Krabi, beyaz kumlu plajları, ormanlarla kaplı, göğe ilginç şekillerde yükselen kireçtaşı kayalıkları ve dağları, bu kayalıklar içerisinde yer alan mağaralar ve bunları kaplayan yağmur ormanları ile birçok güzelliğe sahip bir bölge. Kıyısında 200’den fazla ada bulunuyor. Bangkok’tan Krabi’ye uçuşlar 1,5 saat sürüyor.

Kasabanın kendisine ait bir plajı yok. Yakınlardaki bembeyaz kumlara sahip Ao Nang, Raylee Beach ve Klong Muang plajları ile çok iyi yol bağlantıları bulunuyor. Kasabanın manzarası içerisinde en çok göze çarpan şey gökyüzüne 100 metre kadar dik şekilde yükselen, ağaçlarla kaplı ve arasından nehir geçen Khao Khanap Nam tepeleri. Bu tepelerin hemen arkasında da Krabi’ye ilk geldiğim gün gittiğim, Tham Pee Hua Toh Mağarası bulunuyor. Bazı mağaralardan MÖ 30.000 yıllarından insanların bıraktıkları izlere rastlamak mümkün. Buradaki mağaraların bazısı ise Budist Tapınaklarına dönüştürülmüş. Bunlardan Tiger Temple Cave (Wat Tum Sua) görülmeye değer.

Öğleden sonrasına kadar yağan yağmurdan dolayı erken gitmeyi düşündüğüm bu tapınağa ancak akşam 4 gibi gidebildim. Krabi ana caddesi üzerinde kırmızı renkli kamyonet-dolmuşa (50THB) bindim. Krabi’nin 5 km kuzeyindeki Krabi Noi (Küçük Krabi) adındaki bölgeye bulunan tapınağa yarım saat ulaşıyorsunuz.

Jumnean Seelasettho adında bir Buddhist monk, 1960’larda meditasyon yapmak için mağaraya gittiğinde etrafta dolaşan bir kaplan görmüş. O zamandan beri Kaplan Mağarası olarak adlandırılıyor. Vadi içerisinde 130 basamakla çıkılan diğer bir bölümde 250 kadar rahip yaşıyormuş. Asıl mağaranın içerisine geç kalmış olduğumdan gidemedim. İçeride binlerce farklı Budha heykelleri bulunuyor. Haftanın her günü farklı Budha heykelleri sergileniyormuş.

Tapınağın en güzel yeri zeminden 600 metre yükseklikte olan zirve kısmı. Tabi buraya ulaşmak için aşılması hiç de kolay olmayan 1237 basamaklı merdivenleri çıkmanız gerekiyor. Zaman kaybetmeden hızlı adımlarla merdivenleri çıkmaya başladım. Normal çıkış süresi 30-45 dakika olduğu söyleniyor. Daha 10 dakika geçmemişti ki nefes nefese kaldım. Nefesle aldığım oksijen bedenime yetmiyordu sanki. Tempoyu düşürüp, şahane manzara fotoğrafları çekip devam ettim. Merdivenler hiç bitmeyecekmiş gibi hissediyorsunuz. Nedense aklıma Endonezya’nın Lombok Adası’nda tırmandığım zamanlar geldi. En son orada böyle yorulmuş ve nefes nefese kalmıştım.

Bazı basamaklar oldukça yüksek. Uzun boyuma rağmen onları çıkmak bile zordu. Nereye baksanız fotoğraf çekmek istersiniz hani. Yemyeşil yağmur ormanları, ovanın manzarası, etrafınızda dolaşan sincaplar ve maymunlar… Nihayet güneşin altında altın gibi parıldayan Budha heykelini görünce zirveye yakın olduğumu anladım. Ne şahane manzara ama!

Evet, manzarayı görünce tüm yorgunluğunuzun gideceğine eminim. Krabi Kasabası, adalar, birbirinden ilginç dağlar ve ovayı görebileceğiniz, 360 derece inanılmaz güzellikte bir manzarayı gözlerinizin önünde buluyorsunuz. En yüksek noktada ise kocaman bir Budha heykeli bulunuyor. Çevrenizde yine çok sayıda irili ufaklı Budha heykelcikleri ve sunakları var.

Bir yandan geç kalmış olmam da şanstı. Saatler gün batımına yakın olmasından dolayı kızıllaşan gökyüzü ile manzara daha da güzelleşmeye başladı. Gün batımını izlemek gibi bir şansım yoktu. Hava kararmadan dönmenin bir yolunu bulmalıydım. Hızlı adımlarla merdivenleri inmeye başladım. Yolun yarısında artık bacaklarım titriyordu. Dinlenmek için durduğumda bile kasılan kaslardan dolayı zangır zangır titriyordum.

İnerken merdivenlerin bir bölümünü tamamen maymunlar kapatmıştı. Ben de bu arada fotoğraflarını çekeyim derken rahatsız oldular. Hele dişi, yaşlı bir tanesinin 1 metre mesafeden bana dişlerini göstermesi ve bakışı vardı ki, o ana kadar titremiyor olsaydım bile o an korkudan titremeye başlardım herhâlde. Asya’da maymunlar yakınınızdaysa çok dikkatli olmanız gerekiyor. Çoğu ziyaretçiler yüzünden o kadar şımarmışlar ki, üzerinizde göze çarpan, ilgilerini çeken ne varsa almak için yapmayacakları şey yok. Ancak karşımdaki maymunda öylesi bir ilgiden çok bir saldırganlık sezindiğinde, boynumdaki fotoğraf makinasını sağlama alıp hızlı adımlarla oradan hemen uzaklaştım.

Benim maymun peşimi bırakmadı. Ben merdivenleri hızla inerken o da merdivenleri çevreleyen demir parmaklıktan veya ağaçlardan zıplayarak beni takip etti. Öyle ki her an üzerime atlayacak diye bekliyordum.  Siz siz olun hava kararınca bu maymunlara her yerde dikkat edin. Yol kenarında gördüğüm bir sopayı elime alıp yoluma devam ettim. Sağ salim aşağı vardığımda ise onlarca köpek etrafımda dolaşıyordu. Ancak bunlar daha dostça görünüyorlardı.

Tapınağa çıkmadan önce geri dönmenin yolunu orada bulunan stantlarda çalışanlara sormuştum. Motorlu taksilerle 200 THB’ye Krabi’ye götürüyorlarmış. Onlara güveniyordum ama onlardan kimseyi bulamadım. 3 km kadar tapınaktan ana yola yürüdüm ve orada bir süre otostop yapmaya çalıştım duran olmadı. Öylesine ne yapacağımı düşünürken motorlu birisi yaklaşıp nereye gideceğimi sordum. Müslüman takkeli abi ile 100THB’ye (5,8TL) anlaştık.

Yarım saat sonrasında otelimdeydim. Böylelikle Krabi’deki günlerimin de sonuna gelmiştim. Kendi halinde, sakin, ucuz ve hızlı interneti olan bu kasabada 12 gün kalmış oldu. Sonraki durağım ise Tayland’ın belki de en ünlü adası Koh Phi Phi. Yarın orada olacağım.

Day 528: Tayland:17, Krabi, 13 Ocak 2012

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!