda geçirdiğimizde kendi fiyatını amorti edecekti.

Endonezya’da seyahat ederken çadır alma fikrini yol arkadaşım Farid ile paylaşmış, ancak kabul ettirememiştim.  Oysa ki Jakarta kıyılarına yakın Tidung adasında oda bulamadığımızda 1 gece plajda bile uyumak zorunda kalmıştık. Doğrusu o da başlı başına güzel bir deneyimdi, ancak gittiğimiz bazı yerlerdeki konaklama sıkıntılarını çadırımızla kolayca ve ekonomik olarak aşabilirdik.

Marudi kasabasında düzenlenen yarışma The Baram Regatta olarak adlandırılıyor. Kabileler arasındaki kanlı savaşları,  kafatası avcılığını önlemek ve barışı inşa etmek için Charles Hose adında biri tarafından düşünülmüş.

İlk yarışmalara Baram, Kenyah, Lirong, Tinjar,Madang ve Iban kabileleri tepeden tırnağa savaş kıyafetleri ve savaş kanolarıyla gelmişler. Lironglar ilk geldiklerinde yerleşim konusunda Kenyahlarla küçük bir çatışma yaşamışlar. Neyse ki sonrasında sessizce herkes yerleşmiş.

7 Nisan 1899’da palmiye yapraklarıyla kurulmuş binada bir araya gelmişler. Ertesi gün 20 savaş kanosu, her bir kanoda 60-70 kişi, savaş aletlerinin sesleri eşliğinde nehrin yukarısından yarışmaya başlamış.

Final çizgisine 2 kabilenin kanosu burun buruna ulamış. Kazanan kano, nehrin aşağısında yaşayıp kano yapımı ile uğraşan barışçıl kabilenin kanosu olmuş. Şimdilerde her 2 yılda bir düzenlenen The Baram Regatta, sadece kano yarışı değil, aynı zamanda kültürel gösteri, güzellik yarışması, sergiler ile diğer bazı aktivitelerin de dahil olduğu bir festival olmuş.

Marudi için ulaşım alternatifi olarak uçak, sadece dört çekerlerin gidebildiği stabilize bir yol ve nehir yolu var. Biz yarın sırtımızda çadırımız, nehir yolu ile 3 saatlik bir yolculuk sonrası,  bir zamanlar kafatası koleksiyonu yapan kabilelerin şimdiki torunlarının arasında olacağız.

Day 422: Borneo:10 Miri, 30 Eylül 2011

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!